Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ahmet Nesin: Sivas Katliamında zemini Perinçek hazırladı

Yıllardır Sivas Katliamı üzerine araştırmalar yapıp yazılar yazan Ahmet Nesin, babası Aziz Nesin’in de hedef olduğu katliamı planlayan kişinin Doğu Perinçek olduğunu söyledi ve olayın perde arkasını anlattı.

BOLD – Sivas Katliamı’ndan sağ kurtulan Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin, 2 Temmuz 1993’te meydana gelen ve 33 şair, yazar ve aydının öldüğü katliamın perde arkasını Youtube kanalında anlattı. Katliamdan iki gün önce yazar, şair ve edebiyatçılar Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak üzere Sivas’ta gelmişti. Dört gün devam edecek şenlik süresince söyleşiler yapacak, şiirlerini okuyacak, şarkılarını söyleyecek ve kitaplarını imzalayacaklardı. Fakat yerel gazeteler ve şehre asılan afişlerde “Aydınlık gazetesinde Şeytan Ayetleri kitabının nüshalarını yayınlayan Aziz Nesin’in de şehirde olduğu” yazılmıştı. Galeyana gelen halk misafirlerin kaldığı Madımak Oteli’ni 2 Temmuz’da yakmıştı.

Ahmet Nesin kitabı yayınlayanın babası değil, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek olduğunu söyledi. Babasının ve etrafındaki aydınların hata yaptığını söyleyen Ahmet Nesin, olayın perde arkasını anlattı:

BÜYÜK BİR HATAYDI”

“Doğu Perinçek ekibi o zaman gazeteyi (Aydınlık) çıkartmıyordu. Dondurmuşlardı. Aziz Nesin ve arkadaşları Aydınlık’ı satın aldılar. Her şeyi hazırdı. İşlem yapmak gerekmiyordu. Yeni gazete kurup bir sürü işlem yapmak zaman alacaktı. Aydınlık da tabi Şefik Hüsnü Deymer’e dayanan bir gazete olduğu için önemliydi. Ama orada büyük bir hata vardı. Maalesef Aziz Nesin ve aydınların da büyük bir hatasıydı. Hata şuydu…

“DOĞU PERİNÇEK HAPİSTEYDİ”

O sırada Doğu Perinçek hapisteydi. Ferit İlsever ve Doğu Perinçek’in kaybettiğimiz kız kardeşi Feyza Perinçek ile görüşmeler yapıldı. Bütün görüşmelerde ben vardım. Onlar dediler ki, tabi ki Doğu’nun önerisi bu, madem sol, alternatif bir gazete çıkartıyorsunuz biz de işin içinde olalım. Bu büyük bir hataydı. Kabul edildi bu hata. Ben de bir gazeteci olarak Onbinler A.Ş’de işe başladım. Anladık ki yazı işleri, haber müdürlüğü falan Doğu Perinçek ekibi hemen kapmış. Aradan bir süre geçti, Doğu Perinçek hapisten çıktı. O dönemde ilginç bir şey oldu.

“BABAM KİTABI OKUMAMIŞTI”

Önce bir parantez açayım. Biliyorsunuz Aziz Nesin’in, Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamak gibi bir niyeti vardı. Beğendiği için kitabı yayınlamak değildi niyeti. Kitabı okumamıştı zaten. Oradaki niyet şuydu. TBMM kitabı yasaklamıştı. Tabi bu anti-demokratik bir karar, anti-laik bir karar. Aziz Nesin kitabı yayınlamak için ilk teklifi Türkiye Yazarlar Sendikası’na yaptı. O zaman sendikanın başkanıydı. Sendika yönetimi kabul etmedi bunu. Ürkek davrandı. Burada kimseyi de suçlamıyorum. Demokrasi mücadelesi herhalde bazı kesimler için bir yere kadar. Zaten yönetimde bir sürü olaylar oldu. İleride anılarımda bunları anlatacağım.

“BİR SABAH GAZETEYE GELDİK Kİ…”

Doğu Perinçek çıktıktan sonra bir sabah gazeteye geldik ki Şeytan Ayetleri fasikül olarak yayınlanmış. Ben hemen tabi babama telefon açtım. “Hayır benim hiç haberim yok bundan” dedi. İlginç bir şey. Çok şaşırdım, çok kızdım. Şöyle kızdım. O zaman benim Düşün Yayınevim var. Hem de gazetecilik yapıyorum hem yayınevim devam ediyor. Kitabı kimse çıkartmak istemeyince ben yayınlamak istedim. Babam karşı çıktı. Bir aileden bir kişi yeter çünkü Ayetullah Humeyni, İran yönetimi Aziz Nesin hakkında ölüm fermanı vermişti.

