Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gergerlioğlu, KHK mağduru öğretmenlerin iadesi için imza kampanyası başlattı

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, OHAL ve KHK mağduru ya da çalışma lisansı iptal edilen öğretmenlerin kayıplarının telafi edilerek görevlerine dönmesi için imza kampanyası başlattı.

BOLD -15 Temmuz’dan sonra Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile mesleklerinde çıkartılan on binlerce öğretmen için 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle kampanya başlatıldı. Küresel bağlamda dünyanın en büyük imza kampanyası projesi olan Change.org üzerinden kampanya başlatan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, imza kampanyasını gözaltında işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkolu’nun öğrencileriyle çektirdiği fotoğrafıyla duyurdu.

Gergerlioğlu, imza kampanyası için yaptığı çağrıda, “150 bine yakın kişi hiçbir gerekçe gösterilmeksizin memuriyetten ihraç edildi. KHK mağdurları arasında yaklaşık 55 bin öğretmen 4 yıldır mesleklerini ifa edemiyor. Eğitim hakkının da ihlal edilmesine yol açan bu adaletsizliğe biran önce son verilmeli. OHAL ve KHK mağduru öğretmenlerin tüm hak kayıpları telafi edilerek hemen görevlerine iade edilmeli, çalışma lisansı iptal edilen öğretmenlerin lisansı geri verilmeli. Öğretmenlerin yeri okuldur, öğrencilerinin yanıdır.  Sizlerden atacağınızı imzalarla bu hukuksuzluğa “dur” demenizi ve çok şey borçlu olduğumuz öğretmenlerimize destek vermenizi istiyoruz” ifadesini kullandı.

55 BİN ÖĞRETMEN İŞSİZ!

Gergerlioğlu başlattığı imza kampanyası metninin devamında şunları ifade etti;

AKP iktidarı Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile “masumiyet karinesi”, “suç ve cezada kanunilik”, “lekelenmeme hakkı” ve “suçun şahsiliği” gibi hukukun evrensel kaidelerini hiçe saydı.

150 bine yakın kişi hiçbir gerekçe gösterilmeksizin memuriyetten ihraç edildi. KHK mağdurları arasında yaklaşık 55 bin öğretmen 4 yıldır mesleklerini ifa edemiyor.

Eğitim hakkının da ihlal edilmesine yol açan bu adaletsizliğe biran önce son verilmeli.

GEÇ GELEN ADALET ADALET DEĞİLDİR

Geç gelen adalet adalet değildir. Adaletin tecelli etmesi için yeni bir imza kampanyası başlattık. Sizlerden imza vererek, yakın çevrenizle paylaşarak kampanyamıza destek olmanızı bekliyoruz.

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrası Millî Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan yaklasik 35 bin öğretmen KHK lar ile masumiyet karinesi ihlal edilerek mesleğinden atıldı. Özel eğitim kurumlarında vazife yapan 20 bin öğretmenin de lisansı iptal edildi.

55 bin öğretmenin kamuda ve özel sektörde öğretmen olarak çalışması keyfi bir şekilde yasaklandı.

Oysa bu öğretmenlerden hiçbirinin darbe ile ilişkisi bulunamadı. Buna rağmen AKP iktidarı kendine muhalif olarak gördüğü bu öğretmenlerin Anayasa ile teminat altında bulunan sözleşme ve çalışma hürriyetlerini ayaklar altına aldı.

Mesleğinden ve çok sevdiği öğrencilerinden mahrum bırakılan her bir öğretmen Türkiye için kaybedilen çok önemli bir değerdir. Bu değer AKP’nin keyfi kararları ile yok edilmeye çalışılmaktadır.
Diğer yandan ciddi dramlar yaşanmaktadır. Hak ihlalleri ve mağduriyetler had safhada devam etmektedir.

FARKLI SEKTÖRLERDE İŞ BULAMADILAR

Yıllarca eğitimini aldıkları ve icra ettikleri öğretmenlik mesleğini yapmasına izin verilmeyen eğitimciler, pasaport iptali, banka hesaplarına bloke konulması, tapuda alım-satım yapamamak, banka kredisi kullanamamak ve banka kredi kartlarının iptali gibi hukuki olmayan uygulamalarla karşı karşıya kalmaktalar.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) için utanç vesikası olan SGK hizmet döküm belgelerinde “KHK ile Kamu Görevinden Çıkarıldı” şeklinde fişlenen
öğretmenler, iş için müracaat ettikleri farklı sektörde işyerlerinden ret cevabı ile yine hayal kırıklığı yaşıyorlar.

