Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Pınar Gültekin cinayetinde katil Metin Cemal Avcı’nın kardeşi de tutuklandı

Mertcan Avcı Metin Cemal Avcı Pınar Gültekin

Muğla’da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesi olayına ilişkin soruşturmada katil Metin Cemal Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı da ‘delil karartmak’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

BOLD – Muğla’da öldürüldükten sonra cesedi bir varil içerisinde yakılan Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesi olayıyla ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Gültekin’in katili Muğla’da bar işleten Metin Cemal Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı’nın (26) telefon sinyallerinin abisiyle aynı zaman diliminde olay yeri ve yakınlarında tespit edildi.

DELİL KARARTMA SUÇLAMASI

Bunun üzerine Mertcan Avcı da gözaltına alındı. Ancak sinyallerin olay gününden hemen sonra Pınar’ın kayıp olduğu dönemde olduğu, Mertcan Avcı’nın olaydan sonra abisiyle birlikte olay yerine giderek ‘delil karartmakla’ suçlandığı belirtildi. Cinayete herhangi bir şekilde yardım ettiğine ettiğine dair bir suçlama veya delil bulunmadığı kaydedildi. İfadesi alınan Mertcan Avcı, cinayetin işlendiği bağ evine gittiğini, ancak delil karartmadığını savundu. Bağ evinde alkollü içkileri koydukları depoya gittiğini belirten Avcı “İş yeri için biraları almaya gidiyordum. Herhangi bir şey görmedim” dedi. Delil karartmak suçlamasıyla hakim karşısına çıkan Avcı tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Servet Turgut’un hayatını kaybettiği helikopterden atılma olayında gizlilik kararı

Gündem

Ayasofya Baş İmamı’ndan ‘kadın cinayetleri’ için ‘propaganda’ açıklaması

Ayasofya Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, kadın cinayetlerini gündeme getirmenin sakıncalı olduğunu öne sürdü. “Bu, kadını erkeğe düşman etmeye çalışan bir medya propagandasından ibaret” dedi.

BOLD – “1921 ve 24 anayasalarında devletin dini İslam’dı ve laiklik yoktu. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün” diyerek Anayasa’dan laikliğin kaldırılması çağrısı yapan Ayasofya Baş İmamı Mehmet Boynukalın, bu kez de kadın cinayetleri ile ilgili attığı skandal bir tweetle eleştirilerin hedefi oldu.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Boynukalın, Türkiye’de arka arkaya yaşanan kadın cinayetleri haberlerinden rahatsızlığını dile getirdi. Boynukalın şu mesajı paylaştı: “Cinayet cinayettir; cinsiyet değiştirmez; erkek, kadın, çocuk, büyük kimin başına gelirse gelsin ilkemiz: ‘Sizin için kısasta hayat vardır’ ilahi düsturudur. Sürekli ‘kadın cinayetleri’ vurgusu, kadını erkeğe düşman etmeye çalışan bir sloganik medya propagandasıdır.”

Okumaya devam et

Gündem

Havan mermisiyle ölen Ceylan Önkol’un davasında mahkeme İçişleri Bakanlığını suçlu buldu

Diyarbakır’da 12 yıl önce koyunlarını otlatırken havan mermisiyle katledilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un ölümüyle ilgili açılan davada, İçişleri Bakanlığı yüzde 90 kusurlu bulundu. Bakanlık, Ceylan’ın ailesine 283 TL tazminat ödeyecek.

BOLD – Diyarbakır’ın Lice ilçesi Şenlik Mahallesi’ne bağlı Hambaz mezrasında 28 Eylül 2009’da koyunlarını otlattığı sırada havan mermisiyle katledilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un annesi ve babasının maddi ve manevi tazminat istemiyle İçişleri Bakanlığı aleyhine açtığı dava sonuçlandı. MA’dan Mehmet Şah Oruç’un haberine göre mahkeme, bakanlığı 283 bin TL maddi ve manevi tazminata mahkum etti.

Önkol ailesine hukuki destek sunan İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi avukatlarının Diyarbakır 2’nci İdare Mahkemesinde açtığı davada, bakanlık idarenin kusurlu olmadığı yönünde savunma yaptı. Mahkeme, bakanlığın olayın meydana geldiği yerin köylülerin hayvanlarını otlatmak için geçiş güzergahı olarak ve çocukların oyun alanı olarak kullanılan bir yer olmadığı yönünde bilgi ve belge sunmamasına dayandırdığı kararında, şu değerlendirmeyi yaptı:

GÜVENLİK HİZMETİ GEREĞİ GİBİ YÜRÜTÜLMEDİ

“Durum böyle olunca; insanların sürekli kullandıkları ve yerleşim yerine yakın bulunan bir alanda patlamamış mühimmatın bulunması, davalı idarenin sunduğu güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülmediğini gösterdiğinden, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.”

