Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AKP’lilerin rüşvet çarkını TÜGVA İl Başkanı’nın ses kaydı ortaya çıkardı

Türkiye Gençlik Vakfı Hakkari İl Başkanı’nın, AKP il yönetiminin nasıl rüşvet aldığına ilişkin ses kaydı ortaya çıktı. TÜGVA İl Başkanı sesin montaj olduğunu öne sürerken AKP İl Başkanı ise ses kaydını yayanlarla ilgili suç duyurusunda bulundu.   

BOLD – Hakkâri ve ilçelerinde, AKP’li yöneticilerin yapılan atamalardan rüşvet aldığı ve ihalelerde yolsuzluk yapıldığına ilişkin 2 ayrı ses kaydı sosyal medyada gündem oldu. TÜGVA İl Başkanı ise sesin montaj olduğunu savundu.

İHALE VE ATAMALARDA RÜŞVET ALINDI İDDİASI

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Hakkari İl Başkanı ve Yüksekova İmam Hatip Lisesi Müdürü Mustafa Can’a ait olduğu iddia edilen ses kaydında, AKP Hakkâri İl Başkanı Emrullah Gür ve iş insanı N.S’nin de aralarında bulunduğu bazı kişileri ihalelerde ve atamalarda nasıl rüşvet alındığını anlatılıyor.

TÜGVA İL BAŞKANI “MONTAJ” DEDİ

Can’ın konuşmasının ortaya çıkması sonrası AKP İl Başkanı Gür, ses kayıtlarını yayan kimi sosyal medya kullanıcıları ve ses kaydında konuşan kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. 16 Aralık 2020 tarihli suç duyurusunda, ses kaydını paylaşan sosyal medya kullanıcılarının, “hakaret”, “iftira” ve “hedef gösterme” suçlamalarıyla cezalandırılması talep edildi. TÜGVA Hakkari İl Başkanı Mustafa Can ise ses kayıtlarının montaj olduğunu öne sürdü.

Yargı kayıp KHK’lı için kılını kıpırdatmıyor: 15 gündür savcı atanmadı

 

Gündem

Soma için yeniden yargılama talebi: 301 madenci için 500 bin lira manevi 5 bin lira maddi tazminat

Yargıtay’ın verdiği bozma kararını değiştirmesi üzerine, Soma’da hayatını kaybeden 301 madencinin avukatları, Anayasa Mahkemesine başvurdu. Avukatlar, yeniden yargılamanın yanı sıra 500 bin lira manevi 5 bin lira da maddi tazminat talep etti.

BOLD – 13 Mayıs 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma’daki maden faciasına ilişkin davada Yargıtay’dan çıkan ‘bozma’ kararın ardından, madencilerin ailelerinin avukatları yeni bir adım attı. Avukatlar, Anayasa Mahkemesine başvurarak yeniden yargılama talep etti. Avukatların Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuruda, hayatını kaybeden 301 madencinin yaşam hakkının ihlal edildiği ve devletin yaşam hakkını korumaya yönelik pozitif yükümlülüklerinin ihlal edildiği ifade edilirken, her bir başvurucu için 500 bin lira manevi, 5 bin lira da maddi tazminat talebinde bulunuldu.

ETKİLİ BAŞVURU HAKKI İHLAL EDİLDİ

Independent Türkçe’den Can Bursalı’nın haberine göre başvuruda ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. ve Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının da ihlal edildiği belirtilirken, ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama istendi. 301 madencinin hayatını kaybettiği Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetiyle ilgili davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olma suçlarından cezalandırılmasına karar vermiş, aralarında madenin patronu Can Gürkan’ın da olduğu sanıklar 15 ile 22 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmıştı.

İstinaf mahkemesinin de onayladığı cezanın ardından, tutuklu bulunan patron Can Gürkan tahliye edilmiş, dosya Yargıtay’a taşınmıştı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30 Eylül 2020’de yerel mahkemenin verdiği kararı bozarak, sanıkların bilinçli taksirle ölüme sebep olma ve yaralama suçlarından değil, olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti. Yargıtay’ın bozma kararına göre, sanıkların 301 kez öldürme ve 162 kez yaralama suçunu işledikleri gerekçesiyle cezalandırılması gerekiyordu.

MAHKEME HEYETİ DEĞİŞTİRİLDİ

Yargıtay’ın 30 Eylül 2020’de verdiği bozma kararının ardından dava için yeni duruşma gününün verilmesinin beklendiği sırada, 12. Ceza Dairesinin üyeleri değişti. Üye değişikliğinden hemen sonra iki Yargıtay savcısı, 12. Ceza Dairesinin 30 Eylül 2020’de verdiği karara itiraz etti. Üyeleri değişen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, itirazı kabul etti ve sanıkların 301 kez olası kasttan öldürme ve 162 kez yaralama suçundan cezalandırılmasına yönelik kararını geri çekti. Yeni kararda, sanıkların bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması istendi.

