Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Katar’ın Borsa İstanbul hisseleri için ne kadar ödediği belli oldu

İktidar ile muhalefeti karşı karşıya getiren, Borsa İstanbul’un Katar’a satılan yüzde 10 hissesi için Katar Yatırım Otoritesi QIA’nın 200 milyon dolar ödediği açıklandı.

BOLD – Katar Emiri Temim bin Hamad es-Sani’nin Türkiye ziyareti sırasında gerçekleştirilen, Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk hissesinin devrine ilişkin detayların açıklanmaması muhalefetin gündemindeydi.

Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Katar Yatırım Otoritesi (QIA) arasındaki devir işlemleri tamamlandı. 26 Kasımda TVF ve QIA arasında imzalanan mutabakat anlaşması kapsamındaki işlem, QIA’nın 200 milyon dolarlık yatırımıyla sonuçlandı.

DUYULAN GÜVENİN GÖSTERGESİ

Söz konusu işlem bedeli, Borsa İstanbul’un 2 milyar dolarlık toplam sermaye değeri üzerinden belirlendi. Türkiye Varlık Fonu CEO’su Zafer Sönmez konuyla ilgili şunları kaydetti: “Borsa İstanbul’daki yüzde 10’luk pay devri, iki ülkenin varlık fonları arasında uzun süreli olmasını hedeflediğimiz iş birliğinin başlangıcıdır. Bu yatırımın, Borsa İstanbul’un orta vadede planladığımız halka arzı öncesinde değer yaratımına ve kurumsal yönetim ilkelerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Küresel olarak ekonomik zorlukların yaşandığı Kovid döneminde ülkemize yabancı sermaye çekme açısından da bu yatırımın ayrı bir önemi bulunmaktadır. Borsa İstanbul, 2022’de faaliyete başlaması planlanan İstanbul Finans Merkezi’nin önemli aktörlerinden biri olacak; bu açıdan QIA, yaptığı yatırımla hem Borsa İstanbul’a hem de Türkiye’nin vizyonuna duyduğu güveni kanıtlamaktadır. Pay devrinin tamamlanmasının ardından TVF, sahip olduğu yüzde 80,6’lık payla Borsa İstanbul’un en büyük pay sahibi pozisyonunu koruyacak. QIA yüzde 10’luk pay ile Borsa İstanbul’un yatırımcısı olurken, önde gelen ulusal sermaye piyasaları aktörlerinden oluşan diğer hissedarlar payların kalan kısmını tutmaya devam edecek.”

ERDOĞAN’DAN ELEŞTİRİLERE CEVAP

Borsa İstanbul’un hisselerinin Katarlılara devrine ilişkin Kabine toplantısı sonrası konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’ın Almanya ve diğer Avrupa ülkelerindeki yatırımlarını hatırlatarak: “Paranın rengi dini yoktur para paradır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’dan Katar yorumu: Para paradır

Ekonomi

“Dükkanlar kapanmıyor” diyen Erdoğan’ı TOBB yalanladı: 24 bin 136 kepenk indirildi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Dükkanlar kapanmıyor” açıklamasının gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı. TOBB’un 2020 verilerine göre Türkiye’de geçen yıl 24 bin 136 gerçek kişi ticari işletme kapısına kilit vurdu.

BOLD – Ekonomik krizde esnafın kepenk kapattığı iddialarını yalanlayan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları tartışmaları beraberinde getirdi.  Erdoğan “Dostlar ‘Dükkanlar kapanıyor’ diyor; öyle bir şey yok!” dedi. Buna karşın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) rakamlarına göre geçen yıl 24 binden fazla esnaf kepenk indirdi.

‘KAPANAN DÜKKAN YOK’ İDDİASI

Tayyip Erdoğan, TÜGİK Genel Başkanı ve Kabulünde konuştu. Ekonomik krizde iş yerlerinin kepenk kapattığı iddialarını yalanlayan Erdoğan, “Bazı dostlar geldi, “Dükkanlar kapanıyor” dedi. İşte rakamlar ortada, kapanan falan yok. Bazı kimseler nemalanmak istiyorlar” iddiasında bulundu.

TOBB: 24 BİN 136 KEPENK İNDİRİLDİ

Ne var ki, TOBB’un verileri Erdoğan’ın açıklamalarının doğruları yansıtmadığını ortaya koydu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’niin verilerine göre; 2020 yılında 24 bin 136 gerçek kişi ticari işletme kapısına kilit vurdu. Rakamlara göre kapanan şirket sayısı ise yüzde 16,44 artışla 15 bin 366 oldu.

“YÜKSEK FAİZE KESİNLİKLE KARŞIYIM”

Diğer yandan Erdoğan ekonomi değerlendirmesinde “Ekonomi ve hukuk alanındaki reform gündemimizle ilgili yoğun bir hazırlık dönemini geride bıraktık. Yakında kapsamlı reform paketini sunacağız. Kur istikrarı enflasyonla mücadelede önemli bir yer tutuyor. Yüksek faize kesinlikle karşıyım. Bu konuda sizlerin mesajları önem arz ediyor. Niye? Çünkü siz şu anda yatırımcı konumundasınız” ifadelerini kullandı.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Yoksul sayısı 2 yılda yüzde 8.4 artarak yüzde 21.3’e yükseldi

AKP’nin aşırı yoksulluğu problem olmaktan çıkardığını açıklamasına karşın rakamlar Türkiye’de yoksulluğun arttığını ortaya koydu. DİSK’in raporuna göre sadece son iki yılda yüzde 8.4 oranında artan yoksul sayısı 17 milyon 207 bin kişiye çıktı.

BOLD – DİSK’in hazırladığı rapor Türkiye’de yoksulluğun tırmanışa geçtiğini ortaya koydu. Son iki yılda pandeminin de etkisiyle yükselen yoksulluk yüzde 8.4 artarak yüzde 21.3 oldu. Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk Meclisteki bütçe görüşmeleri sırasında aşırı yoksulluğun problem olmaktan çıktığını ileri sürmüştü. Ancak rakamlara göre 2017’de 15 milyon 864 bin kişi olan yoksul sayısı ise 2019’da 1 milyon 343 bin artarak 17 milyon 207 bin kişiye çıktı.

Kronos’ta yer alan habere göre yoksulluk riski Türkiye’de diğer ülkelere göre yüksek durumda. Dünyada ‘çalışan yoksulluğu’ yüzde 9, Türkiye’de yüzde 14.4’ü buldu. Kadınların yoksulluk riski, erkeklerden fazlayken, her iki çocuktan biri de yoksulluk riski altında.

DİSK Genel-İş Sendikası, “Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk” raporu hazırladı. Rapora göre, Avrupa ülkeleri içinde gelir eşitsizliğinin en çok olduğu ülke Türkiye oldu. Halk bir yılda 1500 dolar fakirleşti. Her 10 kişiden 7’si borçlu.

“Covid-19 Döneminde Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk” başlıklı raporda yer alan bilgiler şöyle:

– Türkiye, Avrupa’da en yoksul yüzde 20’lik kesim ile en zengin yüzde 20’lik kesim arasındaki gelir farkının en fazla olduğu ülke. Eurostat verilerine göre 2019’da Türkiye’de en zengin kesim en yoksul kesimden 8.3 kat daha fazla kazandı. Araştırmaya göre halk 1 yılda neredeyse 1500 dolar fakirleşti. Türkiye’de kişi başına Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) son bir yılda 1434 dolar azaldı.

– Kişi başına düşen milli gelir 2019’da 9 bin 150 dolar iken, 2020’de 7 bin 715 dolara indi. Bu rakam AB’de ortalama 43 bin 615 dolar. Gelişen ekonomiler ve gelişmekte olan Avrupa ülkeleri ortalaması ise 26 bin 25 dolar.

– Yoksul sayısı 2 yılda yüzde 8.4 arttı. 2017’de 15 milyon 864 bin kişi olan sayı, 2019’da 1 milyon 343 bin artarak 17 milyon 207 bin kişiye çıktı. Yoksulluk oranıysa yüzde 21.3’ü buldu.

– Dünyada çalışan yoksulluğu yüzde 9, Türkiye’de ise yüzde 14.4. Bu sayı 2019’da yarım milyon artarak 3 milyon 999 bin kişiye çıktı. Oran yüzde 14.4’ü buldu. Salgın nedeniyle kısa çalışma ve ücretsiz izin ödeneği alanlar da eklendiğinde sayı 7.7 milyonu aşıyor.

-Yoksul sayısı iki yılda yüzde 8.4 arttı, nüfusun yüzde 71’i borçlandı

– Sosyal korumanın yetersizliği salgın döneminde borçlanmayı artırdı. Her 10 kişiden 7’si borçlu. Gelir eşitsizliği ve yoksulluk nüfusun yüzde 71’ini borçlu hale getirdi. TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yalnızca yüzde 28.9’unun borcu yok.

– 2019’da nüfusun yüzde 33.6’sı iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek ihtiyacını karşılayamadı. Nüfusun yüzde 29.7’si beklenmedik harcamaları için kaynak ayıramadı. Yüzde 19.2’si de ev içinde ısınma ihtiyaçlarını gideremedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Memur-Sen gerçeği gördü: Hayalleri değil gerçekleri konuşalım

AKP hükumetine yakınlığı ile bilinen Memur-Sen Konfederasyonu’nun Genel Başkanı Ali Yalçın, seyyanen zam talebini yineledi. Hükumetin enflasyon hedefinin 10 yıl boyunca tutmadığını hatırlatan Yalçın, “Hayalleri değil, gerçekleri konuşalım” dedi. 

BOLD – Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, memurlara seyyanen zam yapılması çağrısını yineleyerek bu iyileştirmenin Ağustos ayındaki Toplu Sözleşme’den önce yapılması gerektiğini ifade etti. Yalçın, son toplu sözleşmeden bu yana döviz kuru ve gıda fiyatlarındaki artışlara dikkat çekerek memurların alım gücünün düştüğünü kaydetti.

ENFLASYON HEDEFLERİ TUTMADI

Medyascope kanalında Okan Yücel’in sorularını yanıtlayan Yalçın, hedeflenen enflasyon rakamları ile gerçekleşen rakamlar arasındaki farka dikkat çekerek, bu farkın da memurları mağdur ettiğini ve maaşlarda kayba neden olduğunu söyledi. Yalçın, “Hem birinci altı aylık dönemde hem ikinci altı aylık dönemde hükumetin enflasyon tahminleri tutmadı. Aslında biz bunu daha önce de çok net olarak ifade ettik. Merkez Bankası enflasyon hedefleri üzerinden gidiyorsunuz ama bizi o hedefler üzerinden değerlendiriyorsunuz ama Merkez Bankasının hedefleri tutmuyor. En azından beklenti anketi rakamları üzerinden konuşalım demiştik” ifadelerini kullandı.

HAYALLERİ DEĞİL, GERÇEKLERİ KONUŞALIM

Enflasyon hedeflerinin uzun süreden beri gerçeklerden uzak olduğunun altını çizen Yalçın, “Enflasyon hedefi diye ifade ettiği şeyler 10 yıl boyunca tutmadı. Onun için biz de hayalleri değil gerçekleri konuşalım, enflasyonu ezen bir rakam olsun dedik. Geldiğimiz noktada neden itiraz ettiğimiz neden imzalamadığımız görülmüş oldu” dedi.

YÜZDE 10 İYİLEŞTİRME YAPILMALI

2 yıl önce gerçekleştirilen Toplu Sözleşme’den bu yana ekonomideki dengelerin değiştiğine işaret eden Yalçın, “Memurun alım gücünün düşmesi söz konusu, bunu görmek gerekiyor. Toplu sözleşmeden bu yana dolar kuru artışı yüzde 40’tan fazla. Gıda enflasyonunda açıklanan rakamlar yüzde 19-20 arası. Bu noktada en düşük memur maaşı olan rakamın yüzde 10’u kadar bir seyyanen iyileştirmenin yapılmasını istiyoruz. Enflasyon rakamları arasında fark var. Hedef enflasyon ile gerçek enflasyon tutmuyor bunun faturasını emekçi kesim ödememeli. Memur maaşlarının açlık ve yoksulluk rakamlarının üzerine çıkması gerekiyor” dedi.

Bir kaçırılma vakası daha: Devlet var diyorlar hani ya devlet

Okumaya devam et

Popular