Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Wushu aşkına: Aile yetmedi yeğeni de birinci yaptı

Türkiye Wushu Federasyonununda skandallar bitmiyor. 2018 Türkiye Wushu Şampiyonası birincilerinden Dursun Ali Çapoğlu’nun, müsabaka hakemi ve Federasyon Başkan vekili Abdurrahman Akyüz’ün eşi Fatma Akyüz’ün yeğeni olduğu ortaya çıktı.

BOLD – Uzak doğu sporlarından Wushu’nun Türkiye’deki ayağı tabir yerindeyse Akyüz Ailesi tekelinde. Baba Abdurrahman Akyüz Federasyon Başkan vekili, anne Fatma, kızlar Zeynep Makbule ve Elif ile erkek evlat Necmettin Erbakan bu alanda sürekli madalya kazanan sporcular. Tablo böyle olunca gözler Akyüzler’den alınamıyor.

Türkiye Wushu Federasyonu Başkan Vekili Abdurrahman Akyüz, eşi Fatma Akyüz, kızları Elif ve Zeynep Makbule ile oğlu Necmettin Erbakan Akyüz.

ERKEK KARDEŞİNİN OĞLU BİRİNCİLİĞE ORTAK OLDU

Federasyona kayıtlı diğer birçok sporcu da söz konusu durumdan şikâyetçi ki 2018 Türkiye Wushu Şampiyonu Oğuzhan Kerenciler bunlardan biri. Çünkü Kerenciler o sene birinciliği Dursun Ali Çapoğlu ile paylaşmak zorunda kaldı. Bu isim Federasyon Başkan vekili Abdurrahman Akyüz’ün eşi Fatma Akyüz’ün yeğeni. Üstelik Fatma Akyüz, yeğeninin zirveye ortak edildiği müsabakada hakemlik yaptı.

2018 Wushu Türkiye Şampiyonası birincilerinden Oğuzhan Kerenciler, şimdilerde pazarcılık yapıyor.

HALASI İLE OTURARAK BENİ SEYRETTİ EVRAĞA 3. YAZMIŞ OLABİLİRLER

Oğuzhan Kerenciler şimdilerde pazarcılıkla geçimini sağlıyor. Genç sporcu Akyüzleri kast ederek “Emeğimizin onlar için bir önemi yok. Bizler onların şampiyon olmasını sağlayan oyuncaklarız” dedi. Birgün’den Eren Tutel’e konuşan Kerenciler, yaşadığı haksızlıklar sebebiyle sporu bıraktığını söyledi. Macerasını da şöyle anlattı: “2013’ten bu yana profesyonel wushu taolu yapıyorum. 2018’deki şampiyonada rakiplerimden biri Abdurrahman Akyüz’ün kayınbiraderinin oğlu yani Fatma Akyüz’ün yeğeni Dursun Ali Çapoğlu idi. Toplam dört kişi yarışıyorduk. Bu dalda Akyüz’ün yeğenini birinci yaptılar. Ben üçüncü oldum. Sıra ikinci form daoya geldi. Babama çıkmak istemediğimi söyledim. ‘Çık kılıcı kır’ dedi. Yine herkes hayretler içinde beni seyretti. Benden önce yarışan Çapoğlu da halasıyla oturarak beni seyretti. Fatma Akyüz beni ve yeğenini birinci yaptı. İkimiz de birincilik kürsüsüne çıktık. Hiç araştırmadık fakat belki de beni resmi evraklarda üçüncü bile yazmış olabilirler.”

