Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cezaevlerinde 70 bin öğrenci var

HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz’ın TBMM’ye verdiği soru önergesine göre 2019 yılında Türkiye cezaevlerinde 70 bin öğrenci bulunuyor. 2020 rakamı ise henüz açıklanmadı.

BOLD – Müebbet hapis cezasına çarptırılan 350’den fazla askeri öğrenciden sonra cezaevlerinde kaç öğrencinin bulunduğu merak ediliyordu. HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz’ın  Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün’ün cevaplaması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdiği önergede tutuklu öğrenci sayısının 2019 verilerine göre 70 binin üzerinde olduğu bilgisi yer aldı. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CCST) Hapiste Öğrenci Ağı Temsilcisi tarafından, ÖSYM’nin yaptığı sınavlara 2020 yılında 16 bin 69 öğrencinin girdiği, 99 bin 358 öğrencinin ise; ortaokul ve lise açık öğretim sınavlarına girdiği belirtildi.

ÖĞRENCİLER EĞİTİM HAKLARINDAN MAHRUM

Artı Gerçek’ten Yağmur Kaya’nın haberine göre önergede, cezaevlerinde tutuklu öğrenci sayısının korkunç boyutlara ulaştığı ve koronavirüs salgını döneminde tutuklu öğrencilerin yaşadığı sorunların giderek daha ağır bir hal aldığı ifade edilirken, öğrencilerin cezaevlerinde eğitim haklarından mahrum bırakıldığına dikkat çekildi.

Öğrencilerin cezaevlerinde online eğitimlere katılamadığı, cezaevi yönetiminin duruma yönelik gerekçeli cevabında ise; alt yapı yetersizliğini gerekçe gösterdiği vurgulanarak, tutuklu öğrencilerin sorunlarının eğitimlerinden mahrum kalmasıyla sınırlı olmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Mahpus öğrencilere 2017’den beri, ‘Okul harçları için sosyal yardımlaşma vakıflarına başvurun’ denilmiş, fakat bu vakıflar birçok nedenle öğrencilere harç vermemiştir. Siyasi mahpusların harçları yatırılmıyor ya da diğer nedenlerden dolayı harç ücretleri karşılanmamaktadır. Birçok öğrenci de harcını yatıramadığı için eğitim görememektedir. Eğitim materyalleri de internet üzerinden verildiği için öğrenci mahpuslar bu materyallere ulaşamıyor. Cezaevlerinde tutulan öğrenci mahpusların yaşadığı sorunlar açık bir şekilde gösteriyor ki var olan eğitimde eşitsizlik daha derin bir hal almakla birlikte mahpus öğrencilerin eğitim hakları engellenerek Anayasa’da yer alan ‘Kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz’ ilkesi ihlal edilmektedir.”

SUÇU KESİNLEŞMEDİĞİ HALDE TUTUKLU KAÇ ÖĞRENCİ VAR?

Milletvekili Hüseyin Kaçmaz’ın önergesinde şu sorulara cevap istedi:

– Bugün itibarıyla cezaevlerinde bulunan öğrenci sayısı kaçtır? Öğretim gördükleri eğitim kademesine göre ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, lisansüstü ve doktora programları bazında dağılımları nedir?

– Cezaevlerinde tutulan ve haklarında isnat edilen suç kesinleşmediği halde tutukluluk halleri devam eden öğrenci sayısı ile tutukluluk süreleri nedir?

– Cezaevine getirildikten sonra devam ettiği eğitim programıyla ilişkisi kesilen öğrenci sayısı kaçtır? Cezaevine konulmasıyla devam ettiği eğitim programı ile ilişkisi devam eden öğrenci sayısı kaçtır?

– İşledikleri iddia edilen suçlar yargı organlarınca kanıtlanmadığı halde uzun tutukluluk nedeniyle sonradan telafisi zor olan kayıplarla karşı karşıya kalan öğrencilerin tutuksuz yargılanmalarını sağlayacak bir yasal düzenleme çalışması yapmayı düşünüyor musunuz?

– Cezaevlerinde tutulan öğrencilerin özellikle koronavirüs sürecinde eğitim haklarından yoksun kalmamaları için ne tür tedbirler alınmaktadır?

– Cezaevlerinde tutulan mahpus öğrencilerin eğitim materyallerine ulaşmaları noktasında herhangi bir tedbir alınmış mıdır? Alınmış ise ne tür tedbirler alınmıştır?”

Gündem

15 Temmuz’dan 1.5 yıl önce atılacak 63 general belirlendi

Genelkurmay tarafından 2015 baharında hazırlanıp AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilen ve daha sonra Berat Albayrak’a ulaşan raporda ordudan atılacak 63 general yer alıyor.

