Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Davutoğlu: Erdoğan tasfiye edilecek ve otoriter rejim kurulacak

Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yapılan saldırıyı yorumlayan Ahmet Davutoğlu dikkat çeken ifadeler kullandı. Gelecek Partisi lideri Davutoğlu “Sayın Erdoğan tasfiye edilecek ve otoriter rejim kurulacak. Gelecek Partisi bunun için engellenmeye çalışılıyor” dedi.

BOLD – Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın uğradığı saldırıyı değerlendirdi. Karar TV’de konuşan Davutoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tasfiye edileceğini ve otoriter bir rejim kurulacağını iddia etti.

Davutoğlu “Sayın Erdoğan’ı ve AK Parti’de hala kaldığına inandığım kitleleri uyarıyorum. Sayın Erdoğan tasfiye edilecek ve muhafazakarların bundan sonra başı dik biçimde dolaşamayacakları biçimde otoriter rejim kurulacak. Gelecek Partisi bunun için engellenmeye çalışılıyor” dedi.

“ERDOĞAN’I UYARIYORUM”

“Sayın Erdoğan bundan sonraki seçimi kazanmış olsa bile etrafı öyle bir kuşatılmış olacak ki bundan sonra Türkiye’de demokrasiden bahsetmek mümkün olmayacak” diye konuşan Davutoğlu, “Sayın Erdoğan’ı dostu ve arkadaşı olarak uyarıyorum. Böyle bir bağ kalmadı aramızda ama… Bir dikta rejimi kurulacak, o zaman Erdoğan’ın yanında olacağız. Çevresindeki hiç kimse yanında olmayacak” ifadelerini kullandı.

Gündem

Uygulanmayan yargı reformunun dördüncü paketi bugün açıklanacak

AKP’nin 2019’dan beri paket paket açıkladığı ancak uygulanmayan yargı reformunun 4’üncü paketi olan İnsan Hakları Eylem Planı, Beştepe’de düzenlenecek programla kamuoyuna duyurulacak.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın Kasım ayında gündeme getirdiği yargı reformunun 4’üncü paketi olan İnsan Hakları Eylem Planı, Beştepe’de düzenlenecek programla kamuoyuna duyurulacak. İnsan Hakları Eylem Planı, 11 ilke, 9 amaç ve çok sayıda hedeften oluşuyor. Ekonomi reformu ile ilgili paket ise Mart’ın ikinci haftasında açıklanacak.

PAKETTE MÜLKİYET HAKKINA ÖZEL VURGU

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacak olan İnsan Hakları Eylem Planı’nın, Türkiye’nin temel politika belgesi olması planlanıyor. Düzenlemenin mevzuat ve idari faaliyetleri hukuki öngörülebilirlik, şeffaflık ve hesap verilebilirlik temelinde ele alması öngörülüyor. Mülkiyet hakkına, kazanılmış haklara, suç ve cezanın şahsiliğine, masumiyet karinesine güçlü bir vurgu yapılan planla, bu alanlarda çeşitli değişiklikler hedefleniyor. Bunun yanı sıra planda, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirecek önemli faaliyetler de öngörülüyor.

HİZMET HAREKETİNİN 62 MİLYARLIK MÜLKLERİNE ÇÖKÜLDÜ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün açıklayacağı yargı paketi ile mülkiyet hakkına ve kazanılmış haklara vurgu yapacak. Erdoğan’ın mülkiyet hakkı vurgusuna karşın 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarından sonra Hizmet Hareketi’ne yakın oldukları gerekçesiyle yönetimlerine kayyım atanan ve 15 Temmuz 2016 sonrası da tamamen hukuksuz şekilde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilen 955 şirketin aktif büyüklüğü ise 62 milyar liraya ulaştı.

CEZALARINI ÇEKMELERİNE RAĞMEN BIRAKILMIYORLAR

AKP’nin 2019’dan beri paket paket açıkladığı ancak uygulanmayan maddelerden bazıları ise şu şekilde… Daha önce çıkarılan yargı paketine göre uzun tutukluluk halinin ortadan kaldırılması amacıyla soruşturma aşaması için ayrı bir azami tutukluluk süresi belirlendi. Suça sürüklenen çocuklar için azami tutukluk süreleri kısaltıldı. Ancak tutukluluk süreleri dolmasına karşın serbest bırakılmayan çok sayıda hizmet hareketi mensubu cezaevinde bulunuyor.

