Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Ermenistan 18 yaş üstü erkeklerin ülkeyi terk etmesini yasakladı

Azerbaycan ile Dağlık Karabağ sınırında yaşanan çatışmalar nedeniyle sıkıyönetim kararı alan Ermenistan hükumeti, seferberlik için 18 yaşın üzerindeki tüm erkeklerin ülkeyi terk etmelerini yasakladı. Çatışmaları durdurmak için diplomatik çabalar ise hızlandı.

BOLD – Ermenistan kabinesi, seferberlik listesinde bulunan 18 yaş üstü tüm erkeklerin ülkeyi terk etmelerini öngören kararı kabul etti.

Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ’ın fiili lideri Arayik Harutyunyan, yerel parlamentonun olağanüstü oturumunda yaptığı açıklamada, “18 yaşından büyükler için sıkıyönetim ve genel seferberlik kararı aldım” ifadelerini kullandı.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da Facebook sayfasından yaptığı yazılı açıklamada, “Ermenistan’da sıkıyönetim ve genel seferberlik kararı alındı. Otoriter (Azerbaycan) rejimi, Ermeni halkına yeniden savaş açtı” diyerek “öngörülemeyen sonuçları” olabilecek ve Kafkasya’nın ötesine uzanabilecek “büyük bir savaşın” eşiğinde olduklarını vurguladı.

Her iki ülke de belli bölgelerde seferberlik ve sıkıyönetim ilan ilan etti.

ERMENİ KİLİSESİNDEN ÇAĞRI

Dağlık Karabağ’daki çatışmalarla ilgili bir mesaj yayımlayan Ermeni Apostolik Kilisesi ise “vatanın savunulması” çağrısı yaptı.

Ermenistan’daki kilisenin başpiskoposu ve Ermenilerin ruhani lideri 2’nci Karekin tarafından “Ermeni ulusuna” hitaben yayımlanan mesajda, “Vatanımızın bir parçası olan Dağlık Karabağ bir kez daha bizi ulusumuzun haklarını, geleceğini ve ulusal onurunu korumaya çağırıyor” denildi.

Ermeni Apostolik Kilisesi başpiskoposu 2’nci Karekin, bölgedeki çatışmalar nedeniyle İtalya ziyaretini yarıda kesmişti.

ÖLÜ SAYISI YÜKSELİYOR

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ordusu ile Ermenistan arasındaki çatışmalar Pazar gününden beri devam ediyor. Ermeni tarafı, Dağlık Karabağ’daki çatışmalarda 58 askerin hayatını kaybettiğini açıkladı. AFP’nin haberine göre, çatışmalar nedeniyle dokuz Azeri ve iki Ermeni sivil de hayatını kaybetti.

Azerbaycan, ordusunun verdiği kayıplar konusunda resmi bir açıklama yapmadı.

ERMENİSTAN: GÜMRÜ’DEKİ RUS USSU GÜVENLİK UNSURU

Dağlık Karabağ krizinde Erivan’da beklentiler Rusya’ya yöneliyor. Moskova’daki Ermenistan Büyükelçisi Vardan Toganyan, Rus Interfax ajansına yaptığı açıklamada, Ermenistan’ın Gümrü kentinde bulunan Rus üssünün “bölge için bir güvenlik unsuru” olduğunu söyledi.

Elçi Toganyan, “Gümrü Üssü bugüne kadar hep istikrar sağlayan bir rol oynamıştır” diye konuştu.

Gümrü, başkent Erivan’ın 120 km. kuzeyinde bulunuyor. Erivan’da üsse bağlı bir garnizon da varlık gösteriyor. Türkiye’ye yaklaşık 20 km. mesafedeki Gümrü Üssü, 1995 yılında yapılan bir anlaşma ile kurulmuştu. Üssün 25 yıl süreyle 2020 yılına dek varlığını koruması kararlaştırılmıştı. Ancak 2010 yılında Rusya ile Ermenistan arasında üssün süresini 2044’e kadar uzatan bir anlaşma imzalandı. Interfax ajansının verdiği bilgilere göre, Gümrü ve Erivan’da sınır koruma ile görevli toplam 3 bin 500 Rus askerinin yanı sıra savaş uçakları, füze savunma sistemleri ve tank taburu yer alıyor.

