Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Avrupa Konseyi: Avukatların durumundan endişeliyiz

Avrupa Konseyi raportörleri, Türkiye’de avukatlar üzerinde baskı oluşturulmasından endişeli olduklarını açıkladı.

BOLD – Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) İnsan Hakları Raportörü Alexandra Louis, Türkiye’de hukukçuların karşı karşıya kaldığı baskılar nedeniyle endişeli olduklarını açıkladı.

Avukatların mesleklerini yaptıkları için cezalandırılamayacaklarına ve muğlak suçlamalar üzerinden yargılanamayacaklarına dikkat çeken Louis, Türk makamlarından avukatlara yönelik baskılara son vermelerini istedi.

Son haftalarda avukatlık bürolarına düzenlenen baskınlara işaret eden Louis, “Bu müdahaleler, avukatların işlerini yapabilmesi için doğru koşulların yaratılmasına katkı sağlamıyor” diye konuştu.

Raportör yardımcıları Thomas Hammarberg ve John Howel da Türk makamlarına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve hukuk devleti standartlarına saygı göstermeleri çağrısında bulundu.

Türkiye’de son haftalarda Hizmet Hareketi’ne yönelik operasyonlarda çok sayıda avukat gözaltına alındı. Son olarak bugün İzmir merkezli 19 ilde düzenlenen operasyonlarda 27’si avukat 55 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.

Geçen hafta da Ankara merkezli operasyonlarda 48 avukat, 7 stajyer avukat, 3 ihraç hakim, 1 ihraç hakim adayı ile 1 hukukçu olmak üzere toplam 60 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Türkiye’de hukukçular ve barolar, operasyonların savunma hakkının ihlali olduğuna dikkat çekerken uluslararası insan hakları örgütleri de avukatların gözaltına alınmasına tepki gösteriyor.

Washington merkezli İnsan Hakları İzleme örgütünden geçen hafta yapılan açıklamada “Gözaltılar, Türkiye hükümetinin hukukun üstünlüğüne ve avukatların şüphelilere etkili bir savunma sağlamadaki rolüne saygısızlığını ürpertici bir şekilde göstermektedir. Terörizm iddiaları kılıfı ile yürütülen gözaltı ve baskınlar, uluslararası hukuku ihlal ederek avukatları müvekkillerinin işlediği iddia edilen suçlarıyla tanımlamaya çalışmakta ve adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir” ifadelerine yer verilmişti.

El Arabiya: Türkiye siyasi muhalifleri kaçırıyor ve işkence ediyor

Dünya

Suudi Arabistan’da Fransız konsolosluğunun güvenlik görevlisine saldırı

Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde Fransız konsolosluğunda güvenlik görevlisine saldıran bir Suudi vatandaşı tutuklandı. Bu arada Fransa’nın Avignon kentinde vatandaşları silahla tehdit eden bir kişi polis tarafından vuruldu.

BOLD – Suudi Arabistan’ın Cidde kentindeki Fransız Konsolosluğuna bugün kesici aletle düzenlenen saldırıda bir güvenlik görevlisi yaralandı. Fransa’nın Suudi Arabistan Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada saldırganın gözaltına alındığı ve yaralanan güvenlik görevlisinin de hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Saldırganın motivasyonuna dair bir açıklama yapılmadı.

Açıklamada, “Saldırgan Suudi güvenlik güçleri tarafından saldırının ardından derhal gözaltına alındı. Güvenlik görevlisi hastaneye kaldırıldı ve hayati tehlikesi bulunmuyor” ifadesi kullanıldı. Saldırıyı kınayan Büyükelçilik, Fransız vatandaşlarına da “son derece dikkatli” olmaları uyarısında bulundu.

Cidde’nin bağlı olduğu Mekke bölgesi polis yetkilileri saldırganın Suudi uyruklu olduğu bilgisini paylaştı. Ancak güvenlik görevlisinin milliyeti konusunda bilgi verilmedi.

Suudi yetkililer de, Fransız Büyükelçiliği de saldırının nedenine ilişkin açıklama yapmadı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Hazreti Muhammed karikatürlerini yayınlanmasını savunan açıklamalarının ardından geçen hafta Müslüman ülkelerde Fransa’ya karşı protesto gösterileri düzenlenmiş, Macron’un açıklamaları devlet ve hükümet düzeyinde de kınanmıştı.