BOLD – Berat’s Box’ta yer alan ve Genelkurmay tarafından hazırlandığı anlaşılan raporda 15 Temmuz’dan yaklaşık 1.5 yıl önce orduda Hizmet Hareketi’ne yakın bin 521 personel bulunduğu yer alıyor. Soruşturma kapsamında 63 generalin de bulunduğu belirtilen raporun AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın önünde olduğu ifade ediliyor.

1984-2010 ARASINDA 1400 ASKER İHRAÇ EDİLDİ

7 Mayıs 2015’te “Özel Görüşme Notu” ismiyle Serhat Albayrak’tan Berat Albayrak’a gönderilen “GENKUR” isimli world dosyasında fişlemelerin 15 Temmuz öncesinden başladığı ortaya çıktı. Genelkurmay içerisinden biri tarafından Çözüm Süreci döneminde hazırlandığı anlaşılan raporda Hizmet Hareketi’ne yakın bin 400’ü aşkın ismin 1984-2010 yılları arasında TSK’dan atıldığına vurgu yapılıyor.

MİT VE EMNİYET’TEN BİLGİ İSTENDİ

Gülen Hareketine yakın kişilerin “F tipi yapılanma” olarak isimlendirildiği raporda “Hatta bunların 3-5 kişilik hücreler şeklinde olduklarını, bir hücrenin diğerinden haberinin olmadığını tahmin ediyoruz. Bizim açımızdan zor bir mücadele. MİT ve Emniyet istihbarata, “Bizimle bilgi paylaşın” diyoruz. Örneğin, “Falanca subay Pensilvanya ile görüşmüş, işte kaydı” deyin, “Bakın bakalım ertesi gün ne yapıyoruz?” diye söylüyoruz da” denildi.

HAZIRLANAN LİSTE ERDOĞAN’A SUNULMUŞ

TSK içerisinde 1.521 TSK personeli hakkında Gülen Hareketi’ne yakınlığı ile ilgili soruşturma sürdüğüne vurgu yapılan yazıda, “Şu anda FETÖ ile ilgili ihbar ve istihbaratlar üzerine 1.521 TSK personeli hakkında adli ve idari soruşturma sürüyor. Bunların 983’ü ile ilgili inceleme tamamlandı. Halen soruşturma kapsamında 63 general bulunuyor! Bu bilgiler Cumhurbaşkanı’nın da önünde duruyor” denildi.

20 BİN 612 PERSONEL TSK’DAN İHRAÇ EDİLDİ

Milli Savunma Bakanlığı rakamlarına göre 15 Temmuz 2016’nın ardından 20 bin 612 personel ordudan ihraç edildi. Ayrıca 3 bin 560 personel hakkındaki adli ve idari süreç de devam ediyor. 15 Temmuz 2016’da, Kara Kuvvetleri’nde 198, Deniz Kuvvetleri’nde 54, Hava Kuvvetleri’nde 74 olmak üzere TSK’da görev yapan toplam 326 general/amiralden  149’u OHAL KHK’sıyla ihraç edildi.

Erdoğan ve saraylarını korumak için bir yılda 263 milyon TL harcandı

 

Okumaya devam et

Gündem

Yüksel Direnişçisi ‘Perihan Abla’ hayatını kaybetti

Ankara’da verdiği mücadelelerle ‘Perihan Abla’ olarak tanınan Yüksel Direnişçisi ve eski Sayıştay Hakimi Perihan Pulat, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

BOLD – Yüksel Direnişinin sembol isimlerinden Perihan Pulat (78) hayata veda etti. KHK’lıların ‘İşimi geri istiyorum’ eylemlerine destek veren Pulat, Ankara’daki İnsan Hakları Anıtı önündeki her eyleme katılmıştı. Pulat, polisin müdahalesi sırasında defalarca yerlerde sürüklenerek gözaltına alınmış, Yüksel Caddesi’ndeki eylem sırasında bir polisin kendisine “Sen daha ölmedin mi!” demesi üzerine “Karar verdim 100 yaşına kadar yaşayacağım” cevabı verdiğini söylemişti.

