Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kuran-ı Kerim’i suç delili diye mühürleyip koliye koydular

Kuran-ı Kerim, suç delili, mühürlü koli

Hizmet Hareketi mensuplarına yapılan operasyonlarda Kur’an tefsiri ve hadis kitaplarına suç delili olarak el koyulduğunu gösteren fotoğraflara yenisi eklendi. Bir adliyede, Kuran-ı Kerim ve dini kitapların suç delili olarak bir koliye konup mühürlendiği ortaya çıktı. Eski hakim Osman Kaçmaz, “AKP döneminde Kuran-ı Kerim’in suç delili sayılıp el koyulduğunu gözlerimle gördüm” dedi.

BOLD – Eski Hakim Osman Kaçmaz, Kuran-ı Kerim ve dini kitaplara suç delili olarak el konulduğunu gösteren fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı.

Kuran-ı Kerim ve muhtelif okuma kitapları başlıklı mühürlü kolinin fotoğrafını paylaşan Kaçmaz, “CHP’nin Tek Parti döneminde Kuran-ı Kerim’i suç delili sayıp topladıkları iddiası doğru mudur bilmem ama bu gün AKP döneminde Kuran-ı Kerim’in suç delili sayılıp el koyulduğunu gözlerimle gördüm” ifadesini kullandı.

Kur'an Osman Kaçmaz

KUTSAL KİTABIMIZ KUR’AN’I KOLİYE KOYUP MÜHÜRLEDİLER

Kaçmaz’ın paylaştığı 9 nolu mühürlü kolinin üzerinde beyaz bir sayfa üzerine ‘Kuran-ı Kerim ve Muhtelif Okuma Kitapları 108 adet’ yazısı yazıldığı görülüyor. Kırmızı bir resmi mühür bulunan koliye yapıştırılan tutanakta ise Kuran-ı Kerim ve dini kitapların listesi yer alıyor.

SÖZLER, EFENDİMİZ, HAYAT KAYNAĞIMIZ NAMAZ…

Hizmet Hareketi mensubu bir kişinin ev aramasında suç delili olarak el konulduğu düşünülen listede yer alan kitaplardan bazıları şöyle:

“Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı Efendimiz Muhtasar, Reşit Haylamaz
Hayat Kaynağımız Namaz Yusuf Güven
Sözler Bediüzzaman Said Nursi
Efendimizin Bir günü Prof. Dr. Abdülhakim Yüce
Sorulara Açılan Pencereler Muhittin Küçük”

KURAN VE TEFSİR KİTAPLARI SUÇ DELİLİ

Kur’an tefsiri ve hadis kitaplarına daha önce yürütülen soruşturmalarda da el konulması tepki çekmişti. Geçtiğimiz Haziran ayında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen cemaat soruşturmasında, bir eve baskın düzenleyen polis, Kur’an ve hadis kitaplarına suç delili olarak el koydu. Devletin resmi ajansı Anadolu Ajansı da geçtiği haberde Kur’an ve hadis kitaplarını yasaklı yayın olarak abonelerine servis etti. KOM’da sergilenen yasak kitaplar arasında Elmalılı Kur’an meali ve tefsiri, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, El-Kulûbu’d-Dâria adlı dua kitabı ve Kütübi Sitte adlı hadis ansiklopedisi dikkati çekti.

Mustafa Kabakçıoğlu’nun cezaevinde vefatı TBMM gündeminde

Gündem

45 gündür kayıptı, emniyette işkenceden konuşamaz halde bulundu

İşkence iddialarına bir yenisi daha eklendi. İran’a gitmek isterken kaçırılan Bahtiyar Fırat’ın, 45 gün sonra İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde olduğu ortaya çıktı. Fırat ailesi, oğullarının şiddet gördüğünü ve konuşamaz durumda olduğunu açıkladı.

BOLD – İşkence iddialarına bir yenisi daha eklendi. 45 gündür kayıp olan Bahtiyar Fırat, gördüğü işkence sebebiyle konuşamaz halde iken İstanbul Emniyetinde bulundu.

