Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İnsan kaçırma Freedom House gündeminde: Türkiye illegal geri getirmelerde lider

Özgürlük Evi (Freedom House) Araştırma Direktörü Nate Schenkkan, Türkiye’ye insan hakkı ihlalleri konusunda ağır eleştirilerde bulundu. Yabancı ülkelerden kendi vatandaşlarını illegal şekilde geri getirdiğine dikkat çeken Schenkkan, iktidarın özellikle mali, siyasi ve insani yardıma muhtaç olan ülkelerin durumunu, baskı aracı olarak kullandığını belirtti.

BOLD – İnsan hakları ve özgürlükler konusundaki yazılarıyla ön planan çıkan Arnavutluk merkezli “exit.albania” haber sitesi, AKP’ hükumetinin birçok ülkede resmi iade işlemleri dışında uyguladığı illegal “geri getirmeleri” sayfalarına taşıdı.

Özgürlük Evi (Freedom House) Araştırma Direktörü Nate Schenkkan, Türkiye’yi, yabancı ülkelerden kendi vatandaşlarını yasal yollar dışında ‘illegal şekilde’ geri getirme konusunda dünya lideri olarak tanımlıyor.

Schenkkan, AKP hükumetinin, bu gayri yasal yolu özellikle Türkiye’nin mali, siyasi ve insani yardımına muhtaç olduğu ülkelerde uyguladığını belirtiyor. Bu uygulama özellikle 2016’dan beri Hizmet Hareketi mensuplarına karşı kullanılıyor.

Arnavutluk merkezli “exit.albania” haber sitesi, Balkanlarda Arnavutluk ve Kosova’dan 10 Hizmet Hareketi mensubunun son yıllarda Türkiye’ye yasal yollara başvurulmadan ve hukuki süreç işletilmeden bu şekilde gönderildiğini hatırlattı.

Haber sitesi, Türkiye’ye illegal yollardan götürülen Hizmet hareketi mensuplarının ülkeye varışlarında yasal hukuki süreçler tam olarak işletilmeden hapse atıldığını kaydetti. Son olarak Arnavutluk’ta Türk vatandaşı Harun Çelik, 1 Ocak’ta iltica talebinde bulunmasına rağmen Türkiye’ye gönderilmişti.

Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki Avrupa Birliği delegasyonu, Harun Çelik’in yasal prosedürler işletilmeden ve Arnavutluk’un yasal sorumlulukları hiçe sayılarak geri gönderilmesine tepki göstermişti.

Çelik’le birlikte seyahat eden Selami Şimşek adlı Türk vatandaşı da aylardır Arnavutluk’ta tutuluyor ve Tiran yönetiminin bu kişiyi de illegal yollardan Türkiye’ye vermesinden korkuluyor.

Selami Şimşek de Çelik gibi Arnavutluk yönetimine Türkiye’ye gönderilmesi halinde hayatının tehlikede olacağını belirterek iltica talebinde bulundu ancak mahkeme talebi kabul etmedi. Şimşek, kararı bir üst mahkemeye götürdü.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan bir raporda, Arnavutluk hükumeti, “ülkeler arası insan kaçırmalar ve Türk vatandaşlarının zorla geri gönderilmesine” suç ortağı olmakla ve Türkiye ile “gizli” anlaşmalara taraf olmakla suçlanmıştı.

Hollanda: Dini kuruluşlara yurt dışından para akışını yasaklamak mümkün değil

Dünya

Libya’da ele geçirilen Rus hava savunma sistemi ABD iş birliğiyle Türkiye’ye getirildi

Libya’da Ulusal Mutabakat Hükumeti’ne (UMH) bağlı güçlerin, 2020 yılında Vatiyye Hava Üssü’nde ele geçirdiği Rus hava savunma sistemi Pantsir-S1’in, ABD ile işbirliği içerisinde Türkiye’ye getirilerek incelendiği iddia edildi.

BOLD – Mayıs 2020’de Hafter güçlerinden alınan Vatiyye Askeri Hava Üssü’nde ele geçirilen Pantsir-S1 hava savunma sisteminin istihbari bilgi toplanması için Türkiye’ye getirildiği ve operasyona ABD’nin destek verdiği iddia edildi.

The Africa Report’un haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından General Hafter güçlerine sağlanan Rus hava savunma sisteminin, ABD ordusuna ait bir kargo uçağıyla incelenmek üzere Türkiye’ye getirildi.

SİSTEM ABD VE TÜRK UZMANLAR TARAFINDAN PARÇA PARÇA İNCELENDİ

Habere göre, Vatiyye’de ele geçirilen Pantsir-S1 hava savunma sistemini üsse ilk olarak giren Libyalı milis gruplar Trablus’un batısındaki Zaviya’ya götürdü, daha sonra sistem Trablus’taki Mitiga havaalanına getirildi.

