Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Tabutla tahliye: “Bu cinayetin peşini bırakmayacağım”

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucu Ömer Faruk Gergerlioğlu, dün gece cezaevinde hayatını kaybeden KHK’lı Ahmet Kaplan’ın ölümünün adım adım işlenmiş bir cinayet olduğunu söyledi.

BOLD – İskenderun T Tipi Cezaevinde dün gece hayatını kaybeden 4. evre akciğer kanseri Ahmet Kaplan (48) için HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, Kaplan ölmeden önce iki soru önergesi verdi. Kaplan’ın ölümünün adım adım işlenen bir cinayet olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, bu cinayetin peşini bırakmayacağını söyledi. Gergerlioğlu, Ahmet Kaplan’ın başvurulara rağmen ısrarla tahliye edilmediğini de belirtti.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 4 yıldır tutuklu olan KHK’lı polis memuru Ahmet Kaplan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çaptırıldı. 4 ay sonra denetimli serbestlikle bırakılacak olan Ahmet Kaplan’a 16 Ekim 2020’de akciğer kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için ara ara İskenderun Devlet Hastanesi’ne götürülen Kaplan, kanser 4. evreye gelince hastanede tedavi görmesi gerekti ancak tutuklu odası olmadığı için cezaevine geri gönderildi. En yakın hastane olan Adana Şehir Hastanesi’ne de sevk edilmedi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün cevapması için ilk önergeyi 24 Eylül 2020’de veren Gergerlioğlu, kendisine gelen bir mektupta yazılan iddiaları gündeme getirdi. Gergerlioğlu, Ahmet Kaplan’ın bir arkadaşından gelen ve “Ailesi cuma günü (18 Eylül) görüşe gitti. Durumunun iyi olmadığını söyledi. Telefonla görüşe dahi gidemediğini söylemiş. Merdivenleri inemiyormuş. Tek kişilik revir koğuşunda kalıyormuş. Akciğerleri su toplamıştı, bundan dolayı tedavi görmüştü. Durumunda değişiliklik yok. Kalan infaz süresince tedavisinin daha iyi yapılmasını istiyoruz.” ifadelerinin yer aldığı mektupta yazılanların doğru olup olmadığını sordu.

Bir ay içinde kendisine herhangi bir cevap verilmediğini belirten Gergerlioğlu, 27 Ekim 2020’de ikinci kez önerge verdi ve bu kez Ahmet Kaplan’ın sağlık hizmetlerine ulaşma konusunda yaşadığı hak ihlallerini de gündeme getirdi.

BÖBREĞİNE DE SIÇRAMIŞTI

Yine Ahmet Kaplan’ın arkadaşından gelen mektupta yazıldığına göre Kaplan, İskenderun Devlet Hastanesi mahkum servisine ihtiyacı oldukça gidip gelip tedavi oluyordu. İskenderun Devlet Hastanesi onkoloji servisinde kanser taraması yapıldığı gün tümörün böbreğine sıçradığı ve hastalığın 4. evreye geldiği ortaya çıktı. Tedavi için hastaneye yatması gereken Kaplan, İskenderun Devlet Hastanesi’nde mahkum koğuşu olmadığı için cezaevine geri gönderildi. En yakın hastane olan Adana Şehir Hastanesi’ne ise sevki yapılmadı. Geçen ayın sonunda infaz erteleme için verilen dilekçelere de cevap verilmedi. 20 Ekim 2020 İskenderun T Tipi Cezaevi İnfaz Savcılığı’na tekrar dilekçe verildi. Ancak yine bir sonuç olmadı.

Gergerlioğlu, bu iddiaları tekrar gündeme getirerek Abdülhamit’e Gül’e şu soruları sordu:

1. Ahmet Kaplan isimli yurttaşın hasta bir şekilde İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde hükümlü olduğu iddiası doğru mudur?
2. Bu iddialar doğruysa Ahmet Kaplan isimli yurttaşın hastalığı ne durumdadır?
3. Bu iddialar doğruysa 5275 sayılı kanun çerçevesinde tahliye edilmeme gerekçeleri nelerdir?
4. Ahmet Kaplan isimli yurttaşın 4. Evre kanser hastası olduğu iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa Ahmet Kaplan isimli yurttaşın tedavisi ne şekilde yürütülmektedir?
5. İskenderun Devlet Hastanesi’nde mahkum koğuşu olmadığı iddiası doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa Ahmet Kaplan isimli yurttaşın Adana Şehir Hastanesi’ne sevk edilme durumu var mıdır?
6. Ahmet Kaplan isimli yurttaşın infaz ertelemesi için İnfaz Savcılığı’na başvurduğu iddiası doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa Ahmet Kaplan isimli yurttaşın infaz erteleme başvurusunun akıbeti nedir?
7. 24.09.2020 tarihli Bakanlığınıza göndermiş olduğum soru önergem ile ilgili tarafınızca hangi çalışmalarda bulunulmuştur?
8. Cezaevleri koşullarını iyileştirmek için Bakanlığınızın yapmış olduğu çalışmalar nelerdir?
9. Son 3 yılda ağır hasta tutuklular için yapılmış çalışmalar nelerdir?
10. Son 5 yılda cezaevlerinde hayatını kaybeden yurttaş sayısı kaçtır?
11. Son 10 yılda hastalığı nedeniyle tahliye edilen yurttaş sayısı kaçtır?

