Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Perinçek ve adamları yapamayınca Cübbeli’yi devreye soktular”

Cübbeli Ahmet’in “Selefiler silahlanıyor” iddiasına dair Furkan Vakfı Kurucusu Alparslan Kuytul’dan “Yeni 28 Şubat hazırlığı” uyarısı geldi. “İş Perinçek hapisten çıkınca başladı. 15 Temmuz’la tamamını yapamadılar. Perinçek ve adamları istedikleri algı operasyonunu yapamadı, Cübbeli’yi devreye soktular. Dün ‘Fetö’ şimdi ‘Selefi’ diyorlar” dedi.

BOLD – Silahlanan selefi örgütler iddiası bir süredir Türkiye gündeminde. Konuyu ilk dillendiren Cübbeli Ahmet, “Savcılar çağırırsa bildiklerimi anlatırım” dedi. Polislere ifadeye gittikten sonra ise “Anlattıklarıma şaşırmadılar” açıklaması yaptı.

SÖYLENENLERİ MİT BİLMİYORSA MİT’İ TASFİYE ETMEK LAZIM

Furkan Vakfı öncüsü Alparslan Kuytul ise meseleyi başka bir açıdan ele alarak Cübbeli’nin birilerince kullanıldığını iddia etti: “Selefi örgütlenmelerin silahlandığını söyleyen Cübbeli bu bilgileri nereden aldı? Kimse bilmiyor da Cübbeli mi biliyor? Eğer böyle 150 grup, bunların da 2 bin derneği varsa ve bunlar silahlanmışsa, o zaman devlet nerede, istihbarat nerede? Cübbeli’nin bildiğini MİT bilmiyorsa, MİT’i tasfiye lazım. Yok biliyor da sessiz kalıyorsa bunun da hesabını mahkemelerde vermeleri lazım. Eğer böyle bir şey yoksa o zaman Cübbeli’ye iftira attığını söylemek icap eder. Hangisi?”

MALKOÇ VE GÖKÇEK’İN SİLAHLANMA SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Ülke geneli silahlanma sürecini ilk 15 Temmuz sonrası AKP’lilerin başlattığını hatırlatan Kuytul, Şeref Malkoç ve Melih Gökçek gibi isimlerin şu sözlerini anımsattı: “O zaman Cumhurbaşkanı Başdanışmanı idi Şeref Malkoç, ‘Darbeye teşebbüs edenlere karşı milletin meşru müdafaa hakkını savunması için ruhsatlı silah verilmesinin önünün açılması lazım’ dedi. Melih Gökçek dedi ki ‘Muazzam silahlanma oldu. Pompalı tüfeği alan evine koydu. Yarın darbeye kalksan, sende piyade tüfeği, keleş varken, bu da kalkıp pompalı tüfeğiyle gelmeyecek mi? Yani AKP’liler de pompalı tüfeği ile sizinle savaşmayacak mı?'”

İŞİ HALKA BIRAKSAN NE OLACAĞI BELLİ Mİ OLUR?

Kaos ve iç kargaşa uyarısı yapmayı da ihmal etmeyerek “Elinizde koskoca ordu, koskoca polis teşkilatı, istihbarat var. Bunlara güvenmiyor musunuz? Halka mı düştü bu iş? Halka bırakırsan halkın, eğitimsiz insanların ne yapacağı belli mi olur? Adam düşmanını öldürür ‘Şu örgüttendi, o yüzden öldürdüm’ diye yalan söyler. Bunun önünü alamazsınız” ifadelerini kullandı.

DİYANET RAPORU TUTMAYINCA CÜBBELİ’Yİ SÜRDÜLER

İşte Alparslan Kuytul’un dikkat çeken açıklamalarından bazı bölümler:

15 Temmuzla tamamını yapamadılar. Şimdi kalanı yapabilmek için birini buldular. Onu konuşturalım, tamamlayalım diye.. Diyanet raporu diye bir rapor attılar ortaya fakat Diyanet üstlenmiyor. Gündeme kim getiriyor? Cübbeli’nin kardeşim dediği Doğu Perinçek. Perinçek ve adamları, istedikleri algı operasyonunu yapamadı. Bu sefer Cübbeli’yi devreye soktular. Cübbeli’nin bu örgütleri kendinin öğrenmesi mümkün değil, demek ki bilgi alıyor.

