Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kamu, dernek ve vakıflara verdiği parayı Sayıştay’dan sakladı

Dernek ve vakıflara kamu tarafından verilen paraların Sayıştay’dan gizlendiği ortaya çıktı. Bütçe uzmanı ekonomist Aziz Konukman, kamu idarelerinin yaptıkları para transferlerinin yarısı hakkında Sayıştay’a bilgi vermediğini açıkladı. Konukman ayrıca kamu kaynağından beslenen dernek ve vakıfların gizlendiğini söyledi.

BOLD – Merkezi Yönetim Bütçesinde cari transferler kaleminin altında yer alan “Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transferler” başlığı, Meclis’te görüşülen 2021 yılı bütçesinde tartışmaların odağında. Söz konusu başlık altında kimlere, ne kadar ve hangi kriterlerle ödenek transfer edildiğinin belli olmadığını belirten bütçe uzmanı ekonomist Prof. Dr. Aziz Konukman, 134 kamu idaresinin Sayıştay’a bilgi vermediğini kaydetti.

HANGİ DERNEK VE VAKFA, NE KADAR PARA AKTARILDI?

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Konukman kamu idarelerinin yarısına yakınının “Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara” yani vakıf ve derneklere yaptığı transferler hakkında Sayıştay’a bilgi vermediğini belirtti. Konukman, “Bunu, Sayıştay’ın idari kurumlar üzerinde yaptığı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu’nda görüyoruz. Sayıştay tarafından değerlendirmeye tabi tutulan kamu idarelerinden 30 kamu idaresi, faaliyet raporunu yayınlamamış, dolayısıyla da göndermemiş. Ama faaliyet raporunu gönderen 134 kamu idaresi ise Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara yaptığı aktarım hakkında bilgi vermemiş.” dedi.

İDARELERİN YARISI BİLGİ VERMEDİ

Konukman’ın paylaştığı bilgiye göre kamu idaresi sayısı 313. Bunların 30’u faaliyet raporunu yayınlamamış, yayımlayan 283 idarenin 134’ü yani idarelerin yüzde 47,5’i ise kuruluşlara yaptığı transfer hakkına bilgi vermedi. Bilgi verenlerin idare faaliyet raporlarında ise söz konusu yardım ve harcamalara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadı.

“Meclis’in ve Sayıştay’ın bu hukuksuz durumu ortadan kaldırmak için adım atması gerekiyor” diyen Konukman’ın tespitlerine göre 2019 yılında genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transferler toplamı yaklaşık 6,5 milyar TL’ye ulaştı. Ancak bu hesabın içinde 164 kamu idaresince yapılan transferler yer almıyor. 2019 yılında genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transfer tutarının 7,1 milyar olarak gerçekleştiğini ifade eden Konukman “Bizim yaptığımız bu tür bir analizin, Sayıştay denetim raporunda yapılmamış olması oldukça manidardır.” ifadelerini kullandı.

 İKİ VAKFA YAPILAN TRANSFER GİZLENDİ

Konukman’ın ilginç bulduğu bir diğer ayrıntı ise Türkiye Maarif Vakfı ile Yunus Emre Vakfı’na yapılan transferlerin gizlenmesi. “Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transfer” başlığını taşıyan bütçe kodunda alt kalem olarak yer alan Türkiye Maarif Vakfı’na herhangi bir aktarımın yapılmamış olarak görüldüğünü söyleyen Konukman, “Oysa 2020 Yılı Bütçe Gerekçesi kitabının Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa Eklenecek Belgeler bölümünde yer alan Merkezi Yönetim Bütçesinden Yardım Alan İdare, Kurum ve Kuruluşlar başlıklı 5 nolu tabloda; Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transferler kalemi kapsamında bu vakıf için 2019 yılında başlangıç ödeneği olarak 279,0 milyon lira öngörülmüş. Bu ödeneğin kullanılmamış olmasını mümkün değil.  Yine bir başka ilginç nokta ise, ilgili bütçe kodunda yer almayan Yunus Emre Vakfı’na yapılan transferin gizlenmesi. Bütçe Gerekçesi kitabının 5 nolu tablosunda ise bu vakfa 140,0 milyon liralık bir transfer öngörülmüş” diye aktardı.

Konukman, bu iki işlemden hareketle bu iki vakfa yapılan transferlerin cari transferlerin başka bir kaleminde gösterilerek gizlenmiş olduğu sonucuna ulaştığını dile getirerek, “Bu öngörülenleri gerçekleşmiş kabul ederek, bunları Dernek, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb. kuruluşlar için gerçekleşen tutara ekleyerek, toplam tutarı 2,1 milyar olarak yeniliyor. Kaldı ki, doğru yaklaşım da budur. Kamu İdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik vakıfları bu kuruluşlara ekliyor” tespitinde bulundu.

