Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kültür ve Turizm Bakanlığına işkenceci daire başkanı: Elif Sümercan

Gazeteci Bülent Ceyhan’ın hazırladığı “Türkiye’deki İşkenceciler” raporunda Elif Sümercan’ın adı ilk kez açıklanıyor. Akın Öztürk’e işkence yapan Sümercan, şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığında Daire Başkanı.

BOLD – İşkence yapan ve işkenceye göz yumanların kimlikleri birer birer ifşa oluyor. Merkezi ADB’de bulunan insan hakları kurumu Advocates of Silenced Turkey (AST), “Türkiye’deki İşkenceciler” başlıklı bir rapor yayınladı. Bülent Ceyhan’ın hazırladığı raporda 48 işkencecinin yaptıkları, tanıkların ve belgelerin ışığında gözler önüne seriliyor.

“YETER ARTIK ELİF”

Raporda, bugüne kadar adı deşifre olmamış bazı işkencecilerin isimlerine de yer veriliyor. Özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası subay ve astsubaylara işkence yapan kişilerin kimliği deşifre ediliyor. General Akın Öztürk’e yoğun işkence yapan, meslektaşlarının da artık dayanamayıp ‘yeter artık Elif’ dedikleri kişinin TEM Şube Amir Yardımcısı Elif Sümercan olduğu bilgisi veriliyor.

15 Temmuz sonrası gözaltında en ağır işkence gören isimlerden biri de eski Eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve Yüksek Askeri Şura üyesi Orgeneral Akın Öztürk’tü. Kulağı kesik ve darp edilmiş şekilde devletin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı ve resmi televizyon kanalı TRT’de görüntüleri yayınlanan Öztürk’ün gördüğü işkenceleri özellikle o sırada gözaltında bulunan görgü tanıkları detaylı bir şekilde basın yayın kuruluşlarına anlatmıştı.

İşkencecilerden birinin adı “Elif”ti. Bülent Ceyhan, Elif’in soyadını Akın Öztürk’ün işkence gördüğü tarihlerde iki ayrı sevk tutanağına attığı imzadan tespit etti. Olayların yaşadığı gün sevk edilen şüphelilerle ilgili Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğüne yazılan iki tutanak da dava dosyasına girdi. Bülent Ceyhan ayrıca, Elif Sümercan’ın kimliğini, adını gizli tuttuğu bir haber kaynağından da doğrulattığını söylüyor.

Elif Sümercan’ın daha sonra terfi ettiği ve son olarak da Kültür Bakanlığında Daire Başkanlığı görevine getirildiği belirtiliyor. Elif Sümercan, dün akşam açıklanan rapordan sonra Twitter hesabını korumaya aldı.

Elif Sümercan’ın adının ve imzasının bulunduğu, dava dosyasına da giren belgeler.

EŞİ, OLAYLI ABD GEZİSİNDE SİVİLLERİ DARP EDEN KORUMALARDAN BİRİ

Elif Sümercan ile ilgili raporda bir başka bilgi de dikkat çekiyor. Sümercan’ın eşi Mustafa Murat Sümercan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olaylı ABD ziyareti sırasında sivilleri darp eden polislerden biri. ABD’de hakkında yakalama kararı çıkarılan Mustafa Murat Sümercan arananlar listesinde.

KULAK KESEN POLİS MEMURU

Akın Öztürk’e işkence yaptığı belirlenen bir diğer isim de kendisini Hakan Öztunç olarak tanıtan polis memuru. Yüzbaşı Hakan Güler 2 Ocak 2018 tarihinde yargılandığı mahkemede verdiği ifadesinde şöyle demişti: “TEM’de şahit olduğum bir vakayı arz ediyorum. Hakan Öztunç adında bir polis memuru kendisi bağırıyordu ben Hakan Öztunç diye. Orgeneral Akın Öztürk’e işkence yapıyordu. Akın Öztürk’ün kulağını kesti.”

İşkenceciler listesinde sadece güvenlik görevlileri bulunmuyor. İşkencecileri koruyan, eylemlerini örtbas eden, işkence suçunu öven ve teşvik eden doktorlar, yargı mensupları, hükümet yetkilileri, siyasetçiler, gazeteciler ve hatta işkenceye katılan sivil şahıslar da listeleniyor.

GÖREVLERİNE DEVAM EDEN İŞKENCECİLER

Rapor ayrıca haklarında soruşturma ya da dava açılan işkencecilerin cezasızlıkla, hatta terfilerle nasıl ödüllendirildiklerini ve görevlerine nasıl devam ettiklerini ortaya koyuyor. Murat Konuş isimli bir zanlıyı gözaltında öldüren ve 9 Temmuz 2019’da İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘işkence ile adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılan Emniyet Müdürü Oktay Kapsız, tutuklanmadığı gibi halen görevine Muğla Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde devam ediyor.

