Connect with us

Gündem

Hilmi Özkök’ün anlatımıyla “Çuval” olayı

Irak’ta Türk Özel Kuvvetleri askerlerinin başına çuval geçirilerek esir alınmaları olayını Org. Hilmi Özkök anlattı. Özkök’ün anlatımı İlker Başbuğ’a cevap niteliğinde.

BOLD – 150 civarında ABD askeri 4 Temmuz 2003’te Irak’ın Süleymaniye kentinde bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı bastılar ve Türk askerlerinin başına çuval geçirerek Bağdat’a götürdüler. Yoğun temaslar sonucu askerler 4 gün sonra serbest bırakıldı.

Olayla ilgili konuşan Org. İlker Başbuğ üstü kapalı olarak dönemin Genelkurmay Karargahı’nı suçlamıştı. Başbuğ şöyle konuşmuştu:

“Bu Türk-ABD ilişkilerinde bir travmatik bir olay. Bu olay unutulmaz. Biz devlet olarak yeterli tepki gösterebildik mi? Maalesef söyleyebilecek durumda değiliz. Ben bu olay olduğu zaman Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanıydım. Bizim Kuzey Irak’taki timlerimiz tamamen Genelkurmay Başkanlığı’nın yetkisi ve sorumluluğu olan bir konu. O gün sonradan öğrendim ki, Genelkurmay’dan aradıklarında kimseyi bulamadılar. Bu TSK ve Pentagon arasında bayağı bir uçurum, boşluk yarattı.”

İlker Başbuğ o dönemde Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanıydı.

ÖZKÖK KONUŞTU

Olayda, Özel Kuvvetlerin neden çatışmayla karşılık vermediği, neden direnmedikleri hep tartışıldı ve dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök eleştirildi. Özkök, Sözcü Gazetesi’nden Saygı Öztürk’ün soruları üzerine olayı kendi penceresinden anlattı.

Hilmi Özkök anlattıkları şöyle:

1 – Özel Kuvvetler Karargahı, ABD’nin Irak harekatı öncesinden beri Kuzey Irak’ta konuşlu idi. ABD harekata
başlamadan önce, yanlışlıkla bir çatışmaya mani olmak amacıyla, bu karargahın yeri ABD Kuvvetleri’ne bildirilmişti.
ABD kuvvetleri ve Türk Özel Kuvvetleri bu karargahta zaman zaman koordinasyon toplantıları yapmışlardı.
Özel Kuvvetler’in bir komutanı Süleymaniye’deki bu karargahta bulunmaktaydı. Bu komutan Şırnak’ın Silopi
ilçesindeki bir komutana bağlıydı. Silopi’deki komutan, Genelkurmay Harekat Başkanı’na, Harekat Başkanı ise
Genelkurmay II’nci Başkanı’na bağlıydı.

DOST KUVVET OLARAK

ABD kuvvet unsurları olay günü dost kuvvetler olarak Özel Kuvvetler Karargahı’na gelmişler ve Karargah’ta bulunan
personelimizi beklenmedik şekilde gözaltına almışlar. Olay yukarıda açıkladığım emir komuta zinciri içerisinde, her
komuta kademesinde, gerçek mahiyetini anlamak için, inceleme yapılarak bir üst komutana sunulmuştur. Böylece
olay, doğru bilgilerle Genelkurmay Başkanlığı’na ulaşana kadar zaman geçmiş ve gözaltına alınan personel ABD
karargahına götürülmüştür.

BÖYLE BİR EMİR VERİLMEDİ

Bu durumda tevatür haberlerde yer aldığı şekilde personele ‘ABD askerlerine karşı direnmeyin’ ya da ‘Teslim olun’ gibi
emirler hiç bir komuta kademesince asla verilmemiştir. Böyle ani gelişen durumlarda personel varsa ‘Devamlı
Talimatlar’daki gibi ya da o anda yapılacak durum muhakemesine göre hareket eder. Bence Özel Kuvvetler’in Irak’ta
başında bulunan komutan doğru karar vermiştir. Şayet bu kararın alternatifi uygulansaydı olabilecekleri anlayanın
takdirine bırakıyorum.

BEN ŞUNLARI YAPTIM

2 – Olay bana geldiği anda ABD Avrupa Komutanı’nı arayarak olayın kabul edilemez olduğunu belirttim ve olayın
sebebini sordum. Bana kuvvetimizin bir valiye suikast hazırlığında olduğunu ve bunu önlemek için Yeşil Hat’tın
güneyinde gözaltına alındıklarını söyledi.