DAĞLIK KARABAĞ İÇİN BM DEVREDE

Birleşmiş Milletler (BM), Dağlık Karabağ için devreye girdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bölgedeki çatışmalarla ilgili olarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile videokonferans aracılığıyla görüştüğü açıklandı.

BM Genel Sekreteri’nin Sözcüsü Stephane Dujarric, Guterres’in “çatışmaların derhal sonlandırılması ve Minsk Grubu’nun eş başkanlarının çatısı altındaki anlamlı müzakerelerin koşulsuz bir şekilde gecikmesizin kaldığı yerden devam etmesi gerektiğine” vurgu yaptığını söyledi.

BM GÜVENLİK KONSEYİ TOPLANIYOR

BM Güvenlik Konseyi’nin de Salı günü kapalı kapılar ardında düzenleyeceği oturumda Dağlık Karabağ’daki çatışmaları ele almasının beklendiği kaydedildi.

Toplantıyı Almanya ve Fransa’nın talep ettiği ancak İngiltere, Belçika ve Estonya’nın da bu girişimi desteklediği ifade edildi.

AB: DIŞARIDAN MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ

Avrupa Birliği, dış güçleri Dağlık Karabağ krizine müdahale etmemeleri için uyardı.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Dağlık Karabağ’daki çatışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, “dışarıdan müdahalenin kabul edilemez” olduğunu belirtti.

Borrell, Azerbaycan ordusu ile Ermenistan destekli milisler arasındaki çatışmaların tüm Kafkasya bölgesinin istikrarı açısından “ciddi sonuçları olabileceği” uyarısında bulundu.

AB temsilcisi, bölgedeki aktörlerin, çatışmaların bir topyekûn savaşa dönüşmesini engellemek için “ellerinden geleni yapmaları” gerektiğini sözlerine ekledi.

RUSYA, ARABULUCULUĞA HAZIR

Dağlık Karabağ’daki çatışmalarla ilgili Kremlin’den de yeni bir açıklama geldi. Açıklamaları TASS haber ajansı tarafından aktarılan Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, Rusya’nın Azerbaycan ve Ermenistan arasında arabuluculuk yapabileceğini söyledi.

Rusya’nın “her iki ülkeyle de geleneksel olarak iyi ilişkilere sahip olduğunu” ifade eden Peskov, Rusya’nın bu sorunu çözmek için nüfuzunu kullanabileceğini belirtti. Peskov, sorunun diplomatik yolla çözümünün, artık “kimin haklı ya da kimin suçlu olduğunu tartışmaktan” daha önemli olduğunu ifade etti.

Dağlık Karabağ’daki durumun “Rusya ve diğer ülkeler için endişe sebebi” olduğunu söyleyen Kremlin sözcüsü, “Husumetin bir an önce sonlandırılması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

ERMENİSTAN, AZERBAYCAN’I AİHM’YE ŞİKAYET ETTİ

Ermenistan, Dağlık Karabağ sınırı boyunca yaşanan çatışmalarla ilgili olarak Azerbaycan’ı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) şikayet etti.

AİHM’den yapılan yazılı basın açıklamasında, Erivan’ın AİHM’den Bakü’ye karşı geçici tedbirlerin uygulanmasını talep ettiği kaydedildi.

Paşinyan’ın Başdanışmanı Arutyunyan: Ana aktör Azerbaycan değil Türkiye

Dünya

Beyaz Saray Erdoğan’la görüşme için net tarih vermedi

Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra birçok devlet başkanı ile görüşen ABD Başkanı Joe Biden’in AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ı ne zaman arayacağı ise merak konusu. Beyaz Saray, Erdoğan ve Biden görüşmesi için net bir tarih vermedi.

BOLD – Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Biden’ın neden hâlâ AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmediğine ilişkin soruya, Biden’ın hâlâ araması gereken birçok dünya lideri olduğunu yanıtını verdi. Psaki, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden’ın “bir noktada” telefon görüşmesi yapacağını söyledi.

Psaki, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, Biden’ın neden hâlâ Erdoğan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmediğine ilişkin soruyu yanıtladı. Biden’ın hâlâ araması gereken birçok dünya lideri olduğunu belirten Psaki, “Biden, gelecek hafta ve aylarda bu görüşmeleri yapacaktır. Bir noktada Erdoğan ile de görüşeceğinden eminim” dedi.

