Bizimle iletişime geçiniz

Genel

İstanbul Sözleşmesi’nde topa Cübbeli de girdi

Cübbeli Ahmet İstanbul Sözleşmesi tartışmalarının, halkın tekrar Cumhur İttifakı’na desteğinin artmasının tedirginliğini yaşayanların fitnesi olduğunu söyledi.

BOLD- İstanbul Sözleşmesi’ne yıllardan beri karşı olduklarını söyleyen Cübbeli Ahmet lakaplı, İsmailağa Cemaatinin önde gelen isimlerinden, Ahmet Mahmut Ünlü konuyu gündeme getirenlerin, Ayasofya’nın açılışı sonrası, Cumhur İttifakı lehine oluşan olumlu havayı hedef aldığını iddia etti.

PLANLARA ALET OLMAYALIM

Sosyal medya hesabından bir dizi açıklama yapan Cübbeli, “Ayasofya’nın açılması nedeniyle Cumhur İttifakı’nın yaptığı hizmetin bütün dünya Müslümanları nezdinde sevinçle karşılanması ve bu vesîleyle halkın tekrar Cumhur İttifakı’na desteğinin artması bazılarını tedirgin ettiği için kimileri hadlerini aşan beyanlarda bulunarak bazı konularda ortalığı karıştırmak ve fitne çıkartmak istemektedir. Bundan dolayı îtidalli hareket ederek ifsadımızın ıslahımızı geçmemesine dikkat etmemiz gerekir ve kötü niyetle millî ve manevî davalara zarar vermek için plan yapanlara alet olmamak îcab eder” dedi.

SAFDİLLİK OLUR

İstanbul Sözleşmesi’ne karşı olduklarının altını çizen Cübbeli, “Zaten yıllardır bizim İslam’a muhalif konulardaki beyanlarımız sizler tarafından dikkatle takip edilmektedir, ama bu güne kadar İslam’a ters düşen birçok konuda çıtı çıkmayıp şimdi Ayasofya’nın açılmasıyla oluşan olumlu havayı dağıtmak için bazı merkezlerin çaba gösterdiği müşahede edilmektedir. Bu zamana kadar şer’-i şerîfe uymayan bunca hüküm hakkında hiçbir yorum yapmayıp da Ayasofya’nın açılışından sonra gündem değiştirmek için bu konuyu köpürten kimselerin iyi niyetli olduğunu düşünmek de herhalde safdillik olur” diye konuştu.

ŞİDDETE HAYIR!

Fitnelere kapılmama konusunda takipçilerini uyaran Cübbeli, “Müfsitlere malzeme olmayalım, doğru bildiğimizi de söylemekten ve yaymaktan çekinmeyelim. Allah bizi yönetenleri hakka irşad eylesin ve onları her doğru işlerinde te’yîd eylesin, yanlış yapmaktan hepimizi muhafaza eylesin. Son sözümüz şu olsun: Kadına şiddete HAYIR! Aile içi şiddete HAYIR! Her türlü şiddete HAYIR! Her türlü sapkınlığa HAYIR! Her türlü fitneye HAYIR!” ifadelerini kullandı.

Hümeyra merak edip evine gittiği oğlunun cansız bedeniyle karşılaştı

Genel

Yandaş çığlığı: 2 bin imza bulamadık!

İktidarın yandaş baro projesi tutmayınca İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Selman Öğüt isyan etti: “Bu ayıp bize yeter!”

BOLD – AKP’nin baroları bölmek için yasalaştırdığı “çoklu baro” düzenlemesinin ardından İstanbul’da yeni baro kurmak isteyen yandaş hukukçular, yasanın gerektirdiği sayıda avukata ulaşamadı. Yasa gereği en az 5 bin avukatın kayıtlı olduğu şehirde 2 bin avukatın imzasıyla yapılacak başvuru sonucunda yeni bir baro kurulabiliyor.

AKP’deki “Pelikan” denen ekibin önemli isimlerinden İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Selman Öğüt, yandaşların yeterli imzaya ulaşamamasına sert tepki gösterdi.  Öğüt, Twitter hesabından konuyla ilgili yaptığı paylaşımda İstanbul’da 50 bine yakın avukat olmasına rağmen 2000 avukatın imzasına ulaşamadıklarını açıkladı. Tepkisini “Bu bize ayıp olarak yeter!” diyerek dile getirdi. Öğüt, yeni baronun kurucular kurulunda yer alan Hukukçular Derneği Başkanı Cavit Tatlı için de “garabet” ifadesini kullandı.

Okumaya devam et

Genel

‘Halka arz’ bahanesiyle TPAO ve BOTAŞ’ı özelleştirecekler!

CHP Enerji Komisyonu Başkanı Necdet Pamir, AKP’nin TPAO ve BOTAŞ’ı özelleştireceğini açıkladı. Berat Albayrak’ın, kelime oyunu yaparak “özelleştirme” değil de “Halka arz yoluyla yeni süreç başlayacak” dediğini vurguladı.

