Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a “Tek adamcağız” cevabı: Millet Saray Sosyetesi’nden kurtulacak

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu kendisine “Tek adamcağız” diyen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Saray Sosyetesi” diyerek tepki gösterdi. Erdoğan’ın “tek adamlık” konusunda kendine yol arkadaşı aradığını söyleyen Kılıçdaroğlu “Adamcağız diyerek beni aklınca küçümsüyor” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında ‘tek adam’ polemiği yaşanıyor. Kendisine “Tek adamcağız” diyen Erdoğan’a cevap veren CHP lideri, “Bu söylemler zavallılığın ve korkusunun eseridir” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ın, “Şu anda CHP’de tek adamcağız siyaseti işliyor. Esasen Türkiye’de CHP’ye ait bir siyaset yoktur. Hatta CHP diye bir parti olup olmadığı tartışmalıdır” sözlerine tepki gösterdi.

Cumhuriyet’e konuşan Kılıçdaroğlu, “Sayın Erdoğan ‘tek adamlık’ konusunda kendisine yol arkadaşı arıyor. Bunu yaparken de beni bu kez ‘Bay Kemal’ üzerinden değil, ‘Adamcağız’ diyerek aklınca küçümsüyor. Kendi ‘havuz medyası’ da beni ‘Çöpçüler Kralı’ olarak tanımlamıştı. Bu söylemler zavallılığın ve korkunun eseridir” dedi.

“SARAY SOSYETESİ”

Erdoğan’ın bu sözlerinin, sorunlar karşısında çaresiz kaldığının ve çözüm üretemediğinin göstergesi olarak yorumlayan Kılıçdaroğlu, “Çünkü Erdoğan şunu görüyor: Sorunları gören, anlayan ve bu sorunlara çözüm üreten biziz. Onun yarattığı buhranın bütün mağdurları ile görüşen biziz. Emeklilerle, esnafla, öğrencilerle, ev emekçisi kadınlarla, asgari ücretlilerle, işsizlerle, EYT’lilerle, apartman görevlileriyle, sokak satıcıları ve sanatçılarla bir araya gelen, onları dinleyen benim. Bunu yaptığım için rahatsızlık duyuyor, bunu da biliyorum. O ise Saray’ında, milletten kopuk bir yaşam sürüyor. Şunu da söyleyeyim gece rüyalarında da ‘Kılıçdaroğlu kâbusu’ görüyor. Asabiyetinin nedeni bu. ‘Bağırıp çağırırsam, davalar açarsam bu kâbustan kurtulurum’ sanıyor. Ama kurtulamaz. Çünkü beni susturamaz. Yapılacak ilk seçimde, Allah’ın izni, milletin desteğiyle o makamdan ayrılacak. Millet, Saray sosyetesinden de kurtulacak. O güne kadar, kâbusları da sürecek” diye konuştu.

Politika

Erdoğan’ın ‘inadına’ dediği Kanal İstanbul’un getireceği felaketler

Ekonomiye sağlayacağı katma değeri tartışma konusu olan, ‘susuzluk’ başta olmak üzere bir çok felakete kapı aralayacağı bilim insanları tarafından defalarca dile getirilen Kanal İstanbul için Erdoğan bir kez daha “İnadına yapacağız” dedi. İşte Kanal İstanbul projesi hakkında uzman görüşleri…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul 7. Olağan İl Kongresi’nde konuştu.

Gezi eylemlerini hedef alan Erdoğan konuyu Kanal İstanbul’a getirdi. Projeyi nihayete erdireceklerini söyleyen Erdoğan: “Engellemeye çalışıyorlar ya, şimdi tüm teknik çalışmalar tamamlandı. İnadına yapacağız buna da alışacaklar” diye konuştu.

İBB PROTOKOLDEN ÇEKİLDİ

Kanal İstanbul projesi muhalefetle iktidar arasında en derin görüş ayrılıklarının bulunduğu konu başlığı.
23 Haziran 2019 tarihinde Yenilenen İstanbul Seçimi sonrası başkanlık koltuğuna oturan CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu projeyi iptal ettirmek için çalışacaklarını söyledi. İmamoğlu, eski yönetimin Kanal İstanbul projesi için 2018 yılında Ulaştırma Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile imzaladığı işbirliği protokolünden çekileceğini de duyurdu.

