Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

45 güne varan karantinadan korkan hasta tutuklular hastaneye gidemiyor

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) cezaevlerindeki Kasım ayında yaşanan hak ihlalleriyle ilgili raporunda, koronavirüs önlemlerinin yetersizliğinden dolayı hastalık riskinin arttığı belirtildi. 45 güne varan karantina uygulamalarından dolayı hasta tutukluların hastaneye gidemediği kaydedildi.

BOLD – Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), 1-15 Kasım tarihlerini kapsayan cezaevleri hak ihlalleri raporunu yayınladı.

Mezopotamya Ajansının yayınladığı raporda, yemeklerin beslenme ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, hijyen malzemelerinin yetersiz, kalabalık sebebiyle koğuşlarda temiz hava akışının sağlanamadığı vurgulandı.

74’ü kapalı, 46’sı açık olmak üzere 120 cezaevinden başvuru alındığı kaydedilen raporda, cezaevlerinde kapasite sorununun devam ettiği, koğuşların kalabalık, yatakların birbirlerine yakın mesafede olduğu, sosyal mesafe olmadığını, açık cezaevlerinde farklı koğuşlarda kalan tutukluların ortak alanlarda ve yemekhanelerde bir araya gelmek zorunda kaldıkları belirtildi.

KALABALIK KOĞUŞLAR HAVALANDIRILAMIYOR

Salgının başlangıcında cezaevlerinin belli aralıklar ve düzenli şekilde dezenfekte edildiği ancak son zamanlarda azaldığı belirtilen raporda, 6 aydır dezenfekte edilmeyen koğuşlar olduğu ifade edildi. Koridorlara dezenfekte malzemesi koyan cezaevlerin sayısının oldukça az olduğu kaydedilen raporda, şunlar kaydedildi: “Bazı hapishanelerin ortak kullanım alanlarının duvarlarına, koridorlara dezenfektan düzeneklerinin eklendiği, bazı hapishanelerde bazı koğuşların karantina koğuşuna çevrilmesi sebebiyle diğer koğuşların kalabalıklaştığı, kalabalık sebebiyle koğuşlarda temiz hava akışının sağlanamadığı, bazı kapalı hapishanelerde koğuş pencerelerinin küçük olması sebebiyle yeterince havalandırılamadığı, bazı hapishanelerde havalandırmaların keyfi olarak geç açıldığı ve erken kapatıldığı, havalandırmanın kapatılmasının temiz hava imkanlarını asgariye indirdiği, bazı hapishanelerde infaz koruma memurlarının sosyal mesafe kurallarına uymadan üst araması ve koğuş araması yaptıkları, bazı hapishanelerde mahpusların kurum kantininden ücret ödeyerek aldıkları radyolara el konulduğu, AM (Amplitude Modulation) bandına erişimin engellenmesinin haber alma hakkını asgariye indirdiği, bazı kapalı hapishanelerden açık hapishaneye geçen mahpuslara 14 gün izolasyonda tutulmadan diğer mahpusların bulunduğu alanlara ve koğuşlara alınabildiği, bazı açık hapishanelerde infaz koruma memurları dışında çalışan kişilerin önlemlere uymadığı, mahpusların sağlık durumlarını riske attığı belirtilmiştir.”

SULAR KİRLİ VE KULLANILAMAZ

Bazı cezaevlerinde koğuşlara sabun, çamaşır suyu ve dezenfektan ücretsiz dağıtılırken, bazı cezaevlerinde ise bu malzemelerin ücretsiz dağıtılmadığı, tutuklu ve hükümlülere maske verilmediği kaydedilen raporda, “Ücretsiz dağıtılan malzemelerin sınırlı ve ihtiyacı karşılama konusunda yetersiz. Bazı hapishanelerde telefon görüşmesi yapan mahpuslara maske verildiği, bazı hapishanelerde ise mahpuslar talep etmelerine rağmen, telefon görüşmesi veya koğuştan çıktıkları diğer alanlarda maske verilmediği, bazı hapishanelerin kantinlerinde maske satılmadığı, ücretini ödeyerek maske almak isteyen mahpuslara da bu imkânın sağlanmadığı, bazı hapishanelerde ücretsiz temizlik malzemesinin sağlanmadığı, ücretini ödeyemeyen, maddi durumu iyi olmayan mahpuslara da malzeme sağlanmadığı, birçok hapishanede tuvaletlere temizlik ve hijyen malzemelerinin konulmadığı, banyoların kirli olduğu, lavabo sayısının az olduğu, bazı hapishanelerde suların kirli ve kullanılamaz olduğu, suların sık sık kesildiği, sıcak suyun sınırlı ve belirli zamanlarda verildiği, kişisel hijyenin sağlanmasında sorunlar yaşandığı belirtilmiştir” denildi.

