Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Abluka altında son veda: Kızının cenaze namazını kelepçeyle kıldı

Denizli’de bu sabah hayatını kaybeden 4. evre kanser hastası Ayşe Koca’nın babası Ali Koca, tutuklu bulunduğu Denizli T Tipi Cezaevinden cenazeye götürüldü. Acılı baba kızının cenaze namazını kılarken kelepçelerinin çıkarılmasına izin verilmedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Denizli Tekden Hastanesinde 17 gün kanser tedavisi gören Ayşe Koca’nın cenazesi, bugün ikindi namazından sonra Burdur’un Bucak ilçesi Köle Mezarlığında toprağa verildi. Kızının cenazesine katılmak için Denizli T Tipi Cezaevinden saat 15:15’te çıkarılan baba Ali Koca’nın cenaze namazı sırasında kelepçeleri çözülmedi. Ali Koca kızına son görevini 12 güvenlik görevlisinin ablukası altında ve kelepçeli yaptı.

BİR YIL KANSERLE MÜCADELE ETTİ

4. evre mide kanseri Ayşe Koca, bu süreçte tutuklu babası Ali Koca ile 2 kez görüşebildi. İlk görüşmeleri 3, dün gerçekleşen ikinci görüşmeleri ise sadece 5 saat sürdü. İkinci görüşme için mahkemeden izin çıkmasına rağmen savcı ilk başta izin vermedi. Daha sonra HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun girişimiyle Ali Koca hastaneye getirildi. Yüzde 90 bilinci kapalı kızının yanında 5 saat kalabilen baba, tekrar cezaevine götürüldü. Ayşe babasının geldiğini zaten anlayacak durumda değildi.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi olan Ayşe Koca’ya 8 Kasım 2019’da 4. evre mide kanseri teşhisi konuldu. Bir yandan okulunu okudu, bir yandan ayakta kemoterapilerini almaya devam etti. 18 aydır tutuklu olan babası cezaevinde üzülmesin diye hastalığının ciddiyetini ona hissettirmemeye çalıştı. Tek hayali doktor olmak olan Ayşe Koca, kanser olduğunu öğrenince “Ben bunu babama nasıl söyleyeceğim” demişti. 17 gün önce hastalık şiddetlenince hastaneye kaldırılan Ayşe Koca’nın durumundan babası o zaman haberdar oldu. O günden beri hayata tutunmaya çalışan Ayşe Koca bu sabah hayatını kaybetti.

“MELEK OLDU GÜZEL ABLAM”

Bold Medya’ya konuşan ablası Aybüke Koca, sadece “Melek oldu benim güzel kardeşim” diyebildi. Koca’nın ölümünü sosyal medya hesabından duyuran HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Maalesef kaybettik! Ayşe Koca sabaha karşı vefat etti. Genç Tıp öğrencisi kanser hastalığından kurtulamadı” dedi.

Koca’nın sosyal medya baskısı sonucu babasını son kez gördüğünü hatırlatan Gergerlioğlu, “Tek tesellimiz son nefesinden önce mahpus babasının onu görebilmesi. Mekânı Cennet olsun. Allah sabırlar versin. Çok acı, en çok da mahpus babasına dayanma gücü diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Ayşe Koca’nın cenazesi hastaneden böyle çıkarıldı.

5 GÜN PROSEDÜRLE UĞRAŞTILAR

Ali Koca’nın kızını görebilmesi için 2 kez izin için başvuru yapıldı. İlk başvuru 31 Ağustos 2020’de gerçekleştirildi. Aile 5 gün prosedürlerle uğraştı. Hastane ve cezaevi arasında belgeler gidip geldi. Ali Koca 4 Eylül Cuma günü kızının yanına gelebildi. Baba kız dayanamayıp birbirine sarılıp ağladı. Eşi ve küçük kızı Aybüke Koca ile sarılmasına ise izin verilmedi. 3 saat sonra cezaevine gönderilen Ali Koca için iki gün önce tekrar başvuru yapıldı. Çünkü Ayşe’nin durumu daha da ağırlaştı. Bilinci yüzde 90 kapandı. Doktor ancak 1-2 gün yaşar demişti. Mahkeme izin verdiği halde savcı 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nu gerekçe göstererek izin vermedi.

5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nda 116/3. maddesine göre tutuklular ancak 1. derecede yakınının yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık halleri varsa yolda geçen süre hariç olmak üzere 1 gün ziyaret edebilir. Bu mazeret izni asgari 1 ay ara ile en fazla 2 kez kullanılabilir. Bu izin sadece aynı kişi için en fazla 2 kereye mahsus verilebiliyor. Aynı ay içerisinde 2 gün ya da 2 kez kullanılması mümkün değil. Bu mazeret izninden faydalanabilmek için ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ile Cumhuriyet Başsavcılığının onayı gerekiyor.

