Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Saray, DEVA ve Gelecek partilerine geçişi makamla önlemeye çalışıyor

Yapılan son anketlerde AKP ve ortağı MHP’nin oyları düşerken AKP’den kopanların kurduğu DEVA ve Gelecek partilerinin oyları ise yükseliyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu partilere geçişi önlemek için kamudaki makamları peşkeş çekiyor.

BOLD – AKP’de yeni kurulan partilere geçişlerin partililere makam verilerek engellendiğini öne süren Sözcü yazarı Saygı Öztürk, bununla ilgili Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Kalkınma Projesi’nin (DOKAP) başına getirilen Hakan Gültekin’i örnek gösterdi.

GÖREVDEN ALINANLAR KENDİSİNE YENİ GÖREVLERİN VERİLECEĞİNİ BİLİYOR

Öztürk, köşesinde şu ifadelere yer verdi: “AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, birlikte yola çıktığı isimleri zaman zaman test eder. En önemli görevlere getirdiği kişileri, bir bakıyorsunuz hiç beklenmedik bir anda görevden alıyor. Görevden alınanlar da “Vay beni niçin görevden aldı” deyip herhangi bir eleştiride bulunmuyor. Çünkü, bir gün kendisinin yine değerlendirileceğinin sayısız örnekleri olduğunu biliyor.

SUSMANIN KARŞILIĞINI ALIYORLAR

Partiden ayrılan ve “Gemileri yakan” bazı siyasetçiler dışında, çıkıp da Erdoğan’ın aleyhinde televizyonlarda konuşmuyor, gazetelere açıklama yapmıyor. Bunlarda, “Bugün ben etkili görevde değilim ama, yarın beni yine getirebilir. O yüzden sessiz kalayım, görev bekleyeyim” anlayışı hakim. Bankacılıkla, telekomünikasyonla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar kendilerini yüksek maaşlarla yönetim kurulu üyeliklerinde buluyor. Kimisi, beklemenin karşılığını belediye başkanı, milletvekili olarak alıyor. Bazıları da suskunluğunun karşılığını kendisinin ya da yakınlarının devletle olan ilişkilerini bu sayede daha kolay yürütüyor.

ERDOĞAN’I EN ÇOK PARTİDEN KOPANLAR ELEŞTİRİYOR

Hele küçük yerleşim birimlerinde, gözden düşmenin ne demek olduğunu, en iyi gözden düşen bilir. Bakıyorsunuz belediye başkanı, aday gösterilmiyor. O kişinin, yöresindeki ağırlığı tümden kayboluyor. Ama, siyasetçi ne zaman konuşacağını değil, ne zaman konuşmaması gerektiğini bilmeli. İşte görevden alınanlar konuşmaması gerektiğini çok iyi biliyor ve beklemeye başlıyor. Şöyle geriye baktığımızda iddialı, AKP Genel Başkanı’nın uygulamalarına karşı çıkılması gerektiğine inanan iddialı bazı isimler gidişatın kötülüğü karşısında daha fazla susamıyor ve her şeyi göze alıp partilerinden kopabiliyor. AKP’de genel başkanlık, bakanlık, başbakanlık yapmış olanların, üzerlerindeki yoğun baskılara rağmen siyasi partiler kurması büyük cesaret. Eğer insanlar bir açığının olmadığına inanıyorsa, cesaretini de dürüstlüğünden alır. Bugün, AKP Genel Başkanı’nı en çok eleştirenler de o siyasetçiler oluyor.

BEKLEYEN DERVİŞ MURADINA ERMİŞ

Halk deyimi vardır, “Bekleyen derviş, muradına ermiş” diye. Buna uyan sayısız örnekleri olduğunu AKP’liler çok iyi bilir. Bugün, Rize’nin Ardeşen ilçesine gidelim ve gözden düşen siyasetçinin nasıl bir yükselişe girdiğini anlatalım:

Aralarında Giresun, Ordu, Samsun, Amasya, Çorum, Tokat, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt’un da bulunduğu 11 ilin bağlı bulunduğu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Kalkınma Projesi (DOKAP) İdaresi Başkanlığı’na AKP’li eski Ardeşen Belediye Başkanlığı, AKP ilçe başkanlığı, İl Genel Meclisi Başkanlığı, AKP Rize İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Hakan Gültekin getirildi.

