Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Biden’dan yeni dönemin ilk işaretleri

Seçimleri kazanan Joe Biden’ı zorlu bir süreç bekliyor. “Öncelik ulusal konular” diyerek iç kamuoyuna mesaj veren Biden’in vaatleri arasında koronavirüsle mücadele, askari ücreti artırma, idamı kaldırma ve sağlık sigortası gibi önemli problemler var. Biden’ı başta Ortadoğu olmak üzere dünya da önemli problemler beklerken Türkiye ile ilgili ilk gündemin S-400 yaptırımları olması bekleniyor.

BOLD – ABD seçiminin galibi en az 273 delegeyi kazanan Demokrat aday Joe Biden oldu. Seçim sonuçları için dava açması beklenen eski başkan Donald Trump şimdilik sessiz görünüyor. Biden ise yaptığı ilk konuşmada tansiyonu düşüreceğinin ve herkesle kucaklaşacağının mesajını verdi. “Sert söylemi bir kenara bırakma, atmosferi sakinleştirme, birbirimize tekrardan bakma ve birbirimizi dinleme zamanı” dedi.

BİDEN:BİRBİRİMİZİ DİNLEME ZAMANI

İç kamuoyunu rahatlatmaya yönelik mesajlar veren yeni yönetimi bekleyen bir çok problem var. Biden ise bu problemlere karşı vaatleriyle başkanlık yarışını göğüsledi. Biden’in özellikle seçim kampanyası boyunca halkın şartlarını iyileştirmeyi vaat eden söylemlerini hayata geçirip geçirmeyeceği merak konusu. Biden, en acil sorun olan koronavirüs hakkında, herkese ücretsiz test imkanı sağlama ve ulusal filyasyon programı için 100 bin kişiyi işe almayı vaat etti. Ayrıca eski başkan Barack Obama’nın çıkardığı Obamacare’i genişletmek ve nüfusun yüzde 97’sini sigortalamak istediğini belirtti.

ASGARİ ÜCRETİ ARTIRMA VAADİ

Biden asgari ücreti saatlik 15 dolara çıkarma vaadiyle seçmenlerin karşısına çıktı. Ayrıca sosyal güvenlik ödemelerini aylık 200 dolar azaltmak, Trump dönemindeki vergi kesintilerini iptal etmek ve federal öğrenim kredisi borçlarından 10’ar bin dolar affetmek de Biden’ın vaatleri arasında yer aldı.

IRKÇILIĞA KARŞI ‘TEKRAR İNŞA’ PROGRAMI

Biden ABD’nin zaman zaman başını ağrıtan ırkçılıkla azınlıkları destekleyen geniş ekonomik ve sosyal politikalar aracılığıyla mücadele etmek gerektiğini ifade etti. “Tekrar inşa” adı verilen programda, azınlıkların işletmelerine destek verecek 30 milyar dolarlık bir yatırım fonu da yer aldı.

İDAM KALDIRILACAK, MAHKUM SAYISI DÜŞÜRÜLECEK

ABD’nin yeni başkanı 1990’larda uygulanan “suçla sert mücadele” politikasından da vazgeçmeyi planlıyor. Biden vaatleri arasında cezaevine giren kişilerin sayısını azaltmak, hapis cezalarında alt sınırı kaldırmak, esrarı yasallaştırmak, sabıka kayıtlarındaki geçmiş esrar suçlarını silmek ve idamı kaldırmak da var.

İKLİM ANLAŞMASI’YLA ÇEVREYE SAYGI DÖNEMİ

İklim değişikliğini varoluşsal bir tehdit olarak adlandıran Biden, Paris İklim Anlaşması’nı tekrar imzalayacağını açıkladı. Obama’nın imzaladığı ve Trump’ın çekildiği anlaşma, 2025’teki karbon salınımının 2005’tekinden yüzde 28 az olmasını öngörüyordu.

NATO’YLA İLİŞKİLERİ TAMİR DÖNEMİ

Biden önceliğin ulusal problemler olduğunu söylese de O’nu bekleyen küresel problemler de var. Dünyanın her yerinde daha aktif bir ABD’yi savunan Biden, ABD’nin müttefikleriyle, özellikle de Trump’ın fonunu kesmekle tehdit ettiği NATO ile ilişkileri tamir etmek istediğini beyan etti.

GÖZLER RUSYA VE ORTADOĞU’DA

Başkan yardımcılığı döneminde “Arap Baharı”nın mimarı olarak öne çıkan Biden, Irak işgaline de destek vermişti. Biden’ı özellikle Ortadoğu’da zorlu bir süreç bekliyor. Öncelikli dış politika başlıklarından biri de İsrail-Filistin ilişkileri olacak. İsrail yönetimiyle yakın ilişkileri olduğu bilinen Biden, iki devletli çözümü savunurken Filistinlilerin tepkisine neden olan Kudüs’teki büyükelçiliği ve ‘başkent’ kararını koruyor.

