Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

2 milyar dolarlık patronluktan işçiliğe: Nakıboğlu ailesinin çökertilişi

Tüm varlığına el konulan Naksan Holding’in patronlarından Osman Nakıboğlu, depo işçisi olarak çalışıyor. Kızı at ahırı temizliyor. Bir Anadolu Kaplanı’nın yok edilişi…

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Havuz medyası tarafından milyonlarca doları yurt dışına kaçırdığı ve lüks yaşam sürdüğü iddia edilen Naksan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Osman Nakıboğlu, 2,5 senedir Kaliforniya’da bir gıda deposunda çalışıyor. Ayrıca arabasıyla lokantalara gıda pazarlıyor, part time ne iş bulursa yapıyor. Holdingin içini boşaltıp yatırımlarını Amerika’ya taşıdığı ileri sürülen Nakıboğlu’nun pandemi döneminde ise geçinebilmek için işsizlik parası aldığı öğrenildi.

AKP hükumeti tarafından şirketlerine kayyum atanan ve 2 milyar dolar değerindeki mal varlığına el konulan Osman Nakıboğlu, bir depoda ağır yükleri taşımak için kullanılan Forklift araçların operatörlüğünü yaparken görüntülendi. Osman Nakıboğlu, ABD’ye yerleştikten sonra 2017’de üç ortaklı bir gıda şirketi kurmuştu ancak daha sonra bu ortaklıktan ayrıldığı ve yatırdığı paranın büyük bir kısmını da geri alamadığı belirtiliyor.

KIZI AT AHIRI TEMİZLİYOR

Osman Nakıboğlu’nun 2014’ten beri ABD’de yaşayan kızı ise at ahırı temizliyor. Türkiye’deyken de atlara hobisi olan kızı, at binicilik sertifikası olduğu için çalışmayı tercih ediyor. ABD’de de Avrupa’da da insanlar genellikle hobisine uygun işlere yönlendiriliyor. Oğlu Bahaeddin Nakıboğlu da Amazon’dan ürün alanlara reklam desteği vererek geçimini sağlıyor. Bahaeddin Nakıboğlu’nun ofis kiralama işi yaptığı Innoworld adlı şirket, tüm dünyayı sarsan koronavirüs salgının etkisiyle zarar etti ve kapandı.

Osman Nakipoğlu.

15 TEMMUZ’DAN SONRA KAYYUM ATANDI

Plastik, tekstil ve enerji sanayinde faaliyet gösteren Gaziantep’teki Naksan Holding’in temeli 1940’lı yıllarda atıldı. Nakıboğulları şehrin köklü ve zengin ailelerinden. Holding bünyesinde 7 bin kişi çalışıyorken kayyum döneminde bu sayı 3 bin 500’e düştü. 15 Temmuz’da sonra TMSF’ye devredilen Naksan Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Nakıboğlu 2 yıl cezaevinde kaldı. Oğulları Taner ve Emre Nakıboğlu hala cezaevinde. Taner Nakıboğlu 15, Emre Nakıboğlu 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Naksan Holding, 2014’ten itibaren kredilerin geri çağrılmasından dolayı şirketlerini küçültüp, şahsi mal varlıklarını satıp borçlarını kapatmaya çalıştı. Vakıflar Bankası’na olan borcun büyük bir kısmı bu şekilde ödendi. Bu satışlar, hala devam eden dava dosyasına “Naksan’ın içini boşaltıp ABD’ye para götürüldü” şeklinde girdi. Kayyumlar şirketin içi boşaltılmasını bu satışlara dayandırdı.

TMSF DÖNEMİNDE BORCU ARTTI

Şirketin borcu ise TMSF döneminde 7 milyar TL’ye çıktı. Naksan Holding’e kayyum atandıktan sonra, 2017 yılında holding çatısı altındaki Royal Halı’dan 22 milyon TL’lik halı çalınınca da kayyımlar değiştirilmişti.

Önceki gün satışa çıkarılan Naksan Holding’e müşteri çıkmadı. Bunun iki sebebi olduğu ifade ediliyor. Satış şartnamesinde holding bünyesindeki makinelerin değersiz gösterilmesi ve Naksan Holding ile Yargıtay’da bulunan dosya sonuçlanmadan, şirketlerin alelacele gerçek değerlendirilmeleri yapılmadan satışa sunulması.