İKİ ÇOCUK BABASIYDI

Ancak bu sorulara da cevap verilmedi. Teşhis konulduktan sonra tahliye de edilmeyen Ahmet Kaplan dün gece hayatını kaybetti. Meslek hayatı boyunca Hakkari, Batman ve İstanbul’da görev yapan yapan Kaplan, 2003 yılında Erzincan İl Emniyet Müdürü olarak atanmış, 2006’da ise Yalova’da görev yapmıştı. Kaplan evli ve 2 çocuk babasıydı. 

Tabutla tahliye: Tutuklu kanser hastası hayatını kaybetti

 

 

Gündem

Koronavirüslü vaka sayısı 100 milyonun üzerinde

Yapılan bir istatistik çalışmasına göre, Çin’in Wuhan kentinde geçen sene ortaya çıkan koronavirüs salgını dünya genelinde 100 milyon vaka sayısını aştı.

BOLD – Çin’in Wuhan kentinde, 2019’un Aralık ayında ilk kez görüldüğü kabul edilen ve dünyayı sarsan koronavirüs hızla yayılmaya devam ediyor. Şuana kadar hastalık yüzünden dünya genelinde 2 milyon 144 bin 654 kişi de yaşamını yitirdi.

Olumlu sonuçlanan aşı çalışmalarına rağmen vaka sayılarındaki artış da devam ediyor. Worldometers’ta paylaşılan küresel verilere göre, dünya geneline yayılan Koronavirüs salgınında tespit edilen vaka sayısı 100 milyonu aştı.

ABD LİSTE BAŞI

En fazla vakanın görüldüğü ülkeler listesinin başında ABD bulunuyor. ABD, 25 milyon 734 bin 159 ile en fazla vaka sayısına sahip ülke konumunda bulunuyor. Türkiye’deki vaka sayıları ise 2,4 milyon dolaylarında.

EN ÇOK VAKA GÖRÜLEN ÜLKELER

Vaka sayısında ABD’yi, 10 milyon 677 bin 710 ile Hindistan, 8 milyon 850 bin 135 ile Brezilya, 3 milyon 738 bin 690 ile Rusya, 3 milyon 669 bin 658 ile Birleşik Krallık, 3 milyon 57 bin 857 ile Fransa, 2 milyon 697 bin 294 ile İspanya, 2 milyon 475 bin 372 ile İtalya, 2 milyon 152 bin 2 ile Almanya, 2 milyon 15 bin 485 ile Kolombiya, 1 milyon 867 bin 223 ile Arjantin, 1 milyon 763 bin 219 ile Meksika, 1 milyon 478 bin 119 ile Polonya, 1 milyon 412 bin 986 ile Güney Afrika, 1 milyon 379 bin 286 ile İran, 1 milyon 194 bin 328 ile Ukrayna ve 1 milyon 99 bin 13 ile Peru takip ediyor.

Koronavirüsten 137 kişinin daha hayatını kaybettiği açıklandı

Okumaya devam et

Gündem

OHAL Komisyonunun Mehmet Altan’ın ihracına dayanak yaptığı rapor yok

OHAL Komisyonunun, Mehmet Altan’ın 30 yıl çalıştığı İstanbul Üniversitesinden (İÜ) ihracına ilişkin yaptığı itirazın reddine gerekçe gösterdiği İÜ idari raporunun hiç yazılmadığı öğrenildi.

BOLD – KHK ile 30 yıl çalıştığı İstanbul Üniversitesinde ihraç edilen Mehmet Altan, OHAL Komisyonu’na, ihracına ilişkin başvuru yaptı. Komisyon, yargılamanın sonucunu beklemeden, hakkındaki yargılamanın sürdüğünü, İstanbul Üniversitesi’nin idari raporunun bulunduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını dikkate almadan Altan’ın göreve dönme talebini reddetti.

T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre ise, Altan’ın atılmasına gerekçe yapılan İÜ idari raporunun olmadığı ortaya çıktı.

Tahincioğlu’nun yazısının ilgili bölümü şöyle: “OHAL Komisyonu kararlarına karşı idare mahkemesine başvurulabiliyor. Söz konusu idare mahkemeleri, komisyon kararlarına karşı açılan davalar konusunda özel olarak oluşturuldu. Ankara 21. İdare Mahkemesi de bu mahkemelerden biri.

Mahkeme, İstanbul Üniversitesi’ne, Altan hakkındaki idari soruşturma raporunu sordu. Zira komisyon, kararına bu raporu gerekçe göstermişti.