KHK mağduru 55 bin öğretmenin herhangi bir işte çalışma hakkı da elinden alınmıştır. Beslenme, barınma gibi en temel insani ihtiyaçlarını temin edememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan öğretmenler sivil ölüme terk edildi.

Hiçbir tecrübeleri olmaksızın inşaat işlerinde çalışmak mecburiyetinde kalan ve maalesef iş cinayetlerinde hayatını kaybeden öğretmenler KHK’ların bir başka karanlık yönüdür.

Keyfi kararlarla mesleklerinden mahrum bırakılan bu öğretmenlerin yeniden öğretmenlik yapmaları, hatta başka işlere girmeleri dahi engellendiği için hayatları altüst olmuştur.

İntihar eden, inşaatlarda kayıt dışı çalışırken ölen, psikolojik problemler yaşayan, evlilikleri biten, uğradığı zulümden kaçmaya çalışırken Meriç Nehri’nde, Ege Denizi’nde boğulan onlarca öğretmenin acısı hâlâ yüreğimizde.

Biz diyoruz ki öğretmenlerin yeri okullardır, sınıflardır, öğrencilerinin yanıdır. KHK mağduru öğretmenlere bu fırsatın verilmesi gerekmektedir. Biz Anayasa’nın, Evrensel Hukuk ilkelerinin uygulanmasını ve öğretmenlerimize haklarının verilmesini istiyoruz.

Öğretmenlerimiz, yaşadıkları tüm hak kayıpları telafi edilerek hemen okullarına, öğrencilerinin başına dönmelidir. Bu bizim en önemli ve öncelikli talebimizdir.

KHK ile ihraç edildikleri sırada var olan tüm haklarıyla birlikte işlerine geri iade edilmelerini, bu süreçte hem maddi hem de manevi kısaca telefisi mümkün olmasa da yaşanan tüm kayıplarının asgari de olsa karşılanmasını; iade-i itibarlarını geri vererek bu hukuksuzluğun sorumlulukların adalet karşısına çıkıp hesap vermelerini istiyoruz.

55 bin KHK mağduru öğretmenin bu haklı taleplerinin karşılanması için imza kampanyası başlattık. Söz konusu öğretmenlerin, bir an önce yaşadıkları tüm hak kayıpları telafi edilerek işlerine dönmelerini ve kapatılan eğitim kurumlarında çalışıyor olmalarınedeniyle lisansları iptal edilen öğretmenlerin çalışma lisansları geri verilerek özel sektörde çalışmasına izin verilmesini istiyoruz. En temel haklardan olan “çalışma hürriyetinin”, “teşebbüs hürriyetinin” sağlanmasını istiyoruz.
Hukuksuzluk artık son bulsun!

İmza kampanyamıza katılın, paylaşın bize destek olun.

Sizlerden atacağınızı imzalarla bu hukuksuzluğa “dur” demenizi ve ÇOK ŞEY BORÇLU OLDUĞUMUZ ÖĞRETMENLERİMİZE destek vermenizi istiyoruz.

Verdiğiniz destek ve imzalarınızdan dolayı şimdiden teşekkür ediyoruz.”

OHAL Komisyonu kağnı hızında: 16 bin kişi karar bekliyor

Gündem

Gergerlioğlu kararını onayan Yargıtay, IŞİD’lilerin dosyasını bekletiyor

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının sorumlularına verilen cezayı görmezden gelen Yargıtay, insan hakları mücadelesiyle iktidarın sabrını taşıran Gergerlioğlu’nun dosyasını gündemine alıp cezayı onadı.

BOLD – Yargıtay, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun barış yanlısı bir paylaşımı nedeniyle verilen cezayı onadı. Karar Meclis’te okunursa Gergerlioğlu hapse girecek.

t24.com.tr’den Gökçer Tahincioğlu, Gergerlioğlu’nun hapis cezası kararını jet hızıyla gündemine alan Yargıtay’ın IŞİD dosyalarını yıllardır beklettiğine dikkat çekti. Tahincioğlu, IŞİD’lilerin dosyalarının Yargıtay’da 3 ile 5 yıldır dondurulduğunu yazdı.

Yargıtay’ın bu tutumunu eleştiren Tahincioğlu’nun “O bombalar nasıl patladı: IŞİD beklesin, Gergerlioğlu’nu mahkûm edelim” başlıklı yazısı:

ARTIK YAPILANLAR KAVRAMLARLA AÇIKLANAMIYOR

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Türkiye, ne zamandır, “etik ve ahlak” üzerine konuşulamayacak bir ülke. Bir zamanlar, “iki yüzlü ahlak” üzerine konuşmak, etikle ahlakın benzerlikleri ve farkları üzerine yorum yaparak, olanı biteni yorumlamak mümkündü belki.

