Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

AB ve ABD, Kovid-19 salgınıyla mücadele için seyahat tedbirlerini sıkılaştırıyor

ABD Başkanı Joe Biden, Kovid-19 salgınıyla mücadele için ABD’ye seyahat edenlere negatif PCR testi ve karantina zorunluluğu getirdi. AB liderleri de yeni seyahat kısıtlamaları getirme konusunda uzlaşıya vardı.

BOLD – Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, yemin töreninin ardından görevindeki ilk günlerde Kovid-19 salgınına karşı uygulanacak politikalara odaklandı.

Göreve geldikten birkaç saat sonra Donald Trump dönemi politikalarının geri çevrilmesine yönelik 17 kararname imzalayan Biden, Kovid-19’la mücadele kapsamında hava yoluyla ABD’ye gelecek kişilerin karantinada kalması talimatını verdi.

Başkan Biden, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, virüsle mücadele stratejisini duyurdu ve bir dizi kararname ile başkanlık emrine imza attı. Biden, “Dün, federal binalarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğuna ilişkin bir kararname imzaladım. Bugün de eyaletlerarası yolculuklarda tren, uçak ve otobüslerde maske zorunluluğu getiren bir başka kararname imzalayacağım. Ayrıca ABD’ye yurt dışından uçan herkesten negatif test sonucu isteyeceğiz ve bu kişiler, ABD’ye geldiğinde karantinaya girecek.” ifadelerini kullandı.

“SAVAŞIN İÇİNDEYİZ”

ABD’de virüs nedeniyle ölenlerin sayısının 2. Dünya Savaşı’nda ölen Amerikalıların sayısını aştığını belirten Biden, “Bugün bir savaşın içindeyiz.” dedi. Biden, aşı ve test için gerekli ihtiyaçların karşılanması amacıyla kendisine özel sektörün üretimini yönlendirme hakkı veren “Savunma Üretim Yasası”nı harekete geçireceğini söyledi.

Biden’ın imzaladığı belgeler kapsamında aşı uygulamalarının ve testlerin hızlandırılması, tedaviye erişimin daha da hızlandırılıp kolaylaştırılması ve risk gruplarının koruma altına alınması yer alıyor.

Görevdeki ilk 100 gününde aşı olan kişi sayısını 100 milyona çıkarmayı hedefleyen Biden yönetimi, okulların güvenli şekilde yeniden açılması için de ilgili kurumlara gerekli testlerin sağlanması talimatı veriyor.

AB, ZARURİ OLMADIKÇA SEYAHAT YAPILMAMASINI İSTEDİ

Avrupa Birliği (AB) liderleri, koronavirüs salgını nedeniyle vatandaşlarından zaruri olmadıkça seyahat etmemelerini isterken, önümüzdeki günlerde yeni kısıtlamaların yürürlüğe sokulabileceği uyarısı yaptı.

AB liderleri, Perşembe gecesi yaklaşık dört saat süren zirve toplantısında pandemi nedeniyle alınabilecek yeni önlemleri ele aldı.

Zirvenin ardından bir açıklama yapan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Hem ülkelerin kendi içinde hem de diğer ülkelere zaruri olmayan nedenlerden dolayı yapılacak seyahatlerden güçlü bir şekilde vazgeçirmemiz gerekiyor” dedi.

 

 

 

 

 

AB Konseyi Başkanı Charles Michel de zorunlu olmayan seyahatlerin kısıtlanmasına ilişkin ek kısıtlayıcı önlemlere gerek duyulabileceğini ve bu konuyla ilgili değerlendirmelerin sürdüğünü belirtti.

AB liderleri zirve toplantısında, Schengen bölgesine dahil ülkeler arasındaki sınırların kapanmasını önlemek amacıyla test sayısının artırılması konusunda görüş birliğine vardı.

Von der Leyen, AB içerisinde Covid-19 vakalarının yoğun olduğu yerlerin “koyu kırmızı” bölge olarak tanımlanacağını ve buralardan gelecek olan kişilere test ile karantina zorunluluğunun getirilebileceğini belirtti.

Von der Leyen, “Koyu kırmızı bölge, virüsün çok hızlı bir şekilde bulaştığı yerleri tanımlayacak” dedi.

FRANSA’DAN SEYAHAT ÖNCESİ PCR TESTİ ZORUNLULUĞU

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirvede Pazar gününden itibaren diğer AB ülkeleri de dahil olmak üzere ülke dışından gelen herkes için seyahat öncesi PCR testi yaptırılmasının zorunlu hale getirileceği bilgisini verdi.

