Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

“Döviz cinsi iç borç 2 yılda 38 milyar dolara ulaştı”

Gelecek Partisi Hazine ve Maliye Politikaları İzleme Kurulu Başkan Yardımcısı Kerim Rota, Hazine’nin döviz cinsi iç borcunun 2 yılda sıfırdan 38 milyar dolara çıktığını vurguladı: “Bunu için ya gerçekten çok çaresiz ya da çok bilgisiz olmanız gerekiyor.”

BOLD – Türkiye’yi kuşatan ve koronavirüs salgın döneminde kendini daha çok belli eden ekonomik kriz borçlanmayı beraberinde getirdi. Gelecek Partisi Hazine ve Maliye Politikaları İzleme Kurulu Başkan Yardımcısı Kerim Rota, özellikle Hazine’nin pozisyonuna işaretle döviz cinsi iç borcunun iki yılda sıfırdan 38 milyar dolara yükseldiği bilgisini verdi. Söz konusu duruma literatürde ilk günah denildiğini belirterek “Bunu yapmanız için ya gerçekten çok çaresiz ya da çok bilgisiz olmanız gerekiyor” dedi.

NE KADAR SÜRECEĞİ MİLLETİN FAKİRLİĞE DAYANMA GÜCÜNE BAĞLI

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’a konuşan Rota, Türkiye’nin Kredi Garanti Fonu (KGF) gibi önemli bir silahı ihtiyaç duyulmayan 2017’de heba ettiğini kaydetti. Batık kredilere dair de “Özellikle tüketici ve esnaf kredilerinde ana para ödemeleri Ekim’de başlayacak. Cirolarda ciddi artış göremedik, bunların ödemelerinde ciddi sıkıntı olacağı kesin. Bu kadar fütursuz kredi genişlemesinin bankalara veya kamuya tahsili gecikmiş alacak olarak yansıması kaçınılmaz” diye konuştu. Kurlardaki yüksek oynaklığa, yüksek enflasyona, yüksek faizlere ve yüksek işsizliğe dikkat çekerek “Bunun ne kadar sürdürülebileceği sorusunun cevabı, milletin fakirleşmeye ne kadar dayanacağıyla ilgili” yorumunu yaptı.

15-29 YAŞ ARASI 5,5 MİLYON EV GENCİMİZ VAR

Kişi başı gelirin yıl sonunda 8 bin 300 dolara düşeceği uyarısı ile mevcut tabloyu şöyle resmetti: “Geldiğimiz nokta şu, program tanımlı bütçe açığı neredeyse yüzde 6’ya ulaşmış. Asgari ücret neredeyse Avrupa’nın en düşüğü hâline gelmiş. Enflasyon hâlâ çift hanede. 2020 sonu enflasyonu büyük olasılıkla yüzde 11-12 olacak. İşsizlikte tarihi zirvedeyiz. 5,5 milyon 15-29 yaş arası ev gencimiz var.” Yapılması gerekenin ‘sürdürülebilir’ enflasyon, düşük faiz ve büyüme olduğunu söyleyerek “Bunların başından ‘sürdürülebilir’i atarsanız düşük faiz, enflasyon ve büyümeyi 3 aylığına başarırsınız. Dördüncü ayda faizler, enflasyon yükselmeye başlar büyümeniz kalıcı olarak düşer” diye konuştu.

DEMOKRASİ VE BAĞIMSIZ YARGI OLMADIKÇA HEPSİ GEÇİCİ PANSUMAN

Rota, bundan sonra atılması gereken adımları ise şu şekilde sıraladı: “Kısa vadede yerli, yabancı yatırımcılara ‘faizim şu’ diye açıkça iletilmeli, ona uygun bankalar fonlanmalı. Kurda seviye belirleme işinden acil vazgeçilmeli. Bunun iletişimi piyasayla iyi yapılmalı. Dövizi dövizle tutma hevesinden vazgeçilmeli. Bankacılık sistemine ve özerk kurumlara müdahaleden vazgeçilmeli ve buralara liyakatli kişiler atanmalı. Gerçekçi bir bütçe revizyonu yapılmalı. Bu yılki büyüme hedefi resmi olarak hâlâ yüzde 5. Devletin nerede ne kadar tasarruf edeceği ortaya konulmalı. Tabi Türkiye’nin gerçek demokrasisi ve bağımsız yargısı olmadıkça bunlar kısa vadeli kazanımla geçici pansuman olacaktır.”

