Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

“ABD Kongresi S-400 alımı nedeniyle 2 yıldır Türkiye’ye silah satışına engel oluyor”

Defense News’un haberine göre, Türkiye’yi Rus yapımı S-400 savunma sisteminden vazgeçirmek için Amerikan Kongresi ABD’den Türkiye’ye silah satışına iki yıla yakındır engel oluyor.

BOLD – Türkiye’yi Rus S-400 savunma sistemlerinden vazgeçirmek için Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kongresi’nin dört üyesinin ABD’den Türkiye’ye silah satışına iki seneye yakın süredir engel olduğu öğrenildi.

ABD merkezli Defense News ve CNN haber sitelerinin haberlerine göre, Kongre’nin dört önemli üyesi tek başlarına veya birlikte hareket ederek, Türkiye üzerinde baskı oluşturmak için ABD’nin Türkiye’ye silah satışlarına engel oldu.

Henüz kaç silah satışının dondurulduğu hakkında bir bilgi bulunmuyor ancak F-16 savaş uçaklarının yenilenmesinin durdurulduğu ve Türkiye’nin Pakistan’a satmak üzere anlaştığı Atak helikopterlerinin ABD yapımı motorlarına ihracat izinlerinin verilmediği öğrenildi.

Defense News’un Kongre, ABD hükumeti ve ABD’deki savunma endüstrisindeki kaynaklarına dayandırdığı haberine göre silah satışını engelleyen Kongre üyeleri ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jim Risch, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi üyesi Bob Menendez, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Eliot Engel ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Mike McCaul.

Haberde Jim Risch ve Mike McCaul’ün bu iddiayı doğruladığı, Eliot Engel ile Bob Menendez’in konuyla ilgili bir yorumda bulunmadığı aktarıldı.

“TÜRKİYE’YE SİLAH SATIŞINI DESTEKLEYEMEM”

Konuyla ilgili olarak Defense News’a konuşan ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jim Risch, “Türkiye’nin S-400 alması konusunda hem iki siyasi partide hem de Senato ile Temsilciler Meclisi’nde ciddi endişeler mevcut. Bu konuyla ilgili sorunlar hallolmadığı sürece Türkiye’ye silah satışını destekleyemem ve desteklemeyeceğim” dedi.

CNN’e konuşan Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Mike McCaul ise, “Türkiye’nin S-400 alması kabul edilemez ve bu durum, NATO’nun Rusya’nın saldırganlığını engelleme görevine zarar veriyor. ABD hükumeti, Türkiye’nin bu hareketine karşı kanunen uygulanması gereken yaptırımları yerine getirmelidir. Türkiye, iki ülke arasındaki güvenlik ilişkileri kapsamında ABD’nin güvenini canlandırmak için bu istikrar bozucu hareketten vazgeçmelidir” diye konuştu.

Donald Trump liderliğindeki ABD yönetimi, Rus ordusuyla iş yapan ülkelere yaptırım uygulama imkanı veren Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’na (CAATSA) rağmen şimdiye kadar Türkiye’ye yaptırımdan kaçındı.

S-400’LERİN F-16’YI HEDEF ALMASI “DELİRTTİ”

Defence News’un haberinde ABD’nin Türkiye’ye “silah satışını dondurması” ve askeri desteği kesmesinin Kıbrıs Barış Harekatı sonrası 1978’den beri ilk kez yaşandığı hatırlatıldı.

Amerikan Kongresi’nde Türkiye’ye karşı tepkinin “muazzam” olduğunu vurgulayan Defence News, satışlar konusunda, silah üreticisi firmaların da Kongre nezdinde lobi faaliyetinde bulunmadığını belirtti.

Haberde, Kasım 2019’da yaşanan ilginç bir ayrıntıya da yer verildi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Donald Trump’la Oval Ofis’te yaptığı görüşmeden bir gün sonra yaşanan olayın Amerikalı kongre üyelerini “delirttiği” ifade edildi.

Türkiye’ye getirilen S-400 sistemlerinin testleri sırasında S-400’ler havada uçan Türk F-16’ları hedef olarak kullanmış. Olay, Amerikan kongre üyeleri tarafından ABD gibi diğer F-16 kullanıcıları ülkelere “açık bir tehdit” olarak yorumlanmış.

 

 

 

 PAKİSTAN’A ATAK HELİKOPTERİ SATIŞI

Amerikan Kongresi’nin engellediği silah ihalelerinden birisi Türkiye’deki 35 adet Block-30 F-16 savaş uçaklarının Lockheed Martin tarafından modernize edilmesi.

