Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Damat’tan “vergi affı mı geliyor?” dedirten yanıt

Vergi affı ile ilgili bir soruya Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kapıyı açık bırakan yanıtı, “yeni bir vergi yapılandırması mı geliyor” sorusunu gündeme getirdi.

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya’nın “vergi yapılandırması planlanıyor mu” sorusuna verdiği yanıt dikkat çekti. YEP’te vergi yapılandırması olmayacağının açık şekilde belirtilmesine karşın Albayrak’ın öneriye doğrudan olumsuz bir yanıt vermemesi soru işareti oluşturdu.

MHP’Lİ KARAKAYA: VERGİ VE SGK YAPILANDIRMASI PLANLANMAKTA MIDIR?

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre MHP’nin mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Karakaya, Bakan Albayrak’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, salgının ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek Albayrak’a şu soruları yöneltti: “Mali yapıyı iyileştirmek, devletin gelirlerini artırmak, vergi akışını hızlandırmak ve artırmak, daralan ekonomide sıkışan mükelleflere ödeme kolaylığı sağlayacak bir matrah artırımı ve vergi/ SGK yapılandırması planlanmakta mıdır? Böyle bir planlama var ise düzenlemenin vergilendirme dönemleri itibarıyla kapsamı ve zamanlaması nedir?”

BAKAN’DAN VERGİ AFFINA KAPIYI AÇIK BIRAKAN YANIT

Albayrak, bu sorulara “30 Eylül 2019 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan YEP (2020-2022) kapsamında gerekli düzenleme ve tedbirler hayata geçirilecektir” yanıtını verdi. Albayrak’ın dikkat çektiği YEP’te, “Program süresince, vergi alacaklarına ilişkin yapılandırmaya gidilmeyecektir” hükmü yer alıyor. Buna karşın Albayrak’ın önergeye bu yönde bir düzenleme yapılmayacağına yönelik açık bir yanıt vermek yerine, YEP kapsamında gerekli düzenleme ve önlemlerin yaşama geçirileceğini belirtmesi dikkat çekti. Albayrak’ın kapıyı açık bırakan yanıtı, “yeni bir vergi yapılandırması mı geliyor” sorusunu gündeme getirdi.

Beyrut limanına yanaşan havai fişek gemisinde patlama! Korkunç patlama böyle görüntülendi

Ekonomi

Patron çıldırdı: Sendikadan ayrılan işçilere teşvik zekatı!

400 kişinin çalıştığı Bursa’daki Tekmis Tekstil’de sendikadan istifa edenlere zekat dağıtılırken sendikada kalmakta direnen işçiler ise ücretsiz izne çıkarıldı. Bazı işçilere de iş yerine getirilip 1 saat çalıştırılıp eve gönderilerek mobbing yapılmaya başlandı. 

BOLD – Bursa İnegöl’de 400 işçinin çalıştığı Tekmis Tekstil işvereni, Türk-İş’e bağlı TESKİF’te örgütlenen işçilere önce “fabrikayı kapatırım” tehdidi savurdu. Ardından sendikalı olmayan ya da istifa eden az sayıda işçiye “zekât veriyorum” diye ikişer bin lira dağıttı.

FABRİKAYI KAPATMAKLA TEHDİT ETTİ

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre Türk-İş’e bağlı TEKSİF Sendikası, Bursa İnegöl’de faaliyet gösteren 400 kişinin çalıştığı Tekmis Tekstil’de yaşananlara dikkat çekti. TEKSİF, işçilerin sendikadan istifaya zorlandıklarını ve bunun için de çeşitli yasadışı yollara başvurulduğuna işaret etti. Yaklaşık 1.5 yıl önce işçilerin, ayda 15-20 gün çalıştırılıp eksik maaş aldıkları ve sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılıp maaşın bir kısmını da elden aldıkları için çareyi sendikalı olmakta bulduklarını anımsatan TEKSİF yetkilileri, sonrasında işverenin fabrikayı kapatacağına dair işyerine yazı astığını ancak sendikasızlaştırmayı başaramadığını belirtti.

SENDİKALI OLMAYAN ÜYELERE ZEKAT

İşverenin sendika üyesi olmayan yaklaşık 100 işçiyi elinde tutmak için işçilere çeşitli ayrıcalıklar tanıdığını bildiren TEKSİF yetkilileri, “İşveren eşit davranma ilkesini ihlal ederek, sendika üyesi işçilerin toplu sözleşmeden doğan geriye dönük alacaklarına karşılık sendika üyesi olmayan işçilere zekât adı altında 2 bin TL dağıttı. İşverenin sadece sendika üyesi olmayan işçilere zekât vermesinin ayrımcılık yarattığı, bunun ahlaken ve dinen de uygun olmadığı iletildi. Ancak işveren salgını istismar ederek bu kez sendika üyesi olanları kısa çalışmaya ve ücretsiz izne göndererek baskı altına almaya çalıştı. Sendikalı bazı işçiler fabrikaya çağırılıp bir saat çalıştırdıktan sonra geri gönderilerek mobbinge maruz bırakıldı” dedi.