SİYAH GÖZLÜKLÜLERDEN DİNLEDİKLERİNE GÜVENME

Cübbeli’ye tavsiyem, her verilen bilgiye inanma. Seni kandırdıkları şuradan belli. Hayatımda İrancı olmadım, PKK sempatizanı olmadım. Allah da, arkadaşlarım da şahit. Şii olmadım ama yazısında benle ilgili İrancı, PKK taraftarı gibi laflar ediyor. İnsan bu kadar iftiracı olmaz! Demek benle ilgili bir siyah gözlüklü sana gelip böyle bilgi vermiş ama vallahi de billahi de yalan. İyisi mi sus! Ona buna iftira atma! Silahlanma lafını ilk edenler 15 Temmuz sonrası AKP’liler. Onlara niye laf etmiyorsun?

İŞİN UCU ENİNDE SONUNDA AKP’YE DAYANIR UYARISI

AKP’lilere de şunu söylemek istiyorum: Silahlanma meselesinin ucu eninde sonunda size dayanır. Birileri Cübbeli eliyle aslında sadece Selefilere değil, AKP’ye de darbe planlamış. İstedikleri kadar tarikat-cemaat demesinler. Eğer bu projeye hükumet de ‘evet’ der ve engel olmazsa bütün muhaliflere selefi diyecekler damgayı vuracaklar, baskın yapacaklar, operasyon yapacaklar. 40 yıldır silaha elini vurmadığını, silahsız olduğunu göstermiş ispat etmiş cemaatlere bile!

DERİN GÜÇLERLE BAĞLANTILI EMNİYETÇİLERE DİKKAT

Bu iş Doğu Perinçek hapisten çıkınca başladı. Onunla hapishanede planlar yapılıp anlaşılmış, ‘Fetöcüleri bitirmen için seni çıkarıyoruz. Onlarla mücadele edeceksin’ denilmiş. 6-7 yıldır yapacaklarını yaptılar, şimdi gerisini yapmaya çalışıyorlar. Ne diyecekler? Dün ‘Fetö’ diyerek, şimdi de ‘Selefi’ diyerek. Yeni bir 28 Şubat olabilir. Hükumete de ‘Sen bunlara müsaade ettin’ denilecek. Eğer proje yürürse şafak operasyonları yapılacak. ‘Yat yere!’ diyecekler, içeri 20 polis girecek. Acaba biri bir yere bir şey koydu mu koymadı mı, sen göremeyeceksin. Bu şekilde ‘Bir şey bulduk’ diyebilirler. Emniyetçilerin içinden bazıları yapabilir, hepsini suçlamıyorum, derin güçlerle bağlantılı olan emniyetçiler var, talimatı ne validen ne de savcıdan alıyor! Sadece bu da değil! Siz evinizden hiçbir yere gitmeyecek misiniz? Maymuncukla kapıyı açarlar, öyle güzel açarlar ki kapıyı, ruhunuz duymaz. İçeri girerler, 1 hafta veya 3 gün önceden bir yere yerleştirirler, sonra baskın yaparlar. “İşte bulduk!” derler. Bu iş oraya gidiyor.

PROJE TUTSUN DİYE CÜBBELİ’YE ZARAR VEREBİLİRLER

Projeyi yapanlar, tutması için böyle herkes hakkında bilgi veren Cübbeli’ye kötülük yapmak isteyebilir. Böylece “Bak işte dediğimiz doğruymuş. Bakın işte böyleleri varmış, işte ona da böyle yaptılar” diye inandırıcı olmaya çalışabilir. Peki, gerçekten böyle silahlanan, delidolu adamlar yok mu? Olabilir, devlet gitsin, yakalasın. Anlatmak istediğim, burada bir proje var. Böyle bir şey varsa devlet, neden gerekeni yapmıyor? Demek ki bir şeyi bekliyor, bir şeyler planlamışlar. 15 Temmuz sonrası nasıl ki bütün faaliyetler hep askıya alındı, şimdi yine ona benzer bir şey yapacaklar, baskıyı daha da arttıracaklar.