İHANET VE CİNAYET PROJESİ

İmamoğlu, projeyi “cinayet projesi” olarak nitelendirerek “Bütün bunlara 16 milyon insan adına karşı çıkacağız” ifadesini kullandı.

Projenin hem İstanbul’un güvenliği hem de Trakya’nın savunması için stratejik bir ihanet projesi olduğunu söyleyen İmamoğlu: “Hakikaten bizden bu projeye ‘Evet’ dememizi, milyonlarca insanımızın canını tehlikeye atmamızı nasıl bizden bekliyorsunuz?” diye konuştu.

İMAMOĞLU’NA SORUŞTURMA

İmamoğlu’nun çağrısıyla binlerce İstanbullu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine akın ederek projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna itiraz etti.

Geçen Kasım ayında Kanal İstanbul projesine karşı çıkan İmamoğlu’na “İdarenin bütünlüğü ilkesine ve devlet politikasına kamu kaynağı kullanılarak muhalefet” suçlamalarıyla soruşturma açıldı.

Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik tartışmalar sürüyor. AFAD proje nedeniyle “deprem riski yok” açıklaması yaptı. Uzmanlarsa, susuzluktan, geçim kaynakları ve canlı türlerinin yok olmasına kadar birçok riski sıralıyor.

EN BÜYÜK FELAKET SUSUZLUK OLACAK

Kanal İstanbul’un kente getireceği en büyük felaketin ‘susuzluk’ olacağını dile getiren İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, büyük çoğunluğu kentin kuzeyinde yer alan kumul alanları, muhafaza ormanları, akarsuları, meralar ve tarım alanları gibi doğal açıdan oldukça önemli olan ve yüzlerce bitki ve hayvana ev sahipliği yapan ekosistemlerin de proje nedeniyle zarar göreceğini belirtti.

EKONOMİYE KATMA DEĞER SAĞLAMAZ

İstanbul Boğazında hizmet açığının bulunmadığını söyleyen ekonomist Mustafa Sönmez de , Kanal İstanbul’un ekonomik rasyonalitesi olan bir proje olmadığını savundu. Sönmez, Kanal İstanbul’un gemi geçişlerine imkan tanıyacak bir proje olarak sunulması durumunda ise zaten İstanbul Boğazı’nın yeterli durumda olduğunu belirtti.

AFAD: DEPREME ETKİSİ YOK

Projenin depremle ilişkilendirilmesi iddialarına ilişkin 2019 yılında bir açıklama yapan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kanal İstanbul ve deprem ilişkisine atfedilen deprem tehlike ve risklerinin gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Erdoğan’ın partililerle toplu ‘Rabia’ seansı meşhur Nazi üçlemesini anımsattı

Okumaya devam et

Politika

Erken seçim düğümü Erdoğan’ın elinde

İktidarın tüm inkarına karşın muhalefet, haziran ayında baskın bir erken seçim yapılacağı konusunda ısrarlı. Muhalefet, yeterli milletvekili olmadığı için erken seçim kararını alamıyor. Tek seçenek, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın erken seçim kararı alması.

BOLD – Muhalefet başta ekonomi olmak üzere, yaşanan problemleri gerekçe gösterip erken seçimde ısrar ediyor. Son aylarda artan erken seçim talepleri için önümüzdeki haziran ayı işaret ediliyor. Mevcut vekil dağılımı ile muhalefetin erken seçimi talebini hayata geçirme şansı yok. Peki erken seçim kararı nasıl alınır?

360 MİLLETVEKİLİ OYUNA İHTİYAÇ VAR

5 yıl süre için seçilen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ve milletvekillerinin görev süreleri 2023 yılının haziran ayında sona erecek. Ancak TBMM’nin salt çoğunluğu veya cumhurbaşkanı kararı ile erken seçime gidilebiliyor. TBMM’nin erken seçim kararı alabilmesi için 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var. 247 oyu bulunan muhalefetin bu sayıya ulaşabilmesi zor görünüyor.