Diğer yandan Trump’ın aksine Biden’ın Rusya’ya karşı daha katı bir tutum aldığı biliniyor. Putin’in “Batı demokrasisine” saldırdığını ve NATO’yu zayıflatmaya çalıştığını savunan Biden, NATO ve AB desteğiyle Rusya’ya daha fazla baskı yapılmasını istiyor. İran’la ise nükleer müzakereye geri dönülmesi görüşünü paylaşan Biden, yaptırımların devam etmesi gerektiğini savunuyor.

TÜRKİYE DOSYASINDA S-400 VE YAPTIRIMLAR VAR

Türkiye ABD’nin karşı çıkmasına rağmen Rusya’dan S-400 almıştı. İki ülke ilişkilerini geren S-400’lerin ABD seçimi sonrasında ilk Türkiye gündemi olması bekleniyor. ABD Kongresi’nin Aralık ayı ortasına kadar yasalaştırmayı öngördüğü 2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası, Rusya’dan S-400 satın alan ve denemesi de yapan Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını içeriyor.

Yaklaşık 740 milyar dolarlık bir bütçeyi içeren yasa, Trump’ın onayıyla yürürlüğe giren Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası’nın (CAATSA) Türkiye’ye karşı uygulanmasını kapsıyor. Seçimin hemen akabinde yeni yönetimin Türkiye ile yapacağı ilk görüşmede bu konunun gündeme gelmesi bekleniyor.

BİDEN-ERDOĞAN İLİŞKİSİ

Biden, geçen yıl aralık ayında New York Times’a verdiği bir mülakatta Erdoğan’dan “otokrat” diye bahsetmişti. Biden ayrıca Türkiye’de muhalefete destek vereceğini de açıklamıştı. Bir dönem Dış İlişkiler Komisyonu’nun başkanlığını yürüten ve bu görevleri sırasında Türkiye’yi yakından ilgilendiren birçok konuda yer alan Biden, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili sözleri nedeniyle eleştirilmişti.

TRUMP BAŞKANLIK İÇİN DİRENECEK Mİ?

Bugün yasal süreci başlatacak olan Trump’ın seçim sonuçlarına itiraz etmesi bekleniyor. Yeniden sayım talep edilebilen eyaletlerde hakkını deneyecek olan Trump, Michigan, Nevada ve Georgia’da da usulsüzlük yapıldığını iddia ederek oy sayımının durdurulması için dava açma girişiminde bulunmuştu. Ancak üç eyalette de bir kanıta rastlanmadığı için bu talebi reddedilmişti.

DESTEKÇİLERİ SİLAHLARLA SOKAKLARDA

Trump destekçileri liderlerinin seçimin çalındığına yönelik kanıtlanmamış iddiasını dile getirmeye devam etti. Atlanta, Tallahassee, Austin, Bismarck, Boise ve Phoenix gibi kentlerde sokaklara çıkan Trump destekçilerinin silahlı oldukları ve “Daha bitmedi”, “Çalmayı bırakın”, “Oylar çalınıyor”, “Yalan haberler” gibi sloganlar attıkları yayınlanan görüntülerde yer aldı.

Dünya

Alman Gazeteciler Sendikası’ndan ‘infaz listesi’ çıkışı

Alman Gazeteciler Sendikası, Türkiyeli muhalifleri hedef alan 55 kişilik infaz listesi bulunduğunu belirterek Alman hükümetinden harekete geçmesini istedi.

BOLD – Alman Gazeteciler Sendikası (DJV), Almanya’da yaşayan Türkiyeli muhalif gazetecilere yönelik artan tehdit, taciz ve saldırılar karşısında Alman hükümetini harekete geçmeye çağırdı.

DJV Başkanı Frank Überall, polis kaynaklarından aldıkları bilgiye göre, Türkiyeli muhaliflerden oluşan ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu 55 kişilik bir infaz listesi bulunduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanı Heiko Maas’a seslenen Überall, Türk Büyükelçi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması gerektiğini belirterek “Heiko Maas’ın Türk Büyükelçi’ye bu noktada sınırın aşıldığını, Türkiye’deki baskıcı rejimden buraya sığınan gazetecilere yönelik tehdit ve şiddetin kabul edilemeyecek suç unsurları oluşturduğunu çok net bir şekilde söylemesi lazım” diye konuştu.

55 kişilik infaz listesinde iki isimle ilgili polisin harekete geçtiğini belirten Überall, söz konusu gazetecilere yönelik polisin koruma önlemlerini memnuniyetle karşıladıklarını ancak bunun yeterli olmadığını söyledi.

