Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Avrasya Araştırmanın anketine göre Cumhur İttifakı baraj altında

Avrasya Araştırma, milletvekilliği genel seçiminde farklı ittifak modellerine göre anket yaptı. Ankete göre CHP ve HDP’nin kuracağı sol bir ittifak yüzde 32,3, İyi Parti, Gelecek, DEVA, Saadet ve Demokrat Partinin kuracağı muhalif sağ ittifak yüzde 21,1, AKP ve MHP’nin Cumhur İttifakı ise yüzde 46 oy potansiyeline sahip.

BOLD – Avrasya Araştırma Şirketi Başkanı Kemal Özkiraz, ittifak modellerine ilişkin yaptığı anketi sosyal medya hesabından açıkladı.

Milletvekilliği Genel Seçiminde farklı ittifak modellerinin muhtemel oy oranlarını kamuoyuyla paylaşan Özkiraz’ın açıklamasına göre, HDP’siz ittifaklarda Cumhur İttifakı yüzde 46,7, CHP, İYİ Parti, Gelecek, DEVA, Saadet ve Demokrat Partinin bulunduğu Genişletilmiş Millet İttifakı yüzde 41,5 oy alıyor. HDP ise bu modelde yüzde 11,4 oy potansiyeline sahip.

SOL İTTİFAK YÜZDE 32, SAĞ İTTİFAK YÜZDE 21 OY ALIYOR

Avrasya Araştırma Şirketinin anketine göre, CHP ile HDP’nin kuracağı sol ittifak ise yüzde 32,3 oy alabiliyor. İYİ Parti, Gelecek, DEVA, SP ve DP’nin olduğu iktidara muhalif sağ partilerin kuracağı ittifak ise yüzde 21,1 oy alıyor. Bu modele göre AKP ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı yüzde 46,0 oy potansiyeline sahip.

Koronavirüs tedavisi gören Bülent Arınç ve eşinin sağlık durumlarında yeni gelişme

Politika

Bülent Arınç İyi Siyasetçi Vakfı!

AKP’nin kurucularından Bülent Arınç, siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetinde olduğunu açıkladı. “Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak, bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa eden eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, TV 5 kanalında Necmettin Erbakan’ın vefatının yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuştu. Bir vakıf kurma niyetinde olduğunu da belirten Arınç, siyasetin eski ahlaki ölçüleri özlediğini söyledi. Arınç, vakıf projesine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetindeyim. Sadece siyasetin teorisi, nasıl yapılması gerektiği, bize ait ölçülerle, dünyevi ölçüler de olacak bunun içerisinde, bir siyasetçi nasıl yetişir, bunun örneklerini göstermemiz lazım. Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var.”

Arinç, ‘Millî Görüş’ hareketinin lideri Necmettin Erbakan’a dair düşüncelerinin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

“Mükemmel bir insandı. AK Parti’de doğrusu özellikle kuruluş yıllarımızda onun öğretileri ve prensiplerini, kendi özel hayatımızda da siyasetimizde de temel unsurlar olarak kabul ettik. Bugün için bunları lütfen bana sormayın; ama o yolda epeyce mesafe kat ettiğimizi de söyleyebilirim.”

Okumaya devam et

Politika

ABD Türkiye’nin S-400 mektubuna cevap vermiyor

ABD’nin S-400 krizinin çözümü için Türkiye’nin yazdığı mektuba cevap vermediği ortaya çıktı. Krizin çözümü için AKP, Biden yönetimine zeytin dalı uzatırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, teknik çözümlerin mümkün olduğunu belirtti ve “ABD çözüm için yazdığımız mektuba yanıt vermeli” dedi.

BOLD – Ankara ile Washington arasındaki S-400 gerilimi devam ederken ABD’nin Türkiye’nin yazdığı mektuba cevap vermediği ortaya çıktı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise ABD’ye seslenerek, S-400 probleminin çözümü için Türkiye tarafından yazılan mektuba cevap verilmesini istedi.

