Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Şehir hastanesinde kanser hastası yaşlıya sonda işkencesi

Mersin Şehir Hastanesi onkoloji servisinde yatan hastanın sondası erkek hemşire olmadığı gerekçesiyle dört saat değiştirilmedi. Olaya tepki gösteren Mersin Tabip Odası, sonda işlemlerinde hastanın cinsiyetine göre davranılmasının kabul edilemez olduğunu açıkladı. 

BOLD – Mersin Şehir Hastanesi’nde yatan kanser hastasının sondası, erkek hemşire olmadığı için “caiz değil” denilerek dört saat boyunca değiştirilmedi. Mersin Tabip Odası, olaya tepki gösterdi.

YOĞUN BAKIMLIK HASTA TABURCU EDİLDİ

BirGün’den Burcu Cansu’nun haberine göre 24 Eylül’de babasının hafıza kaybı yaşadığını ve bunun üzerine Tarsus Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü aktaran Ali Elitemiz isimli vatandaş, “Doktor babamın iyi olduğunu belirterek, bir ilaç yazarak bizi saat 17.00 civarında taburcu etti. Fakat babam bizi tanımıyordu. Eve geldiğimizde babam uyudu. Gece yarısı hastaneden başka bir doktor aradı, babamın yoğun bakımda olması gerektiğini, ambulans ile yolda olduğunu söyledi” dedi. Gece gelen ambulans ile tekrar hastaneye döndüklerini belirten Elitemiz, “Babamın onkoloji servisi olan bir hastanede yoğun bakımda yatması gerektiği söylendi. Babamın dördüncü evre akciğer kanseri olduğu ve beyne metastaz yaptığı bilgisi verildi” dedi.

BAKANLIK ARAYA GİRİNCE YATIŞI YAPILDI

Ambulans ile eve gelen doktorun da yardımıyla hastane aramaya başladıklarını söyleyen Elitemiz, ‘koronavirüs sebebiyle hasta sevkinin kabul edilmediği’ yanıtını aldıklarını belirtti. 11 saat boyunca sevk işlemi için beklediğini ifade eden Elitemiz, Sağlık Bakanlığı’nın devreye girmesi sonucu Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk işleminin yapıldığını bildirdi. Elitemiz, “29 Eylül’de babam yoğun bakımdan çıkarılarak onkoloji servisine alındı. Doktorlarla görüşmek ya da bilgi almak imkânsızdı. Birkaç dakika görüşebildiğim doktor, ‘Durumu kritik, her an ölebilir’ dedi. Bu süreçte biyopsi dahi yapılmadı” dedi.

SONDA DEĞİŞİMİ İÇİN ERKEK HEMŞİRE BEKLENDİ

Yaşanan bütün bu aksaklıklara ek olarak 4 Ekim’de babasının sondasının bozulduğunu ve bunun üzerine sağlık personeli çağırdıklarını belirten Elitemiz, “Saat 12.00’de babamın sondasında bir sorun oluştu. Sızıntı üzerine görevli personeli çağırdık. Gelen her personel akşam 16.00’da gelecek personelin sondayı değiştirebileceğini söyledi. Gün içinde sondadan gelen sızıntı ile yatak sırılsıklam oldu. Odaya gelen personele sondanın neden değiştirilmediğini, saatlerdir neden bekletildiğimizi sorduğumda ise erkek hemşirenin vardiyasının 16.00’da başladığı kadın hemşire tarafından değişimin caiz olmadığı söylendi. Biz işin uzmanı bekleniyor sanırken meğer caiz olmadığı için saatlerdir bekletildiğimizi öğrendik. Saat 16.00 olduğunda gelen erkek hemşire sondayı değiştirdi” dedi.

TABİP ODASI’NDAN “SORUNU ÇÖZÜN” ÇAĞRISI

Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sonda takma ve değişim işlemlerinde hastanın cinsiyetine göre davranılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyerek, “Yönetim Kurulu olarak bir toplantı yapacağız ve hastane yönetimine bir yazı göndereceğiz. Hastanede yaşanan bu soruna bir an önce çözüm bulunmasını talep edeceğiz. Sağlık sisteminde caiz ya da caiz değil şeklinde bir yaklaşım kabul edilemez” dedi.

Ankara’da gizli tanık ifadesiyle cemaat operasyonu: 16 gözaltı

Gündem

Liselinin Erdoğan’ın İnsan Hakları Eylem Planı’yla imtihanı

Erdoğan’ın yeni ve sivil bir Anayasa ile sonuçlanacağını söylediği İnsan Hakları Eylem Planı’nın açıklanmasının üzerinden 24 saat geçmeden bir lise öğrencisi sosyal medya paylaşımları yüzünden gözaltına alındı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Uzun süredir üzerinde çalışıldığını söylediği İnsan Hakları Eylem Planı’nı dün açıkladı.