SİLAHLA TEHDİT EDEN KİŞİ POLİS TARAFINDAN VURULDU

Bu arada Fransa’nın güneyindeki Avignon kentinde yer alan Montfavet bölgesinde çok sayıda kişiyi silahla tehdit ettiği öne sürülen bir kişinin polis tarafından vurulduğu bildirildi.

Fransız polisi, söz konusu kişinin vurularak etkisiz hale getirildiği yönündeki haberleri doğruladı. Europe 1 radyosu, saldırganın eylemi sırasında “Allahu Ekber” diye bağırdığını duyurdu.

Avignon’daki eylemin Nice’deki bıçaklı saldırıyla ilgilisinin olup olmadığı henüz bilinmiyor. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtiliyor.

Fransa’nın Nice şehrinde bıçaklı saldırı: En az üç kişi öldü

Okumaya devam et

Dünya

Umutlar aşıda! Peki aşı ne durumda?

Koronavirüs sebebiyle dünyada ölümler 1 milyon 200 bin sınırına dayandı. Gözlerin çevrildiği aşıda henüz kesin sonuç yok ama İngiliz, İsveç ve Alman firmaların üzerinde ortaklaşa çalıştığı aşının yılbaşında hazır olabileceği duyuruldu. Peki aşı çalışmalarında dünyada son durum ne?

BOLD – Kovid-10’a bağlı ölümler adeta dünyayı kasıp kavuruyor. Kuzey yarımkürede, özellikle de Avrupa’da vaka sayıları her gün yeni rekorlar kırıyor. Çalışmaları bir türlü bitirilemeyen aşı ise kurtarıcı gözüyle görülüyor. Yaklaşık 15 gün önce bir açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yılbaşından hemen önce veya Aralık başlarında aşının hazır olacağını duyurdu.

AŞIDA KRİTİK TARİH YILBAŞI

Dünya Sağlık Örgütü’nün paylaştığı bilgilere göre şu anda klinik deneylerin bazı aşamalarında yaklaşık 40 aşı adayı var. Bunların 10’u son aşama olan FAZ-3 denemelerinde. Bu son aşamadaki çalışmalar, aşıların hem etkinliği hem de güvenliği açısından bilgi verecek.

PFIZER-BIONTECH AŞISI YILBAŞINDAN ÖNCE HAZIR OLABİLİR

Gözlerin çevrildiği aşılardan umutlandıran haberler geldi. İngiliz medyasında yer alan habere göre İngiliz Pfizer firması ile Alman BioNTech firmasının ortak yürüttüğü aşı, yılbaşından önce hazır olabilir. Hükümet yetkililerine dayandırılan habere göre, Pfizer’in bu hafta, denemelerin başarılı olması durumunda şirketin, Kasım ayı sonlarında yeterli güvenlik verisine sahip olduktan kısa bir süre sonra ABD düzenleyicilerinden aşı adayının acil durum izni için başvuruda bulunmayı beklediğini aktardı. Öte yandan, İngiltere’nin Pfizer ve AstraZeneca’nın da dahil olduğu altı aşı adayı için tedarik anlaşmasının olduğu ifade edildi.

ASTRAZENECA AŞISI UMUT VERDİ

Gözlerin çevrildiği ikinci aşıda da İngiltere ile İsveç’in imzası var. AstraZeneca firması ile Oxford Üniversitesi’nin birlikte çalıştığı aşının yılbaşından hemen sonra hazır olması bekleniyor. Yapılan çalışmalarda bu aşının virüse karşı en savunmasız grup olarak görülen yaşlılarda bağışıklık geliştirebileceğini ortaya kondu. Aşı adayının, yaşlılarda koruyucu antikor ve T hücreleri üretimini artırdığı, bunun uzmanları, yaşlıların Kovid-19’u ağır geçirme veya virüs nedeniyle ölme riskini azaltacağı konusunda cesaretlendirdiği ifade edildi.