Bahtiyar Fırat, 45 gün önce İran’a gitmek isterken İstanbul’da kaçırılmıştı ve ailesi o günden bu yana çocuklarından haber alamamıştı. Gazete Duvar’ın haberine göre Fırat’ın İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde olduğu ortaya çıktı. Fırat’ın Ailesi, Bahtiyar Fırat’ın kollarında, yüzünde şiddete uğradığına dair yaraların bulunduğunu ve konuşamaz durumda olduğunu ifade etti.

BAHTİYAR FIRAT’IN EŞİNDEN ‘MİT KAÇIRDI’ İDDİASI

Bahtiyar Fırat’ın eşi Esra Fırat, kaçırılmadan hemen sonra savcının kendisine “eşin MİT tarafından alıkonuldu ve bu konuya karışmam” dediğini aktarmıştı. Habere göre 26 Kasım’da emniyet tarafından ailesi aranan Fırat’ın İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde olduğu bilgisi verildi. Emniyette Fırat’ı görmeye gittiklerini aktaran ailesi Fırat’ın işkence gördüğünü, kollarında ve yüzünde işkence izlerinin olduğunu belirtti.

“İŞKENCE EDİLMİŞ VE KONUŞAMAZ HALDE”

Bahtiyar Fırat’ın ailesi 45 gün boyunca savcılığa gittiklerini ve kendilerine bilgi verilmediğini belirterek, şöyle devam edildi: “Ne yaptıysak haber alamadık. Bu süre zarfında sürekli bütün başvurularımıza rağmen ‘bizde değildir’ dediler. 26 Kasım günü telefonla arandık, Bahtiyar’ın emniyette tutulduğunu öğrendik.”

“Bahtiyar Fırat’ın suçu ne olursa olsun 45 gün boyunca işkence görmesini doğrulamaz” diyen Ailesi  görüşmeyle ilgili izlenimlerini şöyle anlattı: “Çok endişeleniyoruz, aşırı kilo kaybı var. Şöyle ilk başta işkence yapılmış, belirli günler bu işkence izleri gitsin diye de ilaç sürülmüş. Kollarında, yüzünde şiddete uğradığına dair yaralar var. Zaten kendisini iyi ifade bile edemiyor, konuşamaz durumda.”

Diğer yandan Bahtiyar Fırat’ın İranlı uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti’nin akrabası olduğu ortaya çıkmıştı.

Okumaya devam et

Gündem

Eğitim-Sen KHK’lı üyelerini ihraç etti

Eğitim-Sen, tepki çeken bir karara imza attı. Tutuklu Yüksel direnişçileri Acun Karadağ, Mehmet Dersulu ve Nuriye Gülmen, Genel Kurul toplantısında oy çokluğu ile ihraç edildi.

BOLD – Kamu Emekçileri Sendikası’na (KESK) bağlı Eğitim-Sen, yıllardır OHAL ve KHK’ya karşı mücadele eden üyelerini Genel Kurul toplantısında, oy çokluğuyla ihraç etti. Toplantıda alelacele yapılan oylama sendika üyelerinden de büyük tepki gördü.

YÜKSEL DİRENİŞÇİLERİNE SENDİKA DARBESİ

Genel Kurul öncesi disiplin kuruluna sevk edilen Acun Karadağ, Mehmet Dersulu ve Nuriye Gülmen’in yanısıra Ayhan Erkal, Pelin Akbaş Yeşil, Yusuf Mengilli, Eylem Uysal, Sabah Aras ve Ahmet Korkmaz, tersi yöndeki tüm çağrıların aksine sendikadan ihraç edildi. Genel Kurul öncesi, aralarında onlarca KHK’lı Eğitim-Sen üyesinin bulunduğu gruplardan ihraçların durdurulması yönünde çağrılar yapıldı. İtirazlar sonuç getirmezken ihraç kararı oy çokluğuyla kabul edildi. Böylece yıllardır KHK’yla ihraç edildikleri işlerini geri isteyen Acun Karadağ, Mehmet Dersulu ve Nuriye Gülmen şimdi sendikalarından da ihraç edildiler.

