Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ölüm orucundaki avukatlar için baro başkanlarından çağrı

Ölüm orucundaki Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için ortak çağrı: “Yargıtay’da dosyasını uzun süre bekletenler, Ebru ve Aytaç ölüyor, farkında mısınız?”

BOLD – Dört aydan fazladır ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için Antalya, Adana, İstanbul, İzmir, Aydın, Gaziantep, Hatay, Mersin, Bursa barosu başkanları videolu bir mesaj yayınlayarak ‘adil yargılanma’ çağrısında bulundu.

Gizli tanık beyanlarına dayanılarak örgüt üyeliğinden tutuklanan İstanbul Barosu’na kayıtlı Ebru Timtik 203, Aytaç Ünsal ise 172 gündür ölüm orucunda. Adil yargılanmadıkları için ölüm orucuna başlayan genç avukatlara 9 baro başkanı destek verdi.

“HAYATLARINDAN ENDİŞE EDİYORUZ”

Genç avukatların adil yargılanma taleplerini daha önce verdikleri dilekçelerle Yargıtay’a ilettiklerini söyleyen Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt, “İki meslektaşımı da ölüm ile karşı karşıya. Hayatlarından endişe ediyoruz. Bir an evvel Yargıtay’ın karar vermesini ve adil yargılanma haklarının verilmesini istiyorum” dedi.

Vicdanlı insanlara seslenen İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel mesajında “Ey vicdanlı insanlar… Yargıtay’da dosyasını uzun süre bekletenler, Ebru ve Aytaç ölüyor, farkında mısınız?” ifadelerini kullandı. İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu ise yaşamlarının sonlanması değil, mesleklerinin sonlanmasının onlara daha ağır geldiğini ifade etti.

İşte o mesajlar:

FOTOĞRAF ÇEKİMİNE İZİN VERİLMİYOR

DHKP-C silahlı terör örgütüne üye oldukları iddiasıyla tutuklanan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar 12 Eylül 2018’den beri cezaevinde. İddianame gizli tanıkların verdiği ifadelerle hazırlandı.

ÇHD Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve avukatlar Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu ve Ayşegül Çağatay, 3 Şubat 2020’den beri sürdürdükleri açlık grevine 10 Mart’ta ara verdi. Timtik ve Ünsal ise açlık grevini ölüm orucuna çevirdi. Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde bulunan Timtik 203, Burhaniye T Tipi Cezaevi’nde bulunan Ünsal ise 172 gündür eylemine devam ediyor. Her ikisine de fotoğraf çekimine izin verilmiyor.

TOPLAM 159 YIL CEZA VERİLDİ

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, 20 Mart 2019’da iki avukatın da aralarında olduğu ÇHD üyesi 18 avukata toplam 159 yıl ceza verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında, Halkın Hukuk Bürosu’nda avukat olarak çalışan Timtik ve Ünsal hakkında “yakalanan örgüt mensuplarına örgüt talimatlarını ilettiği, örgütle arasındaki irtibatı sağladığı, kuryelik yaptığı” suçlamaları yer aldı.

‘Örgüt üyeliği’ suçundan Ebru Timtik 13 yıl 6 ay, Aytaç Ünsal 10 yıl 6 ay hapse mahkum edildi. Sekiz avukatın tutuklu yargılandığı dava dosyası Yargıtay’da.

Yargıtay, 14 erin müebbet hapis cezasını bozdu, beraat istedi

Gündem

Rektör Hüseyin Bağ’dan eşine özel personel ilanı

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ’ın, daha önce enstitüde sekreter olarak işe başlattığı eşi Derya Bağ’ı Personel Daire Başkanlığı’na atamak için adrese teslim ilan yayınladığı ortaya çıktı. İlandaki kriterleri taşıyan ve kadroya başvuran tek kişi rektörün eşi oldu.

BOLD –  Rektör Bağ, eşini daha önce İslami Bilimler Enstitüsü’ne sekreter olarak atamış, ardından da Dil Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne bilgisayar işletmeni olarak görevlendirmişti.