20 İŞÇİ İSTİFA ETTİ

Baskılara karşın işçilerden sadece 20’sinin sendikadan istifa ettiğini ancak fabrikadaki sendikasız işçilerin koşullarının da ağırlaştırıldığına dikkat çeken sendika yetkilileri, iş güvenliğini uygulamayan işveren hakkında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.

Sıra geldi dijital diktatörlüğe

Okumaya devam et

Ekonomi

Ekonomistler: Faiz artırımı kararı tek başına yeterli değil

Merkez Bankasının 2 puanlık faiz artırımını tek başına yeterli görmeyen ekonomistler, bu kararın yapısal reformlarla desteklenmemesi halinde yeni faiz artırımı kararlarının alınması gerekebileceği uyarısında bulundu.

BOLD – Ekonomistler, piyasalarda olumlu karşılanan faiz artırımı kararının tek başına yeterli olmayacağına, ülke ekonomisinin yapısal reformlara ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti. Ekonomistler, faiz artırımı kararının alınmasında gecikildiği vurgulandı.

KARAR ÖNCE ALINSAYDI, REZERVLER HARCANMAZDI

Ekonomist Mahfi Eğilmez, “TCMB, bir önceki toplantıda faizi artırsaydı kur bu kadar yükselmemiş, rezervler de harcanmamış olurdu. Faizi artırarak kazanılan sürede yapısal reformlara başlamazsak, bir süre sonra faizi tekrar artırmak zorunda kalırız” dedi.

FİİLİ OLAN RESMİ HALE GELDİ

Ekononist Uğur Gürses de “İhale ile piyasada yüzde 11’lerde oluşturduğu repo faizini resmi olarak yüzde 10.25 olarak belirlemesi “sıkılaşma” mı oldu şimdi? Aynı likidite devam ederse, ortalama fonlama faizi değişmez, yüzde 10.60 civarında kalır. Fiili olanı resmi hale getirdi Merkez Bankası” dedi.

FAİZ ARTIŞI DEĞİL, İNDİRİM OPERASYONU

Ekonomist Alaattin Aktaş da “Merkez’in politika faizi olarak lanse ettiği haftalık repo ihale faizini yüzde 10.25’e çıkarması pratikte bir artış değil, bir faiz indirimi operasyonudur. Yüzde 10.25’lik oran en azından şu dönemde muhtemelen uygulanmayacak ve görünürdeki bu artış haftalık repo ihale faizine bağlı diğer fonlamalardaki faizlerin artırılmasına yarayacaktır” dedi.

Sıra geldi dijital diktatörlüğe

Okumaya devam et

Ekonomi

BDDK bankaların swap limitlerini yüzde 1’den yüzde 10’a çıkardı

BDDK, bankaların para swapı, forward, opsiyon ve diğer türev işlem limitlerinde artış yönlü güncellemeye gitti. Bankaların, vadede TL alım yönünde gerçekleştirecekleri swap ve diğer türev işlemlerin yasal özkaynaklara oranı yüzde 1’den yüzde 10’a çıkarıldı.

BOLD – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankaların, vadede TL alım yönünde gerçekleştirecekleri swap ve diğer türev işlemlerin yasal özkaynaklara oranını yüzde 1’den yüzde 10’a çıkardı.

KORONA NEDENİYLE GETİRİLEN SINIRLAMA KALDIRILDI

BDDK’nın internet sitesinden yayınladığı açıklamada, nisan ayında koronavirüs salgını nedeniyle getirilen sınırlamanın kaldırıldığı belirtilerek, “Bankaların konsolidasyona tabi yurtdışındaki kredi kuruluşu ve finansal kuruluş niteliğini haiz ortaklıklarıyla gerçekleştirdiği işlemler hariç, yurt dışı yerleşiklerle yapılan vadede TL alım yönünde gerçekleştirecekleri para swapı, forward, opsiyon ve diğer türev işlemlere ilişkin olarak, söz konusu işlem tutarları toplamının, bankaların en son hesapladıkları yasal özkaynaklara oranı şeklinde belirlenmiş yüzde 1 olan sınırlamanın, yüzde 10 olarak yeniden belirlenmesine karar verilmiştir” denildi.

TL SATIM SWAP ORANLARI DA DEĞİŞTİ

Açıklamada ayrıca vadede TL satım yönünde gerçekleştirecekleri para swapı, forward, opsiyon ve diğer türev işlemlere ilişkin olarak; her bir takvim günü için sağlanması gereken ve söz konusu işlem tutarları toplamının, bankaların en son hesapladıkları yasal özkaynaklarına oranı olarak belirlenmiş sınırlamanın vadesine yedi gün kalan işlemler için yüzde 1 yerine yüzde 2, vadesine 30 gün kalan işlemler için yüzde 2 yerine yüzde 5, vadesine bir yıl kalan işlemler için yüzde 10 yerine yüzde 20 olarak yeniden belirlenmesine ve bu hesaplamada valör tarihi işlem tarihinden sonra olan türev işlemlerin, hesaplamada valör tarihi itibarıyla dikkate alınmasına karar verildiği belirtildi.

Cezaevinden Kovid-19 teşhisiyle hastaneye kaldırılan 74 yaşındaki eski vekil İşbilen’in durumu ağır

Okumaya devam et

Popular