Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Millet Bahçesi olacak arazide rezidans yükseliyor

Antalya Konyaaltı’nda Cumhurbaşkanı onayı ile Millet Bahçesi yapılmak üzere bedelsiz olarak TOKİ’ye devredilen alana Millet Bahçesi yerine rezidans dikilmeye başlandı.

BOLD – CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, Antalya Konyaaltı’nda Cumhurbaşkanı onayı ile Millet Bahçesi yapılmak üzere bedelsiz olarak TOKİ’ye devredilen alanda yapılan rezidans inşaatını TBMM gündemine taşıdı. Budak, “Madem Millet Bahçesi olmayacaktı neden araziye iki kez talip olan Akdeniz Üniversitesi’ne verilmedi?” dedi.

HAZİNE ARAZİSİ ÖNCE TOKİ’YE SONRA ÖZEL ŞİRKETE VERİLDİ

Konuya ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına bir soru önergesi veren Budak, “Antalya’nın Konyaaltı İlçesi Arapsuyu Mahallesi’ndeki 4110 ada 2 parsel numaralı Hazineye ait olan taşınmaz, Cumhurbaşkanı’nın 11/09/2018 tarihli ve 391 sayılı onayı ile Millet Bahçesi yapılmak üzere TOKİ’ye bedelsiz olarak devredilmiştir. Basına yansıyan haberde Millet Bahçesi yapılmak amacıyla TOKİ’ye bedelsiz devredilen bu alanın, 31/12/2019 tarihinde özel bir şirkete satıldığı iddia edilmektedir” dedi.

YEŞİL ALAN OLACAK ARAZİDE NEDEN İNŞAAT YÜKSELİYOR?

Araziye daha önce Antalya Üniversitesi’nin talip olduğunu hatırlatan Budak, “Daha önce iki defa Akdeniz Üniversitesi bu taşınmazın üniversitenin genişletilmesi için kendilerine tahsis edilmesini talep etmiş, ancak Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü söz konusu alanın kamu hizmetleri için kullanılacağı gerekçesiyle üniversitenin taleplerine olumsuz yanıt vermiştir. Oysa şimdi söz konusu arazide çok katlı bir rezidans inşaatı yükselmektedir. Yeşil alan olması için TOKİ’ye bedelsiz devredilen bir arazide Millet Bahçesi olacak yerde neden çok katlı bir rezidans inşaatı yükseliyor bilmek istiyoruz” dedi.

GİZLENEN SATIŞIN DA DETAYLARININ DA AÇIKLANMASINI İSTEDİ

Budak, önergede şu soruların yanıtlanmasını istedi: “Cumhurbaşkanlığı tarafından Millet Bahçesi yapılması amacıyla TOKİ’ye bedelsiz devredilen söz konusu taşınmazın TOKİ tarafından özel bir şirkete satıldığı iddiaları doğru mudur? Doğruysa hangi nedenle ve hangi tarihte satış işlemi yapılmıştır? TOKİ bu satıştan ne kadar gelir elde etmiştir? Cumhurbaşkanı’nın onayladığı Millet Bahçesi projesinden vazgeçilmesinin nedeni nedir? Daha önce iki kere Akdeniz Üniversitesinin söz konusu alanın kendilerine tahsis edilmesi talebi, alanın kamu hizmetine ayrıldığı gerekçesi ile reddedilmişken, alanın özel bir şirkete satılmasının gerekçeleri nelerdir?”

Erdoğan’ın övündüğü sağlık sisteminden vatandaş memnun değil: Bir yılda 36 bin şikayet

Gündem

Gergerlioğlu’dan AKP Milletvekili Aydemir’e insanlık dersi

Mahkeme kayıtlarına geçen kaçırmaları ve işkenceleri görmezden gelen AKP’li İbrahim Aydemir, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu yalancılıkla itham etti. Gergerlioğlu’nun cevabı ise gecikmedi.

BOLD – TBMM’de iki önce gerçekleştirilen bütçe komisyon görüşmelerinde gergin anlar yaşandı. OHAL döneminde kaçırılan 29 insanı gündeme getirdiği için yalancılıkla suçlanan Gergerlioğlu, bilgi, belge ve raporlarla ortaya konulan bu gerçekleri AKP Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir’in sert bir dille hatırlattı.

“BAROLARIN RAPORLARI VAR”

“Bunların hepsi yalan, hiçbiri doğru değil, yalan söylüyorsun!” diyen Aydemir’e Gergerlioğlu, “Apaçık gerçekleri söylüyorum. Neresini reddedebileceksiniz? İnsan kaçırılıyor bu ülkede cezaevlerinde, emniyetlerde, gözaltı merkezlerinde işkence ediliyor. Bunları barolar raporluyor, kimse bunları araştırma ihtiyacı hissetmiyor. Ne iftira atması! Hepsini bilgi ve belgeli” dedi.