13 Nisan’da Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davada, sanıklara en çok 22 yıl hapis cezası verilebilecek. Soma Davası’nın avukatları da Yargıtay’ın bozma kararındaki değişikliğin ardından Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Okumaya devam et

Gündem

5’li Çete’den TEDAŞ’ta büyük vurgun

Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin ardından 12 yıl geçmesine rağmen TEDAŞ, ne kendine ait milyarlarca lirasını ne de 6 bin 745 taşınmazını geri alabildi. Devam eden dava TEDAŞ aleyhine sonuçlanırsa, alamadığı paralarının üzerine bir de faiz ödemek zorunda kalacak.

BOLD – TEDAŞ özelleştirmesinde ilginç detaylar ortaya çıktı. TEDAŞ, AKP’nin 21 bölgeye ayırarak özelleştirdiği elektrik dağıtım şirketlerinden, geçmiş dönem elektrik tüketiminden kaynaklanan 2,9 milyar lirasını tahsil edemedi. Ayrıca şirketlerin kasalarındaki paralar ve binlerce taşınmaz da geri alınamadı.

HEM ŞİRKETLER GİTTİ HEM PARALAR

Birgün’ün haberine göre Sayıştay denetim raporlarında kamu zararına yol açan önemli tespitler yer aldı. 12 yıldır bir türlü çözülemeyen büyük kamu zararının altından ise 5’li Çete olarak da isimlendirilen ve hükumete yakın müteahhitler çıktı.

BÜYÜK ZARARIN ALTINDA TANIDIK ŞİRKETLER

Söz konusu kamu zararları Cengiz-Kolin ortaklığına verilen Çamlıbel, Limak’ın aldığı Uludağ, Çalık Enerji’nin aldığı Yeşilırmak ile AKSA’ya verilen Fırat dağıtım şirketlerinin özelleştirme sırasında kasalarında kalan paraya ilişkin. Özelleştirme sırasında genel müdürlük talimatlarına aykırı olarak kasa ve bankada tutulan 26 milyon 175 bin TL de özel şirketlere kaldı. Bu tutarın dağılımı ise şirketlere göre şöyle:

  • Çamlıbel EDAŞ: 4 Milyon 564 Bin 166 TL (Cengiz-Kolin)
  • Uludağ EDAŞ: 12 Milyon 861 Bin TL (Limak)
  • Yeşilırmak EDAŞ: 5 Milyon 477 Bin 870 TL (Çalık)
  • Fırat EDAŞ: 3 Milyon 272 bin 750 TL (AKSA)
TEDAŞ’IN PARASININ ÜZERİNE BİR DE FAİZ İSTEDİLER

Yaklaşık 30 milyon liralık alacak yıllarca ödenmeyince TEDAŞ Genel Müdürlüğü, alacağını 12 Mart 2014 tarihinde yasal faizleri ile birlikte istedi. Çamlıbel ve Uludağ EDAŞ toplam 17 milyon 425 TL anapara borcunu 25 Mart 2014’te ödedi ancak yasal faizini vermedi. Yeşilırmak ve Fırat EDAŞ ise 8 milyon 750 bin TL’lik anapara borcu ve yasal faizleri ödemedi.

Ancak, anapara borcunu ödeyen Uludağ ve Çamlıbel EDAŞ, TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı dava ile ödedikleri tutarın faiz işletilerek geri verilmesini istedi. Hâlâ süren yargılama sırasında mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda LİMAK, talebinde haklı görülmedi. Cengiz-Kolin Ortaklığı’nın aldığı Çamlıbel EDAŞ’ın davası da Sayıştay raporu hazırlanırken sürüyordu.

Yeşilırmak ve Fırat EDAŞ’tan olan toplam 8 milyon 750 bin TL’lik alacağın tahsili sağlanamadı. Bu arada kasalarda kalan ve şirketler tarafından repo işlemi de yapılan tutarların tamamı hâlâ kamuya geri dönmedi.

BİNLERCE TAŞINMAZ DA HALA ALINAMADI

Bu arada paraların yanı sıra özelleştirilen şirketlerin binlerce gayrimenkulü de şirketlerde kaldı. TEDAŞ adına tescili yapılması gereken Türkiye Elektrik Kurumu’nda 57 bin 25, elektrik dağıtım şirketleri adına kayıtlı ise 6 bin 745 adet taşınmaz bulunduğu belirlendi.