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Dünya

Tarihte ilk kez Papa Irak’ta

Tarihte ilk kez bir Katolik Kilisesi lideri Irak’ı ziyaret ediyor. Papa Francesco’nun bugün başlayan üç günlük Irak ziyaretinin sloganı “Hepiniz kardeşsiniz!”

BOLD – Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francesco, Kovid-19 salgını ve güvenlik sorunlarına rağmen üç günlük resmi ziyaret için Irak’a gitti. Tarihte ilk kez bir Katolik Kilisesi lideri Irak’ı ziyaret etmiş oldu.

Papa Francesco’dan önceki Hristiyan liderler 2. Jean Paul ve 16. Benedikt, hep çok eski Hristiyan toplulukların yaşadığı Irak’ı ziyaret etmek istemiş, ancak savaş ve çatışma ortamı nedeniyle bunu gerçekleştirememişti.

Irak ziyareti, Papa Francesco’nun, 2013’te bu göreve gelmesinden bu yana 33’üncü, koronavirüs kısıtlamaları nedeniyle ise 15 aydır yaptığı ilk yurt dışı gezisi.

Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih, ülkenin yıllarca süren çatışmalardan sonra iyileşmesine yardımcı olacağını umarak, Temmuz 2019’da Papa Francesco’yu Irak’a davet etmişti.

Papa Francesco’yu Bağdat’ta havaalanında Başbakan Mustafa El Kazımi karşıladı

ZİYARETİN SLOGANI ‘HEPİNİZ KARDEŞSİNİZ’

Ziyaretin sloganı, İncil’den alıntıyla ‘Hepiniz kardeşsiniz’ olarak belirlendi.

Papa Francesco, Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih ile yaptığı açıklamada, “Silahlar sussun, şiddet dursun, şahsi menfaatler sone ersin” dedi.

Papa Francesco, Bağdat’ta Başbakan Mustafa El Kazımi ile de bir araya geldi.

“MESAJINA SELAMÜN ALEYKÜM DİYEREK BAŞLADI”

Gezi öncesi Vatikan tarafından dün dağıtılan videoda Papa, Irak halkına seslenerek, “Irak’taki sevgili kardeşlerim, selamun aleyküm! Birkaç gün sonra nihayet aranızda olacağım” dedi.

Papa, yıllar süren savaş ve terörizmin ardından Tanrı’dan af ve uzlaşı dilemek için Irak’a gittiğini söyledi ve “Müslümanları, Yahudileri ve Hristiyanları tek bir ailede birleştiren İbrahim babanın adına, diğer dini geleneklerden kız ve erkek kardeşlerimizle de birlikte dua etmek ve birlikte yürümek arzusuyla geliyorum” diye konuştu.

Vatikan tarafından Irak gezisiyle ilgili hazırlanan belge ve açıklamalarda da sıklıkla, Irak’ın ‘tek tanrılı üç dinin babası İbrahim’in toprakları’ olduğuna vurgu yapılıyor. Papa’nın gezi boyunca bu dinlerin ortak bir aileye ait olduğu ve tüm inananların kardeş olduğu mesajı vermesi bekleniyor.

Irak gezisi, Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında dinler arası diyaloğu artırma çabasının devamı olarak görülüyor.

IRAK’TAKİ HRİSTİYANLARA MORAL DESTEĞİ

Gezi ayrıca, Irak’ta 2003’ten bu yana sayıları çok azalan Hristiyan nüfus özelinde Ortadoğu’daki Hristiyanlara moral desteği olarak da değerlendiriliyor.

Net sayılar kesin olarak bilinmese de Katolik Kilisesi vakıflarının verilerine göre Irak’taki Hristiyan nüfusun 2003’ten bu yana 1-1,4 milyondan 300-400 bine indiği hesaplanıyor. Bazı kilise yetkilileri, azınlıkta olan Hıristiyan inancının Irak’tan kaybolma tehlikesi altında olduğuna inanıyor.

GEZİ PROGRAMINDA NELER VAR?

Papa Francesco’nun Irak’ta Bağdat, Necef, Ur Ovası, Erbil, Musul ve Karakuş’u ziyaret etmesi planlanıyor.

Bağdat’taki resmi görüşmelerinin ardından Papa, 2010’da IŞİD saldırısında 48 kişinin hayatını kaybettiği Sayidat El Nejat Katedrali’nde Hristiyan din adamlarıyla bir araya gelecek.