GERGERLİOĞLU: YASA İNSAN İÇİNDİR

İlk başta izin vermeyen savcı ile yaptığı görüşmeyi de aktaran Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Dün Ayşe Koca için izin istediğimde ‘ama yasalar ayda 1 dışında mahpusun hasta yakınına izin vermiyor, siz mv. yeni yasa çıkarın’ diyen savcıya ‘insani, vicdani hal var, yasalar insan içindir, çözüm bulmalıyız’ demiştim. Bugün vefat etti. Son yıllarda hangi yasa insaniydi ki?” diye yazdı.

AİLEYE ATILAN İFTİRALAR DA ÇOK ÜZDÜ

Sabah yazarı Hilal Kaplan’ın “Kızının hastalığını bahane edip tahliye istiyor” diye yazdığı Ali Koca ve ailesi, zor geçirdikleri bu dönemde söylenen yalanlardan oldukça rahatsız oldu. Çok yıprandıklarını söyleyen Aybüke Koca, haklarında yazılan yalan, yanlış bilgilere ve iftiralara Bold Medya’ya konuşarak cevap vermişti.

METAL İŞLERİ ÖĞRETMENİYDİ, İHRAÇ EDİLDİ

Denizli Tavas’ta metal işleri öğretmeni olarak çalışırken KHK ile ihraç edilen Ali Koca (51), 8 Şubat 2019’da tutuklanıp Denizli T Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Bank Asya hesabı, sendika üyeliği, mesajlaşma programı Bylock programı ve tanık ifadelerine dayanılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Koca’nın dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyor.

Kızının kanser olduğunu öğrendiğinde İstinaf Mahkemesi’ne defalarca dilekçe veren Ali Koca’nın bu isteği dikkate alınmadı. Oysa 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nda Nisan 2020’de yapılan yeni düzenlemeye göre birinci derecede yakını ölümcül hastalığı olan tutukluların cezaları 1 yıl ertelenebilir. Ancak bu kanun Cemaat ve Kürt soruşturmaları kapsamında tutuklu ve hükümlü olanlara uygulanmıyor.

Ayşe Koca tutuklu babasıyla vedalaşıp hayata gözlerini yumdu

BOLD ÖZEL

Meriç’in taşan sularında 12 saat yürümek zorunda kalan çocukların hikayesi…

Bu fotoğraf, yaklaşık 5 ay önce Meriç Nehri kıyısındaki Yunanistan topraklarında çekildi. Anneleri arkalarından gelen iki kardeş, tanımadıkları mültecilerin omuzlarında özgürlüğe gidiyorlar.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Bu fotoğraf, dünyada ünlü Yunanistanlı yönetmen Theodoros Angelopoulos’un Ağlayan Çayır filminden değil, başka bir film karesi de değil. Gerçeğin ta kendisi.

5 Şubat 2021’de Meriç’in hemen kıyısındaki Yunanistan topraklarında çekildi.

Anneleriyle birlikte Meriç Nehri’ni geçen iki kardeş, hasbelkader aynı yolda tanıştıkları iki mültecinin omuzlarında yolculuklarını tamamlamaya çalışıyor.

Babaları yanında yok, çünkü kendilerinden önce yola çıkmış, Yunanistan’a varmıştı. Bu zorlu yolculuğu anneleriyle göze almışlardı. Tek motivasyonları babalarına kavuşmak ve sonsuz bir özgürlüğe ulaşmaktı.

Ancak yolda beklemedikleri bir şey oldu. Bir gün önce çok yağmur yağmış ve Meriç Nehri Yunanistan tarafına doğru taşmıştı.

Tarlalar su altındaydı. Bir köye varmak oldukça zor görünüyor.

Tam 12 saat Meriç’in sularında yürümek zorunda kaldılar.

Bu iki güzel insan, bir başkasının çocuğunu omuzlarında taşıyor. Hem de saatlerce. Bir baba, bir anne çocuğu için bunu yapabilir ama bir başkası…

Ve nihayetinde başardılar.

Bir ay sonra 5 Mart 2021’de, 9 yaşındaki Nurefşan Teke de annesiyle birlikte aynı yolculuğa çıktı. Ama olmadı… Bindikleri botta yaşanan panik sonucunda Nurefşan Meriç’in sularına düştü ve gitti.

Çocuklar, anneleri ve onları omuzlarında taşıyanlar, yaşadıkları şoku henüz atlamasalar da şimdi iyi durumdalar. Yolculuklarına bir süre daha kimliklerini açıklamadan devam edecekler.

