Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

10 günlükken annesiyle hapse giren Omedya bebek 40 günlük oldu

Kimliği bile çıkartılmadan hapse giren Omedya bebek, 40 günlük oldu. Hapiste sütü kesilen anne Eylem Oyunlu karantina nedeniyle hastaneye gitmek istemiyor, kızını mama ile besliyor.

BOLD – Diyarbakır Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan Eylem Oyunlu (27), 10 günlük bebeği ve 2 yaşındaki kızıyla tutuklanıp Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevine gönderilmişti. Daha kimliği olmayan, hapiste adı konulan Omedya bebek bugün 40 günlük oldu.

14 KİŞİLİK KOĞUŞTA KALIYOR

Bold Medya’ya konuşan baba İsmail Özden, “Kızım ve annesi 14 gün karantinada kaldıktan sonra normal koğuşa geçti. 14 kişiyle kalıyorlar. Sütü hala kesik. Mama veriyor. Gözleri iltihaplanmıştı, durumu aynı” dedi. Eşinin hastaneye gitmek istemediğini söyleyen Özden, “Dönüşte tek başlarına karantinaya girmek zorunda kalıyorlar. Sadece kapıdan gelip bakıyorlar, ilaç verip gidiyorlar. Anayasa Mahkemesine başvurduk. Elimiz kolumuz bağlı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Eşinin ve çocuklarının psikolojilerinin de darmadağın olduğunu belirten İsmail Özden, eşini ve çocuklarını en son 20 gün önce kapalı görüşte gördüğünü sözlerine ekledi.

Diyarbakır Lice’de 14 Nisan 2020’de başlatılan operasyonun ardından gözaltına alınan Eylem Oyunlu’nun annesi Dilber, kardeşleri Tuba ve Harun Oyunlu 20 Nisan’da örgüt üyesi olmak ve örgüte yardım etmek iddiasıyla tutuklamıştı. Özden, “Eşimin babaannesi rahatsızdı. Ziyaret amacıyla köye gitti. Köye baskın yapılmış, annesi, ablası ve kardeşiyle birlikte eşimi ve iki çocuğumu da aldılar” diye konuştu.

10 günlük bebeğiyle tutuklanan annenin sütü kesildi, bebeğin gözleri iltihaplandı

10 günlük bebeği ve 2 yaşındaki kızıyla tutuklandı

Gündem

Bakan Koca’dan şaşırtan açıklama: Vaka artış hızı kontrol altında

Koronavirüs ölüm ve vakalarının arttığı bir dönemde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan “vaka artış hızı kontrol altında” açıklaması geldi. Bakan Koca, “Bu bizi asla ve asla rehavete sürüklememelidir” uyarısında bulundu.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Samsun’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin açıklamalarda bulundu. Tüm dünyada vaka ve ölümler artarken, Türkiye’de vaka artış hızının kontrol altına alındığını belirten Koca, “Bu bizi asla ve asla rehavete sürüklememeli” dedi.

BİR HAFTADA ÜÇTE BİR ORANINDA AZALDI

Hasta sayılarının ve kayıplarının yeniden artmaya başladığını belirten Koca, “Bu durum tüm dünya için geçerli. Hasta sayısındaki artış her yerde aynı değil. Son bir haftadır ülke çapında alınan tedbirler ve sıkı denetim sayesinde vaka artış hızımızın kontrol altına alındığını söylemek istiyorum ama bu bizi asla ve asla rehavete sürüklememelidir” diye konuştu. Koca, “Samsun’da yaptığımız hızlı ve etkili müdahalelerle son bir haftada üçte bir oranında vaka sayısında düşüş olduğunu söylemek istiyorum. Bir hafta, 10 gün içinde hasta sayısının düşmesini bekliyoruz” dedi.

TEMASLILARI ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ

Hastalığın 60 yaş üstünde daha ağır seyrettiğini hatırlatan Bakan Koca, “Temasları ne kadar erken teşhis edersek o kadar başarılı oluruz. Türkiye, temaslı takibini en iyi yapan ülkelerden biri. Temizlik, maske ve mesafe bu salgına karşı en önemli gücümüz. Bunlardan taviz veren her ilimizde istemediğimiz tabloları görüyoruz. Tüm hemşehrilerimi kurallara sıkı sıkıya uymaya davet ediyorum” dedi.

Sıra geldi dijital diktatörlüğe

Okumaya devam et

Gündem

Selefi derneklerin silahlandığı iddiasıyla ilgili savcılık soruşturma başlattı

Adalet Bakanlığı Sözcüsü Ertuğrul Çekin, Cübbeli olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün gündeme getirdiği selefi derneklerin silahlandığı iddiasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığını açıkladı.