Macron, testin seyahatten en geç 72 saat önce yapılması gerektiğini belirtti. Macron, işi nedeniyle sınır geçen ve kara taşımacılığında çalışanların test zorunluluğundan muaf tutulacağını aktardı.

Diyaloğu yeterli bulmayan AB Türkiye’den somut adımlar istedi

Dünya

ABD’nin 180 kongre üyesi Erdoğan’ın insan hakları ihlalerine karşı harekete geçti

ABD Temsilciler Meclisi’nden 180 üye, Dışişleri Bakanı Antony Blinken’e bir mektup yazarak Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerine karşı hareke geçme çağrısında bulundu.

BOLD – ABD Kongresinin Temsilciler Meclisi üyesi yaklaşık 180 milletvekili Türkiye’de artan insan hakları ihlalleri yüzünden harekete geçti.

Üyeler, Dışişleri Bakanı Antony Blinken’e yazdıkları mektupta, ihlallere karşı hareke geçilmesi çağrısı yaptı.

İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİNE ZARAR VERİYOR

Mektupta Erdoğan yönetiminin insan hakları ihlallerinin yanı sıra, iki ülke ilişkilerine zarar verdiği, yargıyı zayıflattığı, muhalif siyasetçilerle gazetecileri hapse attığı ve ülkede demokratik gerilemeye neden olduğu da vurgulandı.

Türkiye’deki ifade özgürlüğüne ilişkin kaygıları da anlatan mektup hem Cumhuriyetçi hem Demokrat üyelerin imzalarını taşıyor.

Mektupta Erdoğan yönetiminin 2016’dan bu yana 80 binden fazla Türk vatandaşının tutuklattığı, bin 500 den fazla sivil toplum kuruluşunu da kapattığı belirtildi.

DAVALARI YAKINDAN TAKİP ETME ÇAĞRISI

ABD’li vekiller temelsiz iddialarla tutuklanan kişiler arasında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından istihdam edilen üç Türk personelin de olduğunu hatırlattı. Üyeler, Biden yönetimine bu isimlerin serbest kalması için davaları yakından takip etme çağrısı yaptı.

ABD Senatosu’nun 54 üyesi de 10 Şubat’ta ABD Başkanı Joe Biden’e mektup yazarak benzer taleplerde bulundu.

Erdoğan, görüşemediği Biden’e medya üzerinden mesaj gönderdi

 

Okumaya devam et

Dünya

BM’den Yemen için acil yardım çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM), iç savaşla boğuşan Yemen’de kıtlığa karşı 3,85 milyar dolar acil yardıma ihtiyaç olduğunu açıkladı. BM, ülkede 5 yaş altındaki 400 bin çocuğun açlıktan ölmek üzere olduğuna dikkati çekti.

BOLD – Birleşmiş Milletler, Yemen’de açlık tehlikesine karşı acil insani yardımlar için 3 milyar 850 milyon dolarlık bağış çağrısında bulundu.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Yemen’de pek çok insan için yaşamın katlanılamaz durumda olduğunu belirterek Yemen’de çocuk olmanın ise özel bir cehennem anlamına geldiğini söyledi. Savaşın bir nesli yuttuğu uyarısı yapan Guterres, “Buna son vermeliyiz. Bu, Yemen’den geri çekilme zamanı değil” diye konuştu.

İsveç ve İsviçre’nin ev sahipliğinde bugün sanal ortamda düzenlenen bağış konferansına, aralarında zengin Körfez ülkelerinin de bulunduğu 100’ü aşkın ülke ve kuruluş katılıyor. Konferansta, Birleşik Arap Emirlikleri 230 milyon dolarlık yardım taahhüdünde bulundu.

BM İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi (OCHA), ülkede büyük çapta bir kıtlığı engelleyebilmek için bu yıl 3,85 milyon dolara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. OCHA, geçen yıl koronavirüs salgınının da etkisiyle sadece 1,9 milyar dolarlık yardım toplanabildiğine dikkat çekti. 2020’de pek çok insani yardım programı kaynaksızlık nedeniyle faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmıştı.