DOKAP BAŞKANLIĞINA GETİRİLDİ

31 Mart 2019 seçimlerinde AKP’den yeniden Ardeşen Belediye Başkan adayı olarak gösterilmeyen Hakan Gültekin’e yeni ve etkili bir görev verilmesiyle gönlü alınmış oldu. 2012 yılında kurulan DOKAP’ın kurucu başkanlığını eski ÇAY-KUR Genel Müdürü Ekrem Yüce yürütüyordu. Yüce, Sakarya’dan milletvekili adayı olabilmek için istifa etmişti. Seçilemeyince ikinci kez DOKAP Başkanlığı’na getirilmişti. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem Yüce, görevi bırakınca başkanlığı yaklaşık iki yıldır vekaleten Yusuf Mengi yürütüyordu. DOKAP, Ekrem Yüce’nin başkanlığı döneminde “Yeşil Yol” projeleriyle gündeme geliyordu. Karadeniz yaylaları birbirine bağlanacaktı. İşte buna karşı Karadeniz’de “Yeşil Yol”a karşı eylemler yapılıyordu. DOKAP’ın yeni başkanı olan Hakan Gültekin görevine başladı.

BEDELSİZ VERDİĞİ ARSA NEDENİYLE MAHKEMELİK OLDU

50 yaşındaki başkan, Ardeşen İmam Hatip Lisesi ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 30 Mart 2014’deki yerel seçimlerde AKP’den Ardeşen Belediye Başkanı seçilen Hakan Gültekin 31 Mart 2019’daki seçimde ise önce ilçe sonra da il başkanlarının karşı çıkması sonucunda Ardeşen Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmedi ve liste dışı bırakıldı. Böylece Ardeşen Belediye Başkanlık koltuğunu İlçe Başkanı ve rakibi Avni Kahya’ya devretmek zorunda kaldı. Ardeşen’in AKP’li Belediye Başkanı Avni Kahya, eski başkanı ilçedeki bir araziyi bedelsiz bağışladığı için de mahkemeye verdi.

PARTİLERE GEÇİŞ MAKAM VERİLEREK DURDURULUYOR

DOKAP’ın yeni başkanı Hakan Gültekin, Rize İl Genel Meclisi Başkanı’yken ilçesi Ardeşen’de bir ihale nedeniyle bir kişinin silahlı saldırısına uğramıştı. Yeni görevinde aylığı ise net 33 bin lira. İşte bu atama Rize’de günün konusu. Neden mi? Ardeşen’e belediye başkanı yapılmayan kişi, başkan yapıldı ve 11 il ona bağlandı. AKP, eski başkanın bu atamayla gönlünü alırken, parti yönetiminden kızağa çekilenlere de, “Bekleyin, sıra size de gelebilir” deniliyor. Çünkü, AKP’den ayrılanların kurduğu iki siyasi parti var. İşte, bu partilere geçişleri makam verilerek durduruluyor.”

Fransa’daki radikal dinci Erdoğan’dan sığınma talep etti

 

Politika

SP lideri Karamollaoğlu’ndan AKP ile ittifaka şartlı evet

Büyük oy kaybı yaşayan AKP, Cumhur İttifakı’na yeni üye arayışlarını sürdürüyor. Bu kapsamda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir dizi ziyaretler gerçekleştirirken, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ittifaka şartlı kapı araladı.

BOLD – Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP ile ittifak konusunda “talep gelirse konuşulacağını” ifade ederek, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla” dedi.

ZİYARETLERİ OLUMLU GÖRÜYORUZ

Habertürk TV’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, gündeme ilişkin konularla ilgili açıklamalarda bulundu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü evinde ziyaret etmesiyle ilgili bir soruya Karamollaoğlu, “Bu ziyaretleri olumlu görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının bütün liderleri ziyaret etmesi, bütün liderleri masa etrafında oturup konuşması daha makul neticelerin elde edilmesine vesile olur kanaatindeyim. Bu ziyaretleri olumlu görüyorum. Buradan ne çıkar? Onu şimdiden söylemek mümkün değil. Seçim süresi başladığı zaman, seçim sathi mailine girildiğinde konuşulması gereken bir konudur diye düşünüyorum” dedi.