Çalışmanın nihai hedefinin yeni ve sivil Anayasa olduğunu belirten Erdoğan planın 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyet içerdiğini anlattı.

Plan gözaltılar konusunda da şüpheli lehine değişiklikler içeriyor. Erdoğan bunu “Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek suretiyle yaptığı eleştirileri veya düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz” diyerek vurguladı.

EVİNDE GÖZALTINA ALINDI

Öte yandan Erdoğan’ın ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıklamasının üzerinden 24 saat geçmeden Bursa’da bir liseli sosyal medya paylaşımları nedeniyle evine giden polisler tarafından gözaltına alındı.

Liseli Genç Umut’tan yapılan açıklamada arkadaşlarının evinden gözaltına alındığı, gözaltındaki liselinin avukat talebine polislerin karşı çıktığı duyuruldu. Liseli gencin savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

https://twitter.com/Liseli_GencUmut/status/1367069307293868032/photo/1

Okumaya devam et

Gündem

Metin Feyzioğlu kimdir: Cuntacılıktan AKP yandaşlığına…

AKP iktidarını en sert eleştirenlerin başında gelirken son yıllarda iktidarla birlikte hareket etmeye başlayan TBB Başkanı Feyzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nı öve öve bitiremedi.

BOLD – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nın yıldızlara erişmeyi sağlayacak bir plan ve yol haritası olduğunu söyledi.

“PLANIN OLUŞMASINA KATKI SUNDUK”

Avukatların da planın hazırlık sürecinde görüşlerini aktardığını hatırlatan Feyzioğlu, planın olgunlaşmasına katkı sunduklarını bildirdi. Feyzioğlu, eylem planında öngörülen düzenlemelerin vatandaşların hayatına dokunduğunu söyledi. Feyzioğlu, “İnsan Hakları Eylem Planı, sokaktaki insanımıza, hane halkına dokunuyor. Yıldızları tarif eden bir eylem planı değil, o yıldızlara erişmemizi sağlayacak bir eylem planı. Ciddi bir yol haritası” dedi.

ERDOĞAN’LA GİRDİĞİ POLEMİKLERLE GÜNDEMDEYDİ

AKP iktidarının büyük kısmında Erdoğan’la girdiği polemiklerle gündeme gelen Feyzioğlu, son yıllarda ise Erdoğan’ın yanından ayrılmayan bir kişiye dönüştü. 2014 yılı Mayıs ayında Danıştay töreninde yaptığı konuşmada dönemin Başbakanı Erdoğan’ı eleştirince “edepsiz” olmakla suçlanmış ve Erdoğan’ın töreni terk etmesi günlerce konuşulmuştu. Törende Feyzioğlu’nun konuşmasını bölen Erdoğan, “Yanlış konuşuyorsun. Böyle bir edepsizlik olmaz ki’ diye tepki göstermişti. Konuşması devam eden Feyzioğlu, Erdoğan’ın bu sözleri üzerine kürsüden; “Edepsizlik yapan ben değilim sayın Başbakan” diye yanıt vermişti.

AYASOFYA CAMİİ’NİN AÇILIŞINA DA KATILDI

Son yıllarda Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri haline gelen, ve “saray hukukçusu” olarak nitelendirilen Feyzioğlu, pandeminin zirve yaptığı bir dönemde Ayasofya Camii’nin açılışına katılarak AKP eski Amasya Milletvekili Haluk İpek ile fotoğraf çektirdi. Ayasofya hatırasını, kişisel Twitter hesabından paylaşan İpek, “Rabbime şükürler olsun. Cumhurbaşkanımıza sonsuz teşekkürler” dedi. Feyzioğlu’nun Ayasofya’daki mutluluğu ise dikkat çekti.

CUNTACI DEDESİ YETİŞTİRDİ

Aslen Kayserili olan Metin Feyzioğlu, CHP eski Milletvekili Turhan Feyzioğlu’nun torunu. 1969 yılında annesi Saide Feyzioğlu, doğum esnasında hayatını kaybedince dedesi Turhan Feyzioğlu ve anneannesi tarafından evlat edinildi. Dedesi Turhan Feyzioğlu her dönemin cuntacıları ile yakın ilişkileri olan bir hukuk profesörü. Darbe dönemlerinde Millî Eğitim Bakanlığı, Başbakan yardımcılığı ve 5 saat Başbakanlık yapan dede Feyzioğlu, darbecilerle işbirliğini “milli ruh ve şuur” sahibi olmasına bağlıyordu.

