Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

HSK’dan ‘acele’ kodlu yazı: Osman Kavala’yı tutuklayan tüm hakimlerin listesini istedi!

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün tutuklulukla ilgili yargıyı uyaran sözlerinin ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu, ‘acele’ koduyla yazı göndererek iş insanı Osman Kavala hakkında tutuklama kararı veren ve tahliye taleplerini reddeden tüm hakimlerin listesini istedi.

BOLD – Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), İstanbul Adalet Komisyonu’na ‘acele’ kodlu bir yazı yazarak iş insanı Osman Kavala’yı tutuklayan ve Anayasa Mahkemesi kararına rağmen tahliye etmeyen hakimlerin listesini istedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayra’ın istifası sonrası AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yargıda reform açıklamaları sonrası haksız tutukluluklarla ilgili kılını kıpırdatmayan HSK’nın acele kodlu bir yazı gönderdiği ortaya çıktı.

AİHM KARARI İNCELEMESİ

Adalet Bakanı Gül’ün, yargıya tutuklamalarla ilgili uyardığı konuşmasının ardından gündeme gelen yazıya göre HSK, Osman Kavala dosyasındaki tüm bilgileri, tutuklama kararı veren ve tahliye taleplerini reddeden tüm hâkimlerin listesini istedi. 11 Kasım’da İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’na yazılan yazıda, hakim ve savcıların terfisiyle ilgili AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyup uymadıklarıyla ilgili  inceleme yapılacağı belirtildi. HSK’nın ilke kararı hatırlatılan yazıda, şunlar kaydedildi: “15/01/2020 tarih ve 31009 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ek düzenlemede: “Yargı bağımsızlığı ve Hâkimlik teminatı ilkeleri temelinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesine yapılan incelemelerde ihlal kararına sebebiyet verip vermedikleri, neden oldukları ihlalin niteliği ve ağırlığı ile ilgililerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile teminat altına alman hakların korunması konusundaki gayretleri, göz önünde bulundurularak yükselmeye layık olup olmadıklarına karar verilir” hükmü yer almaktadır.

KAVALA’NIN TUTUKLULUĞUNA İLİŞKİN TÜM KARARLAR

Yukarıda anılan ilke karan uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/74 Esas sayılı dosyasında taraf olan Mehmet Osman KAVALA’nın tutuklanmasına yönelik, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/11/2017 tarihli tutuklama kararı, bu tutuklama kararına karşı yapılan itirazı değerlendiren İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/112017 tarihli karar, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki başvurusunun tutukluluk halinin devamına ilişkin tüm kararlar (re’sen ya da talep üzerine değerlendirilen) ve bu kararlara karşı yapılan itirazların değerlendirilmesine ilişkin kararlar, iddianame, duruşma zabıtlarının hazırlanarak UYAP üzerinden Genel Sekreterliğimize gönderilmesi…”

Resim

HSK’nın ‘acele’ kodlu yazısı

OSMAN KAVALA NEDEN HÂLÂ TUTUKLU?

Yazıyı, sosyal medya hesabından paylaşan Avukat Aslı Kazan, “HSK’nın isim listesini istemesinin gerekçesi, 15/01/2020 tarih ve 31009 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan hâkim ve savcıların meslekte yükselmelerinde AYM ve AHİM’in ihlal kararına sebebiyet verip vermediklerinin göz önüne alınacağına ilişkin düzenleme. Osman Kavala haksız tutuklandı. HSK, tutuklayan hâkimlerin yükselmesinde bu haksız tutukluluğu göz önüne alınacak. Peki, Osman Kavala neden hala tutuklu?” dedi.

KAVALA’YI TUTUKLATAN SAVCI BAKAN YARDIMCILIĞINA ATANDI

Gezi davasından 2,5 yıllık tutukluluğun ardından geçtiğimiz Şubat ayında beraat eden Osman Kavala hakkında tahliye kararı verilmişti. Kavala, cezaevinden tahliye olmadan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle 15 Temmuz soruşturması kapsamında yeniden tutuklanmıştı. Kavala hakkında 15 Temmuz iddianamesini hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, Ekim ayında Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmıştı. AİHM iş insanı Osman Kavala ile ilgili 10 Aralık 2019’da hak ihlali kararı vermişti. Bu karar da yerel mahkemeler tarafından uygulanmamıştı.

Adalet Bakanı Gül yargıyı uyardı!

Gündem

Gökhan Güneş bulundu illegal işler ortaya döküldü: Kaçırılanlar bunları mı yaşıyor?

Kaçırıldıktan 6 gün sonra gözleri bağlı sokağa bırakılan Gökhan Güneş’in yüzündeki işkence izleriyle kamuoyunun karşısına çıkması Ulusalcı-AKP kavgasının ilk emareleri olarak da yorumlandı.

