Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Sağlık Bakanlığı Medipol’den vazgeçmiyor!

Sağlık Bakanlığına bağlı Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ’nin istifa eden eski Medipol’lü başkanı Cevat Şengül’ün yerine yine Medipol Üniversitesinden Salih Kenan Şahin getirildi. CHP’li Murat Emir, atamaya, “Sağlık Bakanlığı, Medipol Bakanlığı mı oldu?” sözleriyle tepki gösterdi.

BOLD – CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Türkiye Sağlık Enstitüleri Birliğinde de bazı koordinatörlerin, hatta bakanlık katında da bakanın yakın ekibinde birçok ismin de Medipol Üniversitesi’nden getirildiğini duyuyoruz” dedi.

Türkiye’de koronavirüs salgınının başlamasının ardından maske ihracat izinlerine ilişkin iktidara yakın firmaları kayırdığı ve maske ihtiyacının yoğun olduğu dönemde ihracat yaparak sıkıntıya neden olduğu iddialarıyla gündeme gelen, yerli koronavirüs tanı kiti alımının fiyatıyla ilgili tartışma konusu olan USHAŞ’ta tartışmalı başkan değişikliği yapıldı.

Medipol Sağlık Grubunda bir dönem yöneticilik yapan Cevat Şengül, haziran ayında maske ile ilgili ortaya atılan iddiaların ardından ailevi sorunlarını gerekçe göstererek istifa etmişti. Şengül’ün yerine geçici süreyle Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Ahmet Tekin atanmıştı. Tartışmaların odağındaki USHAŞ’ın Yönetim Kurulu Başkanlığına Salih Kenan Şahin getirildi. 2009-2019 yılları arasında Pendik Belediye Başkanlığı yapan Şahin, son olarak Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölüm Başkanlığını yürütüyordu.

BAKANLIĞI MEDİPOL MÜ YÖNETİYOR?

CHP’li Emir, atamaların aynı adresten yapılmasına tepki göstererek, “Türkiye’de onlarca başarılı üniversite ve akademisyen varken neden sadece Medipol Üniversitesi?” diye sordu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, bakanlık görevine geldikten sonra “Medipol’le bağım kalmadı” sözlerini hatırlatan Emir, şunları söyledi: “Tartışmalı şirket USHAŞ’ın başına her defasında Medipol’de görev yapmış birisini getiriyorlar. Bununla da kalmayıp, TÜBİTAK’ın Favipiravir ilacının yerli sentez çalışmalarına da bir şekilde Medipol’ü dahil ettiler. Türkiye’de onlarca başarılı üniversite ve akademisyen varken neden sadece Medipol Üniversitesi? Türkiye Sağlık Enstitüleri Birliğinde de bazı koordinatörlerin, hatta bakanlık katında da bakanın yakın ekibinde birçok ismin de Medipol Üniversitesinden getirildiğini duyuyoruz. Bakan, Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumunun başına getirdiği Harun Kızılay’ı görevden aldı ve yerine Tolga Tolunay’ı atadı. Bu atama ve görevlendirmeler Bakan Koca’nın Medipol’le ilgili bir türlü koparamadığı bağlarından mı kaynaklanıyor? Bakanlığı Medipol Üniversitesi mi yönetiyor?”

‘Mavi Vatan’da köşeye sıkışmak ve hezimeti yaşamak

Politika

Seçimden önce Mansur Yavaş hakkında açılan rüşvet davası sonuçlandı

AKP’nin ‘saygın bir iş adamı’ dediği Necmettin Keskin’in şikayetiyle yerel seçimden hemen önce Mansur Yavaş hakkında açılan rüşvet davası sonuçlandı. Yavaş beraat ederken hakkında 6.5 yıl hapis cezası kararı olan Keskin’in kayıplara karıştığı bildirildi

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adaylığı sürecinde sahte senet, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlaması ile karşı karşıya kalan Mansur Yavaş hakkında açılan davanın karar duruşması bugün yapıldı.

Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre, Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tarafların avukatları katıldı. Yavaş’la ilgili suçlamanın gerçekle ilgisi olmadığı ortaya çıktı ve mahkeme Mansur Yavaş hakkında beraat kararı verdi.

Suçlamayı yapan ve AKP’liler tarafından saygın bir iş insanı olarak tanımlanan Necmettin Keskin ise hakkındaki suçlamalar nedeniyle 6.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Keskin aranıyor.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan: Halk dikkat etmedi, mecburen işi tekrar sıkmak zorundayız!

Tayyip Erdoğan, Cuma namazı sonrası koronavirüs önlemleriyle ilgili konuştu. “Ne yazık ki uyarılarımıza halkımız ciddi manada dikkat etmedi. Mecburen şimdi tekrar işi sıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cuma namazı çıkışında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

  • Ne yazık ki uyarılarımıza halkımız ciddi manada dikkat etmedi. Dikkat edilen illerde vaka sayılarının düştüğünü gördük.
  • Biz biraz gevşetince bu defa da başta Ankara, İstanbul olmak üzere bir anda vaka sayılarının yükselmeye başladığını gördük.
  • Mecburen şimdi tekrar işi sıkmak zorundayız.
  • O yüzden Bilim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tedbirleri artırmak durumunda.
  • Gerek toplu taşıma gerek düğün nikah salonu gibi yerlerdeki yaklaşımlarımız daha kararlı hale getirdik.
  • Bunu keyfi yapmıyoruz. Sadece halkımıza olan duyarlılığımızdandır.
  • Halkımız bir sıkıntı yaşamasın, bundan dolayıdır. Şimdi bazı illerimizde olumlu dönüş başladı.
  • Aşı çalışmalarımız sıkı bir şekilde baştan itibaren özellikle başta TÜBİTAK olmak üzere devam ediyor.
  • Bunun yanında özel sektör, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız ile bu çalışmalara devam ediyorlar.
  • Yılbaşından sonra bazı olumlu sinyaller alacağımızı görüyoruz.

Okumaya devam et

Politika

AKP’li Mahir Ünal açıkladı: Ak troller yoktur!

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, sosyal medyadaki ‘Ak troll’ tartışmalarına katıldı. “Biz Ak Parti olarak ‘no-name’ hesaplar ya da Ak Parti ile ilgisi olmayan hesaplarla herhangi bir bağ oluşturmuyoruz” iddiasında bulundu.

BOLD – Armağan Çağlayan’ın ‘196Sekiz’ isimli YouTube kanalına konuk olan AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, sosyal medyadaki ‘Ak troll’ tartışmasına ilişkin açıklama yaptı. Ünal, Çağlayan’ın, “Gerçekten herkesin söz ettiği bir Ak Troll ordusu var mı” sorusuna “Hayır” yanıtını verdi. Çağlayan, “Peki kim o hepimizin altına, bize küfür yazanlar? Çünkü mesela ben CHP ile ilgili bir şey yazdığımda, HDP ile ilgili, İyi Parti ile ilgili bir şey yazdığımda hemen altına küfür geliyor. Ama Ak Parti ile ilgili bir şey yazdığımda kimse bana küfür etmiyor. Nasıl oluyor?” sorusunu yöneltti.

Ünal şu sözlerle cevap verdi: “Ben bir tane tweet atıyorum, tweetimin altına en az 100 tane hakaret geliyor. Ve hatta tehdit geliyor, hatta Direkt Mesaj’dan (DM) yazıyorlar. Biz Ak Parti olarak sadece 2 milyon 100 bin teşkilat mensubumuzla gerçek kişiler olarak sosyal medyada bulunuyoruz. Onun dışında ‘no-name’ hesaplar ya da Ak Parti ile ilgisi olmayan hesaplar, bunlarla herhangi bir bağ oluşturmuyoruz. Fakat ‘trollük’ dediğimiz şey bir kimlik değil, bir davranış biçimi. Bu ‘troll’ dediğimiz davranış biçimi; kendisini İyi Partili, MHP’li, CHP’li, Ak Partili olarak tanımlayan insanlarda da ortaya çıkabilir.”

Okumaya devam et

Popular