Papa’nın Irak’ta en merakla beklenen görüşmelerinden biri ise Cumartesi günü planlanıyor. Papa Cumartesi günü Necef’e geçerek Şii lider Ayetullah Ali el Sistani ile görüşecek.

Vatikan’a yakın kaynaklar bu görüşmede, Papa’nın daha önce Sünni İslam için önemli bir otorite kabul edilen Mısırlı El Ezher İmamı Ahmed El Tayyib’le yaptığı gibi kardeşlik mesajı verilen bir ortak belge imzalanmasının umulduğunu belirtiyor.

Ancak ortak bir metin yerine iki dini liderden sözlü bir açıklama gelmesi de muhtemel. Her halükarda bu görüşmenin tarihe geçeceği konusunda görüş birliği hakim.

DİNLER ARASI TOPLANTI

Papa Francesco, tarihi Ur şehrinde bulunan Ziggurat’ın önünde dua edecek

Papa bu görüşmenin ardından, Hz. İbrahim’in doğum yeri olduğuna inanılan Ur Ovası’na gidecek ve burada dinler arası bir toplantıya katılacak. Bu toplantıda ‘İbrahim’in çocukları’ adlı bir dua planlanıyor.

Pazar günü ise Papa Erbil’e geçerek Irak Kürdistan Özerk Bölgesi yönetimiyle bir araya gelecek.

Ardından Musul’da 2014-2017 arasında çeşitli saldırılarda yıkılan kiliselerin yer aldığı, ‘4 Kilise Meydanı’nda savaş mağdurları için dua edecek. Papa, Ezidilerle de bir araya gelecek.

Papa Musul’un ardından, ziyaretini Irak’ta Hristiyan nüfusun en yoğun olduğu ve 2014’te IŞİD tarafından yaklaşık iki yıl boyunca işgal edilen Karakuş kentinde tamamlayacak. Karakuş’ta IŞİD tarafından tahrip edildikten sonra onarılan El Tahira Katedrali’ni ziyaret edecek.

Papa’nın Irak gezisinin basına açık son etkinliği, Pazar günü Erbil’de Franso Hariri Stadyumu’ndaki ayin olacak. Ayine Kovid-19 tedbirleri gereği stadyum kapasitesinin altında katılımcı alınsa da bu etkinliğe yaklaşık 10 bin kişinin katılımı bekleniyor.

Papa Francesco’nun Irak gezisi, hem son haftalarda Bağdat ve Erbil gibi çeşitli kentlerde düzenlenen saldırılar hem de pandemi nedeniyle riskli olarak görülüyor.

Papa Francesco, Vatikan’da başlatılan aşı kampanyasında koronavirüse karşı aşı yaptırmıştı. Papa’ya Irak gezisinde eşlik edecek heyettekilere ve 75 kadar gazeteciye de aşı yapılması planlanıyordu.

Sisi’ye dostluk eli: Ankara ile Kahire arasındaki gerilim yumuşuyor

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa 2021 yazında seyahatlerin kolaylaştırılması için aşı kimliğine odaklandı

Avrupa Birliği, koronavirüs tedbirlerini sonlandırıp hayatın bir an önce normale dönebilmesi için bir yandan aşı kampanyalarına hız verirken diğer yandan da ‘aşı pasaportu’ çalışmalarını başlattı. Aşı pasaportu çalışmalarında son durum ne?

BOLD – Avrupa’da, Kovid-19 salgını ile mücadele amacıyla uygulanan kısıtlamaların kaldırılarak seyahat özgürlüğüne yeniden yeşil ışık yakılması beklentisi gün geçtikçe artıyor.

Avrupa Birliği (AB) de bir yandan, olağanüstü kısıtlamalarla salgını kontrol altında tutmaya çalışan, diğer yandan da artan seyahat özgürlüğü taleplerine yanıt verebilmenin yollarını arıyor. Ancak mutasyona uğramış virüsün daha hızlı bulaşan varyantlarının hızla yayılması seyahat kısıtlamalarının kısa vadede hızlı adımlarla gevşetilmesi ihtimalini zora sokuyor.

Aşı çalışmalarının da yeteri kadar hızlı ilerlememesi nedeniyle 2021 yazında insanların seyahat taleplerinin önünü açabilmek için düşünülen bir diğer tedbir ise ‘aşı kimliği’ ya da diğer adıyla ‘dijital seyahat kartı’.