AKP İLE İTTİFAK YAPILABİLİR

AKP tarafından ittifaka ilişkin bir talep gelirse konuşulacağını söyleyen Karamollaoğlu, “AK Parti’yle ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Hangi şartlarda? Doğru bulmadığımız politikalarını değiştirmesi şartıyla. Biz ilkeler üzerinde duruyoruz. Sanki bizim tabanımız bir yere yönlendirilmeyi bekliyormuş vs. gibi intibaların doğru olmadığı kanaatindeyim. Siz tabanın elbette sesine kulak verirsiniz, ama esas olan bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz, bu ülkenin yaşadığı sıkıntılardan kurtulabilmesi için hangi adımların atılması gerekir, bu noktadaki politikalar. Biz birinci mesele olarak Türkiye’de kavganın ortadan kalkması, kargaşanın kalkması, mutlaka diyalog ortamının oluşması gerekir dedik” diye konuştu.

Unutulmayan şarkılara özel albüm

 

Okumaya devam et

Politika

Türkiye’nin kurulması yasak partisi: PİA

Mehmet Kamaç ve arkadaşları İçişleri Bakanlığı önünde başlattıkları parti kurma eyleminin 9. gününde. Eylemin gerekçesi 2,5 yıldır devam ettikleri ama başarılı olamadıkları parti kurma mücadelesi.

BOLD – Mehmet Kamaç ve arkadaşlarının parti kurmaya karar vermelerinin üzerinden 2,5 yıl geçti. Ancak İçişleri Bakanlığı, İnsan ve Özgürlük Partisi’nin (PİA) kuruluş dilekçesini 2,5 yıldır çeşitli gerekçelerle almamaya direniyor. Türkiye’deki geçerli yasalara göre parti kurmak için İçişleri Bakanlığı’na internet üzerinden imzalı bir dilekçe vermek yeterli. PİA kurucuları, imzalı dilekçeyi vermek için 2,5 yıldır her yolu denediler. Ancak İçişleri Bakanlığı PİA’nın kuruluş başvurusunu almamakta kararlı.

OYLARIN BÖLÜNME KAYGISI

turkishminute.com’un haberine göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yönetimindeki İçişleri Bakanlığı’nın dilekçeyi almamaktaki direncinin arkasında kurduğu ittifaka zarar verebileceği endişesi var.

PİA, barışçıl Kürt İslamcılar olarak nitelenebilecek bir hareketin temsilcisi olarak kurulmak isteniyor. Ancak Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar isimli başka bir Kürt İslamcı parti var. Türk Hizbullahı’nın temsilcisi olan Hüdapar, daha radikal görüşlere sahip bir yapılanma ve uzun yıllardır Erdoğan’a verdikleri destekle biliniyorlar.

PİA’nın kurulması, Erdoğan’ın ittifak halinde olduğu Hüdapar’ın oylarında bölünme anlamı taşıyor. PİA ayrıca Kürt Hareketi’nin en büyük partisi HDP’yle de iyi ilişkileri olan bir grup. HDP, Erdoğan’ın en önemli hedeflerinden biri ve HDP’nin genel başkanı Selahattin Demirtaş, 4 yılı aşkın süredir tutuklu.

Gazeteci İrfan Aktan’a göre; PİA’nın kuruluş dilekçesinin alınmaması devletin Kürt İslamcılar arasında yaptığı ideolojik tercihin yansıması.

https://twitter.com/MemetkamacKamac/status/1351445600844308481?s=20

İlk başvuru 2018’de

PİA, ilk kuruluş dilekçesini 14 Mayıs 2018’de internet üzerinden yaptı. Başvuru işleme bir ay boyunca konmadı. Bakanlık ardından “başvuruyu posta yoluyla yapın” şeklinde bildirim yaptı. Kurucu heyet evrakları posta yoluyla da gönderdi. Ardından bizzat İçişleri Bakanlığı’na giderek başvurunun sonucunu sordular. Yaklaşık iki yıl boyunca her defasında aldıkları cevap, “evraklar inceleniyor” şeklinde oldu.

Partiyi kurmak isteyen heyetin başındaki isim olan Mehmet Kamaç, geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığı yetkililerine dilekçeyi bu kez elden teslim etmek için mücadele ederken gözaltına alınmak istendi.

Bakanlığın PİA’ya verdiği son yanıtta parti iç tüzüğünde bulunan “Kürtlere anadilde eğitim talebinin” Anayasaya aykırı olduğu ve düzeltilmesi talep edildi.