Patlamanın Önkol’un elindeki cisimle bombaatara vurmasıyla patlamanın meydana geldiği yönündeki bilirkişi raporuna atıfta bulunan mahkeme, olayda Önkol’un yüzde 10, idarenin de yüzde 90 kusurlu olduğu belirtti. Mahkeme, Önkol’un yüzde 10 kusurlu bulunması nedeniyle anne Saliha Önkol için 124 bin 700 TL maddi tazminat isteminin 112 bin 230 TL’lik kısmını, maaş bağlanmış olması nedeniyle baba Raif Önkol için ise 77 bin 890 TL maddi tazminat isteminin 70 bin 101 TL’lik kısmını kabul etti.

Mahkeme, anne ve babanın talep ettiği 150 bin TL’lik manevi tazminat talebinin, anne ve baba için 50 biner TL olmak üzere toplamda 100 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkeme, aileye toplamda 283 bin TL ile maddi ve manevi tazminat ödenmesine, tazminata yasal faiz işlenmesine hükmetti.

NE OLMUŞTU?

Lice Cumhuriyet Savcısı, olayın kamuoyuna yansıması ve gelen tepkiler üzerine 3 gün sonra helikopter ile olay yerine gitti. Savcı, daha sonra dosyaya gizlilik kararı getirdi. 2010’da Önkol ailesinin avukatları, soruşturma devam ederken dosya hakkında alınan gizlilik kararına yaptıkları tüm itirazlar reddedildiği için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. 2012’de de soruşturmanın etkin ve tarafsız yürütülmemesi, soruşturmanın derinleştirilmesine yönelik taleplerin reddedilmesi ve aradan geçen süreye rağmen dava açılmaması ve şüphelilerin bulunmaması nedeniyle tekrar AİHM’e başvuruldu. 2017 yılının Ocak ayında başvuruya cevap veren AİHM, “ihlal olmadığına” karar verdi.

Soruşturmayı yürüten dönemin savcısı, 4 Nisan 2013’te Önkol’un ölümüne neden olan ancak bir türlü bulunamayan şüpheliler hakkında, “Görevini kötüye kullanmak” suçlamasıyla açtığı soruşturmada takipsizlik kararı verdi.

Savcılık, 5 yıl sonra (30 Nisan 2014) soruşturma dosyasında mühimmatın sabit durduğu, daha önce kim tarafından atıldığının belli olmadığı gerekçesiyle “daimi arama” kararı vererek dosyayı rafa kaldırdı.

Faili meçhul bırakılmak istenen olayın ardından İHD Diyarbakır Şubesi’nde yer alan avukatlar, İçişleri Bakanlığı aleyhine Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açtı. 100 bin TL maddi, 150 bin TL manevi tazminat talebiyle açılan davada, mahkeme aileye 28 bin 208 TL tazminat kararı verdi. Mahkeme, manevi tazminat talebini, 5233 sayılı “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’una” dayanarak karar vermesi nedeniyle reddetti. Maddi tazminat talebinin ise kısmi olarak kabul edilmesine hükmetti.

DANIŞTAY 2019’DA KARARI NEDEN BOZDU?

Danıştay ise 16 Mayıs 2019’da Ceylan Önkol’un ailesine tazminat ödenmesi kararını bozdu, tazminat davasının “kusursuz sorumluluk” ilkesi veya “hizmet kusuru” ilkesi kapsamında görülmesi gerektiğine hükmetti. (Hizmet kusuru ilkesi: Bazı hallerde kişiler doğan zarardan dolayı bir kusurları olmasa da sorumlu tutulabilmesi.)

Danıştay kararında; 1998-2009 yılları Genelkurmay Başkanlığı verilerine göre, Ceylan Önkol’un öldüğü Hambaz mezrasında askeri mühimmatla 4 defa çatışma yaşandığı hatırlatılarak, patlamanın olduğu yerin köylüler tarafından hayvan otlatmak için geçiş güzergahı olarak kullandığına, çocukların ise oyun alanı olarak kullandığı ve sürekli kullanılan bir yerde patlamamış bir mühimmatın bulunmasının “idarenin güvenlik hizmetini gereği gibi yürütmediği” nedeniyle “kusuru” bulunduğu sonucuna vardı.

Danıştay, belirtilen nedenlerden dolayı Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin kararında hukuki bir isabet bulunmadığı nedeniyle kararı bozarak, yeni bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemeye gönderilmesine hükmetti.

Okumaya devam et

Gündem

Soylu ve Bahçeli kadın katilleri ve tecavüzcülerin ülkücü bağlantılarından rahatsız

Son dönemde Türkiye’yi sarsan kadın cinayetleri ve tecavüz olaylarındaki zanlıların ülkücü hareketle bağlantılı olması dikkat çekiyor. MHP’nin adının adi suçlarla karalanmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Bahçeli ise, peş peşe gelen tecavüz ve şiddet olaylarının faillerinin cezalandırılmasının yanı sıra olayların ‘tertip mi gerçek mi’ olduğunun araştırılmasını istedi. Bahçeli’nin çağrısı sonrası İçişleri Bakanlığı, bakan onayıyla 2 başmüfettiş görevlendirdi.