Sonrasında ahlak, kavramsal olarak, muhafazakârlığın amentülerinden biri haline geldi ve sadece mahalle baskısı, başkalarının hayatı üzerine ahkam kesmenin aracı olarak kullanıldı.

Etik de eğilip bükülen, felsefe ile bağı kopartılan kavramlardan birine dönüştü.

Ama konuşulamamasının nedeni aslında bunlar değil.

Eski ve yeni Türkiye gibi nafile ve gerçekten uzak karşılaştırmalar yapmak da değil.

Konuşulamamasının nedeni, artık birçok eylemin, yapılıp edilenlerin “naif” kavramlarla açıklanamayacak olması. O kavramların, doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, eksik kalması…

IŞİD’LİLER KISA SÜREDE SERBEST BIRAKILDI

Türkiye’yi hedef alan IŞİD katliamlarının mimarlarından İlhami Balı, ismi, IŞİD’in sınır emiri olarak bilinmeden önce de devlet tarafından tanınıyordu.

Balı, niyetini gizlemeyenlerden biriydi.

Defalarca dinlemeye takılmıştı.

2010 ve öncesinde El Kaide’nin Türkiye yapılanması içinde yer almıştı ve bomba yapımına yönelik malzemelerin temini, saklanması dahil birçok eyleme imza atmıştı.

Balı, uzunca bir takibin ardından yakalandı ama çok kısa bir süre cezaevinde kaldı. Adana ve çevresinde “Sanayi grubu” olarak bilinen El Kaide bağlantılı bu grupta Balı’nın dışında, Mehmet Gök ve Hasan Aydın da vardı. Çok kısa süre cezaevinde tutulup, serbest bırakılan bu isimler, davada yargılanan diğer üç sanıkla birlikte 2015’te 6 ila 8 yıl arasında hapse mahkûm edildiler.

Ancak artık ortada yoklardı.

Balı, o tarihte, çoktan IŞİD’e katılmıştı ve Türkiye’nin sınır emiri olarak görev yapıyordu.

Hasan Aydın, daha sonra yeniden yakalanıp serbest bırakılmıştı ve IŞİD saflarına, Suriye’ye geçmişti.

Mehmet Gök de Gaziantep grubu içinde faaliyet göstermeye başlamıştı.

YARGITAY 3 YILDA ANCAK ESAS NUMARASI VEREBİLDİ

Bu dosya, 2016’da Yargıtay’a geldi.

Yargıtay’da dosyaya sadece esas numarası verilmesi bile üç yıl sürdü. 2019’da nihayet Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde esas numarası alabildi.

Hemen burada bir virgül koymak gerekiyor.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, terör suçlarının temyiz incelemesini yapan, mühim bir daire.

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki 2 yıl 6 aylık hapis cezasını 19 Şubat’ta onamasıyla gündeme geldi.

Gergerlioğlu, internet sitelerinde yayımlanan yazıları sosyal medya hesabından paylaştığı için hapse mahkûm edildi. Eylemi bundan ibaret. Çözüm süreci devam ederken bu eylemleri yapsa ya da bir başka partiden olsa cezalandırılması bir yana, alkışlanacaktı. Türkiye’deki adalet sisteminin dönemlere, kişilere göre nasıl eğilip bükülebildiğinin sıcak kanıtı.

Gergerlioğlu’nun ceza aldığı eylemiyle ilgili iddianame, 4 Ağustos 2017’de hazırlandı. “Propaganda” ile suçlanan Gergerlioğlu, hızlı bir yargılama sonunda, 21 Şubat 2018’de hapse mahkûm edildi. Hemen ardından, 24 Haziran 2018 seçiminde milletvekili seçilmesine rağmen yargılaması durdurulmadı. Oysa, dokunulmazlık kapsamında olmayan suçlar arasında o güne kadar “propaganda” geçmiyordu. Gergerlioğlu söz konusu olunca, bu tartışılmadı bile.

KARAR TBMM’DE OKUNURSA GERGERLİOĞLU HAPSE GİRECEK

Sürdürülen yargılama sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, 7 Aralık 2018’de Gergerlioğlu’nun istinaf başvurusunu reddetti. Yargı paketiyle 5 yılın altındaki suçlar için Yargıtay yolu açılmasa, aslında ceza o sırada kesinleşecekti. Ancak dosya paket sayesinde Yargıtay’a taşındı.