“BUGÜN UTANÇ YAŞANDI”

İhraç kararına Eğitim-Sen üyelerinden tepki yağdı. Acun Karadağ’ın hesabından yapılan paylaşımda, “Bugün bu utanç yaşandı. Bu gün direnmek yerine sendikayı tasfiyeyi seçenler devletin ardından direnen üyelerini bu sefer kendileri ihraç etti. Bu suç hepinizin!” ifadesi kullanıldı.

Sanatçı Pınar Aydınlar da tepkisini, “Dayanışmayı büyütmek en büyük ihtiyaç iken neden böyle bir tasfiye? Tüm iyi niyetimle soruyorum. Benim için çok değerli bir yerde duran, lisede ilken ilk gittiğim eylemin adresi olan, Eğitim- Sen tarafından cevap almak istiyorum” sözleriyle dile getirdi.

“UTANÇ KALKAN ELLERİN!”

İhraç edilen Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Pelin Akbaş Yeşil, kararı “Az önce 12 yıllık meslek hayatımın 11 yılında emek harcadığım @egitimsen den @NuriyeGulmen @acun_karadag @mehmetdersulu ile, Hatay şube yürütmesinde birlikte görev aldığım arkadaşlarımla birlikte ihraç edildim. Mücadele bizim, utanç kalkan ellerindir!” sözleriyle eleştirdi.

Okumaya devam et

Gündem

İcra ve iflasa İstanbul’da mahkemeler yetmedi

Çağlayan Adliyesi icra ve iflas davalarına yetişemeyince, Adalet Bakanlığı iki yeni bina kiraladı. Taşınmanın 6 ay içinde gerçekleşmesi ve İstanbul Çağlayan Adliyesindeki yoğunluğun yüzde 30 azalması bekleniyor.

BOLD – Avrupa’nın en büyük adliyesi, icra ve iflas davalarına yetişemedi. Durum böyle olunca da Adalet Bakanlığı sırf İstanbul’daki icra ve iflas davalarına bakılacak iki yeni bina kiraladı.

İSTANBUL’DA İCRA VE İFLAS MAHKEMELERİ TAŞINIYOR

Sözcü gazetesinin haberine göre, Adalet Bakanlığı, İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan icra müdürlükleri, iflas daireleri ve icra mahkemeleri için toplam 23 katlık iki yeni bina kiraladı. Böylece Çağlayan’daki adliyede yoğunluğun yüzde 30 azalması hedefleniyor.

Çağlayan Adliyesi 9 yıl önce 333.000 metrekarelik kapalı alanı ile Avrupa’nın en büyük adliyesi sıfatı ile açıldı. Ancak İstanbul Adalet Sarayı’ndaki icra müdürlükleri, iflas daireleri ve icra mahkemeleri, davaların yükünü taşıyamaz hale geldi.

TOPLAM 23 KATLI 2 YENİ BİNA

Adalet Bakanlığı, yoğunluğun azaltılması için 37 icra müdürlüğü, 24 icra mahkemesi ve 3 iflas dairesinin Şişli Kuştepe’de kiralanan ek hizmet binasına taşınması kararı aldı. Böylelikle İstanbul Adalet Sarayı’nın insan yoğunluğunun yüzde 30 azalması öngörülüyor. 14 ve 9 kattan oluşan 2 bloklu ek hizmet binasının inşaatı halen devam ediyor. İnşaat tamamlandığında icra birimleri ek hizmet binasında hizmete devam edecek.

Taşınma sürecinin 6 aydan önce olmayacağı belirtildi.  Yeni hizmet binasında icra müdürlüklerinin en az 10 yıl kalması planlanıyor. 10 yıllık süreçte icra dairelerinin fiziki dosyanın tamamen ortadan kaldırılarak elektronik dosyaya geçmesi hedefleniyor.

Bakanlık son olarak icra müdürlüklerindeki dosya yükünü hafifletmek amacıyla icra müdürlüğü sınavını kazanan 109 icra müdür yardımcısı ve geçici yetkiyle atanan 30 icra müdür yardımcısı atadı. Hukukçular ise yeni hizmet binasının da talebi karşılayamayacağı, bunun da geçici bir önlem olduğunu söylüyor.

Okumaya devam et

Popular