Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD’de bulunan Tümamiral Uğurlu: Türkiye’de işkenceler devam ediyor

15 Temmuz’dan sonra ABD’den dönmeyen Tümamiral Mustafa Uğurlu, Amerikan Ulusal Kamu Radyosu’na (NPR) konuştu. Hayatından endişeli olduğunu belirten Uğurlu, “Eskisi kadar güvende değilim” dedi.

BOLD – 15 Temmuz darbe girişimi yaşandığı sırada ABD’nin Virginia eyaletine bağlı Norfolk Deniz Üssü’ndeki NATO Eğitim Komutanlığı’nda görevli olan Tümamiral Mustafa Uğurlu, Amerikan Ulusal Kamu Radyosu NPR’a yaptığı açıklamada hayatından endişeli olduğunu belirtti.

“SON DERECE ZAYIF BİR STRATEJİ”

Tümamiral Uğurlu, 15 Temmuz sırasında Türkiye’deki üst düzey komutanlarına ulaşmaya çalışmış ancak kimseye ulaşamamış. O gün ofisine geçen Uğurlu, kendi kendine şunları söylemiş: “Askeri bir darbe? Bir cuma akşam yoğun bir saatte (primetime) İstanbul’da en yoğun trafiğin olduğu bir köprüyü kapatarak (bir askeri darbe)? Bu derece zayıf bir strateji.”

Tümamiral Uğurlu, daha sonra Türkiye’deki medya tarafından ABD ve NATO’nun yardımıyla darbede görev almakla suçlanmış. Resimleri Türk basınında yer almış. Görevinden atılmış ve Türkiye’ye dönmesi istenmiş.

Uğurlu, NATO Eğitim Komutanlığı’nda görevli 20’den fazla askerle birlikte Türkiye’ye dönmemeye ve ABD’den iltica talep etmeye karar vermiş.

AÇIKTAN KONUŞMAYA KARAR VERDİ

O günlerde NPR’a demeç veren askerler darbeye destek vermediklerini ve katılmadıklarını ifade etmişler. Ancak başlarına bir şey gelmesinden çekindikleri için isimlerinin yayınlanmamasını istemişler.

Aralarında en üst rütbeli olarak Tümamiral Mustafa Uğurlu sonunda açıkça konuşma kararı almış.

TÜRKİYE DAHA BASKICI HALE GELDİ

NPR’a konuşan Uğurlu, Türkiye’de darbe girişiminden sonra hiçbir şeyin değişmediğini, sadece AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’deki yönetimin daha baskıcı bir şekle büründüğünü belirtiyor.

Tümamiral Uğurlu ve Norfolk’ta görevli askerler 15 Temmuz sonrası meslektaşlarının ve yakın arkadaşlarının tutuklandığını televizyonlardan takip etmişler.

Uğurlu, “Neredeyse bütün sınıf arkadaşlarım ömür boyu hapis cezası aldılar. Şartlı tahliye hakları da bulunmuyor. Darbenin ardından ilk günlerde işkenceye maruz kaldılar. Arkadaşlarım tatildeler veya benim gibiydiler. Onlar suçsuz. Buna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

NPR’a konuşan Amerikan askerleri de darbe girişimi sonrası tutuklanan Türk yakın mesai arkadaşlarının açık şekilde suçlu olamayacağını ifade etmişler. Darbe girişimi sırasında ABD’de ve NATO’da görevli bu kişilerle ilgili sadece bir şüphenin olacağını ifade etmişler.

TÜRKİYE’DE 4 YIL SONRA TUTUKLAMALAR DEVAM EDİYOR

NPR, darbe girişiminden 4 yıl sonra dahi Türkiye’de tutuklamaların devam ettiğini vurguladı. NPR, 15 Temmuz’dan sonra 80 bin asker, hakim, avukat, öğretmen ve gazetecinin yargılandığını ve 130 bin kişinin de işini kaybettiğini hatırlattı.

Uğurlu ve onunla birlikte görevli askerler, darbe girişimini gücünü arttırmak ve muhaliflerini bertaraf etmek için AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın organize ettiği konusunda emin olduklarını NPR’a ifade ettiler.

BİRÇOK HATA YAPTILAR, ARKALARINDA KANIT VE TANIK BIRAKTILAR

Darbe girişimini yanlış bayrak (false flag operation) operasyonu olarak tanımlayan Uğurlu, “Mükemmel bir plan. Rejim tarafından başlatıldı, kontrol edildi ve yerine getirildi. Ancak birçok hatalar yaptılar, arkalarında birçok kanıt ve tanık bıraktılar” diye konuştu.