Diğer bir ihale ise Türkiye’nin Pakistan’a 1.5 milyar dolar değerinde  30 adet T-129 Atak helikopteri satışını ilgilendiriyor.

Türkiye’nin de kullandığı T-129 Atak helikopterlerinin CTS800 motorları ABD’li “Honeywell” ve İngiltere merkezli “Rolls Royce” tarafından verilen lisansla “TUSAŞ” tarafından Ankara’da üretiliyor.

Türkiye’nin Pakistan’a 1.5 milyar dolar değerinde  30 adet T-129 Atak helikopteri satışını gerçekleştirebilmesi için ABD Kongresi’nin bu motorların Pakistan’a satılacak helikopterlerde kullanılmasına izin vermesi gerekiyor.

ABD Kongresi bu izni vermediği için Türkiye bu helikopterleri Pakistan’a satamıyor. Türkiye, bu motorların yerine Atak helikopterlerinde kullanılacak CTS800 motorların yerine motor geliştirmeye çalışıyor. Ancak bunun ne kadar süreceği belli değil.

TÜRKİYE’NİN RUS S-400 SİSTEMLERİ ALIMI

Türkiye’nin 2019’da Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini almasıyla Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler gerildi. Türkiye, Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkenin güneyine yerleştirilmek üzere ABD’den Patriot hava savunma sistemleri satın almak istemiş ancak ABD bu satışa sıcak bakmamıştı. Bunun üzerine Rusya ile görüşmeler yürüten Türkiye, Rusya’dan S-400 satın almış, bu sistemler 2019’da ülkeye gelmişti.

ABD, bir NATO üyesi olan Türkiye’nin güvenlik yapısına Rus yapımı bir sistem entegre edilmesini istemiyor. Bu hareketin, Rusya’nın, NATO’nun ve ABD’nin F-35 savaş uçaklarının güvenlik sistemlerine erişim sağlamasına olanak tanıyacağını, bunun da NATO’nun güvenliğini riske atacağını savunuyor. ABD, Türkiye’nin S-400 almasını engellemek amacıyla ABD ile Türkiye’nin ortak yönettiği F-35 projesinden çıkartmıştı.

Fransa Doğu Akdeniz’deki askeri varlığını artıracak

Dünya

AB Komisyonu’ndan üye ülkelere yeni göç anlaşması: Kişi başı 10 bin avro

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun, üye ülkelere daha önce uygulanmayan kota sisteminin yerine yeni bir göç ve iltica anlaşması önerisinde bulunduğu açıklandı.

BOLD – Avrupa Komisyonu uzun zamandır beklenen ve daha önce birçok kez ertelenen ‘Avrupa Birliği Göç ve iltica Paktını’ açıkladı. Söz konusu reform, üye ülkeler arasında ‘zorunlu dayanışma mekanizması’ oluşturulmasını hedefliyor.

Avrupa Komisyonu’nun İç İşlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson, AB’nin yasa dışı göçmenlerin ülkelerine geri dönüşleri konusunda daha etkili olmayı amaçladığını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2015’teki göç akınından beri sığınmacıların nasıl dağıtılacağı ve iltica başvuruları reddedilenlerin nasıl geri gönderileceğine çözüm bulunamaması nedeniyle yeni bir tasarı hazırladı.

Tasarıyla, göçmenleri kabul etmeyen üyelerin, bu kişilerin AB’ye ilk giriş yaptığı ülkeye destek olması ve göçmenleri ülkelerine göndermesi bekleniyor.

AB Komisyonunun Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyine yasal düzenlemeler hakkında gönderdiği belgeye göre, iltica başvurusu yapanlar, düzensiz göçmenler ve uluslararası korumadan yararlananların yerleştirildiği ülkeye, yerleştirilen kişi başı 10 bin avro ödenecek. Bu ödeme AB bütçesinden yapılacak.

Yerleştirilen kişinin yanında refakatçisi bulunmayan çocuk olması halinde bu kişiler için de 12 bin avro ödeme yapılacak. Durumu karmaşık olan kişiler için daha fazla ödeme yapılabilecek. Ayrıca yerleştirme yapılacak ülkeye transfer için 500 avro ödenecek.

