Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Koronavirüsten bugün 65 kişi daha hayatını kaybetti

Bilim Kurulu toplantısı sonrası Bakan Koca’nın paylaştığı  verilere göre, bugün hayatını kaybeden 65 kişiyle beraber toplam can kaybı 8 bin 195’e yükseldi.

BOLD- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın canlı yayında paylaştığı, koronavirüs salgınının seyrine ilişkin günlük güncel verilere göre, bugün 65 kişi daha hayatını kaybetti. Böylece toplam can kaybı 8 bin 195’e ulaştı.

Son 24 saatte yapılan 112 bin 98 test sonucunda bin 391 yeni hasta tespit edildiği belirtildi. Son verilerle beraber toplam hasta sayısı da 318 bin 663’e yükseldi. Bakan Koca’nın paylaştığı tabloya göre, bin 245 kişi tedavilerinin ardından iyileşti. Tablodaki diğer veriler de şöyle: Hastalarda zatürre oranı yüzde 6,4, toplam ağır hasta sayısı bin 516, toplam iyileşen hasta sayısı da 279 bin 749.

HAFTALIK ORANLAR DA PAYLAŞILDI

Bakan Koca’nın paylaştığı tabloda ayrıca, haftalık oranlara da yer verildi. Buna göre; yatak doluluk oranı yüzde 49,3, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 67,1, solunum cihazına bağlı (ventilatör) doluluk oranı yüzde 32,3, aile hekimi izleme oranı yüzde 82, ortalama filyasyon süresi 13 saat, ortalama temaslı tespit süresi 8 saat olarak belirlendi.

Güncel veri tablosundaki değişiklik konusunda Bakan Koca şunları kaydetti: “Bundan sonraki dönemde bizim daha çok sahada yoğun filyasyon takibi yapmamız, aile ekibimizin devrede olmamız. Sağlık sistemimizin kuruluşlarımızın hasta takibini yapabiliyor olmamız nedeniyle eklendi.

Şu dönemde daha çok yaygın takip yapmak istiyoruz. Dünyada yapılmayan filyasyonu daha etkin hale getirerek erken dönemde daha çok test yapan bir yaklaşımının pandemi de sonuç alacağımıza inanıyoruz. Test sayımızı 200 bin rakamlarına çıkarmak istiyoruz.

En sağda olan sütunda yine aynı bilgileri içeren. Toplam test sayımız 10 milyonu geçmiş durumda. Nisan ayında %30 oranına yakın olan zatürre oranı %5 oranına düşmüş oldu. Bu oran düşmeseydi sağlık kuruluşlarımızdaki yük 5 kat daha fazla olacaktı. Erken dönemde tedavi yöntemimiz sayesinde bu durumdayız. Vaka sayısını ve zatürre oranını gösteriyor. Her bir daire bir ili gösteriyor. Yukarı doğru çıktığında hasta sayısının arttığını gösteren bir tablo. Burada ne kadar sol alttaki kareye doğru yerleşim olursa zatürre ve vaka oranının düştüğünü gösteriyor.”

Bakan Koca’dan günlük 29 bin vaka iddialarına tepki

Gündem

Metin Feyzioğlu kimdir: Cuntacılıktan AKP yandaşlığına…

AKP iktidarını en sert eleştirenlerin başında gelirken son yıllarda iktidarla birlikte hareket etmeye başlayan TBB Başkanı Feyzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nı öve öve bitiremedi.

BOLD – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nın yıldızlara erişmeyi sağlayacak bir plan ve yol haritası olduğunu söyledi.

“PLANIN OLUŞMASINA KATKI SUNDUK”

Avukatların da planın hazırlık sürecinde görüşlerini aktardığını hatırlatan Feyzioğlu, planın olgunlaşmasına katkı sunduklarını bildirdi. Feyzioğlu, eylem planında öngörülen düzenlemelerin vatandaşların hayatına dokunduğunu söyledi. Feyzioğlu, “İnsan Hakları Eylem Planı, sokaktaki insanımıza, hane halkına dokunuyor. Yıldızları tarif eden bir eylem planı değil, o yıldızlara erişmemizi sağlayacak bir eylem planı. Ciddi bir yol haritası” dedi.

