Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Abdüllatif Şener’den “Muhalefet daha cesur olmalı” çıkışı

İktidarın seçim kaybetme endişesi yaşadığını belirten CHP Milletvekili Abdüllatif Şener, bununla ilgili seçim kanununda değişiklik yapmak istediğini belirtti. Cumhur İttifakı’nın giderek güç kaybettiğini hatırlatan Şener, bu süreçte muhalefetin daha cesur olması gerektiğini kaydetti.

BOLD – İktidarın izlediği ana stratejinin muhalefetin güç birliği oluşturmasını engellemeye dönük olduğunu belirten CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, bunun karşısında muhalefetin demokrasi etrafında bir araya gelmesi ve daha cesur olması gerektiğini söyledi.

SEÇİM KAZANMA TEREDDÜDÜ YAŞIYOR

Eski Başbakan Yardımcısı ve CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Ankara siyasetin gündeminde olan erken seçim tartışmaları, siyasi partiler ve seçim yasasında beklenen gelişmeler ve ittifak gündemine dair Mezopotamya Ajansından Diren Yurtsever’e değerlendirmelerde bulundu. AKP ve MHP’nin seçim yasası üzerinde bir süredir çalıştığını ve bu gündemin mevcut seçim yasasıyla seçim kazanma konusunda iktidarın yaşadığı tereddüde işaret ettiğini belirten Şener, “Kaybetme korkusu çok derin görünüyor. Ama bu aynı zamanda kendi çelişkilerini de gösteriyor. Bu korku ve endişenin iktidar partisini kurtaracağını zannetmiyorum” dedi.

‘CUMHUR İTTİFAKI GİDEREK KÜÇÜLÜYOR’

Cumhur İttifakı’nın giderek küçüldüğünü ifade eden Şener, “Bazı partilerin ittifak açıklamasının ötesinde partilerine vaktiyle oy vermiş olan seçmen kitlelerinin o partinin yönlendirdiği istikamette oy verme kabiliyetlerinin ne olduğunu incelemek lazım. Gördüğüm kadarıyla bir önceki veya daha önceki seçimlere göre ne Milliyetçi Hareket Partisi’ne de Adalet ve Kalkınma Partisi kendi seçmen kitlelerini daha büyük çoğunlukla belli bir ittifak çatısı altında tutma güçleri kalmamıştır. Şu anda ekonomi o kadar kötü vaziyettedir ki bütün gelir grupları ezilmiş ve hükumetin izlediği politikalardan şikayetçi” dedi.

OYLARI GİDEREK AZALACAK

Cumhur İttifakı’nın başka partileri ittifak çatısı altına alamayacağını belirten Şener, “Birincisi; İyi Parti’ye verdikleri mesaj ters tepmiştir ve İyi Parti tabanı büyük çoğunlukla başta Erdoğan olmak üzere hükumetin izlediği politikalara büyük tepki içerisindedir. Nitekim parti yönetimi de bunu bildiği için sıcak bakmamıştır. İkincisi; Cumhur İttifakı’nın Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi dışında yeni bir partiyle genişleyeceğine dair hiçbir belirti yoktur. Cumhur İttifakı açısından süreç ne kadar uzarsa oyları da o kadar azalacaktır” dedi. Şener, Cumhur İttifakı’nın mevcut haliyle devam etmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

“MİLLET İTTİFAKI GENİŞLEYEBİLİR”

Gelecek Partisi ve DEVA Partisi gibi yeni kurulan partilerin Millet İttifakı’na yakın olduğunu dile getiren Şener, önümüzdeki dönemde Millet İttifakı’nda gelişmeler olabileceğini aktardı. Şener, “Türkiye’nin bir normalleşmeye ihtiyacı var. Türkiye’de bu kötü ve yanlış gidişi durduracak bir çıkışa ihtiyaç var. Bunu sağlamanın yolu her şeyden önce birinci planda Erdoğan iktidarının bir molaya ihtiyacı olduğudur. İttifakın önümüzdeki seçimlerde Millet İttifakı lehine hem tabanda hem tavanda genişleyeceğini ama Cumhur İttifakı’nın da tabanda kesinlikle desteğini kaybedeceğini ve kurumsal olarak da parti bazında da yaralar alabileceğini söyleyebilirim” dedi. Muhalefet kanadının bir güç birliğine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Şener, muhalefetin daha cesur olması gerektiğini kaydetti.

Bu Türkiye’nin hikayesidir: Davlumbazı unutmuşlar!

Gündem

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Sedef Kabaş’ın tutuklanması için ‘üzüntü duyuyoruz’ açıklaması

‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla hakkında soruşturma açılan gazeteci Sedef Kabaş, hafta sonu tutuklandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

BOLD – Gazeteci Sedef Kabaş’ın ‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla tutuklanmasına ABD tepki gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price “İfade özgürlüğünün demokrasiyi güçlendirdiğine ve korunması gerektiğine inanıyoruz, bazılarını rahatsız edebilecek veya tartışmalı ifadeler olduğunda bile” dedi.

İstanbul 16. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama kararının gerekçeleri arasında, öngörülen cezanın “alt ve üst sınırı nedeniyle kaçma ve saklanma” ihtimalinin yüksek olmasını, bu nedenle bu aşamada “adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz” kalacak olmasını ve “tutuklamanın ölçülü olduğu kanaati”ne varılmasını saydı.