“SORUMLULUK PAYLAŞIMI VE DAYANIŞMA”

Anlaşmanın bir diğer unsurunu üyeler arasındaki adil sorumluluk paylaşımı ve dayanışma oluşturuyor. Buna göre, üye ülkelerin tamamının sorumluluk alması ve dayanışma sergilemesi isteniyor.

Göç baskısı altında olan üyelere, diğer ülkelerin esnek biçimde katkıda bulunması talep ediliyor. Bu katkılar arasında iltica başvurusu yapanların ilk geldikleri ülkelerden başka üye ülkelere götürülmesi, AB içinde kalmasına mümkün olmayan kişilerin geri gönderilmesi veya diğer operasyonel destekler gibi konular bulunuyor.

Yeni sistemin “gönüllü iş birliği ve esnek destek” temelinde başlaması planlanıyor ancak üye ülkelerin birine veya birkaçına yönelik göç baskısının artması halinde daha sıkı katkıların yapılması istenecek.

SÜREÇLER HIZLANDIRILACAK

Önerilen yeni sistemde işlemlerin hızlandırılması ve daha verimli hale getirilmesi, entegre sınır işlemlerine geçilmesi, AB sınırlarına girmeden önce veya bir kurtarma operasyonunun hemen sonrasında kimlik tespit, sağlık, güvenlik ve parmak izi taraması, bu bilgilerin ortak veri sisteminde toplanması hedefleniyor.

Taramadan sonra gelen kişilerin başvuru kategorilerine göre veya normal bir iltica işlemine yönlendirilmesi, ardından iltica başvurusunun kabulü veya reddedilmesi hızlıca sağlanacak. Bu süreçte AB’nin ilgili kurumları işlemleri daha sıkı takip edecek ve operasyonel destek verecek.

ÜÇÜNCÜ ÜLKELERLE ORTAKLIKLAR

Yeni sistemde AB’nin üçüncü ülkelerle duruma özel ve her iki tarafın çıkarını gözetecek ortaklıklar kurması amaçlanıyor. Bu yolla insan kaçakçılığı gibi ortak zorlukların giderilmesi, geri kabul anlaşmalarının ve düzenlemelerinin etkin uygulaması için yasal yolların geliştirilmesi hedefleniyor. AB üyelerinin geri kabul konusunda üçüncü ülkelerle iş birliğinin desteklenmesi konusunda tam bir birlik içinde hareket etmesinin altı çiziliyor.

Yeni sistemin işlerliğini artırmak için “AB Geri Dönüş Koordinatörü” makamı oluşturulacak ve her ülke bu yapı içinde çalışmak üzere kendi ulusal temsilcisini atayacak.

Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, Komisyonun önerisini inceleyecek ve uzlaşma sağlanırsa gerekli yasal düzenlemeleri çıkaracak. AB Komisyonu, bu sürecin yıl sonuna kadar tamamlanmasını istiyor.

Avrupa Birliği’ne sığınma başvuruları yüzde 69 azaldı

Okumaya devam et

Dünya

En geniş katılımlı koronavirüs aşı çalışması başladı

Merkezi ABD’de bulunan Johnson&Johnson şirketi, Kovid-19’a karşı geliştirdiği tek doz aşının koruyuculuğunu test etmek için geniş katılımlı nihai çalışmalara başladı.

BOLD – Şirketin geliştirildiği aşı adayı bugünden itibaren ABD, Güney Afrika, Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika ve Peru’da 60 bin gönüllüye yapılacak.

Çalışma, dünyada bugüne kadarki en geniş katılımlı Kovid-19 aşı araştırmalarından biri olacak.

Johnson&Johnson’ın Kovid-19 aşı adayının, şirketin Ebola aşısını model aldığı ve geç aşama için diğerlerinden biraz faklı bir teknolojiyle üretildiği ifade ediliyor.

ABD’de geç aşama testlerine başlanan 3 aşının aksine Johnson&Johnson’ın aşısının 2 değil bir doz vurulması planlanıyor.

Şirket yetkilisi Dr. Paul Stoffels, araştırmanın, aşı adayının etkisi hakkında gelecek yıl başına kadar cevaplar alınmasını sağlayacak kadar geniş kapsamlı olduğunu söyledi.

ABD’de son aşamadaki Kovid-19 aşıları arasında Moderna ve Pfizer’ın geliştirdikleri de bulunuyor.