ERDOĞAN’LA GİRDİĞİ POLEMİKLERLE GÜNDEMDEYDİ

AKP iktidarının büyük kısmında Erdoğan’la girdiği polemiklerle gündeme gelen Feyzioğlu, son yıllarda ise Erdoğan’ın yanından ayrılmayan bir kişiye dönüştü. 2014 yılı Mayıs ayında Danıştay töreninde yaptığı konuşmada dönemin Başbakanı Erdoğan’ı eleştirince “edepsiz” olmakla suçlanmış ve Erdoğan’ın töreni terk etmesi günlerce konuşulmuştu. Törende Feyzioğlu’nun konuşmasını bölen Erdoğan, “Yanlış konuşuyorsun. Böyle bir edepsizlik olmaz ki’ diye tepki göstermişti. Konuşması devam eden Feyzioğlu, Erdoğan’ın bu sözleri üzerine kürsüden; “Edepsizlik yapan ben değilim sayın Başbakan” diye yanıt vermişti.

AYASOFYA CAMİİ’NİN AÇILIŞINA DA KATILDI

Son yıllarda Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri haline gelen, ve “saray hukukçusu” olarak nitelendirilen Feyzioğlu, pandeminin zirve yaptığı bir dönemde Ayasofya Camii’nin açılışına katılarak AKP eski Amasya Milletvekili Haluk İpek ile fotoğraf çektirdi. Ayasofya hatırasını, kişisel Twitter hesabından paylaşan İpek, “Rabbime şükürler olsun. Cumhurbaşkanımıza sonsuz teşekkürler” dedi. Feyzioğlu’nun Ayasofya’daki mutluluğu ise dikkat çekti.

CUNTACI DEDESİ YETİŞTİRDİ

Aslen Kayserili olan Metin Feyzioğlu, CHP eski Milletvekili Turhan Feyzioğlu’nun torunu. 1969 yılında annesi Saide Feyzioğlu, doğum esnasında hayatını kaybedince dedesi Turhan Feyzioğlu ve anneannesi tarafından evlat edinildi. Dedesi Turhan Feyzioğlu her dönemin cuntacıları ile yakın ilişkileri olan bir hukuk profesörü. Darbe dönemlerinde Millî Eğitim Bakanlığı, Başbakan yardımcılığı ve 5 saat Başbakanlık yapan dede Feyzioğlu, darbecilerle işbirliğini “milli ruh ve şuur” sahibi olmasına bağlıyordu.

“DERİNLERİN ADAMI MISINIZ” SORUSUNA ÖLÜRÜM DE SÖYLEMEM

Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, canlı yayında “Derin devletin adamı mısınız” sorusuna “Ben devletin menfaatlerini hukuk çerçevesinde korumakla görevli bir örgütün başkanıyım. Amerikan Barolar Birliği de Alman Barolar Birliği de bunu yapar. Siz Alman Barolar Birliğinin Alman devletinin milli politikasına, milli duruşuna karşı tek bir cümlesini duyamazsınız. Benden de duyamazsınız. Ölürüm de bunu söylemem” dedi.

Damat Berat Albayrak’ın ekonomi karnesi ‘çokomelli’

Okumaya devam et

Gündem

Vücudumda 898 yara vardı: Sıradan bir şeymiş gibi işkence yaptılar!

OHAL döneminde kaçırıldıktan sonra Ankara’da 6 ay işkence edilen Ayten Öztürk, dün mahkemede kendisine yapılan işkenceleri tekrar anlattı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nda “İşkenceye sıfır tolerans” tanındığını söylerken aynı saatlerde Ankara’da 6 ay işkence gören Ayten Öztürk, mahkemede bir kez daha yaşadıklarını anlattı.

Ağırlaştırılmış müebbet hapisle üç yıldır tutuklu yargılanan Öztürk dün hakim karşısına çıktı. İstanbul 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma, Öztürk’ün tahliyesine ilişkin beyanlarda bulunmasıyla başladı. Öztürk, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevinden mahkeme salonuna getirildi.

“BENİ ORADA ÖLDÜRMEK İSTEDİLER”

Öztürk yaptığı savunmada, “Bana çok sıradan bir işmiş gibi işkence yapıldı ama dinleyenlerin sıradan bir olaymış gibi dinlemesini istemiyorum. Ben doktorla görüşmeden önce TEM şubeden biri geliyor ve doktorla görüşüyordu. Bu yüzden doktorlar kafasını kaldırıp bakmıyordu bile. İşkenceye ilişkin hiçbir soruşturma açılmadı bugüne kadar. Ben adres veremiyorsam işkencenin olmadığını mı gösteriyor? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Serbest bırakıldığım dosyada, şimdi ağır müebbetle yargılanıyorum” ifadelerini kullandı. Öztürk, Ankara’da bir senaryo oluşturulduğunu ve mahkeme heyetinin oluşturulan bu senaryoya göre hareket ettiğini belirtti.