TÜRKİYE’DE SELEFİLERİ DERİN DEVLET KULLANIYOR

Selefilik, Türkiye’de yoktu. Türkiye, ehli sünnettir, Selefilik ise Arabistan kaynaklı. Dünyada akımı ilk Irak’ta, Arabistan ile ABD başlattı. Ortak proje ile finanse ettiler, büyüttüler, güçlendirdiler. Dünyada ABD yaptı, Türkiye’de derin devlet yapıyor. Dünkü mahallenin serserisi bir bakıyorsunuz DAİŞçi, El-Kaideci, tekfirci olmuş. “Suriye’ye, Irak’a gitmek lazım” diyor. Bir sakal bırakmış, şalvar giymiş olmuş şeriatçı. Belli ki bu işte bir iş dönüyor. Adamın böyle şeylerle alakası yok. Kimisi eroinman, kimi kavgacı, hayatında neler neler yapmış? Hepsini kast etmiyorum. Asıl işi idare eden, gizli görüşmeler yapan, saf gençlerini alıp alıp Suriye’ye gönderen bunlar. Kendileri gitmiyor. Niye? ‘Benim burada işim var’ diyor. Oraya gidip öldürülmelerini istiyorlar, temizlik yapıyorlar.

Polislere silahlanan selefileri anlatan Cübbeli: Hayretler içinde kalacaklarını sanıyordum…

Gündem

Gergerlioğlu kararını onayan Yargıtay, IŞİD’lilerin dosyasını bekletiyor

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının sorumlularına verilen cezayı görmezden gelen Yargıtay, insan hakları mücadelesiyle iktidarın sabrını taşıran Gergerlioğlu’nun dosyasını gündemine alıp cezayı onadı.

BOLD – Yargıtay, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun barış yanlısı bir paylaşımı nedeniyle verilen cezayı onadı. Karar Meclis’te okunursa Gergerlioğlu hapse girecek.

t24.com.tr’den Gökçer Tahincioğlu, Gergerlioğlu’nun hapis cezası kararını jet hızıyla gündemine alan Yargıtay’ın IŞİD dosyalarını yıllardır beklettiğine dikkat çekti. Tahincioğlu, IŞİD’lilerin dosyalarının Yargıtay’da 3 ile 5 yıldır dondurulduğunu yazdı.

Yargıtay’ın bu tutumunu eleştiren Tahincioğlu’nun “O bombalar nasıl patladı: IŞİD beklesin, Gergerlioğlu’nu mahkûm edelim” başlıklı yazısı:

ARTIK YAPILANLAR KAVRAMLARLA AÇIKLANAMIYOR

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Türkiye, ne zamandır, “etik ve ahlak” üzerine konuşulamayacak bir ülke. Bir zamanlar, “iki yüzlü ahlak” üzerine konuşmak, etikle ahlakın benzerlikleri ve farkları üzerine yorum yaparak, olanı biteni yorumlamak mümkündü belki.

Sonrasında ahlak, kavramsal olarak, muhafazakârlığın amentülerinden biri haline geldi ve sadece mahalle baskısı, başkalarının hayatı üzerine ahkam kesmenin aracı olarak kullanıldı.

Etik de eğilip bükülen, felsefe ile bağı kopartılan kavramlardan birine dönüştü.

Ama konuşulamamasının nedeni aslında bunlar değil.

Eski ve yeni Türkiye gibi nafile ve gerçekten uzak karşılaştırmalar yapmak da değil.

Konuşulamamasının nedeni, artık birçok eylemin, yapılıp edilenlerin “naif” kavramlarla açıklanamayacak olması. O kavramların, doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, eksik kalması…

IŞİD’LİLER KISA SÜREDE SERBEST BIRAKILDI

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının mimarlarından İlhami Balı, ismi, IŞİD’in sınır emiri olarak bilinmeden önce de devlet tarafından tanınıyordu.