Abdurrahman Akyüz’ün kızı Zeynep Makbule, dayısının oğlu Dursun Ali Çapoğlu ve ablası Elif Akyüz (soldan sağa)

HAKSIZCA YÖNETİLEN SİSTEMDE EMEĞİN ÖNEMİ BULUNMUYOR

Emeğinin karşılığını alamadığını düşünen genç sporcu Akyüzler hakkında soruşturma açılmadığı için de tepki gösterdi: “Çok çalıştım. Günde 5 saat antrenman yapıyordum. Okula gittiğimde derste uyuduğum oluyordu. Annemle babamın tek amacı Avrupa ve Dünya şampiyonasında dereceler elde etmemdi. Ama yaşadığımız haksızlıklar nedeniyle pes ettik ve yarışmalara katılmama kararı aldık. Çünkü bu haksızca yönetilen sistemde anladık ki çalışmalarımızın, başarımızın ya da emeğimizin bir önemi yok.”

Wushu Federasyonundan skandal şampiyonluğa ‘dünya Siyonizmi’ kılıfı

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Tutuklanan avukatlara yöneltilen suçlama: İşkence nedeniyle şikayetçi olmak

12 gündür gözaltında tutulan 39 avukattan 6’sı tutuklandı. Avukatların, işkence nedeniyle suç duyurusunda bulunmaları, insan hakları savunucularıyla temasları suç sayıldı.

BOLD – 11 Eylül’de Ankara Merkezli 7 ilde yapılan operasyonlarda 48’i avukat olmak üzere 60 hukukçu gözaltına alındı. 12 gün gözaltında kalan avukatlardan 39’u dün tutuklanma talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gözaltına alınan 39 avukattan 6’sı tutuklandı. Diğerleri ev hapsi ve adli kontrol şartıyla bırakıldı.

Tanık ifadeleri ve teknik takip yapılarak alınan avukatların gözaltı gerekçesi, 15 Temmuz’dan sonra Cemaat operasyonları kapsamında tutuklananlara avukatlık yapmalarıydı. Avukatlar, gözaltı süresinin uzatılması için 14 Eylül’de Ankara Adliyesi’ne plastik kelepçeli getirilmişti. Avukatlara yapılan bu gözaltılara İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 10 baro tepki göstermişti.

İzmir’de dün sabah yapılan operasyonlarda da gözaltına alınan 55 avukatın sorgusu ise devam ediyor. Avukatlara yapılan bu operasyonların devam edeceği iddia ediliyor.

İŞKENCE BAŞVURULARI SUÇ SAYILDI

Avukatlara yönelik operasyondan önce avukatların iki yıl boyunca teknik ve fiziki takibe alındığı da ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile soruşturmanın 2018’de başladığı ve avukatların 24 saat izlemeye alındıkları savcılıktaki belgelere yansıdı.

Avukatların müvekkillerinin yaşadıkları hak ihlalleriyle ilgili başta tanınmış hukukçular olmak üzere, insan hakları savunucuları ve  uluslararası hukuk mekanizmalarını harekete geçirmiş olmaları da savcılık tarafından suç kapsamına sokuldu. Özellikle avukatların işkence konusunda yaptıkları başvurular, örgütsel faaliyet sayıldı.

Avukatların; KHK ile ihraç edilenler, Bylock davaları, Anayasa Mahkemesine itiraz dosyalarına bakmaları, mahkeme ve savcılık kararlarına sürekli itiraz etmeleri örgüt talimatı ile işlenmiş bir suç olarak sunuldu.

Ayrıca avukatların bazı tutuklu sanıklardan ücret almadıkları, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişileri vazgeçirmeye çalıştıkları öne sürüldü ve tüm bu avukatlık çabaları suç olarak savcılık tarafından nitelendi.

AİLE ÜYELERİYLE İLGİLİ VURGU

Avukatların gözaltında işkence iddialarında bulunup defalarca suç duyurusunda bulunmaları da “Fethullah Gülen grubuyla etkin mücadele eden emniyet personelini hedef almak” olarak nitelendi. Avukatların bazılarının aile üyelerinin tutuklu olması, avukatların örgüt üyesi olduğuna ilişkin bir veri olarak savcılık tarafından mahkemeye sunuldu.

Mahkeme 6 avukatı tutuklarken diğer avukatlara ev hapsi cezası getirdi. Ev hapsi nedeniyle adliyeye gidemeyecek avukatların fiilen mesleklerini yapmaları imkansız hale geldi.