Görüşmelere tanıklık eden bir yetkiliye dayandırılan haberde, ABD Hava Kuvvetleri’nin Almanya’nın Ramstein kentindeki Afrika Komutanlığı Hava Üssü’nden 3 Haziran 2020’de havalanan bir C-17 Globemaster III nakliye uçağının Trablus’a uçtuğu ve bir gün sonra 4 Haziran’da da Almanya’ya geri döndüğü kaydedildi.

Amerikan askeri kargo uçağının 5 Haziran’da yeniden Trablus’a uçtuğu ve oradan sistemi alarak Ankara’ya götürdüğü belirtildi. Sistemin Ankara’da Amerikan ve Tür uzmanlar tarafından parça parça incelendiği ifade edildi.

Cenevre Güvenlik Yönetimi Merkezi’nin (DCAF) Libya danışmanı Emadeddin Badi, operasyondaki iki ülke işbirliğinin, Libya sahasındaki bir taktiksel anlaşmanın ötesinde Türk silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Rus hava savunma sistemleri üzerinde üstünlük sağlayacak şekilde geliştirilmesini amaçladığını söyledi.

RUS UZMANLARA GÖRE ABD’NİN SİTEMİ İNCELEMESİ ÖNEMSİZ

Siteye görüş belirten Rus uzmanlar, Pantsir hava savunma sistemlerinin ABD’li uzmanlar tarafından incelenmesini önemsemediler.

ABD’li uzmanların Washington’un yakın müttefiki Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Pantsir hava savunma sistemlerini daha önce de inceleme imkanı olduğunu belirten Rus uzmanlar, BAE’ye satılan Pantsir hava savunma sistemlerinin ‘ihracat modeli’ olduğunu ve bu modellerde Rusya’ya ait kritik bazı bilgilerin bulunmadığını vurguladılar.

Uzmanlara göre örneğin bu modellerde Rusya Hava Kuvvetleri’nin ‘dost-düşman tanımlama sistemine’ ait uçak kodları bulunmuyor.

VATİYYE ASKERİ ÜSSÜ

Türkiye’nin de desteklediği UMH’ye bağlı birlikler, 18 Mayıs 2020’de stratejik Vatiyye Askeri Üssü’nü Halife Hafter’e bağlı güçlerden geri almıştı.

Libya Ordusu’nun yürüttüğü ‘Öfke Volkanı Operasyonu’ Sözcüsü, operasyonda Libya ordusuna ait silahlı insansız hava araçlarının (SİHA), Birleşik Arap Emirlikleri’nin temin ettiği Rus yapımı Pantsir hava savunma sistemini imha ettiğini söylemişti.

Rusya yarı resmi haber ajansı Tass, Haziran 2020’de Pantsir-SM hava savunma sistemlerine bütün drone’ları vurabilecek kapasitede olan füzeler yerleştirildiğini ve vuruş menzilinin 30 kilometreye çıkarıldığını duyurmuştu.

Türkiye destekli Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti güçleri, Vatiyye Askeri Üssü’nü ele geçirdi

Okumaya devam et

Dünya

Arjantin’de ‘VIP aşı’ skandalı halkı sokaklara döktü

Arjantin’de hükümete yakın kişilere ‘iltimaslı’ Kovid-19 aşısı yapılması halkı ayaklandırdı. Arjantin genelinde binlerce kişi skandalı protesto etmek için sokağa indi.

BOLD – Latin Amerika ülkesi Arjantin’de halk, siyasilere yakın bazı kişilere sırası gelmeden Kovid-19 aşısı uygulanması nedeniyle hükümete kızgın. Başta başkent Buenos Aires olmak üzere çeşitli kentlerde toplanan binlerce kişi, ‘VIP aşı’ skandalını protesto etti.

19 Şubat’ta ortaya çıkan skandal sonrası eski Sağlık Bakanı Gines Gonzalez Garcia, Cumhurbaşkanının talebi üzerine istifa etmişti.

Hükümete yakınlığıyla bilinen ünlü gazeteci Horacio Vertbisky’nin, katıldığı bir radyo programında, arkadaşı olan eski Sağlık Bakanı Gines Gonzalez Garcia aracılığıyla, Sağlık Bakanlığında kendisine Kovid-19 aşısı yapıldığını duyurması ülke gündemine oturdu.

Garcia’nın istifasına yol açan aşı skandalında aralarında eski Devlet Başkanı Eduardo Duhalde, bazı siyasiler ve hükümete yakın kişilerin bulunduğu 70 kişiye aşı yapıldığı ortaya çıktı.