Çalışmalarına hız verilen dijital aşı kimliği ile en azından AB içinde seyahat kısıtlamalarının kademeli olarak gevşetilmesi umut edilse de, bunun beklentilere ne ölçüde yanıt verebileceği ile ilgili belirsizlikler sürüyor.

AB ÇALIŞMALARI BAŞLATTI, DSÖ KARŞI ÇIKIYOR

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, üye ülke vatandaşlarının iş ya da turizm amaçlı olarak AB içinde ve dışında güvenli bir şekilde seyahat edebilmeleri için ‘aşı pasaportu’ çalışmasını başlattıklarını ve mart ayı içinde yasa teklifini sunacaklarını duyurdu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), şubat ayının başlarında, uluslararası seyahatlerde ayrılış veya girişlerde Kovid-19 aşılaması kanıtına karşı olduğunu ifade eden rapor yayınladı.

DSÖ, “Aşıların sınırlı bulunabilirliği göz önüne alındığında, gezginlerin tercihli aşılanması, şiddetli Kovid-19 hastalığı açısından yüksek risk altında olduğu düşünülen öncelikli insanlar için yetersiz aşı tedarikine neden olabilir” sonucuna vardı.

NE AD VERİLECEK?

‘Kovid pasaportu’, ‘aşı pasaportu’, ‘aşı seyahat belgesi’ gibi pek çok farklı isim gündeme geldi, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen hafta başında yaptığı açıklamayla son noktayı koydu. Von der Leyen belgenin ‘Dijital Yeşil Kimlik’ adını taşıyacağını, ilgili yasa teklifinin de bu ay içinde üye ülkelere sunulacağını duyurdu.

NE ZAMAN HAZIR OLABİLİR?

Dijital Yeşil Kimlik için hedef Haziran ayı. AB Komisyonu tarafından hazırlanan yasa teklifinin, 17 Mart’ta Avrupa Parlamentosu’nun, 25 Mart’ta ise AB liderlerinin onayına sunulması bekleniyor.

Kabul edilmesi halinde, dijital kimlik uygulamasının hayata geçirilebilmesi için, 27 AB üyesi ülkenin, ilgili ulusal veri tabanı sistemlerinin birbiriyle uyumlandırılması gerekiyor. Güvenilir dijital platformlarda, öngörülen kriterlerle uyumlu bir şekilde bu verilerin toplanabilmesi için teknik altyapı düzenlemelerinin yapılması gerekecek. Komisyon, bunun için üç aylık bir süreye ihtiyaç duyulacağı görüşünde. Uzmanlar ise takvimin sarkabileceğine dikkat çekiyor.

AB’nin karmaşık karar alma mekanizması göz önüne alındığında, sistemi uygulamaya koymanın en iyimser senaryoyla haziran sonu veya temmuz başı olacağı tahmin ediliyor. Ancak bu tarihin daha da ileriye sarkabileceği belirtiliyor.

HER ÜLKE İÇİN AYNI MI OLACAK?

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ‘farklı ulusal çözümleri birbirine bağlayacak’ bir platform fikrini ortaya koydu. Bu da Avrupa Birliği genelinde geçerli tek bir belge olmayacağı anlamına geliyor.

DAHA ÖNCE BİR BENZERİ VERİLDİ Mİ?

Aslında bu uygulama yeni değil. Dünya Sağlık Örgütü, bazı Afrika ülkelerine girerken, ‘sarı humma’ gibi hastalıkların önlenmesi için ‘sarı kart’ adını verdiği bir uygulama başlatmış, bu ülkelere girerken aşı yaptırılması zorunlu hale getirilmişti.

AB’yi beklemeyen Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) gibi bazı uluslararası kurumlar, ‘travel pass’ adı verilen bir seyahat belgesiyle gidilecek ülkelere göre ilgili belgelerin yer almasını içeren bir uygulamayı Kasım ayında başlattı bile.

AŞI PASAPORTU KİMLERE VERİLECEK?

Bir kişinin AB içinde ve dışında seyahat edebilmesi için verilecek belgede, ‘aşı olan, aşı olması olanaksızsa yakın tarihte Kovid testi negatif çıkan ve daha önce bu virüse yakalanarak vücudu antikor üretebilen’ kişilerin dolaşımına izin verilmesi planlanıyor.