Cevaben, kendisinin yanıltıldığını, olayın ABD makamlarınca yeri kesinlikle bilinen Süleymaniye’deki karargahımızda
cereyan ettiğini ve bir suikast eylemi hazırlığının asla olmadığını, askerlerimizin hemen serbest bırakılmasını istedim.
Kendisi durumu Kuzey Irak’taki unsurlarıyla hemen konuşacağını söyledi. Bilindiği üzere Bağdat’a götürüldüğünü
sonradan öğrendiğimiz personel iki üç gün içinde geri verildi ve aynı karargahta göreve devam ettirildi.

3- Daha sonra Türk ve ABD yetkilileri Genelkurmay Karargahı’nda bir değerlendirme toplantısı yaptı ve toplantı sonuç
raporunda ABD tarafı olaydan ‘Üzüntü duyduklarını’ ifade etti.

DEĞERLENDİRME FARKLI OLUR

Umarım bu anlattıklarım sizin yapacağınız değerlendirmeye olumlu katkıda bulunacaktır. Takdir edersiniz ki olayı
yaşayanların, durum hakkında geniş sorumluluk taşıyanların, diplomatik ve askeri bilgisi olanların olayı
değerlendirmesi çok farklı olur. Ölmenin ve öldürmenin zorluklarını bilmeyenlerin, haklı olarak ölmeyi ya da haklı
olarak yaşamayı seçmenin önem ve anlamını bilmeyenlerin mangalda kül bırakmayan ifadeleri bazen ne kadar üzücü,
anlamsız ve hatta bazen tahripkar oluyor.

Sözlerimi şu anekdotla bitirmek istiyorum: Bir gün bir Başbakan, Kraliçe’ye kızmış ve ‘Ben sizin yerinizde olsam şöyle
şöyle yapardım’ demiş. Kraliçe hafif gülümseyerek ‘Ben de sizin yerinizde olsaydım öyle yapardım’ demiş.”
Hilmi Özkök Paşa, gündeme gelmek istemiyor ama yeri geldiği zaman konuşmaktan da bazıları gibi çekinmiyor ve
bizler de olayı tek yönlü ele almamış oluyoruz

Gündem

Adalet Bakanlığı, ihraç Yargıtay üyesi Hüsamettin Uğur’a hukuksuzlukta sınır tanımıyor

Cezaevine girdiğinden bu yana birçok hak ihlaline maruz kalan eski Yargıtay üyesi Hüsamettin Uğur, yeni bir hukuksuzluk ile karşı karşıya. Adalet Bakanlığı’na seslenen kızı Nalan Dilara Uğur, “Babama iki sene önce kaldırılan disiplin cezasının uygulanacağı tebliğ edildi. Hukuksuzlukta sınır tanımamanıza hakikaten şapka çıkarıyorum.” dedi.

BOLD – Altı yıldır hapiste olan, 15 aydır ise Afyon 1 Bolu T Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan eski Yargıtay üyesi Hüsamettin Uğur’un daha önce haklı bulunduğu disiplin cezaları raftan indirildi.

Kızı Nalan Dilara Uğur’un twitter hesabından verdiği bilgiye göre Hüsamettin Uğur’a Kırıkkale Keskin Cezaevinde işkence görüp bunu da dile getirmesi üzerine baskı amaçlı birçok disiplin cezası verildi.

Bu cezaların hepsi Kırıkkale Keskin İnfaz Hakimliği tarafından kaldırıldı. Uğur’un itirazları haklı bulundu. Ancak geçen hafta Uğur’a iki sene kaldırılan cezanın uygulanacağı tebliğ edildi.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 18 Temmuz 2016’da gözaltına alınan, 9 Ekim 2016’dan bu yana da hücrede tutulan Hüsamettin Uğur, 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mayıs 2023’te denetimli serbestlik hakkı kazanan Hüsamettin Uğur, Afyon Cezaevi bu hakkı vermediği için kaç aydır nakil talebinde bulunuyor. Ancak sözkonusu ceza yeniden gündeme getirildiği için 6 ay nakil talebinde bulunamayacak.

“HUKUKSUZLUĞUNUZA ŞAPKA ÇIKARIYORUM”

Nalan Dilara Uğur’un paylaşımları şöyle:

“Babama Kırıkkale Keskin Cezaevinde işkence görüp bunu da dile getirmesi üzerine baskı amaçlı bir çok disiplin cezası verilmişti. Bu cezaların HEPSİ Keskin İnfaz Hakimliği tarafından kaldırıldı babamın itirazları haklı bulundu.