DJV Başkanı, gazeteci Erk Acarer’in evi önünde saldırıya uğramasını hatırlatarak “Hükümete eleştirel yaklaşan gazetecilerin Türkiye’de gazetecilik mesleğini artık icra edemiyor olması yeterince kötü. Sığındıkları Almanya’da hâlâ korku içinde yaşamak zorunda kalmaları ise hiçbir şekilde kabul edilemez” diye konuştu.

Son günlerde Alman polisinin infaz listesindeki gazetecileri ve aktivistleri tek tek ziyaret edip uyardığı basına yansımıştı.

Alman polisi, Erk Acarer’e saldırıda soruşturmayı genişletti

Okumaya devam et

Dünya

Afgan mültecilerin Avrupa’ya akınına karşı Pakistan, İran ve Türkiye tampon olacak

Suriyeli mültecilerin Avrupa’ya göçüne karşı tampon görevi gören Türkiye’ye, Avrupa Birliği Afgan göçmenler için de aynı misyonu uygun gördü. Avrupa Birliği’nin, Afganistan’dan yeni bir göç akınına karşı komşu ülkelere ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ‘bölge’ ülkelerine bir mali yardım paketi hazırlığında olduğu bildirildi.

BOLD – Avrupa Birliği (AB), Taliban örgütünün baskısı ve ekonomik sebeplerle Afganistan’dan kaçan düzensiz göçmenleri durdurmak için Kabil hükümeti ve civardaki komşu ülkelere maddi destek sağlayacağını açıkladı.

Taliban’ın ilerleyişini sürdürdüğü Afganistan’dan kaçanların sayısı giderek artarken AB, yeni bir göç akınına karşı hazırlık yapıyor.

Reuters haber ajansı, AB’nin göç akınını sınırlandırabilmek üzere Afganistan ve Afganistan’a komşu ülkeler için yeni bir mali yardım paketi planladığını bildirdi.

Konuyla ilgili Reuters haber ajansına konuşan iki AB yetkilisi ve bir diplomat, henüz düzenlenme aşamasındaki maddi yardım paketinin öncelikli olarak Afganistan ve komşu ülkeler Pakistan ile İran’a verileceğini söyledi.

İran ve Pakistan’da halihazırda 6,5 milyon Afgan yaşıyor.

TÜRKİYE DE GÜNDEMDE

AB Komisyonu konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçınırken, mali yardımdaki amacın memleketlerinde yaşamaya devam eden ve yasa dışı yollarla başka ülkelere göç etmeyi düşünen Afganistan ve komşu ülke vatandaşlarını ikamet ettikleri bölgede tutmak olduğu kaydedildi.

AB yetkilileri, 2016’daki mülteci mutabakatıyla Suriyeli sığınmacıları barındıran Türkiye’nin Afgan sığınmacı ve göçmenlerin barındırılmasında da rol oynayabileceği üzerinde durulduğunu kaydetti. AB’nin Suriyeli mülteciler için Türkiye’ye 2024 yılına kadar ödenmek üzere ek 3,5 milyar euro kaynak ayırdığına işaret eden AB kaynakları, Afganistan için yeni bir mali yardımın mevcut paketten ayrı olacağını belirtti.

HEDEF AVRUPA’YA AKINI ÖNLEMEK

AB kaynakları, Afganistan ve bölge ülkelere mali yardımla Avrupa’ya yeni bir sığınmacı akınının önüne geçilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Plan çerçevesinde AB Komisyonu’nun Afganistan’a bu yıl içinde 57 milyon euroluk insani yardım yapmayı öngördüğü belirtildi. Önümüzdeki yıllar için mali yardım miktarının ise AB hükümetleri ve parlamentolarının onayını gerektirdiği için ancak sonbahardan sonra belirleneceği kaydedildi.

Taliban’dan yeni tehdit: Türk birliklerinin Afganistan’a girmesine izin vermeyiz

Okumaya devam et

Dünya

İngiltere, Erdoğan’ın Maraş çıkışına karşı BM Güvenlik Konseyi’nde Kıbrıs tasarısı hazırladı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunulan bir taslak metinde Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Yönetimi’nden tek taraflı aldığı Maraş’ın bir kısmını halka açma kararından geri dönmeleri isteniyor. İngiltere tarafından hazırlanan taslak metin 15 üyeli konseyde tartışılacak.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ın Maraş bölgesinin yüzde 3,5’inin açılması ve adada iki devletli çözüm önerisine uluslararası tepkiler sürerken konunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne taşınmasıyla ilgili girişimler de sürüyor.

Güvenlik Konseyi’nin veto hakkı bulunan daimi üyeleri Fransa ve ABD’nin Türkiye’nin son açıklama kararına konseyde alınacak güçlü bir yanıt verme çağrısına ilk adım diğer daimi üye İngiltere’den geldi.