Berat Albayrak CEO’luğu döneminde Aktifbank’ı pornografi sektörüyle çalıştırmış

Ekonomi

Devlete SAİK’le özel şirketlere el koyma yetkisi

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan, Sanayileşme İcra Komitesinin (SAİK) görev ve yetkilerinin belirtildiği bir maddesi, özel şirketlere el koyma yetkisi olarak değerlendirildi.

BOLD – Resmi Gazete’de 14 Ekimde yayımlanan 68 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesini sağlamak, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman süreçlerini kolaylaştırmak üzere yeni bir komite kurulduğu duyuruldu. Kısa adı SAİK olan Sanayileşme İcra Komitesinin başkanlığını da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan yapacak.

SAİK’in Görev ve yetkilerinin de sıralandığı Kararnamenin 4’üncü maddesinin e bendi tartışmalara neden oldu. Tartışmaların nedeni ise bu maddeyle devlete istediği her özel şirkete el koyabilme yetkisi vermesi.

Tartışmalı madde şöyle: “Ülke için kritik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapılarında, yurtiçi üretimin sürekliliğini ve ulusal güvenliği riske atabilecek değişikliklere ilişkin yapılacak işlemler konusunda karar almak.”

EL KOYABİLİR SAT DİYEBİLİR

Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Uğur Emek Sözcü gazetesine yaptığı açıklamada “e” bendindeki ifadenin muğlak olduğunu belirtti. Emek, “Bu kararnameyle devlet riskli gördüğü şirkete el koyabilir, bana sat diyebilir” ifadelerini kullandı.

Kararnamede amacın yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin artırılması olarak gösterildiğini kaydeden Emek, “Kararnamenin ideal bir biçimde uygulandığını varsaydığımızda, bu amaç çerçevesinde yerli üretimdeki bir faaliyette bir şey yapmaması gerekiyor. Ancak yabancı ortaklık söz konusu olduğunda devreye girmesi gerekiyor. Risk gördüklerinde de bir karar alınması öngörülmüş. Bu kararda “Yabancı ortağı sokma” diyebilirler. Şirket satmakta ısrar ettiğinde, “Varlık Fonu’na alıyorum” diyebilirler” diye konuştu.

EL KOYMA ETKİSİ YARATIR

Devletin almak istediği şirketle fiyatlandırma konusunda sorun yaşayabileceğini belirten Prof. Uğur Emek: “Devlet benim anlaştığım fiyattan alırsa benim için sorun yok. Ama ben 100 milyona anlaşmışken, 50 milyona, 30 milyona alıyorum, derse bu benim mülkiyet hakkıma müdahale anlamına gelir. El koyma etkisi yaratır” dedi.

Uygulamanın dünyadaki benzerlerinden örnekler veren Emek açıklamasının devamında şunları söyledi: “ABD’de uygulanıyor, özellikle Çin’e karşı, ABD böyle bir önlem aldı. Çinlilerin doğrudan yabancı sermaye girişine izin vermiyorlar Amerika’da. Kararname bu niyetle hazırlanmış gibi duruyor. Dünyada bir trend var. Ticaret savaşlarının başlamasına neden olan Çin’in sanayileşme politikası var. Çin Devleti, kendi şirketlerine, yabancı şirketleri satın alsın diye, para veriyor. “Gidin satın alın ve oradaki teknolojiyi bana getirin” diyor. Mesela Çinli Midea Group, dünyanın en büyük sanayi robotu üreticisi Alman Kuka’yı satın aldı, Almanya ayağa kalktı. Bizimkilerin de bu kararnameyle bir yetkilendirmesi olmuş. Yani risk görülen şirketleri yabancı bir şirket almaya kalktığında bunu izleyelim diye bir karar alınmış.”

‘İhbar var’ diyerek HDP Diyarbakır il binasını basan polis HDP’li 3 başkanı gözaltına aldı

Okumaya devam et

Ekonomi

Merkez Bankası faiz artırımı yapmadı: Dolar ve euro fırladı

Merkez Bankası, beklenen faiz artırımıyla ilgili karar almadı. Bu gelişmenin ardından dolar 15 kuruştan fazla arttı. TÜSİAD baş ekonomisti karara tepki gösterdi.