 DERNEK VE VAKIFLAR DA GİZLENİYOR

Konukman, Sayıştay ile birlikte diğer raporlarda transfer yapılan dernek, birlik, kurum, kuruluş, sandık vb. kuruluşların hangi kuruluşlar olduğuna ilişkin bir bilginin sunulmadığına değinerek, “Bu bilgi verilmiş olsa bile, tek başına yeterli değil. Bu kuruluşlar hangi kritere göre seçiliyor? Belirlenen kriter ne ölçüde objektif? Seçilen bir kuruluş bu özelliğini kaybetmesine rağmen yardım almaya devam ediyor mu? Bu yardımlar o kuruşun kamu yararına çalışmasında ne ölçüde bir yarar sağlıyor? Yandaş dinci dernek, vakıf ve cemaatlere yardım yapılıyor mu? Kamu idareleri bütçelerinden yardım alan bu kuruluşların faaliyetlerine ilişkin bir değerlendirme yapıyor mu?” diye sordu.

 

Gündem

Koronavirüslü vaka sayısı 100 milyonun üzerinde

Yapılan bir istatistik çalışmasına göre, Çin’in Wuhan kentinde geçen sene ortaya çıkan koronavirüs salgını dünya genelinde 100 milyon vaka sayısını aştı.

BOLD – Çin’in Wuhan kentinde, 2019’un Aralık ayında ilk kez görüldüğü kabul edilen ve dünyayı sarsan koronavirüs hızla yayılmaya devam ediyor. Şuana kadar hastalık yüzünden dünya genelinde 2 milyon 144 bin 654 kişi de yaşamını yitirdi.

Olumlu sonuçlanan aşı çalışmalarına rağmen vaka sayılarındaki artış da devam ediyor. Worldometers’ta paylaşılan küresel verilere göre, dünya geneline yayılan Koronavirüs salgınında tespit edilen vaka sayısı 100 milyonu aştı.

ABD LİSTE BAŞI

En fazla vakanın görüldüğü ülkeler listesinin başında ABD bulunuyor. ABD, 25 milyon 734 bin 159 ile en fazla vaka sayısına sahip ülke konumunda bulunuyor. Türkiye’deki vaka sayıları ise 2,4 milyon dolaylarında.

EN ÇOK VAKA GÖRÜLEN ÜLKELER

Vaka sayısında ABD’yi, 10 milyon 677 bin 710 ile Hindistan, 8 milyon 850 bin 135 ile Brezilya, 3 milyon 738 bin 690 ile Rusya, 3 milyon 669 bin 658 ile Birleşik Krallık, 3 milyon 57 bin 857 ile Fransa, 2 milyon 697 bin 294 ile İspanya, 2 milyon 475 bin 372 ile İtalya, 2 milyon 152 bin 2 ile Almanya, 2 milyon 15 bin 485 ile Kolombiya, 1 milyon 867 bin 223 ile Arjantin, 1 milyon 763 bin 219 ile Meksika, 1 milyon 478 bin 119 ile Polonya, 1 milyon 412 bin 986 ile Güney Afrika, 1 milyon 379 bin 286 ile İran, 1 milyon 194 bin 328 ile Ukrayna ve 1 milyon 99 bin 13 ile Peru takip ediyor.

Koronavirüsten 137 kişinin daha hayatını kaybettiği açıklandı

Okumaya devam et

Gündem

OHAL Komisyonunun Mehmet Altan’ın ihracına dayanak yaptığı rapor yok

OHAL Komisyonunun, Mehmet Altan’ın 30 yıl çalıştığı İstanbul Üniversitesinden (İÜ) ihracına ilişkin yaptığı itirazın reddine gerekçe gösterdiği İÜ idari raporunun hiç yazılmadığı öğrenildi.

BOLD – KHK ile 30 yıl çalıştığı İstanbul Üniversitesinde ihraç edilen Mehmet Altan, OHAL Komisyonu’na, ihracına ilişkin başvuru yaptı. Komisyon, yargılamanın sonucunu beklemeden, hakkındaki yargılamanın sürdüğünü, İstanbul Üniversitesi’nin idari raporunun bulunduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını dikkate almadan Altan’ın göreve dönme talebini reddetti.

T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre ise, Altan’ın atılmasına gerekçe yapılan İÜ idari raporunun olmadığı ortaya çıktı.

Tahincioğlu’nun yazısının ilgili bölümü şöyle: “OHAL Komisyonu kararlarına karşı idare mahkemesine başvurulabiliyor. Söz konusu idare mahkemeleri, komisyon kararlarına karşı açılan davalar konusunda özel olarak oluşturuldu. Ankara 21. İdare Mahkemesi de bu mahkemelerden biri.

Mahkeme, İstanbul Üniversitesi’ne, Altan hakkındaki idari soruşturma raporunu sordu. Zira komisyon, kararına bu raporu gerekçe göstermişti.

İÜ: HERHANGİ BİR SORUŞTURMA YAPILMAMIŞTIR

İstanbul Üniversitesi ise mahkemeye gönderdiği yazıda, “Rektörlüğümüzce herhangi bir idari soruşturma yapılmamıştır” yanıtını verdi. Böylece, komisyonun olmayan bir idari soruşturma raporunu kararına esas aldığı ortaya çıktı.