Maraş konusunda İngiltere tarafından hazırlanan karar tasarısı konusunda New York’ta yoğun bir diplomasi trafiği yaşanıyor. İngiltere’nin hazırladığı metni dün akşam konseyin diğer üye ülkeleriyle de paylaştığı, hazırlanan karar tasarısına diğer üyelerden herhangi bir itiraz gelmezse tasarının en yakın zamanda sunulacağı iddia edildi.

“GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIK AÇIKLAMASI OLARAK HAZIRLANIYOR”

İngiltere’nin BM Güvenlik Konseyi’ne Maraş konusunda Türkiye’nin son açıklamalarını kınayan, Türk hükümetinden Maraş bölgesinin kısmen yeniden açılması konusundaki kararından geri adım atmasını isteyen, bölünmüş adada gerilimi artırabilecek tek taraflı eylemlerden kaçınma çağrısında bulunan bir açıklama metni taslağı hazırladığı kaydedildi.

İngiltere’nin konsey başkanlık açıklaması olarak hazırladığı taslak metinde, Maraş bölgesinin BM yönetimine devredilmesi de dahil olmak üzere Güvenlik Konseyi kararlarına uyulmasının önemini vurgulandığı da belirtildi.

İngiltere’nin hazırladığı taslak metinde ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs halkının isteklerine uygun, iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon temelinde, kalıcı, kapsamlı ve adil bir çözüme yönelik kararlılığının yeniden teyit edileceği bildiriliyor.

Taslak metin Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi’nin Güvenlik Konseyi üyelerini Kıbrıs’la ilgili son gelişmeler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (KKTC) Ersin Tatar’ın açıklamaları hakkında bilgilendirilmesi sonrası sunuldu.

RUSYA’DAN ERDOĞAN’IN ÇIKIŞINA TEPKİ

Bu arada Rusya Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı biçimde atılan ve müzakerelerin yeniden başlatılmasını zorlaştıran tek taraflı adımların tamamının kabul edilemez olduğunu bildirdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Maraş’ın bir kısmının açılması tartışmalarına ilişkin soru karşısında, söz konusu bölgenin statüsünün tek taraflı olarak değiştirilmesini desteklemediklerini söyledi.

Sözcü Zaharova, “Bölgenin statüsünün değiştirilmeye devam etmesinin endişe yaratmaması beklenemez. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olacak biçimde gerçekleştirilen ve müzakereleri yeniden başlatılmasını zorlaştıran tek taraflı eylemlerin tamamını kabul edilemez buluyoruz. Eskiden beri olduğu gibi, Kıbrıs sorununun, belirlenmiş olan uluslararası hukuk çerçevesi temelinde çözümlenmesini destekliyoruz” dedi.

MARAŞ’A İLİŞKİN BM KARARLARI

Maraş’ın bir bölümünün yeniden açılmasına yapılan itirazların temelini BM Güvenlik Konseyi’nin 11 Mayıs 1984 tarihli bir kararı oluşturuyor. Karar, Maraş’ın herhangi bir bölümünün, asıl sakinleri dışındakiler tarafından yerleşime açılmasına yönelik her türlü girişimi ‘kabul edilemez’ olarak değerlendiriyor.

Güvenlik Konseyi kararı, olası bir yerleşim girişiminde ise bölgenin BM yönetimine devredilmesi gerektiğini belirtiyor. Maraş konusunda BM Güvenlik Konseyi’nde 14 Eylül 1992 tarihinde alınan diğer bir kararda da 1984 tarihli kararın uygulaması için adada 1964’ten bu yana görev yapan Barış Gücü birliklerinin denetimi altındaki bölgenin Maraş’ı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini yineleniyor.

KAPALI MARAŞ BÖLGESİ

Gazimağusa’ya bağlı bir semt olan Maraş, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı öncesi adanın en popüler turizm noktalarından biriydi. Harekat sırasında yaklaşık 15 bin Rum’un Maraş’ı terketmesinin ardından bölge tellerle çevrilerek ‘askeri bölge’ ilan edildi ve terkedilmiş halde bırakıldı.

Dünyanın en güzel sahillerinden birine sahip, 1974 öncesi Ada’nın turizm gelirlerinin yüzde 53’ünün geldiği Maraş bölgesi, 46 yıldır kapalıydı.

Kapalı Maraş’ın sahildeki yaklaşık 2 kilometrelik kısmı ve sahilin arka caddesi olan Demokrasi Caddesi, 8 Ekim 2020’de, polis ve asker kontrolünde yaya geçişleri için açıldı.

Türk tarafı, Maraş’ı müzakerelerde güçlü bir pazarlık kozu olarak elinde bulunduruyor.

Erdoğan’ın kapalı Maraş çıkışı BM Güvenlik Konseyi’ne taşınıyor

Okumaya devam et

Popular

Shares