Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

KHK’lıların sembol ismi Haluk Savaş hayatını kaybetti

KHK’lıların mücadelesinin sembol isimlerinden KHK TV’nin Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Haluk Savaş hayatını kaybetti. Cezaevinde kansere yakalanan Savaş, 54 yaşındaydı.

BOLD – Bir süredir safra kesesi yolu kanseriyle mücadele eden KHK’lı doktor, akademisyen Haluk Savaş bugün Adana’da hayatını kaybetti. Savaş, 15 Temmuz’dan sonra Olağan Üstü Hal (OHAL) döneminde çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 1 Eylül 2016’da Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’nde akademisyen görevinden ihraç edildi. Tweetleri nedeniyle 22 Temmuz 2016’da gözaltına alındı. Evine, iş yerine polis baskın yaptı ve bütün dijital cihazlarına el konuldu. İrlanda’da dil eğitimi alan 12 yaşındaki oğlu Giray Savaş, Türkiye’ye dönerken Atatürk Havaalanında polis tarafından sorgulandı. küçük bir çocuğa annesinin babasının bir örgüte üye olup olmadığı soruldu, pasaportuna en konuldu.

Haluk Savaş, iki aya yakın hapiste kaldı. Bu sırada safra yolu kanserine yakalandı. Buna rağmen tekrar hapishaneye gönderildi. Tedavisi aksadı. Gecikmeli de olsa ameliyat edildi.

“KHK BİZİ YURT İÇİNDE ÖLMEYE MAHKUM EDİYOR”

Tahliye edildikten sonra Almanya’da tedavi olmak isteyen Savaş, bu kez pasaport engeli ile karşılaştı. KHK ile ihraç edildiği için yurt dışına çıkışı yasaklanan Haluk Savaş, pasaportunu almak için başvurduğu Adana Valiliğinde yaşadıklarını Twitter hesabından paylaşmıştı:

“Az önce TC Adana Valiliğindeydim; pasaport için önce tahditlerin sorgulandığı odaya girdim. Memura KHK’lı olduğumu, yargılanıp beraat ettiğimi, mahkemenin yurtdışı yasağımı kaldırdığını, iki kez tekrar etmiş kanser hastası olup yurt dışında tedavi olmak istediğimi belirttim. Memur bilgisayardan baktı KHK ile kamudan ihraç olduğumdan KHK ile pasaportumun iptal olduğunu bu nedenle pasaport çıkaramayacaklarını belirtti. Yani mahkemenin benim yurt dışına çıkış yasağımı kaldırması hiçbir anlam ifade etmiyor. KHK bizi yurt içinde ölmeye mahkum ediyor.

Prof. Dr. Haluk Savaş, yaklaşık 10 gündür hastanede tedavi görüyordu.

“KANSERLER Mİ UĞRAMAK ZOR, DEVLETLE Mİ”

‘Bu KHK’ya karşı ne yapabiliriz?’ diye sordum. ‘Kanser raporlarınızla birlikte CİMER’e yazın’ denildi. Benim ortalama beklenen ömrüm 39 ay, bunun 30 ayı geçti ‘geri kalan’ 9 ayı devletin çeşitli birimleri ile ‘yazışarak’ geçireceğiz anlaşılan. Oysa Japonya, Kore, Küba, ABD’de tedavi olabilmem için yeni geliştirilmiş önemli tedavi teknikleri var. Mesela biri 2018’de Nobel Tıp Ödülü’nü alan Prof. Allison’un immunoterapisi. Şimdi bu tedavilere bir an önce kavuşmak ve hayatta kalabilmeyi denemek yerine devletin bana ördüğü ‘ölüm duvarı’yla karşılaşıyorum. Sağ kalırsam, önce CİMER’e, başarılı olamazsam idari mahkemeye, başarılı olamazsam bölge idare mahkemesine, başarılı olamazsam Danıştay’a, başarılı olamazsam, AYM’ye, başarılı olamazsam AİHM’e başvuracağım. TR’de ceberrut devletle uğraşmak mı daha zor yoksa azraille mi bilemedim?”

KHK TV’Yİ BOLD’A ANLATMIŞTI

Hem kendi mücadelesi hem de ihraç edilen tüm KHK’lılara verdiği destekle sembol isimlerden biri olan Prof. Dr. Haluk Savaş, Almanya’da tedavi gördükten sonra KHK TV’nin kurulmasına öncülük etti. KHK mağdurlarının sesi olan KHK TV, 9 Temmuz 2019’da kuruldu. Youtube’da yayın yapan KHK TV’nin yayın yönetmenliğini üstlenen Savaş, mücadelesini ve KHK TV’nin kuruluş amacının Bold’a anlatmıştı.

Fotoğraf. Selahattin Sevi, Kronos.

Gündem

Torpil skandalının kahramanı AKP’li rektör cami yapımı için IBAN paylaştı

Arkadaşını rektörlüğünü yaptığı Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Genel Sekreterliğine getirmesiyle tanınan, AKP’li Rektör Cem Zorlu cami için vatandaştan para istedi

BOLD – Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, kampüs içerisinde inşaatı başlayacak olan cami için destek istedi. Sosyal medya hesabından caminin tanıtımını yapan Zorlu, IBAN numarası paylaşarak maddi yardım talep etti.

Zorlu paylaşımında, “66 metre yüksekliğindeki minareleri ile Konya’mızın her tarafından görülebilen 15.000 kişilik muhteşem camimizin inşaatına başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

ARKADAŞINI GENEL SEKRETER YAPTI

Eski AKP Milletvekili de olan Zorlu daha öncede bir arkadaşını bir holdingde görev yapan arkadaşını üniversitenin genel sekreteri yapmasıyla gündeme geldi.