YEMEKLER YETERSİZ

Bazı kapalı cezaevlerinde verilen yemeklerin kısıtlı, kalitesiz, hijyensiz olduğu ve yemeklerin soğuk verildiği anlatılan raporda, “Yemeklerin tüm mahpusların ihtiyacını karşılamada yetersiz. Tüm bu sorunlar sebebiyle hapishanelerde dağıtılan yemekleri yiyemeyen mahpusların beslenme ihtiyaçlarını kantinden karşılamak zorunda bırakıldıkları, kantindeki ürünlerin pahalı ve ürün çeşitliliğinin az olduğu, diyet yemek verilmediği, diyet yemek veren hapishanelerde ise hastalıklar dikkate alınmadan tek tip diyet yemek verildiği, vitamin ve bağışıklık güçlendirici takviyelerin sağlanmadığı belirtilmiştir” tespiti yapıldı.

TEST TALEPLERİ KARŞILANMIYOR

Hasta, yaşlı ve risk grubuna giren tutuklular için önlemler alınmadığı, temizlik malzemesinin dağıtılmadığı, tutukluların önlemlerini kendileri aldığına dikkat çekilen raporda, şunlar kaydedildi: “Bazı hapishanelerde doktorun revire gelmediği veya düzenli gelmediği, mahpusların İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’na revir talepleri için dilekçe yazdıkları fakat cevap alamadıkları, bazı mahpuslar revire çıksalar da tüm ilaçlara erişemedikleri, raporlu ilaçlarını alamadıkları ve tahlillerinin yapılmadığı, risk grubunda olan hasta mahpusların grip aşısı talep ettiği, aşı taleplerinin karşılanmadığı, bazı hapishanelerde hasta mahpuslara ilaçlarının zamanında verilmediği, bazı mahpusların kendilerinde Kovid-19 belirtileri olduğunu düşündükleri, bu sebeple test olmayı talep ettikleri ve test taleplerinin karşılanmadığı, birçok hapishanede hastane sevklerinin ve düzenli tedavi görme olanaklarının olmadığı, bazı hapishanelerde sınırlı sayıda hastane sevki yapıldığı, bazı hapishanelerde hastane randevularının iptal edildiği belirtilmiştir.

AĞIR HASTALAR DAHİ SEVK EDİLMİYOR

Ameliyat tarihi gelen mahpusların randevularının da hastane sevklerinin yapılmaması sebebiyle ertelendiği, birden çok hastalığı olan mahpusların sadece bir hastalığı için hastaneye sevk edildiği, diğer hastalıkları için sevk edilmedikleri, tedavi olamadıkları ve diğer hastalıkları için tekrar sevk edilmeyi beklediği, birçok hapishanede diş ünitelerinin hizmet vermediği, hapishanelerdeki diş hekimlerinden hizmet alınamadığı, yalnızca antibiyotik ve ağrı kesicilerle tedavilerinin yapıldığı, mahpusların hastane sevkleri yapılamadığı için dişten kaynaklı şikayetlerinin arttığı, revir doktorlarının mahpusların sağlık durumları sebebiyle hastaneye sevk edilmesinin gerekli olduğunu ifade ettikleri hallerde dahi hapishane idarelerinin hastane sevklerini gerçekleştirmediği, uzun zamandır hastane sevki yapılmayan durumu ağırlaşan hasta mahpuslar olduğu, kronik hasta mahpusların hastane sevklerinin uzun zamandır yapılmamasının sağlık sorunlarının artmasına neden olduğu ve bunun durumlarını kritik aşamalara getirdiği, birden fazla mahpusun ringlerde taşınmasının bulaş riskini arttırdığı, mahpusların götürüldükleri hastanelerin bulundukları hapishanelerden uzak olması sebebiyle ringlerde kalma sürelerini ve hastalık riskinin arttığı belirtilmiştir.”