IŞİD’lilerin dosyasını yıllardır bekleten Yargıtay, Gergerlioğlu için o kadar beklemeye gerek görmedi. Özellikle “sabır taşıran”, çıplak arama tartışmalarından hemen sonra Yargıtay 16. Ceza Dairesi, dosyayı gündemine aldı ve 21 sayfalık bir kararla verilen cezayı onadı.

Bu cezanın TBMM Genel Kurulu’nda okunması halinde, Gergerlioğlu, cezaevine girecek. Üstelik Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu ile ilgili verdiği, “dokunulmazlık sürmeliydi” kararı ortadayken.

Şimdi IŞİD dosyasına dönebiliriz.

IŞİD’İN ÖNEMLİ İSİMLERİ HALA ARANIYOR

İlhami Balı, cezasının onanmadığı, elini kolunu sallayarak IŞİD saflarına geçtikten sonra yüzlerce kişiyi Türkiye sınırından Suriye’ye taşıdı. Yakıldıkları resmi makamlarca hâlâ kabul edilmeyen iki askerin kaçırılması dahil, sınırdaki onlarca eyleme imza attı. 10 Ekim Gar Katliamı başta olmak üzere, IŞİD’in Türkiye’deki bombalı saldırılarının tamamında, sınırdaki geçişlerde, planlamalarda görev alan bir numaralı isimdi. Halen firari olarak, “kırmızı bültenle” aranıyor.

Hasan Aydın, 2016’da, IŞİD’in yakarak öldürdüğü iki askerin videosunu çeken ve paylaşan isim. Tahliye olduktan bir süre sonra Suriye’ye geçerken bir kez daha yakalandı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sadece bir yıl sonra bu eyleme imza attı.

Mehmet Gök’ün onlarca telefon konuşması dinlemeye takıldı. Sınırdaki insan kaçakçılığının Türkiye tarafındaki etkin isimlerinden biriydi. Ancak ne hikmetse ne operasyon yapıldı kendisine ne hakkında yeni telefon dinleme kararları çıkartıldı. Brüksel’deki bombalı saldırılardan, Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik bombalı saldırıya kadar pek çok eylemde izine rastlanan Gök, Diyarbakır saldırısı davasında kısa süre sonra beraat etti. Gerekçe, dinlenen telefonların kendisine ait olduğuna yönelik somut kanıt bulunamamasıydı…

KANLI EYLEMLERİN MİMARLARI İLE İLGİLİ KESİNLEŞEN BİR KARAR YOK

Kanlı eylemlerin mimarı bu isimler hakkında Türkiye’de halen kesinleşmiş yargı kararı yok.

Dosyaları Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin önünde duruyor.

Gergerlioğlu, çok daha tehlikeli bir isim olacak ki daire, dosyasına öncelik verdi.

Basın açıklaması, protesto yürüyüşü gibi demokratik hak niteliğinde kalabilecek ancak terör kapsamında değerlendirilen sürüyle dosyaya öncelik verdiği gibi.

Elbette vardır tüm bunların bir hikmeti.

Ancak rafta saklansa da unutulmuyor o dosyalar, zamana bırakılsa da bu yapılanlar unutulmuyor.

İnsanlık suçlarına imza atanların o imzaları nasıl bu kadar kolay atabildiklerinin kanıtları, basit bir arşiv taraması ve bu dosyaları yıllarca sayfa sayfa takip eden hak savunucularının, avukatların çabalarıyla hep önümüzde duruyor.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Gündem

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Emniyet Genel Müdürlüğü 600 bin gaz kapsülü, 5 bin adet kalkan ve TOMA suyunda kullanılmak üzere 40 ton gaz solüsyonu; jandarma ise 20 bin metal kelepçe, biber gazı, cop ve robocop teçhizatı alacak. Bu ihaleler toplumsal olaylara hazırlık olarak yorumlandı.

BOLD – İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı, binlerce gaz kapsülü, kalkan, TOMA’larda kullanılan suyun içerisine karıştırılan gaz solüsyonu ile kelepçe, cop ve robocop teçhizatı alımı için ihaleler düzenledi.

