Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Türköne’nin cezaevinden çıkması için bir imkan doğacak”

AKP’de kapalı kapıların ardında konuşulanları kamuoyuna duyuran Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, 4 yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan ve sağlık sorunları yaşayan Mümtazer Türköne’nin tahliyesi için konuşulanları yazdı.

BOLD – Tutuklu yazar Mümtazer Türköne’nin yeninden yargılanması için açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den sonra Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi de Türköne’nin tahliyesi için Ankara’da yeni bir formülün konuşulduğunu yazdı.

KHK ile kapatılan Zaman gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne 4 yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu. Sağlık sorunları nedeniyle daha önce hastaneye kaldırılan Türköne, Zaman gazetesinde yazdığı için terör örgütüne üye olmak iddiasıyla yargılandı ve Temmuz 2018’de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

“İKİ CEZA ARASINDA FARK VAR”

Abdülkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Türköne’nin “terör örgütü üyesi olmadığı halde onu meşru göstermek, teşvik etmek ve propagandasını yapmak”tan dolayı cezalandırılmasının gündemde olduğunu dile getirildi. Türköne’nin cezaevinden çıkması için bir imkan doğacağını belirten Selvi, yazısında o formülü şöyle anlattı:

“Türköne, 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Zaman gazetesindeki bazı yazıları delil olarak görülen Türköne, yaklaşık 4.5 yıldır hapiste. Dosyası temyiz aşamasında olan Türköne için şöyle bir formül konuşuluyor. Türköne’nin terör örgütü üyeliğinden değil, terör örgütü üyesi olmadığı halde onu meşru göstermek, teşvik etmek ve propagandasını yapmak suçundan dolayı cezalandırılması gerektiği savunuluyor. Mümtaz’er Türköne dosyasını inceleyen savcı da yerel mahkemede o yönde değerlendirme yapmış. Mümtaz’er Türköne, Terörle Mücadele Yasası’nın 7. maddesinin birinci fıkrasına ve TCK’nın 314. maddesine göre 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. O nedenle bir süre daha hapis yatması gerekiyor. Ancak temyizde bozulur da 7. maddenin ikinci fıkrasındaki terör propagandası yapmaktan ceza alırsa, yattığı hapis cezaları dikkate alınarak cezaevinden çıkma imkânı doğacak. İki ceza arasında bir fıkra var ama biri hapiste tutuyor, diğeri tahliye ediyor. Dileğim, Mümtaz’er Türköne’nin bir önce özgürlüğüne kavuşması…”

“HAKSIZLIK VARSA ACİLEN DÜZELTİLMELİ”

MHP lideri Devlet Bahçeli geçen hafta yaptığı açıklamada “Ülkücü şehidimizin ağabeyi olan ve geçmişte davamıza emek vermiş Mümtaz’er Türköne’nin gerçekten suçlu olup olmadığına karar verecek yegâne merci Türk adaletidir. Adil ve hakkaniyetli yargılamayla Mümtaz’er Türköne’nin üzerine atılı isnatların netleşmesi de mümkün olacaktır. Dileğim bir haksızlık varsa bunun acilen düzeltilmesidir. Osman Kavala’nın, Altan kardeşlerin, Nazlı Ilıcak’ın ve daha pek çok sorunlu kişinin masum gösterilmeye çalışıldığı bir yerde şehit ağabeyi Mümtaz’er Türköne’nin davası tekraren ve titizlikle değerlendirilmelidir” demişti.

Bahçeli’den Mümtazer Türköne paylaşımı: Davası tekrar değerlendirilmeli, haksızlık varsa acilen düzeltilmeli

Gündem

Madımak katliamı için yakılan ağıtlar

Türkiye tarihinin utanç tablolarından biri olan Madımak Katliamı’nın üzerinden tam 27 yıl geçti. Baş aktörleri açığa çıkarılamayan olay hafızalarda ve yüreklerde acısını korumaya devam ediyor.