Balı, niyetini gizlemeyenlerden biriydi.

Defalarca dinlemeye takılmıştı.

2010 ve öncesinde El Kaide’nin Türkiye yapılanması içinde yer almıştı ve bomba yapımına yönelik malzemelerin temini, saklanması dahil birçok eyleme imza atmıştı.

Balı, uzunca bir takibin ardından yakalandı ama çok kısa bir süre cezaevinde kaldı. Adana ve çevresinde “Sanayi grubu” olarak bilinen El Kaide bağlantılı bu grupta Balı’nın dışında, Mehmet Gök ve Hasan Aydın da vardı. Çok kısa süre cezaevinde tutulup, serbest bırakılan bu isimler, davada yargılanan diğer üç sanıkla birlikte 2015’te 6 ila 8 yıl arasında hapse mahkûm edildiler.

Ancak artık ortada yoklardı.

Balı, o tarihte, çoktan IŞİD’e katılmıştı ve Türkiye’nin sınır emiri olarak görev yapıyordu.

Hasan Aydın, daha sonra yeniden yakalanıp serbest bırakılmıştı ve IŞİD saflarına, Suriye’ye geçmişti.

Mehmet Gök de Gaziantep grubu içinde faaliyet göstermeye başlamıştı.

YARGITAY 3 YILDA ANCAK ESAS NUMARASI VEREBİLDİ

Bu dosya, 2016’da Yargıtay’a geldi.

Yargıtay’da dosyaya sadece esas numarası verilmesi bile üç yıl sürdü. 2019’da nihayet Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde esas numarası alabildi.

Hemen burada bir virgül koymak gerekiyor.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, terör suçlarının temyiz incelemesini yapan, mühim bir daire.

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki 2 yıl 6 aylık hapis cezasını 19 Şubat’ta onamasıyla gündeme geldi.

Gergerlioğlu, internet sitelerinde yayımlanan yazıları sosyal medya hesabından paylaştığı için hapse mahkûm edildi. Eylemi bundan ibaret. Çözüm süreci devam ederken bu eylemleri yapsa ya da bir başka partiden olsa cezalandırılması bir yana, alkışlanacaktı. Türkiye’deki adalet sisteminin dönemlere, kişilere göre nasıl eğilip bükülebildiğinin sıcak kanıtı.

Gergerlioğlu’nun ceza aldığı eylemiyle ilgili iddianame, 4 Ağustos 2017’de hazırlandı. “Propaganda” ile suçlanan Gergerlioğlu, hızlı bir yargılama sonunda, 21 Şubat 2018’de hapse mahkûm edildi. Hemen ardından, 24 Haziran 2018 seçiminde milletvekili seçilmesine rağmen yargılaması durdurulmadı. Oysa, dokunulmazlık kapsamında olmayan suçlar arasında o güne kadar “propaganda” geçmiyordu. Gergerlioğlu söz konusu olunca, bu tartışılmadı bile.

KARAR TBMM’DE OKUNURSA GERGERLİOĞLU HAPSE GİRECEK

Sürdürülen yargılama sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, 7 Aralık 2018’de Gergerlioğlu’nun istinaf başvurusunu reddetti. Yargı paketiyle 5 yılın altındaki suçlar için Yargıtay yolu açılmasa, aslında ceza o sırada kesinleşecekti. Ancak dosya paket sayesinde Yargıtay’a taşındı.

IŞİD’lilerin dosyasını yıllardır bekleten Yargıtay, Gergerlioğlu için o kadar beklemeye gerek görmedi. Özellikle “sabır taşıran”, çıplak arama tartışmalarından hemen sonra Yargıtay 16. Ceza Dairesi, dosyayı gündemine aldı ve 21 sayfalık bir kararla verilen cezayı onadı.