51 ŞİRKETE EL KONULDU

Naksan Holding bünyesinde el konulan 51 şirketin adı geçiyor. 70-75 şirket yargılanıyor. 20’si Naksan Holding’e ait. Diğerleri yönetim kurulu üyelerinin şahsi şirketleri, ayrıca farklı kişilere ait şirketler de var. 27 Ekim 2020’de mahkemesi olan Osman Nakıboğlu, kendisiyle ilgisiz, başkalarına ait 30-40 şirketle yargılanmasına bir anlam veremiyor.

Naksan Holding’in yaptırdığı yurt, okul, üniversite binalarının açılışına Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Mehmet Şimşek, Kürşat Tüzmen gibi dönemin bakanları katıldı. Gülfer Nakıboğlu Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışını 2009’da o dönem TBMM Başkanı olan Bülent Arınç yapmıştı.

 

Akın İpek: Bu dava ibret vesikası olarak okunacak

 

BOLD ÖZEL

15 Temmuz gecesi ihraç edilen 2 bin 740 hakim ve savcıyı 2013’te fişlediler

15 Temmuz gecesi 2 bin 740 hakim ve savcının ihracının faillerinden biri daha ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, HSYK üyesi ve Müsteşarlık görevlerinde bulunan Birol Erdem, Yargıtay’da yargılandığı davada ‘itiraflarda’ bulundu. Erdem, 2013 yaz aylarından itibaren Gülen Hareketine yakın olduğu gerekçesiyle hakim-savcıları fişlediklerini itiraf etti. Erdem, fişleme toplantılarını Yargıtay üyesi Harun Kodalak, HSK üyesi Halil Koç, Cumhurbaşkanlığından Metin Kıratlı ve AYM üyesi Basri Bağcı’yla yaptıklarını itiraf etti.

BOLD ÖZEL – Eski HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz’ın 15 Temmuz gecesi 2 bin 700 hakim ve savcının ihracıyla ilgili “Elimizdeki liste bir gecede yapılmadı, 3 yıldır çalışıyorduk” sözleriyle anlattığı fişlemeyi doğrulayan bir itiraf daha gündeme geldi.

Söz konusu itirafları Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, HSK üyeliği ve Müsteşarlık görevlerinde bulunan Birol Erdem, Yargıtay 9. Ceza Dairesinde silahlı terör örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla yargılandığı davada yaptı. Erdem, 2013 yazından itibaren Yargıda Birlik Platformu toplantılarında Gülen Hareketine yakın hakim ve savcıları fişlediklerini söyledi.

ERDEM NASIL BERAAT ETTİRİLDİ?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Gülen Hareketi yöneticisi olduğu iddiasıyla 22,5 yıla kadar hapis talebiyle yargılanan Birol Erdem’i itirafları sonrası beraat ettirdi. Daire kararında, Erdem’in eyleminin örgüt üyeliği kapsamında olduğu ve nihai amacı bilmediği belirtilerek şu gerekçeyle beraat kararı verdi: “…sanığın örgütün hiyerarşisi içinde bulunduğu zaman dilimi itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği gibi, bu amacın kamuoyu tarafından da bilinmediği, TCK’nin 30/1 maddesinde düzenlenen, “Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kişi kasten hareket etmiş olmaz.” hükmü gereğince sanığın CMK’nun 223/2-c maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.”

BİNLERCE  KİŞİYE AĞIR CEZALAR VERİLDİ

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 1996 yılından itibaren Gülen Hareketi’nin içinde olduğunu, sohbetlere katıldığını, Personel Genel Müdürlüğünde hakim-savcı alımlarını yaptığını söyleyen Erdem’i cemaatin nihai amacını bilmediği ve kasten hareket etmediği gerekçesiyle beraat ettirdi. Yargıtay, on binlerce Gülen Hareketi mensubu için suç delili sayılan bu eylemleri Birol Erdem için suç teşkil etmediğini belirterek, beraatine gerekçe yaptı. Halbuki binlerce Gülen Hareketi mensubuna Erdem’e göre daha hafif iddialarla -Bylock kullanma, Bank Asya’ya para yatırma, sohbetlere katılma ve sendikaya üye olma gibi- ağır cezalar veriliyor. Yargıtay da bu cezaları onuyor.