Karara imza atan hakimin sadece 3 yıl 10 ay tecrübesi olduğu ve İstanbul Sul Ceza Hakimliği’ne atanmasının da Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kendi koyduğu ilke kararlarına aykırı olduğu belirlendi. Hakimin ayrıca Osman Kavala’nın tutukluluk kararına imza atan hakim olduğu ortaya çıktı.

Karara, adı ‘Erdoğan’ın hukuçusu’na çıkan ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa ve kanun değişikliklerinde danıştığı isimlerden biri olan ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç dahi isyan etti.

“Salt hakaret suçundan dolayı tutuklama kararı verilmesi asla kabul edilemez” diyen Özgenç sözlerini şöyle sürdürdü: “Malum karar, uluslararası camiada bizi rezil etmekten başka bir sonuç doğurmaz.”

AİHM, Türkiye’yi yine mahkum etti: Deniz Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödenecek

Okumaya devam et

Gündem

AİHM, Türkiye’yi yine mahkum etti: Deniz Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödenecek

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Die Welt gazetesi için çalışan İlker Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti. Türkiye, Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu adam terörist, gazeteci değil” dediği, serbest bırakılması için dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel’in araya girdiği ve yaklaşık 1 yıl tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan gazeteci Deniz Yücel, Türkiye aleyhine AİHM’de açtığı davayı kazandı.

AİHM, Yücel’in ifade ve düşünce özgürlüğünün Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da dahil olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

DAVA 2017 YILINDA AÇILDI

AİHM, Yücel’in 2017 yılında yaptığı başvuruyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) güvenlik ve özgürlükle ilgili 5. maddesinin 1. ve 5 fıkralarıyla, ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Gerekçeli kararda, Yücel’in suç işlediğinden şüphelenmek için “makul bir neden olmadan” gözaltına alınarak duruşma öncesi tutuklu kaldığı ifade edildi.

ANAYASA MAHKEMESİ’NE ELEŞTİRİ

AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin daha sonra Yücel’i haklı bulmasına rağmen kendisine uygun bir maddi tazminat ödeme kararı almamasını da ihlal nedeni saydı.

AİHM, eleştirel görüşleri yüzünden ve makul bir gerekçe olmadan Yücel’in gözaltına alınmasının hem kendisi hem de toplum için olumsuz etkileri olacağından dolayı ifade ve düşünce özgürlüğünün de ihlal edildiği görüşüne vardı.

Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da içinde olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

TUTUKLANMA NEDENİ BERAT ALBAYRAK HABERİ

Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel, dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın özel e-posta adresinin RedHack tarafından hacklenmesine ilişkin kaleme aldığı haberiyle ilgili ifade vermek üzere 14 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınmış; “terör örgütü propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla sevkedildiği mahkemece 27 Şubat 2017’de tutuklanmıştı.

ERDOĞAN “TERÖRİST” İLAN ETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan ise konu hakkında şöyle konuşmuştu:

“Bütün bu olayların nedeni meğerse bu teröristmiş. Bu adam terörist, gazeteci değil ve Alman yönetimi ne yazık ki, benim bakanlarımı böyle bir teröristle aynı teraziye oturtuyor. Sıkıntı burada. Almanya Başbakanı Angela Merkel, bana ‘Serbest bırakırsanız memnun oluruz’ dedi. Dedim ki o gazeteci değil terörist. Deniz Yücel bir ay Almanya Başkonsolosluğu’nda saklandı. Bu adam terörist, gazeteci değil.”

1 YIL HAPİS YATTI, MERKEL DEVREYE GİRDİ

Deniz Yücel, 14 Şubat 2017 ila 16 Şubat 2018 tarihleri arasında Türkiye’de tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı. Yücel’in tahliye edilmesi için Almanya Başbakanı Angela Merkel de devreye girmişti.

Anayasa Mahkemesi (AYM) 2019 yılında aldığı kararda Türkiye’de bir süre tutuklu yargılanan gazeteci Deniz Yücel’in kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile basın ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği kararı vermiş ancak tazminata hükmetmemişti.

Ankara TEM’de işkence var: Barodan ses yok

Okumaya devam et

Gündem

Gergerlioğlu: Ankara Emniyet’te işkence iddiaları var, açıklama bekliyoruz

İnsan hakları savunucusu HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında bulunan kişilere yönelik işkence yapıldığına dair iddiaları gündeme getirdi. Gergerlioğlu, İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliği’nden açıklama beklediklerini söyledi. 

BOLD – İnsan hakkı ihlallerini gündeme getirdiği için haksız yere milletvekilliği düşürülen ve hapse atılan HDP Milletvekili Gergerlioğlu, cezaevinden çıktıktan sonra da mağduriyetleri gündeme getirmeye devam ediyor.

Gergerlioğlu Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “İşkence insanlık suçudur ve failler bir gün mutlaka hesap verir. Bir milletvekili olarak gerekenleri yapıyorum.” ifadesini kullandı. Ankara TEM’de onlarca kişiye işkence yapıldığına dair iddialar bulunduğunu ifade eden Gergerlioğlu, yetkilileri açıklama yapmaya çağırdı.

Okumaya devam et

Popular

Shares