BOLD – Başakşehir’deki iş yerinin önünde indiği belediye otobüsünden kimliği belirsiz kişilerce apar topar kaçırılan elektrik işçisi Gökhan Güneş, bugün ailesine kavuştu.

Gözleri bağlı bir şekilde sokağa bırakılan Güneş’i kimlerin ve ne amaçla kaçırdığı bilinmezken, Güneş’in basın toplantısında anlattıkları kaçıranların kimliği hakkında ip uçları veriyor.

TEHDİT, DAYAK, ELEKTRİKLİ İŞKENCE…

Basın toplantısında Gökhan Güneş, kendisini kaçıranların yaptıkları işkenceleri bir bir anlattı. Kaba dayak, tecavüz tehditleri ve elektrikli işkenceyi anlatan Güneş, kendisine işbirliği teklifleri dayatıldığını söyledi.

Son yıllarda özellikle Cemaat mensubu bir çok insan Gökhan Güneş gibi zorla kaçırıldı. Bu kaçırılanlardan bazılarından hala bir iz bulunamadı. Yusuf Bilge Tunç 540 gün, Hürmüz Diril 385 gün, Mehmet Bal 369 gün ve Hüseyin Galip Küçüközyiğit ise 29 gündür kayıp.

Ailelerin kaçırılmaya ilişkin ulaştıkları görüntülere rağmen, iddialarla ilgili adli işlem başlatılmıyor yada ağırdan alınıyor. Kaçırıldıktan sonra bir anda ortaya çıkan mağdurlar ise konuşmaya cesaret edemezken, Gökhan Güneş’in anlattıkları ‘Kayıplar Gökhan Güneş’in yaşadıklarını mı yaşıyor?’ yorumlarına neden oldu.

SABOTAJ İHTİMALİ

Öte yandan, bir başka iddia ise sabotaj ihtimali. Minor Üniversitesi öğretim görevlisi Turgay Karagöz, Cumhur İttifakı’ndan rahatsız olan ulusalcıların meşruiyet tartışmalarına neden olabilecek sabotajlara yeltenebileceklerine dair uyarılarda bulunuyor. Ulusalcı kanadın askeri ve hukuk darbesi yapamayacak kadar güçsüzleştiğini ileri süren Karagöz, özellikle MİT içerisindeki bazı ulusalcıların ‘adam kaçırma’ gibi örtülü illegal işleri ifşa ederek AKP’yi sıkıştırmaya çalışacaklarını vurguladı.

AKP ile yürümeyeceğini gören ulusalcılar ve Erdoğan’ı bekleyen tehlike

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevindeki kanser hastalarına ‘düşman ceza hukuku’ uygulanıyor

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu cezaevindeki kanser hastalarına yönelik uygulamaların ağır mağduriyetlere neden olduğunu belirterek, “Hükümet bunlara karşı düşman ceza hukuku uyguluyor” dedi.

BOLD – Türkiye’nin insan hakları, mağduriyetler ve adalet gündemini değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevindeki hasta mahkumlara yönelik hak ihlallerini hatırlattı. Tanrıkulu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Cezaevlerinde bin 400’e yakın hasta var. Kovid döneminde bunların tedavileri yapılamıyor. Sağlığa erişimleri kısıtlı. Bunların ağır mağduriyetleri devam ediyor. Hükumet bunlara karşı düşman ceza hukuku uyguluyor. Ayrıca tutukluları yakınlarından uzak cezaevlerine gönderiyor ” dedi.

CEZAEVLERİNDE KANSERLİ HASTALAR VAR

Türkiye cezaevlerinde bilinen 9 kanserli hasta bulunduğunu söyleyen Tanrıkulu: ” Lenf kanseri Ali Kaya Rize Kalkandere Cezaevinde, testis kanseri Ahmet Karakuş Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu. Tiroid kanseri Abdülaziz Örpek ile bağırsak kanseri Ali Osman Ünal Kırşehir Cezaevinde. Cilt kanseri Ahmet Polat Önel 4 yıldır Kandıra Cezaevinde kalıyor. Lösemi Rıdvan Yıldız Silivri, lösemi Yasin Akaslan ise Sincan Cezaevinde tutuklu. Adının açıklanmasını istemeyen iki kanser hastası daha var. E. K. Antalya L Tipi Cezaevinde, adının açıklanmasını istemeyen 1 kişi de Amasya Cezaevinde” diye konuştu.