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ, bu kez de Personel Daire Başkanlığı kadrosuna eşini atamak için ‘adrese teslim’ ilan yayınladı. 7 Temmuz’da yayımlanan Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı kadrosu için açılan ilanın kriterlerini karşılayan ve başvuran tek kişi eşi Derya Bağ oldu.

ARAP DİLİ VE EDEBİYATI MEZUNU OLMAK

Rektörlüğün yayınladığı ilanda, personel dairesi başkanlığına başvuracak adaylar için şu kriterler sıralandı: “Arap Dili ve Edebiyatı, Arapça Öğretmenliği ya da Fars Dili ve Edebiyatı bölümleri lisans mezunu olmak. Dil alanında tezli yüksek lisans yapmış olmak. Lisans mezuniyeti sonrasında en az 10 yıl eğitim ve öğretim alanında deneyim sahibi olmak. Yabancılara Türkçe öğretimi sertifikasına sahip olmak. Belgelendirmek kaydıyla branş dili yanı sıra en az orta düzeyde ikinci bir yabancı dil bilmek ya da ikinci yabancı dil alanında hazırlık sınıfını başarıyla tamamlamış olmak. Arapça öğretmenliği haricindeki bölümlerden mezun olanlar için pedagojik formasyon sertifikasına sahip olmak.”

EŞİNİ TARİF ETTİ

Derya Bağ’ın Pamukkale Üniversitesinde bulunan özgeçmişinde söz konusu kriterlerin tamamını karşılaması dikkat çekti. Bağ’ın aldığı eğitim ve sertifikaları şöyle: Gazi Üniversitesi Arapça hazırlık , Gazi üniversitesi Arapça öğretmenliği, Pamukkale Üniversitesi, Dil Bilimi ve Kültür Araştırmaları Yüksek lisans, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi sertifikası, İlköğretim sınıf öğretmenliği sertifikası, Ayrıca 10 yıl çeşitli okullarda görev yaptı.”

MAKAM ŞOFÖRÜNÜ ŞUBE MÜDÜRÜ YAPTI

PAÜ Rektörü Hüseyin Bağ, makam şoförünü önce yüksekokula sekreter olarak atayıp, bir mesai günü sonrası da şube müdürü yapmasıyla gündeme gelmişti. Rektör Bağ, üniversite bünyesinde yarı zamanlı çalışan 150 öğrenciyi ‘bütçe yetersizliği’ gerekçesiyle işten çıkarmıştı.

Girmediği ameliyatlarla vurgun yapan eski rektör ‘Bunlar fetö taktiği’ diyerek kendini savundu

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde hijyen yok, mahkûmlar psikolojik baskı altında

İnsan Hakları Derneği, Kahramanmaraş cezaevinde yaptığı incelemeleri raporlaştırdı. Cezaevindeki mahkûmların psikolojik baskı altında olduğu ve tedavi haklarının engellendiği belirtildi. Raporda, hükümlülerin denetimli serbestlik hakkından faydalandırılmadığı kaydedildi.

BOLD – İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi Cezaevi Komisyonu, 21 Temmuz’da Maraş 1 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevindeki tutuklularla yapılan görüşmeleri raporlaştırdı.

Birgün’ün haberine göre raporda, tutuklu ve hükümlüler kaldığı cezaevlerinde yeterli temizlik ve hijyenin bulunmadığı vurgulandı.

Cezaevi girişinde heyet üyelerine eldiven verilmediği, dezenfekte işleminin yapılmadığı sadece ateş ölçümünün yapıldığı belirtilen raporda, cezaevi girişinde bazı gardiyanlarda maske olmadığı, olanların da maskelerini çene altında tuttuğu ifade edildi.