BİBER GAZI, SİS BOMBASI VE KALKAN ALINACAK

Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgilere göre Emniyet Genel Müdürlüğü, biber gazı kapsülü, biber gazı spreyi, biber gazı solüsyonu ve binlerce şeffaf kalkan alımı için 10 Mart ile 17 Mart tarihleri arasında dört ayrı ihale düzenleyeceğini açıkladı. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre emniyet 10 Mart’ta “OC Gaz Solüsyonu / 40 bin kg” adı altında tam 40 ton TOMA’larda kullanılan suyun içine karıştırılan gaz solüsyonu, “3 bin adet OC Gaz Spreyi alımı” adı altında 3 bin adet 400 mililitrelik biber gazı spreyi, 11 Mart’ta “40 milimetrelik gaz fişeği ve 40 milimetrelik sis fişeği” adı altında 600 bin biber gaz kapsülü ve 20 bin adet sis bombası ve 17 Mart’ta “2 Kısım Şeffaf Kalkan alımı” adı altında üç bini büyük boy ve iki bini de küçük boy olmak üzere toplam beş bin adet şeffaf kalkan alımı için ihaleye çıkacak.

JANDARMA DA TOPLUMSAL OLAYLAR İÇİN MALZEME ALACAK

Jandarma Genel Komutanlığı da 16 Mart tarihinde “6 Kalem Toplumsal Olaylara Müdahale Malzemesi” adı awltında bir ihale düzenledi. İhale ilanında alınacak malzemelerin sayısına yer verilmezken “ Vücut koruyucu teçhizat (robocop teçhizatı), vizörlü kask, şeffaf kalkan, cop, teleskobik cop ve göz yaşartıcı gaz” alınacağı ifade edildi. Ayrıca, Jandarma Genel Komutanlığı, 17 Mart’ta da ‘20 bin adet metal kelepçe’ alımı için ihale yapılacağını açıkladı.

İHALE SONUÇLARI GİZLİ TUTULUYOR

Savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarıyla ilgili ya da gizlilik içinde yürütülmesi gereken ihaleler Kamu İhale Yasası’na tabi olmadığı için ihalelerin sonuç ilanları açıklanmıyor. Bu tür ihalelerin sadece ilanı yayımlanırken ihalelerin hangi şirkete ve kaç milyon TL’ye verildiği gizli tutuluyor.

 

 

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Gündem

4 milyonluk ziyaret: Başkanın makamına gitti, ihaleyi kaptı

Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş’u makamında ziyaret eden AKP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Arıkan, ziyarette 4 milyon liralık ihaleyi kaptı. Arıkan, geçen yıl 118 milyon TL borç açıklayan belediyeden yapımı devam eden gençlik merkezinin yapım işini aldı.   

BOLD – AKP’li Eyyübiye Belediyesi’nin 4 milyon TL maliyetli Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin ihalesini, AKP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Arıkan’ın şirketi kazandı. İhale ile ilgili imzalar atıldı.

İHALEYE DÖRT TEKLİF VERİLDİ

BirGün’den Mustafa M. Bildircin’in haberine göre kamu ihaleleri ile AKP’lilere sağlanan ayrıcalıklara bir yenisi daha eklendi. Geçen yıl 118 milyon TL borç açıklayan AKP’li Eyyübiye Belediyesi’nin, ilçede inşası devam eden Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin yapım işi AKP’li birisine verildi. 4 milyon liraya yapılacak Süleyman Şah Gençlik Merkezi’nin yapım işi için 20 Ocak’ta gerçekleştirilen ihaleye dört şirket teklif verdi. Teklifler üzerinde değerlendirme yapan belediye yönetimi, bir teklifi geçersiz sayarak sayıyı üçe düşürdü. İhaleye verilen teklifler üzerinde yapılan son değerlendirmenin ardından 10 Şubat tarihinde imzalar atıldı.

İHALE SÜRECİNDE İKİ KEZ ZİYARET ETTİ

İhale, 4 milyon 66 bin TL karşılığında Arıkan Gıda Maddeleri Giyim Dayanıklı Tüketim Maddeleri Pazarlama isimli şirkete bırakıldı. Merkezi Sicil Kayıt Sistemi’ndeki bilgilere göre, Eyyübiye ilçesinin AKP teşkilatında Yönetim Kurulu Üyesi olan İsmail Arıkan şirketin ortakları arasında yer alıyor. Arıkan, “Süleyman Şah Gençlik Merkezi Yapım İşi” ihalesinin onay tarihinden bir, ihalenin gerçekleştiği tarihten ise 12 gün önce Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş’u makamında ziyaret etti. Arıkan, ziyareti sosyal medyada “Başkanımız Mehmet Kuş’u ziyaret ettik” diye duyurmuştu.

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0