24 MİLYON KİŞİ YARDIMA MUHTAÇ

İç savaş koşullarında yaşam mücadelesi veren 29 milyon nüfuslu ülkede BM verilerine göre 24 milyon kişi insani yardıma muhtaç durumda. 16 milyon Yemenli’nin bu yıl açlıkla karşı karşıya kalacağı, 50 bin kişinin halihazırda kıtlık koşullarında ölüme karşı mücadele verdiği belirtiliyor.

Akut yetersiz beslenmeden muzdarip çocuk sayısının 2,3 milyon ile rekor seviyeye tırmandığı, 5 yaş altındaki yaklaşık 400 bin çocuğun acil gıda yardımı yapılmaması durumunda ölme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu belirtildi.

2015 yılında iç savaşa sürüklenen Yemen’de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon Yemen hükümetini, İran ise Husileri destekliyor. BM Yemen’deki durumu ‘dünyanın en kötü insani krizi’ diye nitelendirmişti.

YARIM KURULUŞLARINDAN UYARI

Uluslararası faaliyet gösteren 12 yardım kuruluşu Cuma günü yaptıkları ortak açıklamada kaynak aktarımındaki kesintilerin sürmesi durumunda Yemen’i bir felaketin beklediği uyarısında bulundu.

Açıklamada, kapsamlı kesintilerin ülkede çekilen acıyı daha da derinleştirdiği belirtilerek üç milyonu çocuk olmak üzere altı milyon kişinin koronavirüs salgını döneminde temiz suya ve tıbbi hizmetlere erişiminin olmadığı vurgulandı.

ABD’deki Halkbank davasının olası sonuçları: Türkiye kriz yıllarına dönebilir

Okumaya devam et

Dünya

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’ye yolsuzluktan 3 yıl hapis

Fransa Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, hakkındaki ‘yolsuzluk’ ve ‘nüfuzu kötüye kullanma’ suçlarından yargılandığı davada iki yıllı tecilli üç yıl hapis cezasına çarptırıldı.

BOLD – Fransa Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin ‘yolsuzluk’ ve ‘nüfuzu kötüye kullanma’ suçlarıyla yargılandığı davada karar çıktı. Paris Adalet Sarayı’ndan yapılan açıklamada Sarkozy’nin iki yılı tecilli olmak üzere üç yıl hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.

Hakim, Sarkozy’nin bir yılı, evinde, elektronik bileklikle geçirmesine karar verdi.

2007-2012 yılları arasında Fransa’da cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Sarkozy, hakkındaki suçlamaları reddetmiş ve mali soruşturmaları yürüten savcıların ‘cadı avının kurbanı’ olduğunu söylemişti.

Sarkozy’nin kararı temyize götürmek için on gün süresi bulunuyor. Sarkozy, ülkenin eski cumhurbaşkanlarından Jacques Chirac’ın ardından yolsuzluk nedeniyle yargılanan ikinci cumhurbaşkanı oldu.

SARKOZY NEYLE SUÇLANIYOR?

Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, nüfuzunu kullanarak, hakkındaki Bettencourt yolsuzluk davası sırasında, avukatı Thierry Herzog aracılığıyla, yargıtay hakimi Gilbert Azibert’ten,2014 yılında davayla ilgili gizli bilgileri almak ve bunun karşılığında da Azibert’e Monaco Prensliği’nde istediği göreve getirilmesini teklif etmekle suçlanıyor.

Davalı Sarkozy, avukatı Thierry Herzog ve yargıtay hakimi Gibert Azibert, karar duruşmasında hazır bulundu. Mahkeme heyeti, Sarkozy, avukatı Herzog ve hakim Azibert’i ‘mesleki gizliliği ihlal etmek ve pasif yolsuzluktan’ suçlu buldu.

İddialar, soruşturma hakimlerinin, Bettencourt davası sırasında Sarkozy ve avukatı Herzog’un telefonlarını dinlemesiyle ortaya çıkmıştı.

SARKOZY HAKKINDA 2 AYRI DAVA DEVAM EDİYOR

Sarkozy hakkında 15 gün sonra, seçim kampanyasında yolsuzluk yaptığı iddiasıyla açılan ve Bygmalion adı verilen yeni bir yolsuzluk davası başlıyor.

Eski Cumhurbaşkanı, ayrıca eski Libya lideri Muammer Kaddafi’den, seçim kampanyası sırasında, çantalar içinde nakit ve yasadışı yardım aldığı iddialarıyla ayrı bir davadan da yargılanacak.

ABD’deki Halkbank davasının olası sonuçları: Türkiye kriz yıllarına dönebilir

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0