Bugün 20 Haziran Dünya Mülteci Günü. Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü’nün (UNHCR) açıkladığı en güncel verilere göre 2020 yılı sonu dünyada toplam sayısı 82,4 milyon var. Ülkelerindeki savaştan, şiddetten, zulümden ve insan hakları ihlallerinden kaçmak zorunda kalan insanlar yurtlarını böyle zorlu şartlarda terk ediyor. Kimi sağ salim hedefine ulaşıyor kimi yollarda yitip gidiyor.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

15 Temmuz gecesi ihraç edilen 2 bin 740 hakim ve savcıyı 2013’te fişlediler

15 Temmuz gecesi 2 bin 740 hakim ve savcının ihracının faillerinden biri daha ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, HSYK üyesi ve Müsteşarlık görevlerinde bulunan Birol Erdem, Yargıtay’da yargılandığı davada ‘itiraflarda’ bulundu. Erdem, 2013 yaz aylarından itibaren Gülen Hareketine yakın olduğu gerekçesiyle hakim-savcıları fişlediklerini itiraf etti. Erdem, fişleme toplantılarını Yargıtay üyesi Harun Kodalak, HSK üyesi Halil Koç, Cumhurbaşkanlığından Metin Kıratlı ve AYM üyesi Basri Bağcı’yla yaptıklarını itiraf etti.

BOLD ÖZEL – Eski HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz’ın 15 Temmuz gecesi 2 bin 700 hakim ve savcının ihracıyla ilgili “Elimizdeki liste bir gecede yapılmadı, 3 yıldır çalışıyorduk” sözleriyle anlattığı fişlemeyi doğrulayan bir itiraf daha gündeme geldi.

Söz konusu itirafları Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, HSK üyeliği ve Müsteşarlık görevlerinde bulunan Birol Erdem, Yargıtay 9. Ceza Dairesinde silahlı terör örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla yargılandığı davada yaptı. Erdem, 2013 yazından itibaren Yargıda Birlik Platformu toplantılarında Gülen Hareketine yakın hakim ve savcıları fişlediklerini söyledi.

ERDEM NASIL BERAAT ETTİRİLDİ?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Gülen Hareketi yöneticisi olduğu iddiasıyla 22,5 yıla kadar hapis talebiyle yargılanan Birol Erdem’i itirafları sonrası beraat ettirdi. Daire kararında, Erdem’in eyleminin örgüt üyeliği kapsamında olduğu ve nihai amacı bilmediği belirtilerek şu gerekçeyle beraat kararı verdi: “…sanığın örgütün hiyerarşisi içinde bulunduğu zaman dilimi itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği gibi, bu amacın kamuoyu tarafından da bilinmediği, TCK’nin 30/1 maddesinde düzenlenen, “Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kişi kasten hareket etmiş olmaz.” hükmü gereğince sanığın CMK’nun 223/2-c maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.”

BİNLERCE  KİŞİYE AĞIR CEZALAR VERİLDİ

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 1996 yılından itibaren Gülen Hareketi’nin içinde olduğunu, sohbetlere katıldığını, Personel Genel Müdürlüğünde hakim-savcı alımlarını yaptığını söyleyen Erdem’i cemaatin nihai amacını bilmediği ve kasten hareket etmediği gerekçesiyle beraat ettirdi. Yargıtay, on binlerce Gülen Hareketi mensubu için suç delili sayılan bu eylemleri Birol Erdem için suç teşkil etmediğini belirterek, beraatine gerekçe yaptı. Halbuki binlerce Gülen Hareketi mensubuna Erdem’e göre daha hafif iddialarla -Bylock kullanma, Bank Asya’ya para yatırma, sohbetlere katılma ve sendikaya üye olma gibi- ağır cezalar veriliyor. Yargıtay da bu cezaları onuyor.

YARGITAY VE DANIŞTAY ÜYELERİNİN İSİMLERİNİ HAKAN FİDAN’A VERDİM

Birol Erdem ise 9. Ceza Dairesindeki davada, 2013 yazından itibaren hakim ve savcıları fişledikleri itirafında bulundu. Erdem, 2014 HSYK seçimleri öncesi bakanlığın ve idari yargının listelerini hem arkadaşlarına hem de HSYK’ya gönderdiğini, idari yargının listesinin bir örneğini de Yargıtay Danıştay üyelerinin isimleri ile birlikte MİT müsteşarı Hakan FİDAN’ a verdiğini söyledi. Erdem, ifadesinde şunları kaydetti: “MİT müsteşarı Hakan FİDAN’a idari yargının tam listesiyle beraber elden verdiğini, Hakan FİDAN’ın bunu internet ortamında yayınlamasını söylemesi üzerine kendisinin de “Benim böyle bir imkânım yok, sosyal medya kullanmıyorum.” dediğini, arkasından bir iki gün içinde verdiği bu isimlerin tamamını kendisinin verdiğim sırayla ve sayıyla internette yayınlandığını ve tüm Türkiye’nin paralel yapı mensubu Yargıtay ve Danıştay üyelerini 2014 yılının başlarında öğrenmiş olduğunu…”

Birol Erdem’in Yargıtay’da verdiği ifade.