Gergerlioğlu ve Aydemir arasında geçen tartışma şöyle gelişti:

Ömer Faruk Gergerlioğlu: “Yine, Türkiye bir hukuk devleti olmaktan öylesine çıkmış ki geçen sene Sayın Fuat Oktay’a ben burada bir soru sormuştum, kendisi de bana bir cevap vermişti. Aradan bir yıl geçti ve o cevabı sorguluyorum, kendisi bakalım bana ne diyecek? Ben, geçen sene kendisine kaçırılan insanlardan bahsetmiştim, Türkiye’de bir hukuk devleti olmadığını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak bunu cevaplaması gerektiğini söylemiştim. OHAL döneminde -dört yıl boyunca en az tespit edilen- 29 kişinin kaçırıldığı, aylarca bir yerlerde tutulduğu apaçık ortada ve kendisi geçen sene bize cevaben şu ilginç cümleyi söylemişti: “Türk devletlerinin tarihinde insan kaçırma gibi bir suç olmamıştır, olmayacaktır.” Sayın Oktay, siz bu cümleyi söyledikten sonra o kaçırılan insanlardan bir kısmı ortaya çıktı biliyor musunuz? O insanlardan ikisi ortaya çıktı ve mahkemede ne anlattı biliyor musunuz? Birisi altı ay, birisi dokuz ay boyunca resmî görevliler tarafından korkunç işkencelere uğratıldığını söyledi. Birinin adı Yasin Ugan’dı, öbürü Gökhan Türkmen’di. Bütün bunlardan sonra biz bir hukuk devleti olalım diye beklerken daha geçtiğimiz ay Van’da ne oldu? Tüm köylülerin gözü önünde helikoptere bindirilen, âdeta kaçırılan 2 Kürt köylüsü üç gün sonra yoğun bakımda kemikleri kırılmış, beyin kanaması geçirmiş, iç kanaması geçirmiş bir şekilde bulundu.”

İbrahim Aydemir: “Bunların hepsi yalan, hiçbiri doğru değil, yalan söylüyorsun!”

Gergerlioğlu: “Bütün bunlardan sonra yirmi gün önce ne oldu biliyor musunuz? İstanbul Havalimanında Bahtiyar Fırat diye Yüksekovalı bir genç tüm insanların gözü önünde kaçırıldı. Onu daha önce polis sorgusuyla geciktirmişlerdi ve uçağını kaçırmıştı. Daha sonra eşine telefon açtığında demişti ki: “Beni 4 resmî araba takip ediyor, kaçırılabilirim, eğer kaçırılırsam savcılığa koş.” Daha sonra, yirmi gündür kimse ondan haber alamıyor. İşte böyle bir şeyi siz geçen sene savunmuştunuz, aradan bir yıl geçti, böylesi bir felaket tablosu devam ediyor. Ben boşuna mı “tatlı yalanlar” diyorum, “boş hayaller” diyorum.

Aydemir: “İşte yalan söylüyorsun!”

Gergerlioğlu: Apaçık gerçekleri söylüyorum size. Bunların neresini reddedebileceksiniz? İnsan kaçırılıyor bu ülkede, işkence ediliyor insanlara, cezaevlerinde, emniyetlerde, gözaltı merkezlerinde işkence ediliyor.

Okumaya devam et

Gündem

Danzikyan: Hep beraber kaybediyoruz, kanıyoruz

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaş Türkiye’de yaşayan Ermenileri evinden etti. Türkiye’de yaşayan 142 Ermeni maruz kaldığı ayrımcılık sebebiyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

BOLD – İnsan hakları ihlalleri, ırkçılık, ayrımcılık… Türkiye’nin karnesindeki kırık notlar artıyor. Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan gerilimin faturasını bu sefer Türkiye’de yaşayan Ermeniler ödemek zorunda kaldı. Gördükleri ayrımcılık sebebiyle 142 Ermeni vatandaş Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı.

142 ERMENİ TÜRKİYE’Yİ TERK ETTİ

Ayrılık haberini Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan duyurdu. Acı durumu “hep beraber kaybediyoruz, kanıyoruz” sözleriyle sosyal medyadan paylaşan Danzikyan, “Türkiye’de yaşayan Ermenistanlılar’dan 142 kişi bugün ülkesine döndü. Hep beraber kaybediyoruz, kanıyoruz” dedi.

Bakü ve Erivan arasında yaşanan gerilimin ardından yaklaşık bir ay önce, İstanbul Kumkapı’da Türkiye Ermenileri Patrikhanesi’nin bulunduğu sokakta ve Ermeni vatandaşların yoğun olarak yaşadığı Balat’ta bayraklı konvoylar oluşturulmuştu. Yaşanan gelişmeler provokasyon endişesini de beraberinde getirmişti.

Okumaya devam et

Gündem

Beyaz örtüyle sansürlenen Kariye Camisi’nin açılışı ertelendi

Kubbesindeki tarihi duvar resimleri beyaz bir örtüyle kapatılan ve yarın ibadete açılacağı duyurulan Kariye Camisi’nin açılışı hazırlık süreci tamamlanmadığı gerekçesiyle ertelendi.

BOLD – Yarınki cuma namazında ibadete açılması planlanan Kariye Camii’nin açılışı ertelendi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada “İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Kariye Camii’nin ibadete açılması, hazırlıkların tekemmül sürecinin devam etmesi sebebiyle ileri bir tarihe ertelenmiştir.” denildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, iki gün önce tarihi müzedeki çalışmaların ardından Hz. İsa tasvirleri, Hristiyan sembollerinin beyaz bir örtüyle kapatıldığını duyurmuş ve ”Dünya sanat tarihinin baş yapıtlarından Kariye fresk ve mozaiklerinin kapatılması ne yazık ki yapının karakterini ve sanatsal değerini öldürecek vasıfsızlıkta. Solda eski hali, sağda yeni hali. Proje Türkiye kültür mirası yöneten ve koruyan bakanlık ve kurumları.” demişti.

Kariye Camii’nde beyaz perde kumandalı bir sistemle çalıştırılıyor ve resimlerin üzeri kapatılıyor.

Camiye dönüştürülen tarihi Kariye’ye beyaz örtülü sansür

Okumaya devam et

Popular