YARGITAY VE DANIŞTAY ÜYELERİNİN İSİMLERİNİ HAKAN FİDAN’A VERDİM

Birol Erdem ise 9. Ceza Dairesindeki davada, 2013 yazından itibaren hakim ve savcıları fişledikleri itirafında bulundu. Erdem, 2014 HSYK seçimleri öncesi bakanlığın ve idari yargının listelerini hem arkadaşlarına hem de HSYK’ya gönderdiğini, idari yargının listesinin bir örneğini de Yargıtay Danıştay üyelerinin isimleri ile birlikte MİT müsteşarı Hakan FİDAN’ a verdiğini söyledi. Erdem, ifadesinde şunları kaydetti: “MİT müsteşarı Hakan FİDAN’a idari yargının tam listesiyle beraber elden verdiğini, Hakan FİDAN’ın bunu internet ortamında yayınlamasını söylemesi üzerine kendisinin de “Benim böyle bir imkânım yok, sosyal medya kullanmıyorum.” dediğini, arkasından bir iki gün içinde verdiği bu isimlerin tamamını kendisinin verdiğim sırayla ve sayıyla internette yayınlandığını ve tüm Türkiye’nin paralel yapı mensubu Yargıtay ve Danıştay üyelerini 2014 yılının başlarında öğrenmiş olduğunu…”

Birol Erdem’in Yargıtay’da verdiği ifade.

PARALEL YAPI MENSUPLARININ LİSTESİNİ ÇIKARDIK

Erdem ifadesinde hakim ve savcıları fişlemeye 2013 yazında başladıklarını, fişlemeye Ankara Adliyesinden Harun Kodalak , HSYK’dan Halil Koç, Rasim Aytin, bakanlıktan ise Metin Kıratlı Aytekin Sakarya, Serdar Mutta, Bilgin Başaran ve Basri Bağcı’nın da destek verdiğini söyledi. Erdem hazırladıkları listeleri, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Şeref Malkoç, Mustafa Şentop ile Adalet Bakanları Sadullah Ergin ve Bekir Bozdağ’a verdiğini belirtti.
Erdem, şunları kaydetti: “Örgütle mücadele konusunda yaptığı önemli çalışmalardan bir tanesinin de Yargıda Birlik Grubu fikrini gündeme getirmek olduğunu, 2013 yaz aylarında – 2014 HSYK seçimlerine yönelik çalışma yapmak üzere- bakanlıktaki arkadaşları ile birlikte bu grubun çekirdeğini oluşturduğunu, daha sonraki toplantılarda Ankara Adliyesinden Harun KODALAK, HSYK’ dan Halil KOÇ, İsmail AYDIN ve Rasim AYTİN’in de katıldıklarını, Bakanlıkta ise bu faaliyetlerde Metin KIRATLI, Aytekin SAKARYA, Feyzullah TAŞKIN, Muharrem ÜRGÜP, Veysel BEKTAŞ, Serdar MUTTA, Bilgin BAŞARAN ve Basri BAĞCI”nın yer aldıklarını, adı geçenlerle birlikte yaptıkları toplantılarda öncelikle teşkilattaki paralel yapı mensuplarını tanımak üzere bir çalışma başlattıklarını, Bakanlıktaki arkadaşlarının bakanlıktakilerin listesini, idari yargıdan iki arkadaşın idari yargının listesini çıkardıklarını, Adli yargının listesi ile ilgili çalışmalar devam ederken kendisinin görevden ayrıldığını… Yargıtay ve Danıştay’da FETÖ mensuplarının tespitine dönük yürüttüğü çalışmalar sonucu hazırladığı FETÖ’cü Yargıtay ve Danıştay üyelerinin listesinin birer örneğini MİT müsteşarı Hakan FİDAN, Şeref MALKOÇ, Mustafa ŞENTOP, Adalet Bakanı Sadullah ERGİN, o görevden alındıktan sonra da Adalet Bakanı olan Bekir BOZDAĞ ile siyaset dünyasında ve kamu bürokrasisinde etkin üst düzey bazı kamu görevlilerine teslim ettiği…”

MEHMET YILMAZ: 3 YILDIR ÜZERİNDE ÇALIŞIYORDUK

Dönemin HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, 15 Temmuz gecesi 2740 hakim ve savcının görevden “alınmasıyla ilgili listeleri 3 yıldır hazırladıklarını açıklamıştı. Karar yazarı Elif Çakır’a konuşan Yılmaz, 15 Temmuz darbe gecesinin sabahında HSYK 2. Daire olarak 2740 hakim ve savcıyı açığa aldık. Ancak o liste bir gecede hazırlanmış bir liste değil. Üç yıldır üzerinde çalışıyorduk” dedi.