Bu cezanın TBMM Genel Kurulu’nda okunması halinde, Gergerlioğlu, cezaevine girecek. Üstelik Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu ile ilgili verdiği, “dokunulmazlık sürmeliydi” kararı ortadayken.

Şimdi IŞİD dosyasına dönebiliriz.

IŞİD’İN ÖNEMLİ İSİMLERİ HALA ARANIYOR

İlhami Balı, cezasının onanmadığı, elini kolunu sallayarak IŞİD saflarına geçtikten sonra yüzlerce kişiyi Türkiye sınırından Suriye’ye taşıdı. Yakıldıkları resmi makamlarca hâlâ kabul edilmeyen iki askerin kaçırılması dahil, sınırdaki onlarca eyleme imza attı. 10 Ekim Gar Katliamı başta olmak üzere, IŞİD’in Türkiye’deki bombalı saldırılarının tamamında, sınırdaki geçişlerde, planlamalarda görev alan bir numaralı isimdi. Halen firari olarak, “kırmızı bültenle” aranıyor.

Hasan Aydın, 2016’da, IŞİD’in yakarak öldürdüğü iki askerin videosunu çeken ve paylaşan isim. Tahliye olduktan bir süre sonra Suriye’ye geçerken bir kez daha yakalandı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sadece bir yıl sonra bu eyleme imza attı.

Mehmet Gök’ün onlarca telefon konuşması dinlemeye takıldı. Sınırdaki insan kaçakçılığının Türkiye tarafındaki etkin isimlerinden biriydi. Ancak ne hikmetse ne operasyon yapıldı kendisine ne hakkında yeni telefon dinleme kararları çıkartıldı. Brüksel’deki bombalı saldırılardan, Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik bombalı saldırıya kadar pek çok eylemde izine rastlanan Gök, Diyarbakır saldırısı davasında kısa süre sonra beraat etti. Gerekçe, dinlenen telefonların kendisine ait olduğuna yönelik somut kanıt bulunamamasıydı…

KANLI EYLEMLERİN MİMARLARI İLE İLGİLİ KESİNLEŞEN BİR KARAR YOK

Kanlı eylemlerin mimarı bu isimler hakkında Türkiye’de halen kesinleşmiş yargı kararı yok.

Dosyaları Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin önünde duruyor.

Gergerlioğlu, çok daha tehlikeli bir isim olacak ki daire, dosyasına öncelik verdi.

Basın açıklaması, protesto yürüyüşü gibi demokratik hak niteliğinde kalabilecek ancak terör kapsamında değerlendirilen sürüyle dosyaya öncelik verdiği gibi.

Elbette vardır tüm bunların bir hikmeti.

Ancak rafta saklansa da unutulmuyor o dosyalar, zamana bırakılsa da bu yapılanlar unutulmuyor.

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Gündem

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Emniyet Genel Müdürlüğü 600 bin gaz kapsülü, 5 bin adet kalkan ve TOMA suyunda kullanılmak üzere 40 ton gaz solüsyonu; jandarma ise 20 bin metal kelepçe, biber gazı, cop ve robocop teçhizatı alacak. Bu ihaleler toplumsal olaylara hazırlık olarak yorumlandı.

BOLD – İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı, binlerce gaz kapsülü, kalkan, TOMA’larda kullanılan suyun içerisine karıştırılan gaz solüsyonu ile kelepçe, cop ve robocop teçhizatı alımı için ihaleler düzenledi.

BİBER GAZI, SİS BOMBASI VE KALKAN ALINACAK

Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgilere göre Emniyet Genel Müdürlüğü, biber gazı kapsülü, biber gazı spreyi, biber gazı solüsyonu ve binlerce şeffaf kalkan alımı için 10 Mart ile 17 Mart tarihleri arasında dört ayrı ihale düzenleyeceğini açıkladı. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre emniyet 10 Mart’ta “OC Gaz Solüsyonu / 40 bin kg” adı altında tam 40 ton TOMA’larda kullanılan suyun içine karıştırılan gaz solüsyonu, “3 bin adet OC Gaz Spreyi alımı” adı altında 3 bin adet 400 mililitrelik biber gazı spreyi, 11 Mart’ta “40 milimetrelik gaz fişeği ve 40 milimetrelik sis fişeği” adı altında 600 bin biber gaz kapsülü ve 20 bin adet sis bombası ve 17 Mart’ta “2 Kısım Şeffaf Kalkan alımı” adı altında üç bini büyük boy ve iki bini de küçük boy olmak üzere toplam beş bin adet şeffaf kalkan alımı için ihaleye çıkacak.