İstanbul Üniversitesi KHK ile ihraç edilirken Mehmet Altan hakkında hiçbir idari soruşturma söz konusu olmadığını 26.10.2020 tarih 184258 sayılı yazısı ile mahkemeye bildirdi.

RESMİ KURUM NASIL YALAN SÖYLER

Halbuki OHAL Komisyonu, ihraç kararının iptalini reddederken iki gerekçe gösterdi. Mehmet Altan hakkında ‘idari soruşturma raporu’ ve ‘mahkumiyet kararının’ olması. İkisinin de doğru olmadığı belgelendi. Resmi bir kurum göz göre göre nasıl yalan söyler ?

Hakkında idari soruşturma bile olmayan Mehmet Altan’ın KHK ile ihraç edilmesine kim, nasıl, neye dayanarak karar verdi, bu hukuksuzluğa kim imza attı belli değil.

OHAL Komisyonu, karar kesinleşmeden Mehmet Altan’ın “göreve iade” talebini reddetti

Okumaya devam et

Gündem

Gökhan Güneş’in kaçırılma olayı Meclis’e taşındı

Güneş ailesinin ulaştığı Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, kaçırılma olayına ilişkin iddiaları İçişleri Bakanı Soylu’nun yazılı olarak cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.

BOLD – İstanbul Başakşehir’de elektrik işçisi olarak çalışan Gökhan Güneş’ten, 20 Ocak’tan bu yana haber alınamıyor.

Emniyet ve savcılığa başvuran Güneş ailesi, çocuklarının kaçırıldığına ilişkin kamera kayıtlarına dayanarak yaşamından endişe duyduklarını belirtiyor. Ailenin avukatları ise konuyu Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımaya hazırlanıyor.

SAĞ SALİM GERİ İSTİYORUZ

Öte yandan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ulaşan Gökhan Güneş’in ablası: “Kardeşim Gökhan 20 Ocak Çarşamba günü 6 kişi 2 araç tarafından çalıştığı işyerinin önündeki İETT durağından işe gittiği sırada kaçırıldı. Gökhan Güneş 4 gündür kayıp. Kaçırıldığı ana dair görüntüler ortada ama savcılık onu bulmak için hiçbir şey yapmamaya devam ediyor. Biz ailesi ve arkadaşları olarak onu sağ salim geri istiyoruz” dedi.

GERGERLİOĞLU TBMM’YE TAŞIDI

Güneş ailesinin iddialarını inceleyen Gergerlioğlu, konuyu Meclis’e taşıdı. Ömer Faruk Gergerlioğlu, kaçırıldığı iddia edilen Gökhan Güneş’le ilgili İçişleri Bakanlığına soru önergesi verdi. Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yazılı olarak cevaplaması istemiyle şu soruları yöneltti:

– Gökhan Güneş isimli yurttaşa ailesinin 20.01.2021 tarihinden beri ulaşamadığı ve ailesinin kendisinin kaçırıldığından endişe ettiği iddiası doğru mudur? Bu konuda açılmış soruşturma varsa hangi aşamadadır?

– Bu iddiaların doğruluğu veya yanlışlığı konusunda İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

– HTS ve MOBESE kayıtları incelenmiş midir?

– Gökhan Güneş ile ilgili emniyet ya da jandarma kayıtlarında herhangi bir işlem yapmış mıdır?

– Gökhan Güneş’in ailesinin belirttiği güzergahtaki baz istasyonlarından Gökhan Güneş’in cep telefonunun sinyalleri incelenmiş midir?

– Gökhan Güneş’in kaçırılması anına ait görüntülerdeki kişiler tespit edilebilmiş midir?

– Gökhan Güneş’in kaçırılmasıyla ilgili değil de kaçırılma görüntülerini veren işletme hakkında soruşturma açıldığı iddiaları doğru mudur? Bu iddia doğruysa bu konuda işlem yapan personel hakkında idari ya da adli bir soruşturma açılmış mıdır?

– İnsanlık suçu kapsamında olan Gökhan Güneş’in kaçırılma iddialarıyla ilgili İçişleri Bakanlığı bir açıklama yapmayı planlamakta mıdır?

– Uzun süredir pek çok kaçırılma vakasının yaşandığı bu vakalarla ilgili İçişleri Bakanlığının somut bir tepki ortaya koymadığı için kaçırılmaların devam ettiği iddiası doğru mudur? Bu iddia doğruysa İçişleri Bakanı istifa edecek midir?

– Son 5 yıl içerisinde hakkında adli soruşturma, kovuşturma olan veya kamu görevlileri tarafından aranan ve ailesi ya da yakınlarının kaçırıldığı iddiasıyla şikayetçi olduğu yurttaş sayısı kaçtır?”

Yüksel Direnişçileri’nden destek çağrısı: İşimizi Geri İstiyoruz!

Okumaya devam et

Popular