AKAR: TEKNİK ÇÖZÜMLER MÜMKÜN

İki ülke arasındaki S-400 gerilimi karşılıklı açıklamalarla devam ederken son açıklama Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan geldi. Teknik çözümlerin mümkün olduğunu söyleyen Akar, “S-400 savunma sistemi, tehdit ve tehlikeye karşı ihtiyaç duyulduğunda kullanılır. Türkiye’ye karşı bir taarruz niyeti yoksa kimseye zararı yok” diye konuştu.

TÜRKİYE S-400’E ÇÖZÜM BULAMIYOR

Akar, Türkiye mektubuna cevap verilmediği vurgulayarak “ABD çözüm için yazdığımız mektuba yanıt vermeli” dedi. “S-400 meselesi üzerinden ülkemize F-35 başta olmak üzere birtakım kısıtlamalar uygulanması müttefiklik ruhuna uygun değil” ifadesini kullandı.

Diğer yandan ABD’deki yönetim değişikliğinin ardından gözler Joe Biden’in Türkiye politikasında.  Biden yemin ederek göreve başladığı 20 Ocak’tan bu yana AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı aramadı ve ABD yönetimi Türkiye’nin S-400 savunma sisteminden vazgeçmesi için defalarca kez açıklama yaptı.

ABD’DEN GİRİT MODELİNE DE RET CEVABI

Türkiye ise ABD yönetiminin geri adım atmaması üzerine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, aracılığıyla ilişkileri yumuşatmak için bir öner sundu. Girit Modeli önerisi ile S-400’lerin depoya kaldırılabileceği sinyali verildi. Bununla birlikte Türkiye, bu teklifini ABD’nin Suriye’de işbirliği yaptığı PYD/YPG yapılanmasını “terörist örgüt” ilan etmesi ve bu örgütlere desteği çekmesi şartına bağladı.

ABD yönetimi, Hulusi Akar’ın teklifine de pozisyonumuz değişmedi şeklinde karşılık vererek teklifi reddetti. Washington’dan üst üste yapılan açıklamalara son olarak geçtiğimiz günlerde Savunma Bakanlığının açıklaması eklendi.

ABD: BU SİSTEMİ ELİNDE TUTMAMAYA ÇAĞIRIYORUZ

Bakanlık Sözcüsü John Kirby, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 uçaklarının ortak üretimi ve satışı programından çıkartıldığını hatırlattı ve bu durumun hala geçerliliğini koruduğunu belirtti. Ayrıca “Tekrar etmek gerekirse, Türkiye’yi S-400 sisteminin teslimat sürecini devam ettirmemeye ve bu sistemi elinde tutmamaya çağırıyoruz” ifadesini kullandı.

Kirby açıklamasında Türkiye’nin son 10 yılda ABD’den Patriot savunma sistemi satın almak için çok sayıda fırsatının olduğunu ama onun yerine Rusya’dan S-400 almayı tercih ettiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise yaklaşık 2 buçuk hafta önce yaptığı açıklamada ABD’nin S-400 konusundaki duruşunun değişmediğini yinelemişti.

Okumaya devam et

Politika

HDP’siz seçim planı devrede

Kapatma davası iddiaları ve milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması girişimleri HDP’yi köşeye sıkıştırdı. Masada duran sine-i millet seçeneği ise her geçen gün imkansızlaşıyor. İktidarın planı ise 2023 seçimlerine HDP’siz girmek.

BOLD – İktidar kanadı, kapatma davası tehdidi altındaki HDP’nin vekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için harekete geçince, kulislerde sine-i millet formülü tartışılmaya başlandı. Ancak Türk siyasi tarihinde hep bir koz olarak kullanılmasına karşın, sine-i millet hiç gerçekleşmedi.