RUSYA VE ÇİN AŞILARI VAR AMA…

Diğer yandan Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin Ağustos ayı ortalarında Kovid-19’a karşı aşı bulduklarını açıkladı. Dünya bu açıklamayı tartışırken aradan 1 ay geçtikten sonra Eylül ayı ortalarında Rusya ikinci aşıya da onay verdi. Dünya bu aşıların güvenliği konusunda temkinli yaklaşmaya devam ediyor. Diğer yandan Rusya’da 27 Ekim tarihi itibarıyla 346 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam en yüksek günlük ölüm sayısı olarak kayıtlara geçti. Toplam ölü sayısı ise 27 bine yaklaştı.

Kovid-19’a karşı aşı geliştirdiğini ilk açıklayan ülke ise Çin olmuştu. Çin Ulusal Sağlık Komisyonunda görevli Cıng Congvey, 1 hafta önce yaptığı açıklamada şu ana kadar ‘acil kullanım’ aşılarını yaptıranların hiçbirinde ciddi yan etkilere rastlanmadığını belirtti. Diğer yandan Çin’in klinik deneyleri başlatılan 13 aşı adayı daha bulunuyor. Bunların 4’ünde 3. faza geçildi. Resmi açıklamaya göre 60 bin gönüllüye 4 deneysel aşı yapıldı.

YERLİ VE MİLLİ AŞI İÇİN İLKBAHAR BEKLENİYOR

Türkiye’deki aşı çalışmalarıyla ilgili ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca dikkat çeken bir açıklama yaptı. Koca, yerli aşının Mart sonu ya da Nisan başında hazır olacağını açıkladı. Farklı ülkelerle aşı için görüşmelerin sürdüğünü de belirten Koca, son testlerde bir problem yaşanmazsa Aralık ayı başlarında Çin’den 5 milyon doz Kovid-19 aşısı alınacağını açıkladı.

Okumaya devam et

Dünya

“Halkbank ABD’de davanın kapatılması karşılığında ufak bir ceza ve hatasını kabul edecekti…”

ABD’nin ünlü gazetelerinden The New York Times, ABD’de yürütülen Halkbank soruşturması ve davasına ilişkin geniş bir haber yayınladı. Haberde AKP hükumetinin davanın açılmasını önlemek için gösterdiği bütün gayretler ortaya konuluyor. 

BOLD – New York Times gazetesinde konu hakkında direkt bilgi sahibi kişilerin ifadeleri doğrultusunda yayımlanan habere göre AKP hükumeti ile Trump yönetimi Halkbank konusunda anlaştı.

Anlaşma kapsamında Halkbank’a ufak bir ceza verilecek ve banka bazı yanlışlar yaptığını kabul edecekti. Bunun karşılığında Halkbank’a ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesi ve partisinden isimlere karşı ABD’de ceza davası açılmayacaktı.

ABD Adalet Bakanlığı, Trump yönetimi ve AKP hükumetinin üzerinde uzlaşmaya vardığı anlaşmayı Halkbank soruşturmasını yürüten New York Güney Bölgesi (Manhattan) Başsavcılığına sunmuş.

Ancak New York Güney Bölgesi Başsavcısı Geoffrey S. Berman, Adalet Bakanı William Barr ile yaptığı görüşmede bu anlaşma teklifini reddetmiş.

Berman teklifi, kabul edilemez ve etik dışı bulduğunu belirtmiş. Berman’ın Adalet Bakanlığı’nın anlaşma teklifini reddetmesi daha sonra görevden alınmasına neden olmuş.

ANLAŞMA TÜRK TARAFINA “ANAHTAR BİR TAVİZ” VERİYORDU

New York Güney Bölgesi Başsavcısı Geoffrey S. Berman 2019 yılı Haziran ayında Washington’da Adalet Bakanı William P. Barr ve yardımcıları ile bir araya geliyor. Görüşmede gündem Halkbank soruşturması…

New York Times, görüşme öncesinde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ailesini ve partisindeki önemli isimleri de kapsayan soruşturmanın kapatılması için ABD Başkanı Donald Trump’a aylarca baskı yapıyor.

Gazeteye göre ABD Adalet Bakanı William Barr’ın yaptığı teklif Başsavcı Barman’ı şaşırtıyor. Barr’ın sunduğu “anlaşma teklifi” Erdoğan’a “anahtar bir taviz” veriyordu.