Öztürk, “Beni orada öldürmek istemişlerdi öldüremediler şimdi hapishanede öldürmeye çalışıyorlar. 898 yara vardı benim vücudumda ruhumdakileri saymıyorum” diyerek tahliyesini talep etti. Avukat Seda Şaraldı, müvekkili Öztürk’ün tahliyesini talep etti. Savunmasında, iddianamede ve mütalaada tutukluluğunu gerektirecek bir olayın olmadığını vurgulan Öztürk, tutukluluğu ile yaşadığı işkencenin örtbas edilmeye çalışıldığını söyledi.

Müvekkilinin tedavi olması gerektiğini söyleyen Ayten Öztürk’ün avukatı Seda Şaraldı, Öztürk’ün tutuklu kaldığı zaman zarfı içerisine telafisi mümkün olmayacak sağlık sorunları yaşayabileceğini söyleyerek, müvekkili Öztürk’ün tahliyesini talep etti. Ayten Öztürk hakkında oy çokluğu ile tutukluluğunun devamına karar veren Mahkeme Heyeti, bir sonraki duruşma 19 Mart tarihine ertelendi.

OHAL DÖNEMİNDE KAÇIRILMIŞTI

OHAL döneminde kaçırıldığı bilinen tek kadın Ayten Öztürk 8 Mart 2018’de yaşadığı Lübnan’da Türkiye yetkililerine teslim edilmiş, Ankara’da 6 boyunca işkence görmüştü. Birlikte yargılandığı diğer sanığın beyanına dayanarak tutukluluğu devam eden Öztürk’e DHKP-C üyeliği iddiası yöneltiliyor. Öztürk, mahkeme karşısına ancak bir yıl sonra çıkarıldı ve maruz kaldığı işkence nedeniyle ömür boyu kullanacağı ilaçlara bağlı yaşıyor.

Ankara’daki işkence merkezinde 6 ay işkence gören Ayten Öztürk her şeyi anlattı

Okumaya devam et

Gündem

AKP’nin kongre yaptığı şehirlerde koronavirüs vakaları artıyor

Koronavirüs salgınına rağmen kongre yapmaya devam eden ve kongrelerde hiçbir önlem almayan AKP kongreleri, vaka artışlarını tetikliyor. AKP’nin yaptığı kongre sonrası Balıkesir ve İzmir’de vakaların artması dikkat çekti.

BOLD – AKP Hükumeti, normalleşme kapsamında salgına karşı getirilen kısıtlamaları kaldırmaya devam ediyor. Bu kapsamda iller risklerine göre kategorilere ayrılırken, çok yüksek riskli illerin çoğunun AKP kongresinin yapıldığı iller olması dikkat çekti.

KONGREDE YOĞUN TEMASLAR OLDU

Birgün’den Berkay Sağol’a konuşan çok yüksek riskli il olarak açıklanan Balıkesir’in Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan, “14 Şubat’ta tablo açıklandığında Balıkesir’de pozitiflik oranı 100 binde 83’tü. Daha sonra 15-21 Şubat’ta 100 binde 92’ye çıktı. Son oluşan tabloda da maalesef 100 binde 142 olarak açıklandı” dedi. AKP kongresine ilişkin de konuşan Uçan, “Burada da bir partinin kongresi yapıldı. Kongrede çok yoğun temaslar oldu. Bunların hepsi birer etken. Alınan kararlarda tutarlılık yok ve suçu vatandaşa yüklemek doğru değil” dedi.

TEST SAYISININ DÜŞÜRÜLMESİNE KARŞIN VAKALAR ARTTI

AKP’nin 22 Şubat’ta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla kongre yaptığı İzmir’de vaka pozitiflik oranının 100 binde 53,42’ye çıktığını belirten Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı ise “Bir hafta içinde pozitif vakaların yaklaşık yüzde 25 arttığını görüyoruz. İzmir’de bir hafta içinde yaşanan gelişmelerin bu oranda bir vaka artışına sebep olduğunu düşünüyoruz. Tüm Türkiye ve İzmir’de yapılan test sayılarının Aralık ayına göre oldukça düşük olduğunu görüyoruz. 200 bin test yapılırken, bu sayı şimdi yaklaşık 100-120 bin civarına düşmüş durumda. Test sayısı arttırılırsa daha gerçekçi vaka sayıları saptanacaktır.”

Altan’ın avukatından Yargıtay’a: Hak, hukuk, vicdan, insaf diyorum

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0