BOLD – Adalet Bakanlığı Sözcüsü Ertuğrul Çekin, cezaevlerinde görüntülü görüşmeyle ilgili pilot uygulamanın 1 Ekim’de Sincan Kadın Cezaevinde başlayacağını söyledi.

Çekin, şunları söyledi: “(Selefi gruplar) Silahlandığı iddia edilen gruplara yönelik İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Mahkemelerimiz tarafından bugüne kadar açılan 289 darbe davasının 276’sı karara bağlanmış, yapılan yargılamalar sonucu 4 bin 134 kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Ceza İnfaz Kurumlarında bulunanların yakınları ile görüntülü görüşebilmesini sağlayan pilot uygulamanın 1 Ekim 2020 tarihinde Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlatılacak.”

Selahattin Demirtaş’ın hikayesi: Erdoğan için yakın tehlike

 

Okumaya devam et

Gündem

“Kürt kadınları ganimet olarak görülüyor”

HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, son zamanlarda artan taciz ve tecavüzleri vakalarına tepki gösterdi. Özellikle Kürt kadınlarının geçmişten bugüne ganimet olarak görüldüğünü savundu.

BOLD – Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kadınlara karşı artan baskı, şiddet, taciz ve tecavüzler vakalarının nedeninin köklü bir geçmişi olduğu belirtti. Son yıllarda kadınların polis ve asker gibi devlet görevlilerinin cinsel taciz ve tecavüzlerine maruz kalması sıkça gündemde. Bu tablonun en çarpıcı örneklerinden biri Batman’da uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne uğraması üzerine 18 yaşındaki İpek Er’in yaşamına son vermesi olayı oldu. Er’i yaşamını yitirmesinden sonra ancak tutuklanan zanlı uzman çavuş, sadece bir hafta tutuklu kalıp akabinde salıverildi.

“DEVLET HEP FAİLİN YANINDA YER ALDI”

Koçyiğit, asker ve polislere uygulanan bu cezasızlık politikasının farkında olduğunun altını çizerek, “Biliyorlar ki daha önce işlenen suçlarda kimseye bir şey olmadı. Devlet kendi kolluğunu korudu. Her zaman failin yanında yer alan bir yargı sistemi oldu. Bir taraftan bürokrasi, bir taraftan yargı, bir taraftan askeri erkan hepsi failin yanında yer aldı” diye konuştu.

Koçyiğit, “devletin Kürdistan topraklarına ve Kürt kadınına yaklaşımın en somut örneği” olduğunu vurguladığı İpek Er olayına dair şunları kaydetti: “İpek’in olayında olgular gizlenmeye çalışıldı. Fail bir asker, üniformasına, askeri gücüne, mevcut silahına yaslanarak, konumunu karşıdaki kişinin aleyhine, bir güç unsuru olarak görmüştür. Devletin mevcut politikaları da, bu güç unsurunda temel bir yerde duruyor. Olayın yaşandığı bölge ise Kürdistan’dır. Yaşandığı yer, olay bakımından çok önemli. Bu olay Muğla ya da Antalya’da yaşansaydı, yine devletin faili koruyan bir tutumu olacaktı. Ancak burası Kürdistan olduğunda iki kat daha fazla çelikleşmiş bir yapıyla karşılaşıyoruz.”

“KADIN BEDENİ ÜZERİNDEN HALKIN ONURU İŞGAL EDİLİYOR”

Koçyiğit, “İşgal edilen coğrafyalara baktığımızda, işgal eden kişi toprağı fiili işgal ettiği için toprakla kadını özdeşleştirerek, kadın bedeni üzerinden de o halkın onurunu işgal ettiğini düşünüyor. Bütün savaşlarda bu böyledir. Bosna’da Sırplar, Bosnalı kadınlara tecavüz etti. Vietnam Savaşı’na baktığımızda Koreli askerler, kadını toprakla beraber bir ganimet olarak gördü. Yine Osmanlı Devleti’ndeki ganimet kültürünün yeni versiyonunun modernist tarzda devam ettirildiğini görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bu mirasın üzerinde oturuyor. Nasıl ki Kürdistan’ı sömürge haline getirmeyi kendisine hak olarak görüyorsa, orada yaşayan kadınları da kendisi için bir ganimet olarak görüyor” dedi.

6 yıl sonra 82 kişiye Kobani operasyonu: Listede Sırrı Süreyya Önder ve Ayhan Bilgen de var

Okumaya devam et

Popular