“KİTABI YAYINEVİMDE BASMAK İSTEDİM, BABAM KABUL ETMEDİ”

Kitabın çevirisini bir tanıdık yapıyordu. Hatta o çeviriyi yarım olarak geri getirdi, devam etmek istemedi. Aziz Nesin çevirmen adının kitaba yazılmayacağını söylemesine rağmen o çevirmen kabul etmedi. Yayınevi bana aitti, orada basılması bir sorun değildi ama çalışanlara sorulmadan gazetede yayınlanması çok ciddi büyük bir riskti. Çalışanların hepsini riske atmaktı. İkinci neden de çalışanların hepsi devrimci değildi. Karanlık odada Günaydın gazetesinden gelen bir arkadaş vardı. Demokrattı. Sosyalist filan değildi. Bırakın devrimci olmayı sosyalist de değildi. Dönemin CHP’si Ecevit’i ayarında bir insandı ve bunun gibi çok arkadaş vardı. O yüzden çalışanlara sorulmadan basıldığı için çok ciddi bir şekilde kızdım ben. Ve bu tartışma nedeni oldu.

“ÇEVİRİYİ PERİNÇEK YAPTIRDI”

Sonra bu olayı onların yaptığını iyice nasıl anladım. Bir gün iyice geç olmuştu. Gazetede ya işim var ya da bu olaylardan dolayı tedirginim, olaylar devam ediyor. Genç bir kadın birkaç sayfa getirdi. Fark ettim ki çevirinin ikinci bölümüydü. Anladım ki Doğu Perinçek çeviriyi kendi elamanlarına yaptırıyor. Genç bir kadına. İlk fasikül yayınlanınca savcılıktan gazeteyi toplatılma kararı çıkartmıştı zaten. Sanıyorum 3-4 gün sürdü fasiküllerin yayınlanması. Son gün Doğu Perinçek ekibi, Şeytan Ayetleri başlığı altında Kuran Kerim’den bir örnek koydular gazeteye. O gazete de toplatıldı.

“SUÇ DUYURUSU YAPAN ADRESE GİTTİM, ÖYLE BİR APARTMAN YOKTU”

Bu aslında akıllı bir gazetecilikti. Çünkü o zaman anladık ki yazı savcılık tarafından okunmadan yasaklanıyor. Okunmadan yasaklanma olayını biz deşifre edince yazı işlerinden savcılıktan gelen fezlekeyi istedim. Adresi aldım. Bakırköy’de biri şikayet ediyor. Gittim o adrese. Apartman numarasını tam hatırlamıyorum ama 170’lerde bir numaraydı. Ben caddeye gittim, öyle bir numara, apartman yok, öyle bir kimse de yok. Savcılık otomatikman yasaklıyor. Bunu niye anlatıyorum. Ben bu olayı yıllarca şu şekilde yazdım. Bilhassa Doğu Perinçek Ergenekon’dan hapse girdiğinde iyice emin oldum ki, derin devletin önemli bir adamı. Kendine göre önemli tabi, bize göre değil.

“İNSANLARIN ÖLÜMÜNÜ SEN HAZIRLADIN”

Yani Sivas Madımak olayı nasıl başladı? Aziz Nesin’in Şeytan Ayetleri kitabının Aydınlık gazetesinde yayınlaması dedikodusuyla başladı. Ve ben bunu yıllarca yazdım. Doğu Perinçek bunu sen yaptın. Oradaki bütün insanların ölümünü sen hazırladın diye.

“HERKESİN BİLMEDİĞİ BİR OLAY DAHA VAR”

Esasında herkesin bilmediği bir başka olay var. Madımak’tan kısa bir süre önce Aziz Nesin İzmir’e gitmişti. İzmir’de sokakta gazeteyi tanıtmak için sokakta satışı yapılıyordu. Tanıtım gibi bir şey. İlk saldırı orada oldu ve bu çok fazla basına da yansımadı. Polis gelmedi, güya İşçi Partililer Aziz Nesin’i korudu. Ne tesadüftür ki İşçi Partisi binasına alarak korudular. O zaman adı İşçi Partisi idi Vatan değildi. İşçiden vazgeçtiler, vatan bölünmeze geldiler, partinin adını Vatan yaptılar. İlk saldırı orada yapıldı. Evet Madımak olayı Doğu Perinçek’in Şeytan Ayetleri’ni yayınlamasıyla başladı. Planlayan odur.