HEDEF 2023’E HDP’SİZ GİTMEK

Son olarak dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle 25 milletvekili hakkında hazırlanan 33 fezleke daha Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Bu fezlekelerden 28’si HDP’li milletvekillerine ait. Bununla birlikte Mecliste HDP’li bütün vekiller hakkında fezleke bulunuyor.

Toplamda Meclis Başkanlığı’nda dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle 1.300’ün üzerinde fezleke bekliyor. Fezlekelerin görüşülmesi tarihi sıraya göre yapılmıyor. İstenilen fezleke öne çekilerek ele alınabiliyor. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre ise HDP’li milletvekilleri hakkındaki fezlekelerin “içeriklerine göre” bir an önce TBMM Karma Komisyonu’na gelmesi bekleniyor. Hakkında “terörle mücadeleye muhalefet, terör örgütlerine destek ve halkı devlete karşı tahrik etme” gibi suçlardan fezleke bulunan milletvekillerinin komisyonda “dokunulmazlıklarının düşürülmesi” yönünde karar alınacak. Ardından da Genel Kurul’da HDP’li isimlerin dokunulmazlığı kaldırılacak.

SEÇİM AYARLI HAMLELER

HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve yargılama süreçlerinin en az bir yılı bulacağı belirtiliyor. HDP’li isimlerin yargılama sonrası suçlu bulunması ve milletvekilliklerinin düşmesi halinde bile yeterli yasal süre kalmadığı için 2023 seçimleri öncesinde bir ara seçim yapma ihtimali de ortadan kalkıyor.

Diğer yandan bir dava açılarak HDP’nin kapatılması ve 2023 seçimlerine HDP’siz girilmesi seçeneği de kulislerde konuşuluyor. İddialara göre AKP, özellikle doğu illerindeki muhafazar HDP seçmeninin oylarını bu yolla kendine yönlendirmeyi planlıyor.

BİR SEÇENEK OLARAK SİNE-İ MİLLET

Tüm bu senaryolarla birlikte HDP’nin bu süreçte “mümkün olduğunca parlamento çatısı altında siyaset yapma yönünde adım atacağı” ifade ediliyor. Ancak sine-i millet de HDP’nin önünde henüz bir seçenek olarak duruyor.

Anayasa’nın 78. maddesine göre TBMM üyeliklerinde en az 30 sandalyenin boşalması durumunda 3 ay içinde ara seçim yapılması gerekiyor. HDP’nin Mecliste 56 milletvekilinin istifası ile ara seçimin önü açılabilir. Ancak Anayasa’nın 84. maddesinde yer alan ”İstifa edenin milletvekilliğinin düşmesi, TBMM Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, TBMM Genel Kurulunca kararlaştırılır” hükmü nedeniyle istifaların AKP-MHP ittifakınca onaylanmaması ve ara seçimin engellenmesi ihtimali de siyasi hesaplamalara dahil ediliyor.

HDP’de sine-i millet tartışması, belediye başkanlarının görevden alınması, yerlerine kayyum atanması ve partiye yönelik baskılar sonrasında Kasım 2019’da da masaya yatırılmış ancak bu yönde bir karar alınmamıştı.

SİNE-İ MİLLET NEDİR?

Sine-i millete, Türkiye siyasi tarihinde siyasi temsil meşruiyetini yitirdiği düşünülen TBMM’den çekilerek siyasete halk içinde devam için kullanılan bir tanımlamadır. Türkiye tarihinde hemen her dönem birçok siyasetçi tarafından dile getirilmiş olsa da fiili olarak şimdiye kadar herhangi bir siyasi parti tarafından uygulanmamıştır.

Bununla birlikte 1989’da Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası DYP’li Murat Sökmenoğlu, Özal’ın gerekli oyu almadan seçildiğini ileri sürerek tepki amacıyla istifa etti. Sökmenoğlu’nun bu istifası Türk siyasi tarihinde sine-i milletin tek örneği olarak gösteriliyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0