DENETİMLİ SERBESTLİK HAKKINDAN FAYDALANDIRILMIYORLAR

Hasta tutukluların tedavisinin yeterince yapılmadığına dikkat çekilen raporda, şunlar kaydedildi: “Yeterli temizlik ve hijyenik ortam olmadı, yeterli önlem alınmadı. Mahkûmların sosyal, kültürel faaliyetleri uzun süre kısıtlandı. ‘İnsan onuru’ ile bağdaşır şekilde sayım yapılmadı.Denetimli serbestlik hakkından faydalanma hakkını elde etmiş mahkûmlar bu haktan gerekçesiz bir şekilde faydalandırılmadı. Cezaevi idaresi ile mahkûmlar arasında görüşme ve iletişim sağlanmadı.

3 TUTUKLU AÇLIK GREVİNE BAŞLADI

Öte yandan Elazığ T Tipi Cezaevi’nde bulunan Hüseyin Bağ ve aynı koğuştaki 2 tutuklunun hak ihlallerine karşı açlık grevine başladığı bildirildi. Mardin’in Nusaybin ilçesinden 2016 yılında tahliye edilen, 70 kişi hakkında açılan davada 11 yıl hapis cezasına çarptırılan Hüseyin Bağ ve aynı koğuştaki 2 arkadaşı yaşanan hak ihlallerine karşı açlık grevine başladığı kaydedildi. Tutuklu Hüseyin Bağ’ın ablası Kader Bağ, kendilerini arayan kardeşinin cezaevinde artan hak ihlallerine dikkat çekmek ve bunları protesto etmek için aynı koğuşta bulunan 2 arkadaşıyla birlikte açlık grevine girdiğini belirtti. Bağ, kardeşinin telefon görüşmesinde “talepler karşılanana kadar açlık grevinden vazgeçmeyeceklerini” söylediğini aktardı.

“Hükumete tepki gösteren sağcılara fetö solculara PKK damgası vuruluyor”

Okumaya devam et

Gündem

“Hükumete tepki gösteren sağcılara fetö solculara PKK damgası vuruluyor”

Ahmet Çakmak, 2001’deki ekonomik krizde dönemin Başbakanı Ecevit’in önüne yazar kasa fırlattı. Bugün emekli olan Çakmak, “Ülkenin ekonomisi şu an ağlanacak halde. Tepki gösterenlere ya fetöcü ya da PKK’lı deniliyor. İnsanlar korkuyor” dedi.

BOLD – Ahmet Çakmak 2001 yılında ekonomik krizi protesto etmek için dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yazar kasa fırlatarak Türkiye’nin gündemine oturdu. Çakmak bu eylemle Türk siyaset tarihinin sembollerinden biri haline geldi ve “yazar kasa eylemcisi” olarak hafızalara kazındı. Sözcü’nün haberine göre Çakmak, tam 19 yıl sonra yeniden gündemde…

Dolar, euro ve altının rekor üstüne rekor kırdığı bugünlerde en çok konuşulan isimlerden olan Çakmak, eylemi yaptığı zaman esnaf olduğunu belirtti. “Ancak bugün esnaf olsam ve aynı sıkıntıları yaşasam yemin ederim ki aynı şeyi yine yapardım. Neden tepkimi koymayayım” dedi.

HÜKUMETE LAF EDEMİYORLAR

Çakmak sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkenin ekonomisini görünce çok üzülüyorum. Ekonomi düzgün yönetilmiyor. Ancak kimse sesini çıkaramıyor. Ya gerçekten mağdur değiller ya da korkuyorlar. Tarih boyunca böyle bir esnaf hareketi sadece 2001 yılında oldu. Ancak bugün insanlar korkuyor, hükümete laf edemiyor. Çünkü sağcılara FETÖ, solculara PKK damgası vuruluyor. İnsanlar bu damgayı yemek istemiyor.”

Ahmet Çakmak, “Eylemi yaptıktan sonra bütün herkes yardım etmek istedi. Bülent Ecevit’in iyiliğinden başka bir şey görmedim. MHP’li Mehmet Şandır ne ihtiyacımız varsa gönderiyordu. O günlerde derdini anlatan insanlara sahip çıkan bir devlet anlayışı vardı. Ancak bugün öyle değil” dedi.

Okumaya devam et

Popular