OLAYDAN BİRKAÇ GÜN ÖNCE TGRT’NİN AZİZ NESİN SÖYLEŞİSİ YAYINLANDI

Şimdi bugün ne oldu? Biliyorsunuz Madımak Davası düştü (2013) ama 3 firari olduğu için bir dava devam ediyor. Madımak’ta kaybettiğimiz Gülsüm Karababa vardır. Bu arada Madımak’ta katliam başlamadan önce TGRT’den bir muhabirin Aziz Nesin’le bir söyleşisi var. O söyleşide Aziz Nesin, Aydınlık’ta çıkan Şeytan Ayetleri’ni kendisinin yayınlatmadığını açıkça söylüyor. Türkiye  gazetesinde ve TGRT’de bant kaydı olarak bu açıklama duruyor. Olaylar başlamadan önce. Fakat bütün afişler ve Sivas’taki yerel gazetelerin söyledikleri şeyler hep Şeytan Ayetleri üzerinden. “Onu basanlar buraya geldiler” diye.

“CESARETİN VARSA MADIMAK HESAPLAŞMASI YAPALIM”

Ben bunları yıllarca yazdım. Doğu Perinçek hiç cevap vermedi. Dün (6 Haziran 2020) bu üç firari sanıkla ilgili dava görülürken Gülsüm Karababa’nın abisi Hüseyin Karababa avukatı Coşkun Özgür Piroğlu benim geçen sene Artı Gerçek’te yazdığım yine bu konuyla ilgili yazıyı mahkemeye sunmuş ve hem benim hem Doğu Perinçek’in dinlenmesini Doğu Perinçek’in bunu yapıp yapmadığının ortaya çıkmasını istemiş. Ben de diyorum ki hadi Doğu Perinçek bir hesaplaşalım. Bir Sivas Madımak hesaplaşması yapalım. Eğer cesaretin varsa.”

Sivas Katliamı etkinlikleri bu yıl şair Behçet Aysan’a adandı

 

Gündem

Koronavirüste can kaybı 14, yeni vaka sayısı bin 193

Koronavirüs güncel verilerini paylaşan Koca, ülkede yüzde 20’lerde seyreden, 60 yaş ve üzeri aktif hasta oranının Gümüşhane ve Uşak’ta yüzde 35’e ulaştığını söyledi.

BOLD- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüse salgınına ilişkin son verileri sosyal medya hesabından paylaştı. Buna göre, 14 kişi daha koronavirüs yüzünden hayatını kaybetti. Yeni vaka sayısı da bin 193 olarak açıklandı. Test rakamının 62 bin üzerinden olduğuna dikkat çeken Koca, ülke genelinde yüzde 20’lerde seyreden, 60 yaş ve üzeri aktif hastaların Gümüşhane ve Uşak’ta yüzde 35 olduğunu söyledi.

İKİ İLE DİKKAT ÇEKTİ

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Bakan Koca, “Test sayımız salgın boyunca en yüksek olduğu seviyeye yakın. 60 yaş ve üzeri aktif hastaların toplam hasta içindeki oranı, ülke geneline bakıldığında, %20-25 aralığında seyrediyor. Gümüşhane ve Uşak, %35 ile bu açıdan en yüksek orana sahip” ifadelerini kullandı.

Karantina yerine düğüne giden koronalı kaynana virüsü davetlilere bulaştırdı

 

Okumaya devam et

Gündem

Yoğun bakıma kaldırılan Selman’ın babasını jandarma evden çıkarmadı

Tutuklu öğretmen Rasim Çalışkan’ın oğlu Selman, nefesi durunca bu akşam üzeri hastaneye kaldırıldı. O sırada cezaevinden eve getirilen babanın hastaneye gitmesine izin verilmedi.

BOLD – İki gündür durumu ağırlaşan beyin kanseri Selman Çalışkan (6), bu akşam üzeri Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi yoğun bakımına kaldırıldı. Tam o saatlerde oğlunu görmek için cezaevinden evine getirilen tutuklu öğretmen Rasim Çalışkan’a hastaneye gitmesi için izin verilmedi. Gözünün önünde oğlu fenalaşan Çalışkan eve hapsedildi.