BOLD– 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli yakıldı. Çoğunluğu Alevi 33 yazar ve ozan ile iki otel çalışanı yanarak ya da dumandan boğularak hayata veda etti. Adalet hiçbir zaman tecelli etmese de katledilenler için yakılan ağıtlar, türküler ve şarkılar hafızamızı ve acımızı taze tutuyor. Unutmamak ve belki bir gün gerçek anlamda yüzleşmek için… İşte o ağıtlardan bazıları…

SEN BENDEN GİTTİN GİDELİ – MAZLUM ÇİMEN

Birçok kişi aşk şarkısı zannetse de bu parça aslına Mazlum Çimen’in Madımak’ta katledilen babası Ozan Nesimi Çimen’e duyduğu özlemin bestesidir.

SİVAS DRAMI – AŞIK MAHSUNİ ŞERİF

ISSIZLIĞIN ORTASINDA – MOĞOLLAR

BİR ŞEHİR – FERHAT TUNÇ

METİN ALTIOK AĞIDI – FAZIL SAY

TÜRKÜLER YANMAZ – ALAADDİN US

GÜN TUTUŞUR – GRUP YORUM

YANGIN YERİ – ZÜLFÜ LİVANELİ

CANIMI YAKANLAR BAKTI DUMANA – SELDA BAĞCAN

Okumaya devam et

Gündem

Jandarma astsubay Rafi Ceran ‘büyük oyunu’ gördü!

Sosyal medyada Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk için ‘büyük İngiliz projesi’ diyen kişinin İzmir’de görevli Jandarma Astsubayı Rafi Ceran olduğu ortaya çıktı.

BOLD – Sosyal medya platformu Facebook’ta Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü adlı hesabın paylaştığı Atatürk videolarına yorum yapan Rafi Ceran adlı kişi, Atatürk için İngiliz ajanı imasında bulundu. Kendisiyle tartışan sosyal medya kullanıcılarına tarih konusunda aldatıldığımızı söyleyen Ceran iddiasının sürdürdü. Ceran, Atatürk ile ilgili gerçekleri söylemek için ise Koruma Kanunu’nun kaldırılması gerektiğine vurgu yaptı. Büyük bir oyun olduğunu öne sürdü.

Rafi Ceran’ın İzmir’de görevli jandarma astsubayı olduğu ortaya çıktı. Bunu üzerine sosyal medya kullanıcıları, hesaplarını kapatan Ceran’ı bağlı olduğu İçişleri Bakanlığına şikayet etti.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

63 yaşındaki hasta tutuklu Fatma Yurt: “Yaşamımdan ciddi endişeliyim”

Komşularına mukabele okuduğu ve dini sohbet yaptığı için tutuklanan 63 yaşındaki Fatma Yurt, cezaevinde hastalandığını ve hayatından endişelendiğini söyledi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Gözaltına alınmadan önce belini ve kolunu sakatlayan hasta tutuklu Fatma Yurt, sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde zor günler geçiriyor. Astım bronşit, ülseratif kolit hastası olan, bel ve boyun fıtığı ilaçları kullanan Yurt, geçirdiği kaza nedeniyle çatlayan kolunun 3,5 ay geçmesine rağmen koğuş şartlarından dolayı iyileşmediğini ifade etti. Soğuk bir koğuşta, yerde yatmak zorunda kalan Yurt, cezaevinde hastalıklarının arttığını belirtti.

“HALİMİ, MUHTAÇLIĞIMI ANLATMAYA KARAR VERDİM”

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup göndererek sesinin duyulmasını isteyen Yurt, “Size yazmaya ve halimi, muhtaçlığımı anlatmaya karar verdim. Sesimi duyacağınızı ve bana yardımcı olacağınız inancı ile size yazıyorum. Annenizle veyahut babaannenizle ilgileniyor gibi düşünürseniz beni çok mutlu edersiniz” dedi. Gergerlioğlu’na iki kez mektup gönderen Yurt ilk mektubunda hastalıklarını, ikincisinde ise dosyasındaki ‘gücüne giden, canını yakan’ iddiaları anlattı.