ARJANTİN’DE AŞILAMA ÇALIŞMALARI

Ülkeye şu ana kadar Sputnik V aşısından 1 milyon 240 bin doz, Hindistan’da üretilen Covishield aşısından 580 bin doz, Çin’de üretilen Sinopharm aşısından da 1 milyon doz getirilmişti.

Ülkede bugüne kadar yaklaşık 1 milyon doz Covid-19 aşısı uygulandı.

Yaklaşık 45 milyon nüfuslu Arjantin’de yaklaşık 52 bin kişinin ölümüne sebep olan Kovid-19, bugüne kadar 2 milyondan fazla kişide görüldü.

İltimaslı bir şekilde Kovid-19 aşısı yapılması skandalı Arjantin’in yanı sıra Peru ve Ekvador’da da ortaya çıkmıştı. Ekvador’da Sağlık Bakanı, Peru’da ise hem sağlık bakanı hem de dışişleri bakanı istifa etmişti.

Peru’da aşı programı başlamadan aşı yaptıran Dışişleri Bakanı istifa etti

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan, mülteci kampındaki 13 Afgan’ı zorla bota bindirip Türkiye’ye geri itti

Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki 13 kişilik 3 Afgan aileyi koronavirüs testi yaptırılacağı bahanesiyle kaldıkları sığınmacı kampından alarak lastik botla zorla Türkiye’ye geri ittiği iddia edildi. Olayı Türk Dışişleri Bakanlığı da doğruladı.

BOLD – Ege’deki sığınmacı trafiğini takip eden Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu Aegean Boat Report, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişilik 3 Afgan ailenin, Yunan resmi görevliler tarafından Midilli adasında kaldıkları sığınmacı kampından Kovid-19 testi yaptırılacağı bahanesiyle alındığını belirtti.

Sivil toplum kuruluşu, ailelerin Yunan görevliler tarafından defalarca şiddete maruz bırakıldığını, üzerlerindeki eşyaların gasp edildiğini ve lastik bota bindirilerek Türkiye tarafına itildiklerini duyurdu. Aileler, zorla bindirildikleri lastik botta kendilerine can yeleği dahi giydirilmediğini iddia etti.

Zorla geri itilenler arasında 8 aylık, doğumu yaklaşmış hamile bir kadın ve 5 ve 2 yaşında 2 küçük çocuğun da bulunduğu kaydedildi.

Lastik botla geri itilen sığınmacı ailelerinin, Türk Sahil Güvenlik makamları tarafından tespit edildiği ve Ayvacık’tan karaya çıktığı dile getirildi.

Aegean Boat Report, ailenin Yunanistan’ın Midilli adasına 17 Şubat saat 19.00 sularında vardığını, ailelerin burada Yunan Göç Bakanlığı tarafından işletilen Megala Therma Karantina Kampı’na götürüldüğünü ve bir kamp görevlisinin ailelere Kovid-19 testi yapılması gerektiğini söylediğini aktardı.

Afgan aileler, Yunanistan’ın Midilli adasından geri itilme sırasında yaşadıkları bazı anları kaydetti (Kaynak: Aegean Boat Report tarafından EU Observer’a sağlanan fotoğraflar)

Karantina kampında bir konteyner içine alınan aileler, burada yüzleri maskeli görevliler tarafından dövülmeye başlandı. Ardından telefonları alınan aileler, sahildeki bir lastik bota bindirilerek Türkiye’ye geri itildi. Gruptaki bir kişinin telefonunu saklamayı başardığı ve yaşadıklarını kısmen kayda aldığı bildirildi.

Aegean Boat Report, Ege’de sığınmacı botlarını Türk tarafına geri ittiği defalarca belgelenen Yunan makamlarının, bu olayla ilk defa sığınmacıları kamptan alarak zorla Türkiye’ye yolladığının altı çizdi.

TÜRK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI DA DOĞRULADI

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “18 Şubat 2021’de yine Yunan güvenlik güçleri tarafından, Midilli Adası’ndaki mülteci kampından Kovid-19 testi gerekçesiyle çıkarılan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişilik Afgan sığınmacı grubu, darp edildikten, değerli eşyaları, paraları alındıktan sonra ülkemize geri itilmiştir.” bilgisi paylaşıldı.

Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında “Son 4 yılda 80 binden fazla sığınmacı ülkemize geri itilmiştir. Yunan hükümetini ve geri itmelere dahil olan tüm unsurları, uluslararası hukukun, AB hukukunun ve 18 Mart Mutabakatı’nın yasakladığı geri itmelere, insanlık onuruna aykırı muamelelere ve insan hakları ihlallerine son vermeye çağırıyoruz. AB’yi de AB hukukunu ve AB Temel Haklar Şartı’nı, insan onurunu esas alacak şekilde üye devletlerde uygulanmasını gözetmeye davet ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları: İran’ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0