“HER AN SELMAN’I KAYBEDEBİLİRİZ”

Selman’ın durumunu yakından takip eden aktivist Natali Avazyan, “Selman hastaneye kaldırıldı. Makinaya bağlanacak. durumu çok ağır. Babası evde Jandarma hastaneye gitmesine izin vermemiş. Selman’ı her an kaybedebiliriz. Doktor hanımın konuşmalarını dinledim.” dedi.

“ARKAMIZDAN BOYNU BÜKÜK KALDI”

Nefesi duran ve kalp yetmezliği ciğerlerine vuran Selman hastanede makineye bağlandı. Bold Medya’ya konuşan annesi Emine Çalışkan “Oğlumun nefesi durdu, makineye bağladılar. Babası evde kaldı. İçim çok acıyor. Beni bırakma annem.” dedi. Sosyal medya hesabında da yoğun bakım kapısının fotoğrafını paylaşan Çalışkan, “Selmanım yoğun bakımlarda babasını bırakmadılar. Hastaneye gelemedi. Evde arkamızdan boynu bükük kaldı.” diye konuştu.

Bir yıldır beyin kanseriyle mücadele eden ve pazar sabahı kan kusan Selman’ın babası 4 yıldır Malatya T Tipi cezaevinde tutuklu. Emine Çalışkan, eşinin oğlunu son bir kez görebilmesi için yetkililerden yardım istedi. Natali Avazyan’ın girişimiyle Rasim Çalışkan dün gece yarısı evine getirildi. Ancak oğlunun yanında 1,5 saat kaldıktan sonra geri götürüldü. Manisa Cumhuriyet Savcısı, oğlunu görmesi için Rasim Çalışkan’a bu gece 24.00’e kadar tekrar izin verdi. Rasim Çalışkan eve geldiğinde Selman fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı.

KANUNDA AYRIMCILIK

Manisa Erkek İmam Hatip Lisesi görev yapan, 17 yıllık edebiyat öğretmeni Rasim Çalışkan 672 sayılı KHK ile ihraç edildi ve Cemaat soruşturmaları kapsamında 17 Mayıs 2017’de tutuklandı. 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Çalışkan’ın dosyası Yargıtay tarafından da onaylandı. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na iki kez mektup yazarak oğlunun durumunu anlatan ve sesini duyurmak uğraşan Rasim Çalışkan, daha önce de defalarca Manisa 3. ve 4. Ağır Ceza Mahkemesine dilekçe yazmıştı. 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 20. maddesine göre 1. derecede yakını hasta olan tutukluların cezası bir yıl ertelenebilir. Fakat bu kanun Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklananlara uygulanmıyor.

Beyin kanseri Selman’ın babası gece yarısı oğluna kavuştu, ancak yanında 1,5 saat kalabildi

Okumaya devam et

Gündem

Karantina yerine düğüne giden koronalı kaynana virüsü davetlilere bulaştırdı

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde, Kovid-19 testi pozitif çıkan bir anne, evde karantinada kalmak yerine kızının düğüne katılınca davetlilere de koronavirüs bulaştırdı.

BOLD- Bursa’nın Yıldırım ilçesinde, geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay iddiaya göre şöyle gelişti, kızının düğününe günler kala, rahatsızlanarak hastaneye başvuran, ismi açıklanmayan bir annenin Kovid-19 testi pozitif çıktı.

Kızının mutlu gününe gölge düşürmek istemeyen anne, “Hastalığım bilinirse düğüne kimse gelmez” düşüncesiyle bu durumu davetlilerden gizledi.

FİLYASYON EKİBİ ORTAYA ÇIKARDI

Ancak bir süre sonra düğüne katılan davetlilerin bazılarında semptomlar ortaya çıktı. Hastaneye başvuran davetlilerin bazılarında koronavirüs tespit edildi. Filyasyon ekipleri, ifadelerine başvurdukları hastalara, “Nerelere gittiniz, en son hangi toplu davete katıldınız, kimlerle temas ettiniz” sorularını yöneltti.

Yapılan araştırmanın sonunda hastaların virüsü katıldıkları düğünde kaptıkları ortaya çıktı. Araştırman bir gerçeği daha ortaya çıkardı. Düğün öncesi Kovid-19 testi pozitif çıkan gelin annesinin hastalığını gizleyerek, düğüne katıldığı ve konuklara böyle bulaştırdığı da ortaya çıktı. Hastalık bulaşan davetlilerin teman yeri de düğün olarak resmi kayıtlara geçti.

Koronadan sonra şimdi de SFTS virüsü alarmı verildi: Adres yine Çin!

 

Okumaya devam et

Popular