JANDARMA DA TOPLUMSAL OLAYLAR İÇİN MALZEME ALACAK

Jandarma Genel Komutanlığı da 16 Mart tarihinde “6 Kalem Toplumsal Olaylara Müdahale Malzemesi” adı awltında bir ihale düzenledi. İhale ilanında alınacak malzemelerin sayısına yer verilmezken “ Vücut koruyucu teçhizat (robocop teçhizatı), vizörlü kask, şeffaf kalkan, cop, teleskobik cop ve göz yaşartıcı gaz” alınacağı ifade edildi. Ayrıca, Jandarma Genel Komutanlığı, 17 Mart’ta da ‘20 bin adet metal kelepçe’ alımı için ihale yapılacağını açıkladı.

İHALE SONUÇLARI GİZLİ TUTULUYOR

Savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarıyla ilgili ya da gizlilik içinde yürütülmesi gereken ihaleler Kamu İhale Yasası’na tabi olmadığı için ihalelerin sonuç ilanları açıklanmıyor. Bu tür ihalelerin sadece ilanı yayımlanırken ihalelerin hangi şirkete ve kaç milyon TL’ye verildiği gizli tutuluyor.

 

 

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Gündem

4 milyonluk ziyaret: Başkanın makamına gitti, ihaleyi kaptı

Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş’u makamında ziyaret eden AKP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Arıkan, ziyarette 4 milyon liralık ihaleyi kaptı. Arıkan, geçen yıl 118 milyon TL borç açıklayan belediyeden yapımı devam eden gençlik merkezinin yapım işini aldı.   

BOLD – AKP’li Eyyübiye Belediyesi’nin 4 milyon TL maliyetli Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin ihalesini, AKP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Arıkan’ın şirketi kazandı. İhale ile ilgili imzalar atıldı.

İHALEYE DÖRT TEKLİF VERİLDİ

BirGün’den Mustafa M. Bildircin’in haberine göre kamu ihaleleri ile AKP’lilere sağlanan ayrıcalıklara bir yenisi daha eklendi. Geçen yıl 118 milyon TL borç açıklayan AKP’li Eyyübiye Belediyesi’nin, ilçede inşası devam eden Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin yapım işi AKP’li birisine verildi. 4 milyon liraya yapılacak Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin yapım işi için 20 Ocak’ta gerçekleştirilen ihaleye dört şirket teklif verdi. Teklifler üzerinde değerlendirme yapan belediye yönetimi, bir teklifi geçersiz sayarak sayıyı üçe düşürdü. İhaleye verilen teklifler üzerinde yapılan son değerlendirmenin ardından 10 Şubat tarihinde imzalar atıldı.

İHALE SÜRECİNDE İKİ KEZ ZİYARET ETTİ

İhale, 4 milyon 66 bin TL karşılığında Arıkan Gıda Maddeleri Giyim Dayanıklı Tüketim Maddeleri Pazarlama isimli şirkete bırakıldı. Merkezi Sicil Kayıt Sistemi’ndeki bilgilere göre, Eyyübiye ilçesinin AKP teşkilatında Yönetim Kurulu Üyesi olan İsmail Arıkan şirketin ortakları arasında yer alıyor. Arıkan, “Süleyman Şah Gençlik Merkezi Yapım İşi” ihalesinin onay tarihinden bir, ihalenin gerçekleştiği tarihten ise 12 gün önce Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş’u makamında ziyaret etti. Arıkan, ziyareti sosyal medyada “Başkanımız Mehmet Kuş’u ziyaret ettik” diye duyurmuştu.

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0