BOLD – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajında son günlerde artan kadına yönelik şiddet ve tecavüz olaylarının faillerinin MHP ve Ülkücü bağlantılarına değindi.

Samsun’un Canik ilçesinde boşandığı kadına şiddet uygulayan İbrahim Zarap’ın MHP’ye üye olurken çekilen fotoğrafı ve Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde 92 yaşındaki Hanım Pınarlı’ya tecavüz edip, boğarak öldüren Aytu Çetin’in 3 hilal dövmesine atıfta bulunan Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi, lekesiz, gölgesiz ve şüphesiz ambleminin istismarına, adi bir suçlu vasıtasıyla karalanmasına asla göz yummayacaktır. Süreç nereye gidiyorsa oraya kadar götürülmeli, katil cezasını bulmalı, eğer varsa arkasındaki provokatörler deşifre edilmelidir” diye konuştu.

TERTİP Mİ GERÇEK Mİ?

Bahçeli’nin açıklamaları şöyle: “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün hemen öncesinde ülkemizin farklı yerlerinde yaşanan şiddet ve cinayet vakaları insanım diyen herkesin kanını dondurmuştur. Suçsuz ve günahsız masum kadınlara yönelmiş hunhar saldırılar toplumsal huzur ve insanlık değerlerini hedef almıştır.

Samsun’un Canik ilçesinde, yanında küçücük kızı olmasına rağmen boşandığı eski eşi tarafından sokak ortasında hiç acımadan, hiç gözünün yaşına bakılmadan alçakça dövülen hanım kardeşimiz bizleri derinden yaralamıştır. Bu caniye zalimliğinin hesabı sonuna kadar sorulmalıdır.

Bir diğer sarsıcı olay ise Aydın’da görülmüştür. 92 yaşındaki bir kadına cinsel saldırıda bulunduktan hemen sonra boğarak öldüren bir katil Nazilli’de bir otel odasında yakalanmıştır. Bu cinayetin failinin en ağır cezaya çarptırılması insanlık onurunun bir gereğidir.

92 yaşındaki bir hanımefendinin ırzına ve hayat hakkına musallat olan canavarın gözaltına alındığı esnada, kameralara yansıyan bileğindeki üç hilal dövmesi ise dikkat çekmiştir. Bunun bir tertip mi yoksa gerçek mi olduğu bütün yönleriyle araştırılması hayati bir zorunluluktur.

Gerek güvenlik güçlerimiz, gerek adli makamlarımız, gerekse de Aydın il teşkilatımız üç hilalli dövmeyle afişe edilen cani hakkında ihtiyaç olan incelemeleri derinleştirmelidir. Bir kadına el uzatan, dil uzatan, kanına ve canına kast eden bir yaratığa tahammülümüz yoktur.”

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİ

Bahçelinin çağrısına İçişleri Bakanlığı olumlu yanıt verdi. Bakanlık konunun araştırılması için 2 başmüfettiş görevlendirdi. Yapışan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Aydın’da, 92 yaşındaki bir kadının canice işlenen bir cinayet sonrasında hayatını kaybetmesinin ardından, failin adliyeye kelepçeli bir şekilde götürülmesi esnasında elindeki dövme görüntüsünün yansıması ile ilgili olarak herhangi bir ihmal ya da kasıt bulunup bulunmadığının soruşturulması için Bakan onayı ile bir Mülkiye Başmüfettişi ve bir Polis Başmüfettişi görevlendirilmiştir.”

MUSA ORHAN’IN ÜLKÜCÜ POZLARI KIZDIRDI

Son yıllarda kadına yönelik cinsel saldırı ve şiddet olaylarında faillerin ülkücü hareketle bağlantıları dikkat çekiyor. Siirt’te İpek Er adlı 18 yaşındaki genç kıza tecavüz ederek intiharına neden olan Uzman Çavuş Musa Orhan olayı kamuoyunun gündemini uzun süre meşgul etti. Olayın hemen ardından Orhan’ın ülkücü işareti ile verdiği pozlar sosyal medyada dolaşıma girdi. MHP ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu görüntüleri kullanan Habertürk kanallarına tepki gösterdi.

ALEYNA ÇAKIR’IN KATİLİ KORUNDU MU?

Ankara’daki evinde 3 Haziran 2020’de ölü bulunan Aleyna Çakır’a daha önce şiddet uygulayan ve Çakır’ın ailesi tarafından ‘cinayetle’ suçlanan Ümitcan Uygun’un MHP İlçe Merkezi’ndeki görüntüleri çok tartışıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Aleyna Çakır’ın intihar etmediği, Ümit Can Uygun tarafından öldürüldüğü, zanlının siyasi kimliğinden dolayı korunduğu iddia ediliyor” dedi. MHP’den iddialara yalanlama geldi.

Devlet ‘Loves Erdogan’

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0