DOĞUM YAPAN KADINLAR EVLERİ YERİNE CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Önceki yargı reformlarında yeni doğum yapan ve toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan kadın hükümlülere cezalarını konutunda infaz edebilme imkanı getirildi ve hamile kadınların cezasının 1,5 yıl ertelenebileceği hükme bağlandı. Ancak çok sayıda hizmet mensubu kadın, polis nezaretinde doğum yaparken, doğumdan kısa süre sonra da evleri yerine cezaevlerine gönderildi. Şu an cezaevlerinde bine yakın bebek ve çocuk, anneleri ile birlikte cezaevlerinde bulunuyor.

SON ANLARINDA YANLARINDA OLAMADILAR

Hükümlülerin eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri halinde infaza ara verilebilmesine imkan tanındı. Çocuk hükümlülere verilebilecek ödül imkanının kapsamı genişletildi. Bu hüküm de Hizmet Hareketi mensuplarına uygulanmadı. Sürekli hastalıkları bulunan birçok hizmet hareketi mensubu, yakınlarının son anlarında ve cenaze törenlerinde yanlarında olamadı.

KADINA ŞİDDET VE KADIN CİNAYETLERİ ÖNLENEMEDİ

Her yargı paketinde yeni düzenlemelerin yapıldığı kadına yönelik şiddet konusunda yine özel önlemler alındı. Bu kapsamda 2019’da “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanması” konulu genelge yayımlanarak birçok yeni uygulamaya işaret edildi ve somut adımlar belirlendi. Ancak bu durum da kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesinde etkili olamadı.

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

 

Okumaya devam et

Gündem

Diyanet’ten yurtdışına gönderdiği imamlara önemli görev

Yurtdışına gönderilecek din görevlilerinin hazırlık eğitimi açılışında konuşan Ali Erbaş, imamlardan gidecekleri Batı ülkelerinde İslamofobia ile mücadele istedi. Batı karnesi ise oldukça zayıf olan Diyanet’in imamları hakkında Almanya’da casusluk soruşturmaları devam ederken, Freedom House raporunda Diyanet’in yurtdışı yapılanması DİTİB’i muhalifleri izlemek için araç gibi kullandığı yer alıyor.

BOLD – Diyanet İşleri Başkanı (DİB) Ali Erbaş, Yurt Dışı Sözleşmeli Din Görevlileri Hizmet Öncesi ve Hizmete Hazırlık Eğitimi açılışında konuştu.

Batı’nın, kendisine suni bir düşman algısı oluşturduğunu belirten Erbaş: “Bu algı neticesinde görev yapacağınız ülkelerde İslamofobik olaylar artmaktadır. Onlara İslam’ı ve kendimizi doğru tanıtmaya çalışmalıyız. İslamofobia ve İslam düşmanlığına karşı, ülkemizde kazandığınız ilmi birikimi aktarma, kültürümüzü yaşatma ve din hizmeti sunma açısından sizlere büyük görevler düşmektedir” dedi.

ALMANYA’DA CASUSUSLUK SORUŞTURMASI

Almanya’da 15 Temmuz’dan sonra Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) bünyesinde görev yapan imamların, başta Gülen Cemaati üyeleri olmak üzere muhalifler hakkında bilgi toplayarak Ankara’ya ilettiği ortaya çıktı.

Almanya’da 2017 yılında başlatılan soruşturmaya göre, Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) tarafından yayınlanan bir genelgede imamlardan bulundukları yerlerde cemaat ve muhalifler hakkında ajanlık yapmasını istendi. Almanya iç istihbarat örgütünün yaptığı çalışmaların ardından sadece Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde 13 imamın ajanlık yaptığını saptandı. Bu imamlar 33 kişi ve 11 eğitim kurumu hakkında topladıkları bilgileri Diyanete iletmekle suçlandı. Operasyonlara tepki gösteren AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş: “Hiçbir Diyanet imamı ajan değildir” dedi.