45 GÜN BOYUNCA KARANTİNA

Hastane dönüşü 14 gün boyunca karantinada kalarak virüs kapma riskinin artacağı endişesiyle genel olarak tüm tutukluların hastaneye sevk konusundaki endişelerinin arttığına değinilen raporda, hayatlarını tek başına idame ettiremeyen tutukluların da karantinada ihtiyaçlarını gideremedikleri için hastaneye sevk olmak istemediklerine yer verildi. Hastaneye gitmek zorunda kalan ağır hasta tutukluların hastaneden döndükten sonra karantinada tutulduğu ve ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan tutukluların birçok problem yaşadıklarına belirtilen raporda, ihlaller şöyle sıralandı: “Gözlem altında tutulmaları ve tek başına kalamayacaklarına dair doktor raporları bulunan hasta mahpusların, karantina koğuşlarında tek tutulmaya devam edildiği, kendilerine hiçbir sağlık hizmetinin verilmediği ve düzenli olarak kontrollerinin yapılmadığı, bazı karantina koğuşunda kalan hasta mahpusların gerekli sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamadıklarını düşündükleri, bazı hapishanelerde karantina koğuşunda kalan mahpusların bu koğuşlara yeni alınan mahpuslar sebebiyle karantina sürelerinin arttığı, 45 gün boyunca karantina koğuşunda kalmak zorunda olan mahpuslar olduğu belirtilmiştir.

KARANTİNA TECRİTE DÖNÜŞTÜ

Bazı hapishanelerdeki karantina koğuşlarının hijyenik olmadığı ve yeterince havalandırılmadığı, bazı hapishanelerde karantinada tek tutulan mahpusların havalandırmaya çıkarılmadıkları veya havalandırma olmayan alanlarda tutuldukları, bu nedenle karantina koşullarının tecrit şeklinde uygulandığı, bazı hapishanelerde karantina olarak kullanılan alanların koğuş şeklinde olduğu, mahpusların kalabalık gruplar halinde kaldıkları, bazı hapishanelerdeki karantina koğuşlarının kapasitesinin üstünde mahpus barındırdığı, mahpusların yerde yattığı, bazı hapishanelerin karantina bölümlerinde kalan mahpusların gazete, radyo, TV, kitap, semaver gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı, bazı hapishanelerde Kovid-19 şüphesi veya önlemleri sebebiyle karantinada tutulan mahpusların diğer mahpuslara göre telefon hakları ve açık havaya erişimlerinin sağlanmadığı, bazı ağır hasta mahpusların karantina koşulların olumsuz etkileri sebebiyle sağlık durumlarının daha da kötüleştiği belirtilmiştir.”

HASTA TUTUKLULAR

Ödenmiş T Tipi kapalı Cezaevinde bulunan tutuklu Mehmet Salih Filiz, Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevindeki Deniz Yıldırım, Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde olan Abdulsamet Durak, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Mehmet Emin Özkan’ın hasta olduğu belirtilen raporda, yaşadıkları ihlallere de yer verildi.

Maraş pikniğine 7 uçakla gittiler

Gündem

678 bin sağlık çalışanına Çin aşısı vuruldu

Türkiye’de koronavirüsle mücadele kapsamında başlatılan aşı uygulamasının üçüncü gününde, Çin’den getirilen ve üçüncü faz testleri devam eden aşılar 678 bin sağlık çalışanına vuruldu. Sağlık çalışanları 28 gün sonra ikinci doz aşılarını olacak. 

BOLD – Çin’den getirilen ve Çin’de daha yapılmasına onay verilmeyen, güvenirliliği tartışmalı aşının sağlık çalışanlarına uygulanmasına devam ediliyor. Aşının yapılmasına başlandığı günden beri 678 bin sağlık çalışanına Sinovac firması tarafından üretilen CoronaVac aşısı vuruldu.

AŞILAMA 14 OCAK’TA BAŞLADI

Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen “Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre, 14 Ocak Perşembe ülke genelinde başlatılan aşılamaya devam ediliyor. Bu kapsamda öncelikle sağlık çalışanları aşılanıyor. Aşılamanın üçüncü gününde 678 binden fazla sağlık çalışanı Sinovac firması tarafından üretilen CoronaVac aşısının ilk dozunu oldu. Aşılanan kişilere ilk dozun uygulanmasından 28 gün sonra aşının ikinci dozu uygulanacak.