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

Okumaya devam et

Gündem

AKP ile yürümeyeceğini gören ulusalcılar ve Erdoğan’ı bekleyen tehlike

Turgay Karagöz, Erdoğan’ın korkulu rüyası olan Cumhur İttifakı’ndan rahatsız ulusalcı kanadın yapabileceklerini ve Erdoğan’ı bekleyen tehlikeyi anlattı. Karagöz, Erdoğan’ın karşı hamlelerini Erkam Tufan Aytav ile konuştu.

BOLD – İktidardaki Cumhur İttifakı’nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. HDP’nin kapatılması konusunda MHP ve AKP arasındaki derin ayrılıklar, partililer tarafından artık kamuoyu karsında tartışılır oldu. İttifaktaki tek problem MHP ile AKP arasında da değil. AKP, ittifakın ulusalcı kanadıyla da şu aralar pek anlaşamıyor.

UNUTMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL

AKP’li Binali Yıldırım Edirne İl Kongresinde aralarında Doğu Perinçek gibi Ergenekon sanıklarının da bulunduğu ulusalcılara geçmişi hatırlatan bir konuşma yaptı. Yıldırım konuşmasına şu ifadeleri kullandı:

“Balyoz’lar, Ergenekon’lar… Bunlar yalan mıydı, elbette bunlar vardı. Ortalığı karıştırmak için ellerinden geleni yaptılar. Çeşitli girişimlerde bulundular. Partimizi kapatmak istediler. Ordu göreve diye gösteri yaptılar. Bazı provokasyonlara imza attılar ve bu faaliyetler, Ergenekon diye dava konusu oldu. Bunları unutmamız mümkün değil. Unutursak olmaz. Benzeri gelişmelerin yaşanmaması için hafızamızda diri tutmalıyız bu yapılanları.”

VATAN’DA İSTİFA DEPREMİ

Yıldırım’ın birden bire Ergenekon ve Balyoz davalarını hatırlatması gözdağı olarak yorumlandı. Bu konuşmanın ardından yaşanan bir başka önemli gelişmede, Vatan Partisinin önemli isimlerinin de aralarında bulunduğu 108 kişinin istifa etmesiydi.

Gazeteci Erkam Tufan Aytav, tüm bu olayları Minor Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Dr. Turgay Karagöz ile konuştu. Gelişmeleri değerlendiren Karagöz, AKP ile yürümeyeceğini gören Perinçek dışındaki ulusalcıların ittifakı terk ettiğini söyledi. Erdoğan’ı bekleyen tehlikeleri anlattı.

SABOTAJ YAPABİLİRLER

Ulusalcıların, hükumetin örtülü işlerini deşifre ederek sabotaj eylemleri gerçekleştirebileceklerini söyleyen Karagöz: “Vur-kaç yapabilirler. Sabotaj eylemleri yapabilirler. Onun dışında büyük bir şey yapacak güçleri yok” diye konuştu. Karagöz, ulusalcı kanadın yapabileceği eylemlerden bazı örnekler de verdi.

İzmir’de ‘FETÖ Borsası’ olarak bilinen davayı yakından takip ettiğini de söyleyen Karagöz, ulusalcılara ait medyanın borsayı kontrol ettiği iddia edilen AKP’li Binali Yıldırım ile ilgili haberlerine dikkat çekti.

Ulusalcıların AKP sonrasına hazırlık yaptığını söyleyen Karagöz, emniyet, TSK ve MİT’teki yapılanmanın ötesi bir halk hareketinin baş gösterebileceğini söyledi. Karagöz, TSK’ya ait silahların Emniyet tarafından kullanılmasına izin veren kanun düzenlemesiyle AKP’nin ön almaya çalıştığını belirtti.

GÖZÜNÜ KIRPMADAN İŞKENCE YAPACAK POLİSLER

Geçen yaz İstanbul Emniyetinde görevli Mustafa Çalışkan’ı görevden almasını ‘darbe’ diye niteleyen Karagöz, Erdoğan’ın Gezi tarzı bir eyleme girişilmesi durumunda gözünü dahi kırpmadan işkence yapabilecek ülkücüleri İstanbul Emniyetine yığdığını belirtti.

SAKIN HA!

Alaattin Çakıcı’nın cezaevinden çıktıktan sonra il il konvoylarla gövde gösterisi yapmasını Erdoğan’ın karşı mesajı olarak yorumlayan Karagöz, “İktidar, sakın ha! Başınızı ezeriz tarzı mesaj göndermektedir. Bir diğeri de Ergenekon ve Balyoz davaları. Bu davalar Binali Yıldırım’ın bahsettiği gibi altı dolu davalardır.  Bu konuya siyasi anlamada kumpas demesine rağmen, kumpas iddialarını yargıya taşımamıştır” diye konuştu.

Kaçırılan Gökhan Güneş işkenceyi anlattı: Darp edip elektrik verdiler

Okumaya devam et

Popular