Avrupa Konseyi: Avukatların durumundan endişeliyiz

Savunmaya operasyon sürüyor: 55 avukat daha gözaltına alındı

Okumaya devam et

Gündem

“En büyük insan Erdoğan” diyen gurbetçi ekonomiden dert yananlara terörist dedi

Türkiye’de ekonomik kriz olmadığını iddia eden gurbetçinin, “Türkiye’de yaşayanlar nankörlük etmeyin! Erdoğan’dan büyük insan yok, insanların en büyüğü o.” ifadeleri gerginliğe neden oldu.

BOLD- İstanbul’da yapılan bir sokak röportajında mikrofon uzatılan gurbetçi çift, Türkiye’de ekonomik kriz olmadığını, “açız” diyerek ağlayanların restoranları dolduğunu söyleyerek AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a övgüler düzdü.

EN BÜYÜK O

Almanya’da yaşadıklarını söyleyen gurbetçiler, Türkiye’deki insan haklarına saygının Almanya’da olmadığını iddia etti. Erdoğan’a övgüler dizen gurbetçi kadın: “Türkiye’de yaşayanlar nankörlük etmeyin! Erdoğan’dan büyük insan yok, insanların en büyüğü o” diye konuştu.

GERGİNLİĞE NEDEN OLDU

Gurbetçilerin, Erdoğan ve AKP konusunda Türk vatandaşlarını suçlayıcı ifadelerine çevredekilerden müdahale geldi. Yaşadıkları sıkıntıları anlatan vatandaşlar, gurbetçi çiftten hiç beklemedikleri bir tepkiyle karşılaştı. Yaşanan tartışma sırasında Almanya’da yaşayan çift Erdoğan’ı eleştiren İstanbulluları “terörist” ilan etti. Gerginlik çiftin ayrılmasıyla son buldu. Sosyal medyada da gündem olan olayla ilgili, Almanya’da yaşamayı seçen ve sadece tatil için Türkiye’ye gelen gurbetçi çifte tepkiler vardı.

Sağlıkçılara saldıran 5 kişi gözaltına alındı

 

Okumaya devam et

Gündem

Acil serviste doktor ve hemşirelere saldıran 5 şüpheliden 2’si tutuklandı

Ankara Keçiören’de bir hastanede 5 doktor ile 5 hemşireye saldıranlara yönelik soruşturmada gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

BOLD- Ankara Keçiören’de bir hastanede sağlık çalışanlarına saldıran 5 kişi bugün gözaltına alındı. Saldırıya uğrayan ve barikat kurarak kendilerini korumaya çalışan doktor ve hemşireler şüphelilerden şikayetçi olmazken, hastane başhekiminin şikayetçi olduğu öğrenildi. İfadelerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 şüpheliden 2’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Öte yandan saldırıya ilişkin basında yeni fotoğraflar yer aldı. Hastanenin güvenlik kamerası görüntülerinden elde edilen fotoğraflarda, husumetli olduğu kişi tarafından vurulan A.Ö, hastaneye getirildikten kısa bir süre sonra yakınları da yoğun bakım servisi önünde toplanıyor.

Bir süre sonra maktulün eşi G.Ö, kayıt masasındaki bilgisayarı düşürmeye çalışıyor.

Ardından maktulün yakınlarından B.O ile olayda yaralanan F.Ö de canlandırma bölümünün kapı ve camlarını yumrukluyor.

Polisin müdahalesi üzerine maktul yakınlarından Y.Ö yoğun bakım girişindeki masaya vururken, M.D.Ö ise polis ve güvenlik görevlilerine mukavemet ediyor.

Bu esnada bazı maktul yakınlarının yoğun bakım kapısını zorlayarak içeri girmeye çalışması üzerine sağlık çalışanları, polisin oluşturduğu koridordan olay yerinden tahliye ediliyor.

Sağlıkçılara saldıran 5 kişi gözaltına alındı

Okumaya devam et

Popular