ERKEN SEÇİM KARARINI ERDOĞAN ALABİLİR

Yeni sisteme göre Cumhurbaşkanı da erken seçime gidilmesi konusunda karar alabiliyor. TBMM’nin bu sandalye yapısıyla, ülkeyi erken seçime AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında kimse götüremiyor. Erdoğan’ın seçim kararı alması halinde ise hükumet ve muhalefet Meclis’te ortak bir erken seçim kararı alabilir.

YSK İÇİN 60 GÜN YETERLİ

Meclis veya Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı alması halinde YSK 60 gün sonraki ilk pazar günü seçim yapabiliyor. Seçimlerin muhalefetin talep ettiği gibi haziran ayı içerisinde yapılabilmesi için en geç nisan ayı içerisinde erken seçim kararı alınması gerekiyor. 2018 yılında da Nisan ayında erken seçim için karar alınmış, 24 Haziran’da ülke seçime gitmişti.

ÖNCE YALANLADILAR, SONRA KARAR ALDILAR

2019 yılı Kasım ayında yapılması gereken seçimler, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin seçim çağrısı sonrası 2018 Haziran ayında yapılmıştı. 2018 Nisan ayı başında erken seçim iddialarını kesin dille yalanlayan Bahçeli ve Erdoğan, Bahçeli’nin 17 Nisan günü “Türkiye’nin bu ağırlığın altında daha fazla kalması, 3 Kasım 2019’a kadar sabırla dayanması mümkün değildir. Bugünkü şartlar altında 3 Kasım’a kadar ulaşması istikrar ve dengeyle ulaşması zorlaşmaktadır. 26 Ağustos 2018 günü seçim yapılmalıdır” açıklamasından bir gün sonra Erdoğan erken seçimlerin 24 Haziran günü yapılacağını açıklamıştı.

 

 

Okumaya devam et

Politika

Hulusi Akar 16 şehit verilen Gara operasyonunu başarılı buldu

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, eleştirilerin hedefindeki Gara operasyonunu savundu. Akar, 13 rehinenin ve 3 askerin şehit düştüğü operasyonun başarılı olduğunu söyledi. Muhalefetin eleştirilerini ise ‘olayları başka yerlere taşımak’ olarak yorumladı.

BOLD – Türkiye günlerdir Gara operasyonunu ve başarısızlığı tartışırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan tartışmalı bir çıkış geldi. Akar 13 rehine ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu askerin şehit düştüğü operasyon için “başarılı” dedi.

AKAR: ASIL GÖRÜLMESİ GEREKEN PKK’NIN ALÇAK YÜZÜ

Bakan Akar, Mecliste gazetecilerin sorularına cevap verdi. Operasyonun başarılı olduğunu ve personelin emirleri yerine getirdiğini ileri süren Akar “Personel verilen görevi gayet başarılı bir şekilde yerine getirdi. Orada görülmesi gereken PKK’nin alçak ve hain yüzü” dedi.

AKAR ELEŞTİRİLERİ YERSİZ BULDU

Akar, muhalefetin sert eleştirilerini ise “olayları başka yerlere taşımak, götürmek” olarak yorumladı. Akar “PKK, büyük bir gaddarlıkla, alçaklıkla masum 13 insanımızı, kardeşimizi, evladımızı şehit etti. Bunun bir kere görülmesi lazım. PKK’nın bu hain yüzü görülmeden olayları başka yerlere taşımak, götürmek gerçekten tartışmayı çok yanlış yerlere götürür. Buradaki faaliyet oradaki silahlı kuvvetlerimizin personeli verilen görevleri başarılı bir şekilde yerine getirdiler. Hava kuvvetleri, kara kuvvetleri, özel kuvvetler gerekli görevleri yaptılar. Burada asıl görülmesi gereken husus, işin özü PKK’nın alçak yüzü” dedi.

Akar operasyonun başarılı olduğunu iddiasını ise “PKK kaçacak delik kalmadığını, büyük bir panik içinde olduğunu, özellikle sözde PKK’nın başlarının bunu çok iyi anladığını, 2 gece aynı yerde yatmadığını hepimiz biliyoruz, görüyoruz” sözleriyle sürdürdü.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0