Adalet Bakanı Barr, Başsavcı’yı anlaşmayı onaylaması için bastırıyor.

SÜLEYMAN ASLAN VE ZAFER ÇAĞLAYAN HAKKINDA DOSYALAR HAZIR

Teklife göre Halkbank bir ceza ödeyerek hakkında dava açılmaktan ve bir karar verilmesinden kurtulacak ancak bazı yanlışlar yapıldığını da kabul edecekti. Ayrıca Adalet Bakanlığı İran’a yaptırımları delmekle suçlanan banka yetkilileri ve Erdoğan’la işbirliği içindeki Türk yetkililer hakkındaki  soruşturmaları sonlandıracaktı.

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı kaynaklarına göre o dönemde Halkbank eski Genel Müdür Süleyman Aslan ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında savcılık dosyaları hazırdı.

Başsavcı Berman, Adalet Bakanı’nın sunduğu anlaşma teklifini kabul etmedi.

TEKLİF KABUL EDİLEMEZ VE ETİK DIŞI

Berman’ın Adalet Bakanı Barr’a “Güney Bölgesi’nde biz işleri böyle yapmıyoruz” dediği, böyle bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini ve kendi ofisinin böyle bir anlaşmanın parçası olmayacağını ifade ettiği kaydedildi.

Berman, kişilere cezai soruşturma açılmayacağı garantisini de kabul edilemez ve etik dışı bir tutum olarak yorumladı.

Berman’a bağlı savcılar, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili anahtar kişilerin soruşturmasını sürdürüyordu. Ayrıca İran’a yönelik yaptırımların delinmesi Tahran’ın nükleer programının finanse edilmesine yardım etmişti.

Görüşme hakkında bilgi sahibi kişiler New York Times’a Berman’ın görüşmede Adalet Bakanlığı temsilcilerine “Bu tamamen yanlış” dediğini aktardı. Ve ekledi: “Onlardan bir şey almadığınız sürece kişilere dokunulmazlık veremezsiniz.” 

ADALET BAKANLIĞI, DEFALARCA MANHATTAN BAŞSAVCILIĞI İLE GÖRÜŞTÜ

New York Times, Haziran 2019’daki görüşmenin Adalet Bakanlığı yetkililerinin Halkbank soruşturmasını durdurmaya yönelik yaptıkları tek görüşme olmadığını belirtti.

Altı ay önce Adalet Bakanı Vekili Matthew G. Whitaker’ın da Başsavcı Berman’ın Halkbank’a ceza davası açma teklifini reddettiği belirtildi. Bu görüşmeden önce AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kasım-Aralık 2018 tarihlerinde defalarca ABD Başkanı Trump’a Halkbank sorununu çözme konusunda baskı yaptığı belirtildi.

HALKBANK’A DAVA AÇILDI, KİŞİLERE YÖNELİK DOSYALAR BEKLEMEDE

Ancak Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna operasyon başlatması sonrası Washington’da dengeler bir anda değişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Erdoğan’a telefon görüşmesinde operasyon için “yeşil ışık” yaktı. Ancak Amerikan kamuoyundan gelen tepkiler, kendi partisi Cumhuriyetçiler ve Demokratlardan gelen baskılar sonrası Erdoğan’a zehir zemberek bir mektup yazdı.

15 Ekim’de Adalet Bakanlığı Halkbank’a dava açılmasına yeşil ışık yaktı. Halkbank aleyhinde aylardır bekletilen savcılık iddianamesi Federal Mahkeme’ye gönderildi.

Ancak sadece bankaya dava açıldı. Konu ile ilgili isimlere karşı bir dava açılmadı. Kişilere yönelik dosyalar yine beklemede bırakıldı.

Başsavcı Barman’ın Adalet Bakanlığı’nın tekliflerini yerine getirmediği isteksizliğinin daha sonra Haziran 2020’de görevinden alınmasında etkili olduğu belirtiliyor.

ABD’den Türkiye’ye S-400’ler için ‘yaptırımlar masada’ uyarısı

Okumaya devam et

Popular