Zorlu’nun arkadaşı TİMAV Yönetim Kurulu Başkanı Ecevit Öksüz, Temmuz 2019’da üniversiteye genel sekreter yapıldı. Öksüz, genel sekreter yapılmadan önce, AKP’li bir belediyede Özel Kalem olarak açıktan atamayla memurluğa başlatıldı ve memur olur olmaz üniversiteye atandı. Konya’daki özel bir holdingte “Kurumsal iletişim direktörü” olarak görev yapan Öksüz, geçen 22 Temmuz’da üniversiteye transfer oldu ve genel sekreter yapıldı.

OĞLU DA HOLDİNG DE İŞE BAŞLADI

Öksüz’ü üniversiteye aldıran Rektör Zorlu, 4 gün sonra da kendi oğlunu, Öksüz’ün çalıştığı holdingte işe başlattı. Rektör Zorlu’nun oğlu İstanbul Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Süleyman Yasir Zorlu, Öksüz’ün çalıştığı özel holdingin yönetim kuruluna atandı.

AKP’nin ‘Sen kimsin’ sorusuna halktan cevap gecikmedi: Çaresizlikten kendini yakan adamım ben

Okumaya devam et

Gündem

Bedelli Serdar Ortaç Azerbaycan için gerekirse askere gidecek!

Askerliğini bedelli olarak yapan şarkıcı Serdar Ortaç, Azerbaycan için gerekirse askere gidebileceğini açıkladı. Ermenistan-Azerbaycan gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BOLD – Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan çatışmalarla ilgili Şarkıcı Serdar Ortaç da konuştu. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre “Askerin varsa askerinle savaşırsın, sivillerin üzerine füze atmazsın. Ermeni halkına bir sözüm yok ama başlarındaki adam ruh hastası” diyen Ortaç, “Azerbaycan için gerekirse askere gider misiniz?” sorusuna da şöyle yanıt verdi: “Bana görev gelirse tabii ki yaparım. Ama bana gelene kadar Azerbaycan kendi askeriyle koruyor vatandaşını.”

Askerlik yapmamak için kendini Meksika’da işçi gibi gösteren Ortaç, askerlikten kaçmak için çifte pasaport kullandığı gerekçesiyle 61 gün Mamak Askeri Cezaevinde yatmıştı. Hapisten çıkan Ortaç, daha sonra askerliğini Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı 178. Piyade Er Eğitim Alayında bedelli olarak yaptı.

Okumaya devam et

Gündem

Umut yolculuğu Diyarbakır Otogarı’na sığındı

Asya ve Orta Doğu ülkelerinden yola çıkan birçok mültecinin hedefi İstanbul, ya da Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidebilmek. Bu hedefle yola çıkan onlarca mülteci bugünlerde Diyarbakır Otogarı’nı mesken edinmiş durumda. Göçmenler kötü şartlarda hayat mücadelesine devam etmeye çalışıyor.

BOLD – Afganistan’da yıllardır devam eden savaş ve ekonomik sıkıntılardan kaçıp, umutların peşine düşen göçmenler İran üzerinden Türkiye’ye geliyor. Öncelikli hedefleri İstanbul’a ulaşmak. Aradıklarını bulamazlarsa da Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmek. Ancak umut yolculuğu türlü sıkıntılarla dolu.

İran üzerinden Türkiye’ye gelmek isteyen Afganlar, kimi zaman güvenlik güçleri tarafından yakalanıp ülkelerine gönderiliyor. Göçmenler bu sebeple insan kaçakçılarına yaklaşık 1000 dolar vererek Türkiye’ye kadar geliyor. Türkiye sınırından geçmeyi başaranlar Ağrı ve Van üzerinden Diyarbakır’a oradan da İstanbul’a gitmeye çalıyorlar.

GÖÇMENLER DOLANDIRICILARIN ELİNE DÜŞÜYOR

Ancak kimlik ya da pasaportları olmadığı için firmalar bilet vermiyor. Bu noktada devreye giren dolandırıcılar ise 200 liralık bileti göçmenlere 1000 liraya satıyor. Göçmenler çoğu zaman da İç Anadolu’daki şehirlerden birinde kırsal bir noktada “Burası İstanbul” denilerek indiriliyor.

OTOGARDA YAŞAM MÜCADELESİ

Yola çıkamayanlar ise bu günlerde Diyarbakır Otogarı’nın bahçesine adeta hapsolmuş durumdalar. İddiaya göre göçmenlerin otogara girişi yasak. Lavaboyu kullanamıyorlar. Göçmenler, soğuyan havaya rağmen otogarın bahçesinde serdikleri ince kilimlerin üzerinde beklemeye devam ediyorlar. Su ihtiyaçlarını ise otogar çalışanlarının uzattığı hortumla gideriyorlar.

Bazı göçmenler sınırlarda güvenlik güçlerine yakalandıkları zaman, çıplak arama ve kötü muameleye maruz kaldıklarını ileri sürülüyor. Sınır dışı edilmeleri halinde aynı durumu yaşamaktan korktuklarının belirtiyorlar. Göçmenlerden Ahmet Aşeman “Terminal içine almıyorlar. Biz de insanız, savaştan kaçtık, mecburduk. Otogar yetkilileri suyu bile kapattılar. Benim mesleğim fırıncılık. Biz buradan İstanbul’a gitmek ve orada iş bulup çalışmak istiyoruz. Bizim yetkililerden istediğimiz şey şu: Bizi İstanbul’a yollasınlar. Burada açız ve kimse yardım eli uzatmıyor” diye konuştu.

 

 

Okumaya devam et

Popular