İŞKENCE GÖRENLERE BİR ÇAĞRI

Raporda işkence görenlere de bir çağrıda bulunuluyor. Eğer Türkiye’de işkence gördüyseniz ve yaşadıklarınızın uluslararası raporlara girmesini istiyorsanız iskenceihbar@silencedturkey.org’a mail göndererek başvuru yapabilirsiniz.

46 SAYFALIK RAPORUN TAMAMI

 

Gündem

Firari 3 saldırgan için yakalama kararı

Evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a saldıranlardan firari olan 3’ü hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

BOLD – Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, 15 Ocak’ta Ankara’daki evinin önünde 5 kişi tarafından saldırıya uğradı. Çeşitli yerlerinden yaralanan Özdağ hastaneye kaldırılarak ameliyata alındı. Saldırganlardan 2’si ‘kasten adam yaralamak’ suçundan dün tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tedavisinin ardından taburcu olan Özdağ’a yönelik saldırıda yeni bir gelişme yaşandı. Olaydan sonra kayıplara karışan 3 şüpheli yapılan çalışmalara rağmen yakalanamadı. Bunun üzerine Başsavcılık, firari durumdaki 3 şüpheli için yakalama kararı çıkartılmasını talep etti. Ankara Sulh Ceza Hakimliği, 3 şüpheli için “kasten yaralama” suçundan yakalama kararı çıkardı.

Kılıçdaroğlu: Her alanda sorunumuz var herkes sandığı bekliyor

 

Okumaya devam et

Gündem

Dila Koyurga beraat etti: Yargının da üzerinde olmadıklarını gördüler

AKP’li hesapların sosyal medya linçiyle yargılandığını söyleyen CHP’li Dila Koyurga, belaltı paylaşımlar ile asılsız haberleri yapanlara yargı önünde hesap soracağım” dedi.

BOLD – 15 Temmuz paylaşımları ve Erdoğan’a hakaretten yargılanan CHP Gençlik Örgütleri İzmir İl Sekreteri ve Karabağlar Belediyesi meclis üyesi Dila Koyurga bugün hakim karşısına çıktı. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlara ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Paylaşımlarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan Koyurga beraat etti. Koyurga yaşadıklarını Anka haber ajansına anlattı.

LİNÇ İLE BURAYA KADAR GELMİŞTİ

Geçen Mayıs ayında Erdoğan ve 15 Temmuz paylaşımları yüzünden gözaltına alındığını söyleyen CHP’li Koyurga, “Bazı sosyal medya hesapları, yıllar önceki bazı paylaşımlar üzerinden beni hedef göstermiş, aynı gün gözaltına alınmıştım. Ertesi gün ev hapsi cezası verilmişti. 1 hafta boyunca evde elektronik kelepçeyle kaldım. Buna itiraz ettik. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağımızı söyledik. Daha sonra elektronik kelepçe kararı kaldırıldı. Dava tarihi belli oldu. Bugünkü duruşmada, özellikle 15 Temmuz ile ilgili paylaşımlar ele alındı. Ancak herhangi bir suç unsuru bulunamadığı için hakim beraatime karar verdi. Bu sonucu alacağımızdan emindim. Vicdanen rahattım. Çünkü sosyal medya linçiyle iş buralara kadar gelmişti. Ancak bu linçi düzenleyenler yargının da üzerinde olmadıklarını gördüler” dedi.

BERAAT KARARINI BEKLEDİM

Elinin güçlü olması için beraat kararını beklediğini söyleyen Koyurga, “Şimdi bana bu linçi uygulayanlara tek tek davalar açacağım. Bu süreçte bana ve aileme yönelik tüm o hakaret ve tehdit içeren, bel altı paylaşımlar ile asılsız haberleri yapanlara yargı önünde hesap soracağım” ifadelerini kullandı.

9 aylık Saime bebeğin annesi ve babası tutuklandı

Okumaya devam et

Gündem

CHP’li vekil Kılınç sordu: Emniyet toplumsal olaylara müdahale için TSK’dan tank da alacak mı?

MİT ve Emniyetin Türk Silahlı Kuvvetlerinin ağır silahlarını kullanabilmesi için yapılan düzenleme tepki çekmeye devam ediyor. CHP Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç Meclis’e verdiği soru önergesinde “Toplumsal olaylara karşı kullanılmak üzere EGM, TSK’dan tank ve zırhlı araç da alabilecek midir?” diye sordu.