Memura hakaret iddiasıyla hücre cezası verdikleri, infaz hakimliğinin kaldırdığı, cezaevinin itirazlarına rağmen ağır ceza mahkemesinin de itirazı reddederek babamın lehine karar verdiği dosya için kanun yararına bozmaya başvurdular bu talep de Adalet Bakanlığı tarafından reddedildi.

Her aşamada babamın lehine karar çıkmışken geçen hafta bir anda babama bu iki sene öncesinin kesinleşmiş kararının kaldırıldığı ve cezanın uygulanacağı kararı tebliğ ediliyor. Bu sefer hakikaten şapka çıkarıyorum hukuksuzluğunuzun sınırının olmamasına.”

Tutuklu Yargıtay üyesi Hüsamettin Uğur: 9 aydır esir muamelesi görüyorum, can güvenliğim yok

Okumaya Devam Et

Gündem

Gergerlioğlu’ndan Bozdağ’a: Retweet için 96 gün cezaevinde kaldım

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Türkiye’de tweet attığı için hakkında soruşturma başlatılan kimse bulunmadığı iddiasını HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu yalanladı. Gergerlioğlu, “Ben tweet bile atmadım, retweetlemiştim. 96 gün cezaevinde kaldım” dedi.

BOLD – HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “Türkiye’de tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir kişi yok. Tweetin içinde yazandan dolayı soruşturma açılıyor” açıklamasına sosyal medyadan yanıt verdi. Gergerlioğlu, “Ben tweet bile atmadım, retweetlemiştim ve 96 gün cezaevinde kaldım” ifadelerini kullandı.

“NE KADAR GÜLÜNÇSÜN SAYIN BAKAN”

Retweet nedeniyle ceza verilerek vekilliği düşürülen Gergerlioğlu Twitter hesabından Bozdağ’ı etiketleyerek, “Bekir Bozdağ senin lafına kargalar bile güler! Ben tweet bile atmadım retweetlemiştim ve 96 gün cezaevinde kaldım. Demek tweet atsam sorun olmayacaktı! Ne kadar gülünçsün Sayın Bakan?” dedi.

POLİS ZORUYLA MECLİSTEN ÇIKARILIP CEZAEVİNE GÖNDERİLMİŞTİ

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bir internet sitesinde yayınlanmış yazıyı retweet ettiği için hapis cezasına çarptırılmış, bu ceza onanınca, hakkındaki karar TBMM’de okutularak milletvekilliği düşürülmüştü. Polis zoruyla TBMM’den çıkarılan Gergerlioğlu, tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne konulmuştu. Gergerlioğlu cezaevine 96 gün kaldıktan sonra, Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrası serbest kalmıştı.

 

Bozdağ’dan sosyal medya soruşturmalarının püf noktası: “Tweet attı diye…”

Okumaya Devam Et

Gündem

Erdoğan basketbolda iddialı: Bir numara benim

Bakanlarla her hafta basketbol oynadığını söyleyen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Skorer noktasında bir numara benim” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde açılan Türk Müziği Tarihi Sergisi’ni sergide eşyaları bulunan sanatçıların aile üyeleriyle gezdi. Erdoğan, serginin seriler halinde devam edeceğini söyledi.

“MESLEĞİNİZİ SEVİYORSANIZ ONDA YOK OLACAKSINIZ”

Kendisine yoğun çalışma temposunda nasıl dinç göründüğü sorusuna Erdoğan, “Aşk varsa meşk var. Aşkı tarif edin derler ben de üstattan öğrenmiştim. Aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Eğer siz mesleği seviyorsanız onda yok olacaksınız. Sevmiyorsanız yapmaya gerek yok” diye konuştu.

“SKORER NOKTASINDA BİR NUMARA BENİM”

Haftada iki, üç gün basketbol oynadığını belirten Erdoğan, “Bu ay aşırı yoğunuz, maç programları yoğun olmayacak. Her hafta muhakkak basket oynuyoruz bakan arkadaşlarımızla beraber. Skorer noktasında bir numara benim” dedi.

 

Koray Aydın ve Ağıralioğlu gitti Ahmet Zeki Üçok geldi: İYİ Parti’de merkez derinlere mi kayacak?

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar