Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Cezaevleri katliam evlerine dönüştü

HDP’li Züleyha Gülüm, cezaevlerinin katliam evlerine dönüştüğünü savundu. Başta hasta tutuklular olmak üzere acil tahliyelerin gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. “İktidar, siyasi tutuklulara dönük düşman tavrını sona erdirmeli ve insan haklarına saygılı bir tutum sergilemelidir” dedi.

BOLD – (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, koronavirüs salgınının yayılma riskinin en yüksek olduğu yerlerden birinin cezaevleri olduğunu belirterek, özellikle siyasi tutukluların zor bir dönemden geçtiğine dikkat çekti.

Kovid-19 salgınından en çok etkilenen yerlerden biri olan cezaevlerinde hak ihlalleri her geçen gün ağırlaşarak ve artarak devam ediyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre cezaevlerinde 591’i ağır olmak üzere bin 564 hasta tutuklu bulunuyor. Cezaevlerinde hastalıklar ve tecrit altında salgınla mücadele etmek zorunda kalan hasta tutuklular, adeta ölüm ile burun buruna yaşıyor. Salgından şimdiye kadar 21 hasta tutuklu hayatını kaybetti.

HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, koronavirüs salgınının cezaevlerinde neden olduğu tehlikeye dikkat çekti.  Salgının yayılma riskinin en yüksek yerlerden birinin cezaevleri olduğunu belirten HDP’li Gülüm, “Doğal ışığı olmayan, ısınma ve havalandırması kısıtlı, duş alma imkanının neredeyse olmadığı, hijyen koşullarının sağlanmadığı sağlıksız cezaevleri, virüsün yayılmaya en müsait olduğu alanlardır” dedi.

Cezaevlerinde işkenceye maruz kalan siyasi tutukluların zor bir dönemden geçtiğini kaydeden Gülüm, “Ağır hasta mahpusların tedavi süreçlerinin aksatılması ve pandemi sürecinde özel bakımlarının yapılmaması, kelepçeli muayene dayatması ve ilaçların verilmemesi, hastane sevklerinin yapılmaması, engelli mahpusların tedavi ve ihtiyaçlarının karşılanmamasının üstüne bir de işkenceye maruz kalan siyasi tutuklular zor bir dönemden geçiyor” ifadelerini kullandı.

MAHKUMLAR SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Mezopotamya Ajansının haberine göre cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini dile getiren Gülüm, şunları söyledi: “Siyasi tutuklar üzerinde uygulanan tecrit, cezaevlerinin en başat sorunlarıdır. Siyasi tutukluların tek kişilik hücrelere konulması, süngerli oda uygulamaları, cezaevi görevlilerinin uyguladığı darp ve işkence, özellikle pandemi koşullarında yiyeceklerin sağlıklı olmayışı ve hijyenik bir ortamın olmayışı, temizlik malzemelerin fahiş fiyatlarla satılması, disiplin cezalarının keyfi bir biçimde uygulanması, cezaevine gönderilen mektupların mahpuslara ulaştırılmaması, kalabalık olan koğuşlarda yatacak yer bulunmaması, kitap ve yayınların verilmemesi, sohbet hakkı, spor ve kültürel faaliyetlerin kısıtlanması, kaloriferlerin yanmaması, anneleri ile birlikte kalmak durumunda olan çocukların ihtiyaçlarının gözetilmemesi, ziyaretçilere yönelik onur kırıcı muameleler ve çoğu kez ziyaret hakkının engellenmesi, çıplak arama uygulamaları, mahrem alanlara kameralar konulması, havalandırma boşluklarının tel örgülerle çevrilmesi gibi en temel insan hakkı ilkeleri ihlal edilmektedir. Tüm bunlar iktidarın uyguladığı düşman hukuku pratiklerinin bir sonucudur. Özgürlüğün gasp edilen mahkumlar baskı ve zulümle sindirilmeye çalışılıyor.”

HUKUK ASKIYA ALINIYOR

İktidarın cezaevlerini halka gözdağı vermek adına bir araç olarak kullandığını ifade eden Gülüm, Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan 75 yaşındaki ağır hasta tutuklu Takiyettin Özkahraman ile 80 yaşındaki Ali Boçnak ağır hasta olmasına rağmen tahliyesi yapılmadığını ve hayatlarını kaybettiğini belirtti. Gülüm, “İktidarın almadığı önlemler tutukluların yaşam hakkını elinden alıyor” dedi. Hasta tutukluların acil çözüm beklediğini, infaz erteleme başvurularının keyfi biçimde reddedildiğini hatırlatan Gülüm, “Kritik eşiği çoktan geçmiş bir an evvel cezaevinden çıkması gereken hasta mahpuslar hakkında Bakanlık Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Adli Tıp Kurumu (ATK) hukukunu uygulamamaktalar. Mahpus siyasi olunca tavır değişmekte, hukuk askıya alınmaktadır. Adeta ortaçağ karanlığı cezaevlerinde yeniden yaşatılmaktadır” ifadelerini kullandı.

ACİL TAHLİYELER GERÇEKLEŞMELİ

AKP iktidarına siyasi tutuklulara yönelik düşman tavrını sona erdirmesi çağrısında bulunan Gülüm, “İnsan haklarına saygılı bir tutum sergilemelidir. Pandemi nedeniyle yaşam hakkı tehlikede olduğundan kaynaklı başta hasta tutuklular olmak üzere acil tahliyeler gerçekleşmelidir” dedi.

2021 bütçesine muhalefet şerhi: Çöküşü hızlandıracak

Politika

Cuma İçten: “Aslında emir Selçuk Özdağ’ın öldürülmesiydi”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun danışmanı Cuma İçten, parti kurucularından Selçuk Özdağ’ın saldırıya uğramasıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı: “Aslında emir Selçuk Özdağ’ın öldürülmesiydi!”

BOLD – Türkiye’de medyanın satın alındığını, hukukun askıya alındığını, seçmen iradesinin yok sayıldığını belirten Cuma İçten, ‘Filler ve siyasetçiler’ başlıklı bir yazı kaleme aldı. İçten, “Ne oldu da MHP AK Parti’ye teslim oldu” diye sordu. Selçuk Özdağ’a saldırıya değinen İçten, “Aslında emir Selçuk Özdağ’ın öldürülmesiydi” diye yazdı. Perinçek zihniyetinin AKP’yi ele geçirdiğini vurgulayan İçten, MHP ve onun zihniyeti ile yıllarca mücadele ettiklerini aktardı.

Eski AKP Milletvekili Cuma İçten, “Peki ne oldu da AK Parti MHP’ye teslim oldu? AK Parti’ye kuruluşundan bugüne kadar en çok destek olan, referandumu, Cumhurbaşkanlığını, cumhurbaşkanlık sisteminin geçmesini sağlayan Kürt’lerdir, bunu Sayın Cumhurbaşkanı defalarca dile getirmiştir, peki sonuç? Kürtlere sırt dönüldü” dedi.

Selçuk Özdağ’a saldırıyla ilgili de İçten şunları söyledi: “Geçen günlerde Cuma namazına gitmek için evinden çıkan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Selçuk Özdağ bazı alçakların terör saldırısına maruz kaldı, bu alçaklara emir verenler aslında genel başkan yardımcımızın öldürülmesini emretmişlerdir. Peki alçaklara emir verenler kimlerdi? Siyasileri tutsak alan Fillerdir. Peki siyasiler fillere neden tutsaklar? Gelecek Partisi; özgürce siyaset yapan, geçmişi temiz, söyledikleri ile yaptıkları tutarlı kadroların bir araya gelmiş, Fillerin rahatsızlık duyduğu bir kitledir. İşte o yüzden her bir bireyin sözlerinden, çalışmalarından rahatsızlık duymaktadırlar. Partiyi kurduğumuz günden beri her bir arkadaşımıza her alanda saldırılar yapılmakta, zulmedilmekte, hayat hakkı tanınmamaktadır?”

Okumaya devam et

Politika

Gizli sanık Recep Tayyip Erdoğan

Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, Kobani iddianamesine ilişkin açıklama yaptı. “Ankara Başsavcılığı, yeni Kobani iddianamesinde çözüm sürecini suç sayarak, Erdoğan ve arkadaşlarını da ‘gizli sanık’ yapmış” dedi.

BOLD – Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan muhalif lider Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, 3 bin 530 sayfalık Kobani soruşturması kapsamında hazırlanan iddianameye ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Mezopotamya Ajansının haberine göre Karaman, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Çözüm Süreci nedeniyle yargılanabileceğini öne sürdü.

Karaman, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, 3 bin 530 sayfalık yeni iddianamenin asıl sürprizinin ‘gizli tanık’ değil, ‘gizli sanık’ olduğuna dikkat çekti. Karaman’ın yaptığı paylaşımlar şöyle:

  • 3.530 sayfalık yeni iddianamenin asıl sürprizi ‘gizli tanık’ değil, ‘gizli sanık’ galiba.
  • Ankara Başsavcılığı, yeni Kobani iddianamesinde çözüm sürecini suç sayarak CB Erdoğan ve arkadaşlarını da ‘gizli sanık’ yapmış.
  • Çözüm sürecinde bizzat Devlet’in talimatı ile gerçekleştirilen Kandil’e gidişlerin suç sayılması, Erdoğan ve arkadaşlarını da şimdilik ‘gizli sanık’ yapar.
  • AKP’liler farkında mı? Gelecekte, CB Erdoğan’ın çözüm sürecinden dolayı yargılanmasının altyapısı mı hazırlanıyor?

Okumaya devam et

Politika

Türkiye için 150 milyon doz aşıya ihtiyaç var

CHP yönetimi, tüm dünyadan uzmanlarla görüşüp hazırladığı koronavirüs raporunda Türkiye için 150 milyon doz aşıya ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.

BOLD – Aşı uygulamalarının dünyadaki örneklerini inceleyen CHP, bu kapsamda parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Çin, Amerika, İsveç, Almanya ve Türkiye’den enfeksiyon hastalıkları uzmanları, virologlar, halk sağlığı uzmanları, aşı geliştirme uzmanları, biyologlar ve bioteknologlar ile görüşmeler gerçekleştirdi.

TÜRKİYE AŞI KONUSUNDA GERİ KALDI

Türkiye’nin aşı konusunda diğer ülkelere oranla geride kaldığını ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, yapılan görüşmelerin ardından hazırladığı raporda, “Ülkemizde aşının işe yaraması için çocuklar dahil yaklaşık 70 milyonun aşılanması, bunun için de en az 150 milyon doz aşının olması gerekiyor. Bu 150 milyon doz aşının 1 yıl içinde yapılması durumunda pandemi süreci rahatlayacaktır” dedi. İlgezdi, bu aşılama için yeterli aşının olmadığını ve yakın gelecekte de bunun için bir çaba harcanmadığını kaydetti.

PANDEMİ DERİN SORUNLARA YOL AÇTI

Pandeminin toplumda derin sorunlara yol açtığını ve AKP’nin pasif aşı politikası nedeniyle bu sorunların çözülmesinin henüz beklenmediğini belirten İlgezdi, “Sadece belirli kesimleri aşılayıp, süreci garanti altına alamazsınız. Şeffaflıktan uzak, yeterli miktarda ve çeşitlilikte aşının olmadığı, aşı planlamalarının yapılmadığı bir ortamda, aşılamaların da yeterli düzeyde olamayacağı açıktır. Afrika ülkelerinde, insanlar bu virüsü hala taşıyor, bu virüsü hala sirküle ettiriyorsa ve bu virüsten hala hastalanıp ölüyorlarsa, bu mutasyonların çıkmayacağı ve bu mutasyonların tekrar yayılıp bir pandemiye neden olmayacağının garantisi yoktur” dedi.

Mahmud’a özel akademik ilan

Okumaya devam et

Popular