FREEDOM HOUSE’UN DİTİB RAPORU

ABD Washington merkezli Freedom House’un ‘Ulusötesi Baskı’ raporuna göre ise, DİB’e bağlı DİTİB’in yurtdışındaki muhalifleri “izlemek için bir araç” olduğu kaydedildi.

Türkiye sınır dışında muhaliflere baskıda Çin’den sonra ikinci ülke

Okumaya devam et

Gündem

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e ‘düşünce özgürlüğü’nden beraat

Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılanan sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen beraat etti. İkilinin avukatları, dile getirilen sözlerin hakaret değil siyasi düşünce özgürlüğünün bir parçası olduğunu vurguladı.

BOLD – Müjdat Gezen ve Metin Akpınar hakkında 21 Aralık 2018’de Uğur Dündar’ın sunduğu Halk Arenası programında söyledikleri sözler nedeniyle “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçundan dava açıldı. İkili için 4’er yıl 8’er aya kadar hapis cezası istendi. Cumhuriyet’ten Zehre Özdilek’in haberine göre Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, taraf avukatları katıldı. Önceki celse savunma yapan ve duruşmalardan vareste tutulan Akpınar ve Gezen duruşmaya katılmadı. Duruşmada söz alan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı, “Sanıklar cezalandırılsın” dedi.

HAKARET DEĞİL DÜŞÜNCE ÖZGÜRÜLĞÜ

Akpınar’ın avukatı Ahmet Köksal Bayraktar, şunları dile getirdi: “Soruşturma aşamasında verilen izin usule uygun değildir. İznin bizzat Adalet Bakanı tarafından verilmesi gerekmektedir. Bu yüzden usule ilişkin itirazımız vardır. Bugün doğrudan doğruya Cumhurbaşkanına hakaret aranıyor. Basit saygısızlıklar bunu meydana getirmez. Şeref ve haysiyete aykırılık aranması gerekir. Ama Erdoğan 2015 yılından beri bir parti başkanıdır. Karşısına muhalefet organlarını alıyor. Siyasi hak yönünden irdelememiz lazım. Tam 11 ülkede ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçu yok. Türkiye’de hiçbir lider ayağından asılmadı. Cezaevinde zehirlenmedi. Bunları dinleyen hiç kimse Gezen ve Akpınar ‘şu kişiyi diyor’ demiyor. Sözlerin bütünlüğü içinde mütalaa etmek lazım. Cımbızla iki cümle çekiliyor. Orda Erdoğan denilmiyor. Ona yönelik değil. Biz Akpınar ve Gezen ile beraber büyüdük. Onların oyunlarına bir ay önceden bileti zor bulurduk. Dolayısıyla böyle bir davada yargılanmak Akpınar ve Gezen için zaten büyük bir cezadır. Hakaret değil siyasi düşünce özgürlüğünün bir parçasıdır. Müvekkilimin beraatini istiyorum.”

Köksal’ın yeni bilirkişi raporu alınmasına ve izin talebinde ilişkin talebi reddedildi.

TÜRKİYE İÇİN UTANÇ

Gezen’in avukatı Celal Ülgen ise, “Gerek Müvekkilimiz Müjdat Gezen ve gerekse diğer sanık Metin Akpınar Halk TV ekranlarında gayet barışçıl bir vaziyette ve amaçta ülkemizin demokrasiye olan gereksinimlerini anlatmışlardır. Ancak demokratik ülkelerde eşine asla rastlanmayacak türde iki sanatçı, yılların komedi üstatları hakkında dava açılmıştır. Böyle bir olay Türkiye için utançtır. Düşünce özgürlüğü demokrasinin penceresidir” dedi.

Mahkeme heyeti Gezen ve Akpınar’ın beraatine karar verdi.

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Gezen ve Akpınar’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu işlediklerini belirtilerek 4’er yıl 8’er aya kadar hapis ile cezalandırılmalarına karar verilmesini istemişti.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0