İçişleri Bakanlığı’nın parti tüzüğünü denetleme yetkisi bulunmadığını, kuruluş dilekçesini almak zorunda olduğunu belirten PİA kurucu heyeti, İçişleri Bakanlığı önünde “evrakları teslim nöbeti” başlattı. 9 gündür devam eden eylemde, Bakanlık yeni bir faza geçti ve PİA kurucu heyetindeki isimlerin Bakanlık binasına girişleri yasaklandı.

Tayyip Erdoğan’ın son dönemde demokrasi ve hukuk reformu söylemlerini yeniden gündeme getirmesine atıf yapan Mehmet Kamaç, “Anayasa rafa kalkmış, bu ülkede parti kurdurulmuyor. Siz hangi reformdan bahsediyorsunuz?” diye soruyor.

30’dan fazla başvuru

“Süreç aylarca sürse de her gün bakanlığın önüne gidip oturmaya kararlıyız” diyen Kamaç, 30’dan fazla başvuru yaptıklarını ama Bakanlığın almamakta ısrarlı olduğunu söylüyor.

Türkiye’de yakın dönemde başka siyasi partilerin kurulduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın tavrının sadece kendilerine olduğunu belirten Kamaç, Bakanlık tarafından başvurularının kabul edilmemesini yürüttükleri Kürt merkezli siyaset ve seçimde HDP ile kurdukları ittifakın da etkisinin olduğunu düşünüyor. Kamaç yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Anlaşılan tabanı Kürdistan’da olan Kürt siyasi partilerin kurulmasına müsaade edilmiyor. İnsan ve Özgürlük Partisi dindar-muhafazakar kökenden gelen bir parti. Kanaatimce Kürt ve Kürdistan meselesini hak, adalet ve özgürlük ekseninde ele alan ve modern dünyanın değerleriyle birlikte İslami değerler ile meseleyi ortaya koyan partimizi bir tehdit olarak algılamış olabilirler. Olay bir parti meselesi olmaktan çıktı. Bu hukuk ve demokrasi meselesine dönüştü. Konuyu hukuk ve demokrasi olarak gören ve önceleyen kesimlerle paylaşarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Başvurumuz kabul edilene kadar bakanlıktaki bekleyişimiz devam edecek.”

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu: Her alanda sorunumuz var herkes sandığı bekliyor

Kırşehir’de bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AKP ve Erdoğan’ın Türkiye’yi artık yönetemediğini belirterek, “Herkes sandığı bekliyor. Sandığı koyun önümüze diyorlar” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, çeşitli temaslar için Kırşehir’deydi. Ziyaret sırasında Kılıçdaroğlu gazetecilere açıklamalarda bulundu.

SOYLU VE GÜL POLEMİĞİ

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında başlayan polemiğe değinen Kılıçdaroğlu: “Türkiye’de en sorunlu alanlardan birisi yargı. Yargıya iktidarın müdahale ettiğini ve talimat verdiğini, bu talimat çerçevesinde yargının karar aldığını biliyoruz. Ama hükümetten iki ayrı bakanın bu konuda tartışma zemini yaratmaları, bu hükümetin Türkiye’yi nasıl yönetemediğinin açık göstergesidir. AKP Hükumeti, Erdoğan artık Türkiye’yi yönetemiyor. Her alanda sorunumuz var” yorumunu yaptı.

“SANDIK BEKLENİYOR”

Ülkedeki ekonomik krizin neden olduğu işsizlik ve yoksulluk sorununa da dikkat çeken CHP lideri: “Bu milletin temelde bir sorunu var. Herkes bekliyor. Neyi bekliyor. Herkes sandığı bekliyor. Sandığı koyun önümüze diyorlar” dedi.

Bir soru üzerine Kılıçdaroğlu erken seçim için herhangi bir tahmininin olmadığını söyledi.

ABD’de göreve başlayan Joe Biden ile ilgili bir soru karşısında Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: “Ben Türkiye’nin bütün ülkelerle barış içinde yaşamasını isterim. Türkiye’nin kendi demokrasisini geliştirmesini isterim. ‘Türkiye’de demokrasi vardır’ algısının bütün dünyaya yerleşmesini isterim. Türkiye bir baskı ve otoriter rejim içinde. Bu otoriter rejimden Türkiye’nin kurtulması lazım. Efendim, falan kişi eleştirdi, yakala hapse at. Ne yapsın bu adam, derdini de mi anlatamayacak? Derdini anlattı diye adamı yakalayıp hapse mi atarsınız, tutuklar mısınız?”

Erdoğan’ın terörist listesi

Okumaya devam et

Popular