Cumhurbaşkanlığı araştırmasından çıktı: Türkiye’nin yüzde 80’i tasarruf yapamıyor

 

Okumaya devam et

Gündem

Milyonluk makam odası tefrişatına “itibar” savunması

Kayseri OSB

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı’nın lüks makam odası için 1.1 milyon lira harcadığı ortaya çıktı. Müfettiş raporlarına da yansıyan bu durum için “Kayseri OSB’nin itibarı” savunması yapıldı.

BOLD – Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı müfettişlerin Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı için yapılan lüks makam odasına başkanlıktan açıklama geldi.

HARCAMA OSB’NİN İTİBARI İÇİN YAPILDI

OSB’de ortaya çıkan milyonlarca liralık makam odası harcamasına cevap geldi. Lüks makam harcamasıyla ilgili Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’den açıklama yapıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı müfettişlerin Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) yönelik hazırladığı rapora ilişkin OSB yönetim kurulu yazılı bir açıklama yaptı. Raporda, eleştiri konusu yapılan kimi harcamalara da değinilen açıklamada 1,1 milyon lira harcanan makam odası için “Kayseri OSB’nin itibarı ve kurumsal kimliği için yapıldı” ifadeleri kullanıldı.

“TAHİR NURSAÇAN ŞAHSI İÇİN YAPMADI”

Yapılan haberlerle Kayseri OSB Başkanı Tahir Nursaçan’ın hedefe konulduğu öne sürülen açıklamada, “Haberde yer alan harcamaların hiçbiri Tahir Nursaçan tarafından şahsi olarak yapılmadı. Osmanlı odasına alınan malzemeler piyasa değerine ve faturalı olarak alındı. Makam odası ve tefrişatı yönetim kurulu ve şahıslar için değil bizatihi Kayseri OSB itibarı ve kurumsal kimliği için yapılmış, genel kurul bütçesinde yer almış, bir sonraki genel kurul bütçesinde de açıkça ibra edilmiş bir harcamadır” denildi.

Cumhurbaşkanlığı araştırmasından çıktı: Türkiye’nin yüzde 80’i tasarruf yapamıyor

Okumaya devam et

Gündem

Ankara’da demokrasi ve laikliği ‘küfür’ olarak nitelendirilen bildiriler dağıtıldı

Ankara’nın Mamak ilçesi Misket Mahallesi’ndeki sokağa çıkma yasağında binalara demokrasi ve laikliğin ‘küfür’ olarak nitelendirildiği bildiriler bırakıldı. Bildirilerde Atatürk, devlet memurları ve din adamlarına hakaret edilmesi dikkat çekti.

BOLD – Ankara’nın Mamak ilçesinin Misket Mahallesi’ndeki binalara ‘şeriat çağrısı’ yapılan bildiriler bırakıldı. CHP, bildiriyi dağıtanların bir an önce tespit edilip gözaltına alınmasını talep etti.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINDA DAĞITILDI

Binaların kapılarına bırakılan bildirilerde, demokrasi ve laikliği ‘küfür’, oy kullanmayı ise ‘kafirlik’ olarak nitelendiren ifadeler yer aldı. Ayrıca bildirilerde, Mustafa Kemal Atatürk, devlet memurları ve din insanlarına hakaret edildi. Ayrıca bildirilerin sokağa çıkma yasağında dağıtılması da dikkat çekti. Bildirinin sonunda ise ‘Fatih Sadri’ adlı bir kişinin sosyal medya hesabına yönlendirildi.

CHP’Lİ HAKVERDİ: SORUŞTURMA BAŞLATILMALI

Olayı sosyal medya hesabından duyuran CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, “Şeriat çağrısı var. Atatürk’e, devlet memurlarına, din adamlarına hakaret var. Kim yaptıysa halkı kin ve nefrete sürüklüyor. Bunu herhangi bir sol yapı dağıtmış olsaydı, hemen gözaltına alınırlardı. Güvenlik kameralarından tespit edilebilir ve soruşturma başlatılmalı” dedi.

Cumhurbaşkanlığı araştırmasından çıktı: Türkiye’nin yüzde 80’i tasarruf yapamıyor

Okumaya devam et

Popular