BOLD – Necdet Pamir, iktidarın “yerli ve milli enerji politikası” güttüğünü iddia etmesine karşın enerji sektörüne ait devlet kurumlarının özelleştirmesinin sürdüğünü savundu. Cumhuriyet’ten Sena Yaşar’ın aktardığına göre, Pamir şunları dile getirdi: “Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) dikey entegre yapısı 1980’den beri adım adım yok edildi. TPAO’nun alt kuruluşları ana yapıdan koparıldı. ‘Halka arz’ veya ‘blok satış’ ile bu kurumlar, yerli ve yabancı tekellere geçti. Yetmedi; elde kalan son iki ‘kale’ olan TPAO ve BOTAŞ ‘halka arz’ denilerek özelleştiriliyor. Halka arz deniliyor ama bunu vatandaş almayacak, sermayedarlar alacak.”

Pamir, Karadeniz’deki doğal gaz keşfi tartışılırken iktidara yakın kesimlerce İtalyan petrol şirketi Eni’nin çalışmalarının örnek gösterilmesine de tepki gösterdi. Pamir, açıklamasında şunları kaydetti:

“Eni’nin Mısır’daki 850 milyar metreküplük ZOHR sahası keşfi ve Eni’nin bu sahayı nasıl 2.5 yılda devreye aldığı, örnek olarak veriliyor. Oysa Eni’nin yaratıcısı Enrico Mattei’nin verdiği büyük mücadele ve bağımsız bir enerji sektörü için atılan adımlar, bizde yaşanmakta olan süreçle taban tabana zıt. Eni bugün tamamıyla devletin kontrolünde. TPAO’nun dikey bütünleşik yapısı ise 1980’den beri adım adım paramparça edildi. TPAO’nun alt kuruluşları olan TÜPRAŞ, Petrol Ofisi, BOTAŞ, PETKİM, İGSAŞ, DİTAŞ ana yapıdan koparıldı. ‘Halka arz’ veya ‘blok satış’ ile bu kurumlar, yerli ve yabancı tekellere geçti. Türkiye Petrolleri’nin içindeki sondaj ve tamamlama gruplarını kaldırdılar. Kurumdaki 300’den fazla deneyimli personeli zorunlu emekli ettiler. Barbaros’a, Fatih’e dışarıdan adam doldular. Ondan sonra AB’den ambargo yediğinizde yabancı şirket elemanları fareler gibi gemiyi terk ediyor. Yetmedi, elde kalan son iki kale olan TPAO ve BOTAŞ da ‘halka arz’ denilerek özelleştiriliyor. Yerli ve milli politika denilip tersi yapılıyor. TPAO özelleştirilirse Karadeniz’de, Doğu Akdeniz’de Türkiye Petrolleri’ne ait ruhsatlar ne olacak? Münhasır ekonomik bölge ve Mavi Vatan iddialarımız ne olacak? Bunları televizyonlarda da sorduğumda ‘TPAO’nun özelleştirilmesi gündemde yoktur’ yanıtını verdiler resmi olarak. Aynı gün geçen haftalarda Berat Albayrak çıktı, ‘halka arz’ sürecinin başlayacağını söyledi.”

Albayrak’ın, “kelime oyunu yaparak” “özelleştirme” değil de “Halka arz yoluyla yeni süreç başlayacak” dediğini vurgulayan Pamir, şunları söyledi: “Halka arz denince siz, biz, vatandaş mı alacak? Kime gidecek bu pay, hane halkı mı alacak? Belli ellerde toplanacak. Duyumlarımıza göre Katar başta olmak üzere çok sayıda müzakere yapılıyor epeydir. Kasanın dibi göründüğü için ne yapabiliriz diye debeleniyorlar. Halka arz yöntemi, ağırlıklı hisselerin belli birtakım ellerde toplanmasıdır. Halka arz tabiri, bu işin tatlandırıcısı. Aynı yöntemle Petrol Ofisi’ni de özelleştirdiler, Doğan Holding aldı, orayla papaz oldular, OMR, Vitol şirketlerine sattılar. En son da Azerbaycanlı şirket Socar’a sattılar. Neden kendimiz yönetmiyoruz buraları? Petrol Yasası’nı değiştiriyorlar. Yeni getirdikleri yasanın adı Türk Petrol Yasası ama orada Türkiye Petrolleri’nin devlet adına arama ve saha iznini, ayrıcalıklarını kaldırıyorlar. Ama adı ‘Türk’ petrol. Her yaptıkları cilalı imaj.”

Okumaya devam et

Genel

Moody’s 13 Türk bankasının kredi notlarını indirdi

Türkiye’nin kredi notunu düşüren uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, son olarak da Türkiye’de faaliyet gösteren 13 bankanın kredi ve diğer notlarını indirdi.

BOLD – Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu indirmesinin ardından dün de 13 Türk bankasının kredi ve diğer notlarını indirdi.

BANKALARIN GÖRÜNÜMLERİ NEGATİF

Moody’s yayımladığı değerlendirmeye göre bankaların kredi notu görünümünü “negatif” olarak bıraktı. Moody’s Cuma gecesi dış kırılganlıklarının ödemeler dengesi krizine sebep olabileceğine dikkat çekerek Türkiye’nin kredi notunu bir kademe düşürmüştü. Kuruluş 12 bankanın uzun vadeli döviz cinsi mevduat notunu, altı bankanın karşı taraf risk notunu ve bir bankanın uzun vadeli kredi notunu bir kademe indirdi.

Üç torununa bakan babaanne: “Çocuklarım ellerine silah almadan terörist oldular”

Okumaya devam et

Popular