HANGİ ÜLKELER DESTEKLİYOR?

Ekonomisi büyük ölçüde turizme bağlı olan Yunanistan, Avrupa’da böyle bir sistemi destekleyen ilk ülke oldu. Atina hükümeti, İsrail’le turistlerin karşılıklı olarak özgürce giriş yapabilmesini müzakere ediyor.

İspanya, Malta ve Portekiz gibi Güney Avrupa’daki diğer turizm ülkeleri de bu girişimi destekledi. Bu ülkelere ek olarak, olumlu sinyaller gönderen Belçika ve Macaristan’ın yanı sıra farklı araçları deneyen Polonya, Danimarka, İsveç ve Estonya da destek verdi. Danimarka ve İsveç, vatandaşlarının yurtdışına seyahatleri için elektronik sertifikaların uygulamaya konulduğunu açıkladı.

Almanya ve Fransa, aşılama kampanyaları hala çok az ilerlediği için önce ihtiyatlı yaklaştı. Ancak 25 Şubat’ta video konferans yöntemiyle yapılan AB zirvesinden sonra iki ülke tutumunu değiştirince, Komisyona AB üyeleriyle ortak bir belge üzerinde çalışma talimatı verildi.

HANGİ BİLGİLER YER ALACAK? İÇERİĞİ, MAHİYETİ VE ÜCRETİ NE OLACAK

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, bu kimliklerde yer alması hedeflenen bilgileri, ‘kişinin Kovid-19 aşısı olduğuna dair kanıt, henüz aşı olamamış kişilerde test sonuçları, Kovid-19’u atlatmış olanların ise sağlık durumları hakkında bilgiler’ olarak sıraladı.

“Dijital Yeşil Kimlik” bir nüfus cüzdanı ya da pasaport gibi değil, dijital olacak. Dijital kimliklerin, sahtesinin üretilmemesi ve tüm üye ülkelerde kolaylıkla okunabilecek nitelikte olması için düşünülen alternatiflerden birisi, uçak biniş kartı gibi, akıllı telefonda taşınabilecek ya da çıktısı alınabilecek, QR (karekod) içeren bir belge olması. Dijital kimliği almak için, ücret ödenip ödemeyeceği ise henüz bilinmiyor.

AŞI OLANLARA KESİN BİR SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ SAĞLAYACAK?

Hayır. Bu konuda AB’de genel geçer bir siyasi mutabakat sağlanmış değil. Almanya ve Fransa gibi üye ülkeler dijital aşı kimliği ile salgın nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamalarının gevşetilmesi konusunun ilişkilendirilmemesini istiyor.

Oysa Avusturya, Yunanistan, İspanya, Portekiz ve Bulgaristan gibi turizmi canlandırmak isteyen ülkeler, aşı olmuş olanlara seyahat etme özgürlüğü tanınmasını istiyor, hatta tek taraflı olarak bu kişilere kolaylık tanıyan adımlar atıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron gibi diğer AB üyesi ülkelerin liderleri ise tek başına aşı olmuş olanlara seyahat kolaylığı sağlanmasına itiraz ediyor, bu yöndeki kararları frenliyor.

HUKUKİ İTİRAZLAR NELER?

AB genelinde sadece çok küçük bir azınlık aşı olabildi. Oxford Üniversitesi verilerine göre bu oran AB’nin toplam nüfusunun sadece yaklaşık yüzde 7’sine tekabül ediyor. Siyasiler ve uzmanlar, aşı olabilmiş küçük bir azınlığa seyahat etme ayrıcalığı tanınmasının, toplumdaki ‘adalet’ anlayışına darbe indirebileceği uyarısında bulunuyor.

Alman hükümeti, kimsenin aşı olmaya zorlanmayacağını açıklamıştı. Şimdi sadece aşı olmuş olanların seyahat edebilmesine imkan sağlayacak bir düzenlemenin, dolaylı olarak aşı zorunluluğu anlamına geleceği, seyahat özgürlüğü kısıtlamasının da aşı olmayanlara ‘yaptırım’ ya da ‘ceza’ olarak yorumlanabileceği belirtiliyor. Alman Etik Kurulu da, devletlerin aşı olanlara ayrıcalık tanımaması gerektiğini savunuyor.