EMEKLİ SAYIŞTAY HAKİMİYDİ

2018’deki eylemlerde darp edilen, yüzü gözü tanınamaz hale gelen ve o günden beri eski sağlığına kavuşamayan Pulat, solunum yetmezliği rahatsızlığı sebebiyle yoğun bakıma kaldırılmıştı. Perihan Pulat’ın vefatını sosyal medya hesabından duyuran Yüksel direnişçilerinden Veli Saçılık, “PerihanPulat bu alçak saldırı sonrası bir daha hiç iyileşmedi ve bugün hayatını kaybetti. Sayıştay hakimliğinden emekliydi ama insanlıktan hiç emekli olmadı. Bu dünyadan Perihan Pulat geçti.” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

Uygulanmayan yargı reformunun dördüncü paketi bugün açıklanacak

AKP’nin 2019’dan beri paket paket açıkladığı ancak uygulanmayan yargı reformunun 4’üncü paketi olan İnsan Hakları Eylem Planı, Beştepe’de düzenlenecek programla kamuoyuna duyurulacak.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın Kasım ayında gündeme getirdiği yargı reformunun 4’üncü paketi olan İnsan Hakları Eylem Planı, Beştepe’de düzenlenecek programla kamuoyuna duyurulacak. İnsan Hakları Eylem Planı, 11 ilke, 9 amaç ve çok sayıda hedeften oluşuyor. Ekonomi reformu ile ilgili paket ise Mart’ın ikinci haftasında açıklanacak.

PAKETTE MÜLKİYET HAKKINA ÖZEL VURGU

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacak olan İnsan Hakları Eylem Planı’nın, Türkiye’nin temel politika belgesi olması planlanıyor. Düzenlemenin mevzuat ve idari faaliyetleri hukuki öngörülebilirlik, şeffaflık ve hesap verilebilirlik temelinde ele alması öngörülüyor. Mülkiyet hakkına, kazanılmış haklara, suç ve cezanın şahsiliğine, masumiyet karinesine güçlü bir vurgu yapılan planla, bu alanlarda çeşitli değişiklikler hedefleniyor. Bunun yanı sıra planda, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirecek önemli faaliyetler de öngörülüyor.

HİZMET HAREKETİNİN 62 MİLYARLIK MÜLKLERİNE ÇÖKÜLDÜ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün açıklayacağı yargı paketi ile mülkiyet hakkına ve kazanılmış haklara vurgu yapacak. Erdoğan’ın mülkiyet hakkı vurgusuna karşın 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarından sonra Hizmet Hareketi’ne yakın oldukları gerekçesiyle yönetimlerine kayyım atanan ve 15 Temmuz 2016 sonrası da tamamen hukuksuz şekilde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilen 955 şirketin aktif büyüklüğü ise 62 milyar liraya ulaştı.

CEZALARINI ÇEKMELERİNE RAĞMEN BIRAKILMIYORLAR

AKP’nin 2019’dan beri paket paket açıkladığı ancak uygulanmayan maddelerden bazıları ise şu şekilde… Daha önce çıkarılan yargı paketine göre uzun tutukluluk halinin ortadan kaldırılması amacıyla soruşturma aşaması için ayrı bir azami tutukluluk süresi belirlendi. Suça sürüklenen çocuklar için azami tutukluk süreleri kısaltıldı. Ancak tutukluluk süreleri dolmasına karşın serbest bırakılmayan çok sayıda hizmet hareketi mensubu cezaevinde bulunuyor.

DOĞUM YAPAN KADINLAR EVLERİ YERİNE CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Önceki yargı reformlarında yeni doğum yapan ve toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan kadın hükümlülere cezalarını konutunda infaz edebilme imkanı getirildi ve hamile kadınların cezasının 1,5 yıl ertelenebileceği hükme bağlandı. Ancak çok sayıda hizmet mensubu kadın, polis nezaretinde doğum yaparken, doğumdan kısa süre sonra da evleri yerine cezaevlerine gönderildi. Şu an cezaevlerinde bine yakın bebek ve çocuk, anneleri ile birlikte cezaevlerinde bulunuyor.

SON ANLARINDA YANLARINDA OLAMADILAR

Hükümlülerin eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri halinde infaza ara verilebilmesine imkan tanındı. Çocuk hükümlülere verilebilecek ödül imkanının kapsamı genişletildi. Bu hüküm de Hizmet Hareketi mensuplarına uygulanmadı. Sürekli hastalıkları bulunan birçok hizmet hareketi mensubu, yakınlarının son anlarında ve cenaze törenlerinde yanlarında olamadı.

KADINA ŞİDDET VE KADIN CİNAYETLERİ ÖNLENEMEDİ

Her yargı paketinde yeni düzenlemelerin yapıldığı kadına yönelik şiddet konusunda yine özel önlemler alındı. Bu kapsamda 2019’da “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanması” konulu genelge yayımlanarak birçok yeni uygulamaya işaret edildi ve somut adımlar belirlendi. Ancak bu durum da kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesinde etkili olamadı.

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0