Mustafa Uğurlu’ya göre Türk Ordusu “gerçekten bir darbe yapmak isteseydi, bu çok başarılı bir darbe” olurdu.

Uğurlu, darbe girişiminden sonra Türkiye’deki arkadaşlarına ulaşmaya çalışmamış. Arkadaşlarının takip edildiğini, görüşmelerinin kaydedildiğini, ülke dışına çıkışlarının engellendiğini, kendileri ve ailelerinin büyük bir baskı altında olduğunu kaydetti.

SEVGİLİ ÜLKEME 30 YIL SADAKATLE HİZMET ETTİM

Uğurlu ve diğer askerlerin iltica başvurusu hala sonuçlanmamış.

Uğurlu, “Çok acı verici. Yurdumu seviyorum. Sevgili ülkeme 30 yıl boyunca sadakatle hizmet ettim. Ancak şu an geri dönemiyorum” ifadelerini kullandı.

Bir zamanlar savaş gemilerine komuta eden ve NATO’da üst düzey görevlerde bulunan Uğurlu, şu anda küçük bir giyim mağazası bulunan eşine yardım ediyor. “Şimdi o benim patronum” diyen Uğurlu eşinin Türkiye’de yaşananlar konusunda farkındalık oluşturmaya çalışan bir yardım kuruluşunda da görevli olduğunu belirtti.

“İŞKENCELER HALA DEVAM EDİYOR”

AKP Türkiye’sinin başka ülkelere geçen arkadaşlarını kaçırdığını ifade eden Uğurlu, devlet görevlilerinin kendisini kaçırmasından veya öldürmesinden endişe ettiğini kaydetti ve ekledi: “Belki eskisi kadar güvende değilim. Her zaman Türkiye’deki arkadaşlarımızı düşünüyoruz. İşkenceler hala devam ediyor. Aileleri zor durumda ve acı çekiyorlar.”

“Türkiye eksik demokrasiden ılımlı otokrasiye geriledi”

Dünya

“Avrupa Birliği çok yakında Türkiye’ye sopasını gösterecek”

Almanya’nın Atina Büyükelçisi Ernst Reichel, “Karşımızda zor bir komşu var. AB Konseyi’nin çok yakında Türkiye’ye sopasını göstereceğini söylemek istiyorum” dedi.

BOLD – Yunan Parlamentosu’nun Avrupa Daimi Komitesi’nde konuşan Büyükelçi Ernst Reichel, “Almanya, Avrupa Birliği dönem başkanlığı döneminde; gelecek AB Konseyi’nde Türkiye’ye yaptırım tehdidiyle, genel anlamda AB ile ilişkilerinin kötüleşmesi konusunda konuşacak” dedi.

Reichel, “Karşımızda zor bir komşu var. Bu bir sorun çünkü sadece Türkiye değil başka bir zorlu komşu olan Rusya da var. Türkiye’yi ikna etmek zorundayız. Mesele nasıl ikna edeceğimiz. Bence doğru cevap havuç ve sopa yaklaşımı. AB Konseyi’nin çok yakında Türkiye’ye sopasını göstereceğini söylemek istiyorum” diye konuştu.

ORUÇ REİS’İN ÇEKİLMESİ BAŞARI

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın konuyla yakından ilgilendiğini belirten Reichel sözlerine şöyle devam etti:

“Başbakan askeri çatışmanın önlenmesini, gerilimin azaltılmasını ve deniz yetki alanlarının barışçıl bir şekilde belirlenmesini kişisel meselesi olarak görüyor. Ve şimdiye kadar da bir miktar başarı elde etti. Araştırma gemisi Oruç Reis geçen hafta sonu Meis’ten çekildi. Başarabilirsek yakında bir sonraki aşama olan istikşafi görüşmelere geçeceğiz.”

Avrupa Parlamentosu Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki eylemlerini kınadı

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan: Oruç Reis’in tamir ve bakımı bitince görevine geri dönecek

Oruç Reis sismik araştırma gemisinin tamir ve bakımı bitince Doğu Akdeniz’de çalışmalarına geri döneceğini söyleyen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Mısır ile istihbari görüşmeler gerçekleştirmesi önünde hiçbir açıdan engel bulunmadığını söyledi.

BOLD –  AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma namazı çıkışı Doğu Akdeniz’deki gerilimle ilgili yaptığı açıklamada, “Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile görüşme konusunda sıkıntımız yok. Neyi görüşeceğiz, hangi çerçevede görüşeceğiz, aslolan budur” ifadelerini kullandı.