Hukuki açıdan böyle bir belgenin serbest dolaşım ilkesine aykırı olduğu görüşleri dile getiriliyor. Hukukçular, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkındaki Anlaşma’nın 26’ıncı maddesinin, sağlık krizi gibi olağanüstü durumlarda, bu tür araçların kullanılmasının yolunu açtığını, Birlik içindeki yurttaşların serbest dolaşımı ilkesine aykırılık içermeyeceği görüşünü savunuyor. Ancak hukuki olarak Avrupa Komisyonu’nun, bunu getirme yetkisi yok. Bu nedenle talimat zirvede liderlerden geldi.

Hukukçular bu kararın başka bir yasal tuzak içerdiğine de dikkat çekiyor: Aşıya erişim zorluğu ve her vatandaşın ya da her ülkenin eşit koşullarda aşıya ulaşma şansının olmaması. Özellikle en son aşılanacak olan genç nüfus için büyük bir adaletsizlik yaşanacağı eleştirileri yapılıyor.

TIBBİ İTİRAZLAR NELER?

Tıbbi ve bilimsel açıdan da çekinceler gündeme getiriliyor. Aşı olanların, virüsü üçüncü kişilere bulaştırıp bulaştırmadığı henüz tam olarak bilinmiyor. Bu nedenle araştırmacılar, bir aşı sertifikasının, tam bir sağlık garantisi sağlamadığını savunuyor.

Bir diğer sorun ise bağışıklığın süresi. Aşıların ne kadar süre ile bağışıklık sağladığı bilinmediği için bu pasaportlarda bir çeşit son kullanma tarihi olmalı deniliyor.

RİSKLERİ NELER?

Avrupa Birliği en çok ‘sağlık sırlarının gizliliği’ ilkesinin çiğnenmesinden ve ‘sahte pasaportlar, sahte testler…’ gibi bir takım güvenlik eksikliklerinin oluşmasından endişe ediyor. Hatta bu konuda tam bir karaborsa sektörün ortaya çıkması riski de var.

Bloğun katı veri koruma yasası olan GDPR, Avrupa çapında aşı sertifikasının kapsamını ve kullanımını kısıtlıyor.

Aşı kartı ile özel tıbbi veriler, bu tür gizli bilgilere nadiren veya hiç erişemeyen bireyler ve kuruluşlar tarafından erişilebilir hale gelecek.

Dijital pasaportların hacklenmesi ve sahte olabilme ihtimali; kötü niyetli takip ve ticari amaçlarla kullanılma durumları uzmanları korkutan diğer gerekçeler arasında yer alıyor.

DİJİTAL Mİ BASILI KAĞIT MI OLACAK?

Avrupa Komisyonu’nun planını kısmen rayından çıkarabilecek bir başka engel de AB ülkeleri ve vatandaşları arasındaki dijital bölünme.

Von der Leyen’in dediği gibi, yeşil geçiş, dijital olacak. Bu durumda yapılan tahminlere göre, AB nüfusunun en az dörtte biri özellikle de dijital platformları kullanmayan yaşlı nüfus bu sistemin dışında kalabilir.

AŞI OLANLARA NE TÜR AVANTAJLAR SAĞLAYACAK?

Dijital Yeşil Kimlik kartı ile kimlere, ne tür avantajlar sağlanacağına hem üye ülkeler tek başlarına, hem de özel şirketler, restoranlar, tiyatrolar ve sinemalar karar verebilecek. Halihazırda, aşı olmuş olanlara kolaylık tanıyan AB üye ülkeleri ve özel şirketler var.

Örneğin Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail, aşı olmuş olanlara seyahat kolaylığı tanınması konusunda anlaştı. Yunanistan, İngiltere ile de benzer bir anlaşma için görüşmeler yürütüyor. Polonya, Romanya ve Estonya, aşı olduklarına dair belgeleri sunanlara, ülkeye serbestçe seyahat etme imkanı tanıyorlar. Polonya ayrıca yurtdışı seyahatlerinden dönenlere uygulanan karantina zorunluluğunu, aşı olmuş olanlar için kaldırdı. Diğer bazı üye ülkeler de benzer adımlar atıyor.

Aşıyı şart koşan özel turizm şirketleri de var. Örneğin Alltours, Ekim ayı itibariyle otellerinde ancak aşı olmuş olan kişileri konuk edeceğini duyurdu.

Suudi Arabistan hac için aşı olma şartı getirdi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0