BOLD – TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu üyesi CHP’li Yüksel Mansur Kılınç, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın TSK’ya ait ağır silahlar dahil her türlü taşınır malını kullanmasına imkan tanıyan düzenlemeyi Meclis’e taşıdı. Kılınç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın cevaplaması talebiyle verdiği soru önergesinde “Toplumsal olaylara karşı kullanılmak üzere EGM, TSK’dan tank ve zırhlı araç da alabilecek midir?” diye sordu.

EMNİYET VE MİT’İN TSK’NIN SİLAHLARINI KULLANMASI TARTIŞILIYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Taşınır Mal Yönetmeliği AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan tarafından imzalandı ve Resmi Gazetede yayımlandı. Böylece TSK’nın elindeki ağır silahlar dahil her türlü taşınırın gerekli görüldüğü durumda Emniyet ve MİT tarafından kullanılmasına imkan sağlandı.

DEMOKRATİK EYLEM VE TERÖR AYRIMI

CHP’li Kılınç’ın soru önergesi ise düzenlemenin yapılma şekline ve terör ile demokratik eylemlerin aynı kategoride değerlendirilmesine “İç güvenliğimize tehdit oluşturacak olaylara kolluk güçlerinin nasıl müdahale edeceği yasalarımızla belirlenmiştir. TBMM’nin yasama denetimi, toplumun demokratik gözetimi bir yana bırakılarak Cumhurbaşkanının tek başına aldığı bir karar ile devletin iç güvenlik yapılanmasında bir gecede önemli değişiklikler yapılmıştır. Devletin askeri, istihbarat ve kolluk fonksiyonları birbirinin içine geçmiştir. Yönetmelikte demokratik eylemler, terör ile aynı cümlede ve aynı anlama gelecek şekilde kullanılmıştır. Toplumun demokratik hak arama talepleri haktır, gerekliliktir. Demokratik eylemlerin terör ile aynı kategoriye konulması tehlikelidir ve teröre hizmet edecektir” diyerek tepki gösterdi.

Yönetmelik ile MİT Başkanı Hakan Fidan’a, bakanlık düzeyinde görev ve yetki verildiğini, önleyici hizmet olan istihbarat faaliyetlerinin operasyonel düzeye çekildiğini, MİT Başkanı’na hem dış politikada hem de iç güvenlikte MİT Yasası’nda olmayan görev ve yetkilerin yönetmelik ile verilmeye çalışıldığını ifade eden Kılınç’ın Fuat Oktay’a yönelttiği sorular şöyle:

EGM, TOPLUMSAL OLAYLAR İÇİN TANK DA ALACAK MI?

-2937 Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’na göre görevi istihbarat toplamak olan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı’nın görev kapsamında olmayan toplumsal olaylara müdahalede TSK’nın araç ve silahına neden ihtiyaç duyabileceği düşünülmektedir?

-Özel Harekat Şube Müdürlüğü kanalıyla ağır makineli tüfek, roketatar, keskin nişancı tüfeği, küçük çaplı havan toplarına sahip olan EGM’nin ayrıca TSK’dan ilave araç ve gerece neden ihtiyaç duyacağı düşünülmektedir?

-Yönetmeliğin alt düzenlemesi var mıdır? Varsa, EGM’nin ihtiyaç olması durumunda TSK araç gereçlerinden faydalanmasının kapsamı nedir? TSK’nın sorumluluğundaki konvansiyonel harp için kullanılması gereken sistem, silah, teçhizat ve malzeme de EGM’ye devredilebilecek taşınır malların kapsamı içinde midir? Toplumsal olaylara karşı kullanılmak üzere EGM, TSK’dan tank ve zırhlı araç da alabilecek midir?

-İhtiyaç duyulması halinde TSK’dan EGM’ye devredilecek olan ağır silah ve teçhizatı kullanacak olan uzman personel EGM bünyesinde bulunmakta mıdır?  Bulunmamaktaysa TSK’dan EGM’ye devredilecek olan ağır silah ve teçhizat nasıl kullanılacaktır?

-Kolluk güçlerinin toplumsal olaylarda hangi şartlar altında ve ne şekilde silah kullanabileceği 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 16. Maddesinde düzenlenmiştir. Toplumsal olaylara karşı kullanılmak üzere gerektiğinde TSK’dan EGM’ye devredilecek olan ağır silah ve teçhizat hangi kanuna göre kullanılacaktır?

-Uluslararası anlaşmalara ve mevzuatımızdaki yasalara dayanılarak, ‘dost ve müttefik’ ülkelere taşınır mal sevkiyatı yapılabilirken neden yönetmelik değişikliği ile özel bir düzenlemeye gerek duyulmuştur? ‘Dost ve müttefik’ ülkelere taşınır malların sevkiyatı, neden ‘taşınır mal işlem belgesi olmaksızın’ yapılacaktır?”

Okumaya devam et

Popular