2009’da başlayan ve 2013’te sona eren elektrik dağıtım şirketlerine hisse devri öncesinde, taşınmazların tapu devirlerinin TEDAŞ adına yapılacağı belirtildi. Ancak iddiaya göre, tapu müdürlüklerindeki iş yoğunluğu, personel eksikliği gibi nedenlerle TEDAŞ adına tapu devirleri gerçekleştirilemedi. Sayıştay denetim raporunda, özelleştirme sonrasında elektrik dağıtım şirketlerinin tüzel kişiliklerini korusa da hisseleri devralan şirketler tarafından yönetildiği, taşınmaz tescillerinin TEDAŞ adına yapılmasının zorunlu olduğu belirtildi.

TEK ve şirketlerde kalan taşınmazların TEDAŞ adına tescili için 11 milyon 176 bin TL gerektiği belirtilerek, TBMM’den bu ödeme yapılmadan tescili sağlayacak bir düzenlemenin geçirilmesi önerildi.

Okumaya devam et

Gündem

Asgari ücretliye telefonu çok gören AKP’linin özel okulu ve hastanesi var

Halkın ekonomik durumunun iyi olduğunu belirtmek isterken verdiği asgari ücretli örneğiyle tepki çeken AKP Milletvekili İsmail Tamer’in özel hastane ve özel okul işlettiği ortaya çıktı. Ayrıca vekilin oğlu da korona aşısını Türkiye’de ilk pazarlayanlar arasında yer alıyor.

BOLD – AKP Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, çıktığı bir televizyon programında AKP Hükumeti’nin ekonomi programının eleştirilmesine tepki gösterdi. “Eleştiren insanlar cep telefonlarını altı ayda bir değiştiriyor, arabalarını yılda, belki de ikinci yılda değiştiriyorlar. Artık asgari ücretlinin evinin önünde arabası mevcut” dedi. Tamer’in sözleri tepkiyle karşılandı.

1956’DA KÖYDE DÜNYAYA GELDİ

Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, 10 Ağustos 1956 tarihinde Sivas Şarkışla’ya bağlı Maksutlu köyünde dünyaya geldi. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan uzun dönem kamu hastanelerinde görev yaptı. Sonra Kayseri Sağlık İl Müdürlüğü ve Kayseri Tabipler Odası Başkanlığı yaptı. Kayseri Devlet Hastanesi ve Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimliği, Özel Acıbadem ve Kayseri Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanvekilliği, Sivaslı Dernekler Federasyon Başkanlığı görevlerinde yer aldı.

HASTANESİ VE OKULU BULUNUYOR

AKP’den 24, 25, 26 ve 28. dönem Kayseri milletvekili olan Tamer, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal işler Komisyonu Sözcülüğü ve Üyeliği yaptı. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal işler Komisyonu Üyesi. Tamer, Kayseri’de bir özel hastanenin işletmecisi ve özel bir eğitim kurumlarının sahibi.

OĞLU KORONA TESTİ SATIŞIYLA GÜNDEME GELDİ

Tamer’in oğlu Namık Tamer, koronavirüsün Türkiye’de görülmeye başladığı geçen yıl mart ayında WhatsApp durumundan yaptığı paylaşımla yasak olmasına rağmen 30 dolara Kovid-19 testi pazarladığı ortaya çıktı. Namık Tamer’in paylaştığı iddia iki ayrı durum görselinde “Kovid-19 Rapid Test için ön sipariş alınır. Lütfen iletişime geçiniz” ve “Kovid-19 test kiti mevcut” yazması dikkat çekti. Tamer’in koronavirüs testi siparişi aldığına dair paylaşımlar tepki topladı. Tamer tepkiler sonrası böyle bir paylaşımı son anda fark ettiği açıklaması yaptı.

HALKA CEP TELEFONUNU ÇOK GÖRDÜ

İsmail Tamer son olarak çıktığı bir televizyon programında, ekonomi ile ilgili eleştirilerle ilgili açıklama yaparken, “Bakıyoruz, eleştiren insanlar cep telefonlarını altı ayda bir değiştiriyorlar, arabalarını yılda, belki de ikinci yılda değiştiriyorlar. Artık asgari ücretlinin evinin önünde arabası mevcut” şeklindeki sözleri tepkiyle karşılandı. Tepkilerin ardından açıklama yapan Tamer, o sözleri ne zaman söylediğini hatırlamadığını o sözlerle apartman görevlilerini kastettiğini ifade etti.

Numan Kurtulmuş’un adamına 51 milyon liralık kıyak

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0