Bakım çalışması bittikten sonra Oruç Reis’in tekrar görevine döneceğini de belirten Erdoğan, “Oruç Reis’i bakım için limana çektiysek bunun da bir anlamı var.” dedi.

Erdoğan, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es Serrac’ın istifa kararı ile ilgili ise, “Libya’da attığımız adımlarla (General Halife) Hafter’i gerilettik. Sarrac’ın istifa kararı bizi üzdü” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’da uluslararası toplumun tanıdığı Trablus hükumetine karşı Hafter’in eninde sonunda kaybedeceğini söyledi.

Erdoğan, ayrıca “Mısır ile istihbari görüşmelerin yapılması farklıdır, yaparız. Hiçbir açıdan engel yoktur ama Yunanistan ile yaptığı anlaşma bizi üzmüştür” dedi.

“MACRON PROBLEMLERİN ÜZERİNE BENZİN DÖKÜYOR”

Milli Savunma Bakan Akar, Doğu Akdeniz’deki gerilimde Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un oynadığı role tepki göstererek, “Macron buradaki problemlerin üzerine benzin döküyor. Bu da çözümü uzattıkça uzatıyor” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İngiliz Channel 4 televizyonuna Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Akar, Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimde Yunanistan’a açık bir şekilde destek veren ve Türkiye’ye yönelik sert açıklamalarda bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a tepki gösterdi. “Sayın Macron kendi problemlerini örtbas etmek için birtakım roller peşinde koşuyor. Binlerce kilometreden gelip Doğu Akdeniz’de kendilerine bir rol kapmaya çalışıyor” diyen Akar, “Sayın Macron buradaki problemlerin üzerine benzin döküyor. Bu da çözümü uzattıkça uzatıyor” şeklinde konuştu.

“YUNAN KOMŞUMUZ İSTEKSİZ”

Bakan Akar, NATO Karargahı’nda Türk ve Yunan askeri heyetleri arasındaki görüşmelere ilişkin açıklamalarda da bulundu. Şimdiye kadar dört toplantı yapıldığını aktaran Akar, “Daha önceki bu tür girişimlerde ve şu anda da yine Yunan komşularımız isteksiz ve bir takım ön koşullar koymak suretiyle bu konuları yavaşlatıyorlar. Biz bu toplantıların gerçekleşmesini sonuna kadar destekliyoruz” dedi.

Avrupa Parlamentosu Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki eylemlerini kınadı

Okumaya devam et

Dünya

AB’den Türkiye’ye reformlar yolunda ‘geri adım’ suçlaması

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Varhelyi, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin pratikte durduğunu belirtti. “Son zamanlarda bir ilerleme kaydedilmediği gibi geri adım atıldı” dedi.

BOLD – Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Oliver Varhelyi, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik süreciyle ilgili Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği demeçte, “Türkiye ile üyelik müzakereleri pratikte durmuş vaziyette. Zira son zamanlarda bir ilerleme kaydedilmediği gibi geri adım atıldı” dedi.

Üyelik müzakerelerinde gelinen noktadan büyük ölçüde Türkiye’nin sorumlu olduğunu savunan Varhelyi, gazetenin, “Türkiye’nin geri adım atması mı üyelik müzakerelerini gerçek olmayan bir hale getirdi, yoksa gerçek olmayan bir hale gelen üyelik müzakereleri mi Türkiye’nin geri adımlar atmasına yol açtı?” şeklindeki sorusuna ise, “Sanırım ikisi de. Ama bu öncelikle Türkiye’nin yapması gerekenleri yapmaması ve geri adımlar atmasına bağlı” yanıtını verdi.

Varhelyi, AB’ye katılmak isteyen ülkelerin güvenilir kurumlara sahip olması ve demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlıkların korunmasını garanti altına alması gerektiğinin altını çizdi. Varhelyi katılım sürecinde katı ancak adil koşullar bulunduğunu ve bunların temelinde hukukun üstünlüğünün yer aldığını kaydetti.

Türkiye 1963 yılında AB’nin o zamanki adı olan Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ortaklık antlaşması imzalamış, 1987 yılında tam üyeliğe başvurmuştu. 1999 yılında AB üyeleri tarafından aday olarak kabul edilen Türkiye, 2005 yılında tam üyelik müzakerelerine başladı. Müzakereler hukuken devam etse de fiilen tıkanmış durumda.

Avrupa Parlamentosu Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki eylemlerini kınadı

Okumaya devam et

Popular