BOLD – Merkez Bankasının bugün yaptığı ve piyasaların faiz artırımı beklediği toplantıdan tahmin edilen sonuç çıkmadı. Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 10,25’te sabit tuttu.

Merkezi’in faiz kararı sonrası dolar ani bir sıçrama yaptı. Gün içinde 7,78 TL’ye kadar gerileyen dolar, bir anda 7,96’ya kadar çıktı. Dolar, saat 14.05 itibariyle 7,93 TL seviyesinde seyrediyor. Euro ise 9,24 TL seviyesindeyken Merkez’in kararı sonrasında 9,39 TL seviyesine yükseldi.

Merkez Bankasının faiz artırmama kararı ardından en dikkat çeken tepki TÜSİAD’dan geldi. TÜSİAD’ın baş ekonomisti Zümrüt İmamoğlu, kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Bir şey diyemiyorum artık” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası Para Piyasaları Kurulu toplantısı ardından yapılan değerlendirme şöyle:

Küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyalleri gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizlikler devam etmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genişleyici parasal ve mali duruşlarını sürdürmektedir. Salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından takip edilmektedir.

İktisadi faaliyetteki toparlanma devam etmektedir. Son dönemde atılan politika adımlarıyla birlikte ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğilimi belirginleşmiştir. Salgın tedbirleri kapsamında uygulanan destekleyici politikaların kademeli olarak geri alınmasıyla ithalatta öngörülen dengelenmenin başladığı görülmektedir. Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir.

Güçlü kredi ivmesiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanma ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler neticesinde enflasyon öngörülenden daha yüksek bir seyir izlemiştir. Enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla para politikası ve likidite yönetimi kapsamında atılan adımlarla finansal koşullarda belirgin bir sıkılaşma sağlanmıştır. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasıyla birlikte, likidite yönetimindeki esnekliğin arttırılmasına ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar vermiştir.

Kurul, dezenflasyon sürecinin yeniden tesis edilmesinin, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’den yeni 3’lü gelir formülü: Sigara, kumar ve ceza

AKP’nin Meclis’e sunduğu 2021 bütçe cetvellerinde tütün mamulleri, şans oyunları ve trafik cezalarında gelir artışı hedefi dikkat çekti. Tütün mamullerinden yüzde 6.6 vergi artışıyla 65.5 milyar lira, şans oyunlarından yüzde 28.6 artışla 4.1 milyar lira gelir bekleniyor. Trafik cezalarından beklenen gelir ise 6 milyar lira.

BOLD – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2021 bütçesini dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sundu. Bütçe cetvellerinde bazı vergilerde artış öngörüldü.

Vergi gelirlerinde en çok dikkat çeken ise tütün mamulleri, şans oyunları ve trafik cezaları kalemlerinden beklenen gelirlerle ilgili artış oldu.

SİGARA VE ŞANS OYUNLARINDAN GELİR BEKLENTİSİ

Cumhuriyet’in haberine göre gelecek yıl vergilerden yüzde 16.4 artışla 1 trilyon 58 milyar lira gelir bekleniyor. Tütün mamullerinden yüzde 6.6 artışla 65.5 milyar lira, şans oyunlarından yüzde 28.6 artışla 4.1 milyar lira gelir hedefleniyor. Uygulamaya yeni giren Değerli Konut Vergisi’nden 350 milyon lira gelir bekleniyor.

PARA CEZALARI YÜZDE 10.6 ARTACAK

Para cezalarından beklenen gelir yüzde 10.6 artışla 19.2 milyar lira. Bu kapsamda trafik cezalarından beklenen gelir ise 6 milyar lirayı aşıyor. Yine gelecek yıl harçlardan yüzde 13.1 artışla 35.1 milyar lira, taşınmaz satışından yüzde 8.5 artışla 3.1 milyar lira gelir bekleniyor.

Oktay, SGK’ye yapılan transferlerin gelecek yıl yüzde 18.7 artarak 259.7 milyar liraya yükseltildiğini bildirdi.

Sefaletin resmi: 2.6 milyon yaşlı asgari ücretin 3’te 1’i ile geçinmeye çalışıyor

Okumaya devam et

Popular