“DERİNLERİN ADAMI MISINIZ” SORUSUNA ÖLÜRÜM DE SÖYLEMEM

Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, canlı yayında “Derin devletin adamı mısınız” sorusuna “Ben devletin menfaatlerini hukuk çerçevesinde korumakla görevli bir örgütün başkanıyım. Amerikan Barolar Birliği de Alman Barolar Birliği de bunu yapar. Siz Alman Barolar Birliğinin Alman devletinin milli politikasına, milli duruşuna karşı tek bir cümlesini duyamazsınız. Benden de duyamazsınız. Ölürüm de bunu söylemem” dedi.

Damat Berat Albayrak’ın ekonomi karnesi ‘çokomelli’

Okumaya devam et

Gündem

Vücudumda 898 yara vardı: Sıradan bir şeymiş gibi işkence yaptılar!

OHAL döneminde kaçırıldıktan sonra Ankara’da 6 ay işkence edilen Ayten Öztürk, dün mahkemede kendisine yapılan işkenceleri tekrar anlattı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nda “İşkenceye sıfır tolerans” tanındığını söylerken aynı saatlerde Ankara’da 6 ay işkence gören Ayten Öztürk, mahkemede bir kez daha yaşadıklarını anlattı.

Ağırlaştırılmış müebbet hapisle üç yıldır tutuklu yargılanan Öztürk dün hakim karşısına çıktı. İstanbul 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma, Öztürk’ün tahliyesine ilişkin beyanlarda bulunmasıyla başladı. Öztürk, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevinden mahkeme salonuna getirildi.

“BENİ ORADA ÖLDÜRMEK İSTEDİLER”

Öztürk yaptığı savunmada, “Bana çok sıradan bir işmiş gibi işkence yapıldı ama dinleyenlerin sıradan bir olaymış gibi dinlemesini istemiyorum. Ben doktorla görüşmeden önce TEM şubeden biri geliyor ve doktorla görüşüyordu. Bu yüzden doktorlar kafasını kaldırıp bakmıyordu bile. İşkenceye ilişkin hiçbir soruşturma açılmadı bugüne kadar. Ben adres veremiyorsam işkencenin olmadığını mı gösteriyor? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Serbest bırakıldığım dosyada, şimdi ağır müebbetle yargılanıyorum” ifadelerini kullandı. Öztürk, Ankara’da bir senaryo oluşturulduğunu ve mahkeme heyetinin oluşturulan bu senaryoya göre hareket ettiğini belirtti.

Öztürk, “Beni orada öldürmek istemişlerdi öldüremediler şimdi hapishanede öldürmeye çalışıyorlar. 898 yara vardı benim vücudumda ruhumdakileri saymıyorum” diyerek tahliyesini talep etti. Avukat Seda Şaraldı, müvekkili Öztürk’ün tahliyesini talep etti. Savunmasında, iddianamede ve mütalaada tutukluluğunu gerektirecek bir olayın olmadığını vurgulan Öztürk, tutukluluğu ile yaşadığı işkencenin örtbas edilmeye çalışıldığını söyledi.

Müvekkilinin tedavi olması gerektiğini söyleyen Ayten Öztürk’ün avukatı Seda Şaraldı, Öztürk’ün tutuklu kaldığı zaman zarfı içerisine telafisi mümkün olmayacak sağlık sorunları yaşayabileceğini söyleyerek, müvekkili Öztürk’ün tahliyesini talep etti. Ayten Öztürk hakkında oy çokluğu ile tutukluluğunun devamına karar veren Mahkeme Heyeti, bir sonraki duruşma 19 Mart tarihine ertelendi.

OHAL DÖNEMİNDE KAÇIRILMIŞTI

OHAL döneminde kaçırıldığı bilinen tek kadın Ayten Öztürk 8 Mart 2018’de yaşadığı Lübnan’da Türkiye yetkililerine teslim edilmiş, Ankara’da 6 boyunca işkence görmüştü. Birlikte yargılandığı diğer sanığın beyanına dayanarak tutukluluğu devam eden Öztürk’e DHKP-C üyeliği iddiası yöneltiliyor. Öztürk, mahkeme karşısına ancak bir yıl sonra çıkarıldı ve maruz kaldığı işkence nedeniyle ömür boyu kullanacağı ilaçlara bağlı yaşıyor.

Ankara’daki işkence merkezinde 6 ay işkence gören Ayten Öztürk her şeyi anlattı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0