Alman hükümetinin Orhan İnandı’nın akıbetini sorduğu ortaya çıktı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

8 aylık hamile Büşra Erdoğan gözaltına alındı

Bir ay sonra bir kız bebek dünyaya getirecek olan Büşra Erdoğan dün akşam Ayvalık Kaçakçılık Organize Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alındı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Hamile kadınlar gözaltına alınmaya devam ediyor. Gülen Hareketi soruşturmalarında yargılanan Büşra Erdoğan ve eşi Halit Erdoğan dün akşam Ayvalık’a gözaltına alındı. Ayvalık Kaçakçılık ve Organize Şube’de tutulan 25 yaşındaki Büşra Erdoğan’ın 8 aylık hamile olduğu öğrenildi. Erdoğan’ın ne zaman mahkemeye çıkarılacağı belli değil.

Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan Büşra Erdoğan Bursa’da özel bir kız yurdunda idarecilik yaptığı için Ekim 2016’da tutuklandı. 14 ay Bursa Yenişehir Cezaevinde kalan Büşra Erdoğan’ın mahkemesi 4 yıldır devam ediyordu. Karar mahkemesi ekimde görülecek. Eşiyle aynı gün tutuklanan Halit Erdoğan ise Bandırma Cezaevinde 8 ay kaldı. 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Erdoğan’ın dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyor.

5 aylık hamile kadın 5 gündür gözaltında

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM 1.600 hakim ve savcının dosyasında daha Türkiye’den savunma istedi

15 Temmuz sonrası mesleğinden ihraç edilerek tutuklanan hakim ve savcıların AİHM’e yaptığı başvurular rekor seviyeye ulaştı. AİHM, yalnızca hakim ve savcıların yaptığı bin 600 başvuruda AKP hükumetinden savunma istedi.

BOLD ÖZEL – AİHM, 15 Temmuz sonrası mesleğinden ihraç edilerek tutuklanan hakim ve savcıların hak ihlali başvurularıyla ilgili Türkiye’den savunma istemeye devam ediyor.

AİHM, Gülen Hareketi’ne üyelik suçlamasıyla tutuklanan 256 kişinin özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin başvurusunu geçtiğimiz hafta savunma yapması için hükumete tebliğ etti. Bu dosyalardan 152’sinin ihraç hakim ve savcı tutukluluklarıyla ilgili olduğu belirtiliyor. En son savunma istenen dosyalarla birlikte ihraç hakim savcılara ilişkin tebliğ edilen başvuru sayısı bin 600’ü geçti. AİHM, AKP hükumetinin savunma yapmasından sonra bu dosyalarda emsal kararlar verecek.

TUTUKLAMA SONRASI DELİL TOPLADILAR

AİHM, 2019’da eski Anayasa Mahkemesi Üyesi Alparslan Altan’ın başvurusunda gözaltına alınmasında terör örgütü üyeliği şüphesinin tutuklama için yeterli gerekçe oluşturmadığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. Maddesi’nin ihlal edildiğine hükmetmişti. Kararda, Altan hakkındaki delillerin tutuklama sonrasında toplandığına dikkat çekilmişti. Türkiye’nin Altan’a 10 bin euro tazminat ödemesine karar verilmişti.

AİHM, Alparslan Altan’dan sonra 2020 yılında Kocaeli Vergi Mahkemesi üyesi Hakan Baş’ın tutuklanmasının yasal olmadığı ve makul bir şüpheye dayanmadığı gerekçeleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliğinin ihlaline hükmetmişti. Mahkeme, Baş’a 10 bin euro tazminat ödenmesine hükmetmişti.

Hakan Dağdeviren’in annesine kavuşma hayalini bitirdiler

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0