İÜ: HERHANGİ BİR SORUŞTURMA YAPILMAMIŞTIR

İstanbul Üniversitesi ise mahkemeye gönderdiği yazıda, “Rektörlüğümüzce herhangi bir idari soruşturma yapılmamıştır” yanıtını verdi. Böylece, komisyonun olmayan bir idari soruşturma raporunu kararına esas aldığı ortaya çıktı.

İstanbul Üniversitesi KHK ile ihraç edilirken Mehmet Altan hakkında hiçbir idari soruşturma söz konusu olmadığını 26.10.2020 tarih 184258 sayılı yazısı ile mahkemeye bildirdi.

RESMİ KURUM NASIL YALAN SÖYLER

Halbuki OHAL Komisyonu, ihraç kararının iptalini reddederken iki gerekçe gösterdi. Mehmet Altan hakkında ‘idari soruşturma raporu’ ve ‘mahkumiyet kararının’ olması. İkisinin de doğru olmadığı belgelendi. Resmi bir kurum göz göre göre nasıl yalan söyler ?

Hakkında idari soruşturma bile olmayan Mehmet Altan’ın KHK ile ihraç edilmesine kim, nasıl, neye dayanarak karar verdi, bu hukuksuzluğa kim imza attı belli değil.

OHAL Komisyonu, karar kesinleşmeden Mehmet Altan’ın “göreve iade” talebini reddetti

Okumaya devam et

Gündem

Gökhan Güneş’in kaçırılma olayı Meclis’e taşındı

Güneş ailesinin ulaştığı Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, kaçırılma olayına ilişkin iddiaları İçişleri Bakanı Soylu’nun yazılı olarak cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.

BOLD – İstanbul Başakşehir’de elektrik işçisi olarak çalışan Gökhan Güneş’ten, 20 Ocak’tan bu yana haber alınamıyor.

Emniyet ve savcılığa başvuran Güneş ailesi, çocuklarının kaçırıldığına ilişkin kamera kayıtlarına dayanarak yaşamından endişe duyduklarını belirtiyor. Ailenin avukatları ise konuyu Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımaya hazırlanıyor.

SAĞ SALİM GERİ İSTİYORUZ

Öte yandan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ulaşan Gökhan Güneş’in ablası: “Kardeşim Gökhan 20 Ocak Çarşamba günü 6 kişi 2 araç tarafından çalıştığı işyerinin önündeki İETT durağından işe gittiği sırada kaçırıldı. Gökhan Güneş 4 gündür kayıp. Kaçırıldığı ana dair görüntüler ortada ama savcılık onu bulmak için hiçbir şey yapmamaya devam ediyor. Biz ailesi ve arkadaşları olarak onu sağ salim geri istiyoruz” dedi.

GERGERLİOĞLU TBMM’YE TAŞIDI

Güneş ailesinin iddialarını inceleyen Gergerlioğlu, konuyu Meclis’e taşıdı. Ömer Faruk Gergerlioğlu, kaçırıldığı iddia edilen Gökhan Güneş’le ilgili İçişleri Bakanlığına soru önergesi verdi. Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yazılı olarak cevaplaması istemiyle şu soruları yöneltti:

– Gökhan Güneş isimli yurttaşa ailesinin 20.01.2021 tarihinden beri ulaşamadığı ve ailesinin kendisinin kaçırıldığından endişe ettiği iddiası doğru mudur? Bu konuda açılmış soruşturma varsa hangi aşamadadır?

– Bu iddiaların doğruluğu veya yanlışlığı konusunda İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

– HTS ve MOBESE kayıtları incelenmiş midir?

– Gökhan Güneş ile ilgili emniyet ya da jandarma kayıtlarında herhangi bir işlem yapmış mıdır?

– Gökhan Güneş’in ailesinin belirttiği güzergahtaki baz istasyonlarından Gökhan Güneş’in cep telefonunun sinyalleri incelenmiş midir?

– Gökhan Güneş’in kaçırılması anına ait görüntülerdeki kişiler tespit edilebilmiş midir?

– Gökhan Güneş’in kaçırılmasıyla ilgili değil de kaçırılma görüntülerini veren işletme hakkında soruşturma açıldığı iddiaları doğru mudur? Bu iddia doğruysa bu konuda işlem yapan personel hakkında idari ya da adli bir soruşturma açılmış mıdır?

– İnsanlık suçu kapsamında olan Gökhan Güneş’in kaçırılma iddialarıyla ilgili İçişleri Bakanlığı bir açıklama yapmayı planlamakta mıdır?

– Uzun süredir pek çok kaçırılma vakasının yaşandığı bu vakalarla ilgili İçişleri Bakanlığının somut bir tepki ortaya koymadığı için kaçırılmaların devam ettiği iddiası doğru mudur? Bu iddia doğruysa İçişleri Bakanı istifa edecek midir?

– Son 5 yıl içerisinde hakkında adli soruşturma, kovuşturma olan veya kamu görevlileri tarafından aranan ve ailesi ya da yakınlarının kaçırıldığı iddiasıyla şikayetçi olduğu yurttaş sayısı kaçtır?”

Yüksel Direnişçileri’nden destek çağrısı: İşimizi Geri İstiyoruz!

Okumaya devam et

Popular