PARALEL YAPI MENSUPLARININ LİSTESİNİ ÇIKARDIK

Erdem ifadesinde hakim ve savcıları fişlemeye 2013 yazında başladıklarını, fişlemeye Ankara Adliyesinden Harun Kodalak , HSYK’dan Halil Koç, Rasim Aytin, bakanlıktan ise Metin Kıratlı Aytekin Sakarya, Serdar Mutta, Bilgin Başaran ve Basri Bağcı’nın da destek verdiğini söyledi. Erdem hazırladıkları listeleri, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Şeref Malkoç, Mustafa Şentop ile Adalet Bakanları Sadullah Ergin ve Bekir Bozdağ’a verdiğini belirtti.
Erdem, şunları kaydetti: “Örgütle mücadele konusunda yaptığı önemli çalışmalardan bir tanesinin de Yargıda Birlik Grubu fikrini gündeme getirmek olduğunu, 2013 yaz aylarında – 2014 HSYK seçimlerine yönelik çalışma yapmak üzere- bakanlıktaki arkadaşları ile birlikte bu grubun çekirdeğini oluşturduğunu, daha sonraki toplantılarda Ankara Adliyesinden Harun KODALAK, HSYK’ dan Halil KOÇ, İsmail AYDIN ve Rasim AYTİN’in de katıldıklarını, Bakanlıkta ise bu faaliyetlerde Metin KIRATLI, Aytekin SAKARYA, Feyzullah TAŞKIN, Muharrem ÜRGÜP, Veysel BEKTAŞ, Serdar MUTTA, Bilgin BAŞARAN ve Basri BAĞCI”nın yer aldıklarını, adı geçenlerle birlikte yaptıkları toplantılarda öncelikle teşkilattaki paralel yapı mensuplarını tanımak üzere bir çalışma başlattıklarını, Bakanlıktaki arkadaşlarının bakanlıktakilerin listesini, idari yargıdan iki arkadaşın idari yargının listesini çıkardıklarını, Adli yargının listesi ile ilgili çalışmalar devam ederken kendisinin görevden ayrıldığını… Yargıtay ve Danıştay’da FETÖ mensuplarının tespitine dönük yürüttüğü çalışmalar sonucu hazırladığı FETÖ’cü Yargıtay ve Danıştay üyelerinin listesinin birer örneğini MİT müsteşarı Hakan FİDAN, Şeref MALKOÇ, Mustafa ŞENTOP, Adalet Bakanı Sadullah ERGİN, o görevden alındıktan sonra da Adalet Bakanı olan Bekir BOZDAĞ ile siyaset dünyasında ve kamu bürokrasisinde etkin üst düzey bazı kamu görevlilerine teslim ettiği…”

MEHMET YILMAZ: 3 YILDIR ÜZERİNDE ÇALIŞIYORDUK

Dönemin HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, 15 Temmuz gecesi 2740 hakim ve savcının görevden “alınmasıyla ilgili listeleri 3 yıldır hazırladıklarını açıklamıştı. Karar yazarı Elif Çakır’a konuşan Yılmaz, 15 Temmuz darbe gecesinin sabahında HSYK 2. Daire olarak 2740 hakim ve savcıyı açığa aldık. Ancak o liste bir gecede hazırlanmış bir liste değil. Üç yıldır üzerinde çalışıyorduk” dedi.

Alman hükümetinin Orhan İnandı’nın akıbetini sorduğu ortaya çıktı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

8 aylık hamile Büşra Erdoğan gözaltına alındı

Bir ay sonra bir kız bebek dünyaya getirecek olan Büşra Erdoğan dün akşam Ayvalık Kaçakçılık Organize Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alındı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Hamile kadınlar gözaltına alınmaya devam ediyor. Gülen Hareketi soruşturmalarında yargılanan Büşra Erdoğan ve eşi Halit Erdoğan dün akşam Ayvalık’a gözaltına alındı. Ayvalık Kaçakçılık ve Organize Şube’de tutulan 25 yaşındaki Büşra Erdoğan’ın 8 aylık hamile olduğu öğrenildi. Erdoğan’ın ne zaman mahkemeye çıkarılacağı belli değil.

Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan Büşra Erdoğan Bursa’da özel bir kız yurdunda idarecilik yaptığı için Ekim 2016’da tutuklandı. 14 ay Bursa Yenişehir Cezaevinde kalan Büşra Erdoğan’ın mahkemesi 4 yıldır devam ediyordu. Karar mahkemesi ekimde görülecek. Eşiyle aynı gün tutuklanan Halit Erdoğan ise Bandırma Cezaevinde 8 ay kaldı. 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Erdoğan’ın dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyor.

5 aylık hamile kadın 5 gündür gözaltında

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0