“OĞLUMU DİKİŞ DİKEREK OKUTTUM”

10 Mart 2020’de İstanbul’daki evinde gözaltına alınan Fatma Yurt, 2 gün İstanbul’da, 1 gün de Manisa Çocuk Şube’de gözaltına tutukladıktan sonra 13 Mart 2020’de tutuklanıp Manisa E Tipi Cezaevine gönderildi. Bir çocuk sahibi Fatma Yurt, mektubunda kendisini ilkokul mezunu bir kadın, oğlunu dikiş dikerek okutmuş bir anne, yatalak annesine bakmış bir evlat olarak tanıtıyor. Hapse gönderilmeden önce oğlu ve gelini ile yaşadığını ve torununa baktığını ifade ediyor.

“BU HASTALIKTAN AİLEMDE ÖLÜMLER OLDU”

Doktora gidemeden alındığını söyleyen Fatma Yurt, “Koğuş çok soğuk olduğu için astım bronşitim arttı. Yerde yatmaktan dolayı belimdeki ağrı arttı. Ayrıca ileri derecede ülseratif kolit hastalığım var. Ailemde bu hastalıktan dolayı ölümler olduğu için ağır risk grubundayım. Maalesef cezaevi şartlarından dolayı hastalıklarım artıyor” dedi.

“KARANTİNA NEDENİYLE HASTANEYE GİDEMİYORUM”

Koronavirüs salgını cezaevindeki hastaların hayatını daha da zorlaştırdı. Bazı cezaevleri doktor randevularını iptal etti, bazı tutuklular da hastane dönüşünde 14 gün karantinada kalma zorunluluğu olduğu için kendileri hastaneye gitmek istemedi. Kişisel ihtiyaçlarını koğuş arkadaşlarının yardımıyla giderdiğini söyleyen Fatma Yurt, “Hastaneye gidersem tekrar 14 gün tek başıma karantina mecburiyeti olduğu için gidemiyorum. Yaşamımdan ciddi endişeliyim” diye yazdı.

“ÇOK SOĞUK ORTAMDA YERDE YATTIM”

Fatma Yurt, hapse girdiğinde 14 gün tek başına kaldığını ve çok zor şartlarla karşılaştığını söylüyor: “Tabanı muşamba kaplı sıcak suyu olmayan, çok soğuk ortamda yer yatağında yattım. Bir hafta imkan oluşturulmadığı için sıcak çay bile içemedim. Kronik hastalıklarımdan dolayı yemeklerin çoğunu geri gönderdim.”

İLK MAHKEMESİ 10 TEMMUZ’DA

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Fatma Yurt’un ilk mahkemesi 10 Temmuz 2020’de Manisa’da görülecek. Fatma Yurt, iddianamesinde ne olduğunu soran Gergerlioğlu’na ikinci mektubunda şöyle cevap veriyor:

“MUKABELE OKUYAN HALKTAN BİRİYDİM”

“Maalesef iddianamemde itirafçı denilen ama yaptıkları şeyden dolayı iftiracı ifadesi daha uygun olan insanların ifadelerinden başka bir şey bulunmuyor. Ülkemizde birçok insanın da olduğu gibi mazbut bir ailenin Kuran Kursu eğitimi almış ve bildiklerini konu komşu ile doğal olarak paylaşan, sesim uygun olduğu için Ramazan’da mukabele ve mevlüt okuyan halktan biriydim. Maalesef iftiracı insanlar sohbet hocası ifadesini kullanmış. Bu ifadeler ile terörist olduğum iddia edilmekte maalesef. İmanıyla, ülke sevdasıyla yaşamış ve yaşayan bir insan olarak bu ifadelerle anılmak çok gücüme gidiyor, çok canımı yakıyor. Hayatımda hiçbir derneğe üye olmadım. Hiçbir sebeple okul-dershane-yurt denilen yerlerle bir irtibatım olmadı. Sigortam da yok. Bylock denilen medya aracılığıyla herkes ile beraber duydum. Yaşım itibariyle teknoloji ile ilgili bilgim olmadığı için nasıl bir şey olduğunu bile kestiremiyorum maalesef. Hac parası için Bank Asya’da hesap açtırdım.”

EVİNE TEDBİR KONULDU

Ailesinin verdiği bilgiye göre Fatma Yurt’un babasından kalan Manisa’daki 80 metrekarelik evine de tedbir konuldu.

FATMA YURT’UN ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR

 

Okumaya devam et

Popular