Grip ve Kovid-19’a aynı anda yakalananlarda ölüm riski iki katına çıkıyor

Okumaya devam et

Dünya

Stoltenberg: Türkiye ile Yunanistan teknik görüşmelerinde ilerleme kaydedildi

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye ile Yunanistan arasındaki teknik görüşmelerde “iyi bir ilerleme” kaydedildiğini bildirdi. Almanya da Atina-Ankara diyaloğundan memnun olduğunu açıkladı. 

BOLD – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile NATO karargahındaki görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, Türkiye ile Yunanistan’ın, Doğu Akdeniz’de ayrıştırma usulleri oluşturulması, havada ve denizde istenmeyen olayların ve kazaların önlenmesi için bugüne kadar birkaç toplantı yaptığını hatırlattı.

Stoltenberg, “Bu toplantılar devam ediyor. İyi bir ilerleme kaydedildi.” diye konuştu.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Madrid’deki Moncloa Başbakanlık Sarayı’nda biraraya geldi

Toplantıların askeri teknik görüşmeler olduğunu vurgulayan Stoltenberg, bunların Almanya’nın anlaşmazlıkların çözümü konusunda yürüttüğü diplomatik çabalara tamamlayıcı nitelikte olduğunu ifade etti.

Stoltenberg, Almanya’nın çabalarının dün Türkiye ile Yunanistan’ın istikşafi görüşmeleri yeniden başlatma konusunda anlaşmasını sağladığını belirterek, bundan memnuniyet duyduğunu, Türk ve Yunanlı liderlerle yakın temas içinde olmayı sürdüreceğini söyledi.

BERLİN: DİYALOGDAN MEMNUNUZ

Alman Hükumet Sözcüsü Steffen Seibert, bugün Berlin’de yaptığı açıklamada, Almanya’nın Türkiye ile Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki doğal gaz tartışmasını diyalog yoluyla çözmek için masaya oturacak olmasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

Seibert, “Görüşmelerin kabul edilmesi, iki NATO ortağı arasındaki ilişkiler açısından, ama aynı zamanda tüm bölgenin istikrarı ve Avrupa-Türkiye ilişkileri açısından da önemli bir adım” diye konuştu. Seibert, ancak şu anda Atina ile Ankara arasında dört yıl önce kesintiye uğrayan görüşmelerin yeniden başlamasının öncelikli olduğunu da sözlerine ekledi.

ICG: YAPTIRIM YERİNE DİYALOĞU TERCİH EDİN

Merkezi Belçika’da bulunan Uluslararası Kriz Grubu (ICG) tarafından hazırlanan, Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimle ilgili raporda, Avrupa Birliği’ne, Türkiye konusunda yaptırım yerine diyalog yollarını tercih etmesi tavsiye edildi. Raporda olası bir çatışmanın bedelinin ağır olacağına dikkat çekildi.

“Doğu Akdeniz’de Gerilim Nasıl Azaltılır?” başlığıyla hazırlanan raporda, taraflara bazı uyarılar yapıldı.

“ANKARA’DAKİ RADİKALLERİ GÜÇLENDİRECEKTİR”

Raporda, “Avrupa Konseyi toplantısında, Avrupalı liderler yaptırımları tercih etmek yerine diyalog için daha fazla zaman ayırmalıdır. Diğer cezai tedbirlerin Ankara’yı müzakerelere itmesi olası görünmüyor. Türk firmalarının AB limanlarından yasaklanması, sektörel yaptırımlar, Türkiye’nin AB üyeliğini kolaylaştırmak için ayrılan fonların kesilmesi veya Türkiye’nin AB adaylığının tamamen sonlandırılması gibi daha sert seçenekler, Ankara’daki radikalleri  kesinlikle güçlendirecektir” görüşlerine yer verildi.

“ÇATIŞMANIN BEDELİ AĞIR OLUR”

Doğu Akdeniz’deki olası bir çatışmanın bedelinin ağır olacağına vurgu yapılan rapor şu uyarılarla son buldu: ”Doğu Akdeniz’deki herhangi bir ihtilafın maliyeti yüksek olacaktır. Enerji yatırımını bozacak, Transatlantik güvenliği zayıflatacak ve Türkiye ile AB arasındaki hayati bağlara zarar verecektir. Taraflar bunları yönetmenin bir yolunu bulamazlarsa, deniz sınırlarıyla ilgili anlaşmazlıklar herkes için zararlı sonuçlar doğurabilir.”

Koronalı güvenlik görevlisi nedeniyle AB Zirvesi ertelendi

Okumaya devam et

Popular