Connect with us

Gündem

Türkiye’de aşının projesi çok kendisi yok

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin en çok aşı projesi üreten 3. ülke olduğunu ifade etti. Türkiye’de başlangıç aşamasında 17 yerli ve mili aşı projesi bulunurken, bunlardan sadece biri Faz-1 aşamasını geçebildi.

BOLD – Koronavirüs verilerinin şeffaflığı konusunda eleştirilen Türkiye, Kovid-19 aşılama konusunda da geç kaldı. Birçok ülke haftalar öncesinden aşılamaya başlarken, Türkiye Çin’den aldığı ve yaygın kullanım onayı almamış aşıyı uygulamaya bu ayın ortasında başlayabildi. Bu tabloya karşın AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, en çok aşı projesi olan 3. ülke olmakla övündü.

“EN ÇOK AŞI PROJESİ ÜRETEN 3. ÜLKEYİZ”

Türkiye’nin en çok yerli aşı projesi yürüten üçüncü ülke konumunda olduğunu söyleyen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Amerika ve Çin’den sonra Kovid-19 konusunda en çok aşı projesi yürüten 3’üncü ülke durumundayız” dedi. Türkiye genelinde 436 araştırmacının, aşı ve ilaç geliştirme odaklı 17 proje yürüttüğünü belirten Erdoğan, üç aşı adayının faz çalışmalarına başlama arifesinde olduğunu iddia etti.

17 YERLİ VE MİLLİ AŞIDAN SADECE BİRİ FAZ-1’İ GEÇTİ

Türkiye’de Kovid-19 ile mücadele kapsamında 17 yerli aşı çalışması bulunuyor. Bunlardan Erciyes Üniversitesi’nin yürüttüğü aşı, Faz-2 aşamasına geçiş için gönüllü arıyor. Bu aşının Faz-3 çalışmalarına iki ay içerisinde geçilmesi hedefleniyor. Ayrıca 3 inaktif aşı çalışması Faz-1 insan deneyleri aşamasında bulunuyor. Diğer yerli aşı çalışmaları ise klinik ve klinik öncesi safhada bulunuyor. Ancak Faz-3 aşaması sonrası güvenilirliği ve etkililiği belirlenip onay alan aşı kullanılmaya başlanıyor.

TÜRKİYE RUSYA’NIN AŞISINI ÜRETECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan yerli aşı üretimine dikkat çekerken, Türkiye aşı konusunda dünyanın aksine Rusya ve Çin’i tercih etti. Onay almayan Çin aşısının Türkiye’de sağlıkçılar ve yaşlılara uygulanmasına başlanırken, Rusya’nın Kovid-19 aşısı Sputnik V de Türkiye’de üretilecek. Üretim için gerekli teknoloji transferi de başladı.

DÜNYANIN TERCİHİ PFİZER VE MODERNA

Dünyanın tercih ettiği aşılar ise Pfizer ve Moderna’nın aşıları. ABD’li ilaç firması Pfizer ile Alman BioNTech‘in geliştirdiği aşı yüzde 95 oranında etkili. Bu yıl sonuna kadar 1.3 milyar doz üretilmesi hedefleniyor. Amerikalı Moderna firmasının geliştirdiği aşı ise yüzde 94.1 oranında etkili bir koronavirüs aşısı. Türkiye’nin tercih ettiği ve Çinli Sinovac firmasının geliştirdiği aşının etkinlik oranı Brezilya’da yüzde 50, Türkiye’de ise yüzde 91 olarak açıklandı. Çinli firma 600 milyon doz aşı üretecek.

ETKİSİZ AŞIYA FAHİŞ FİYAT

Türkiye, etkisi yüzde 50 olan ve Çin’de de onay almayan CoronaVac için 50 milyon doz sipariş verdi. Bu aşılardan 9.5 milyon dozu Türkiye’ye geldi. BioNtech’ten ise şimdilik sadece 1 milyon doz aşı alınacak. Pfizer’in aşısı 19.5 dolardan alınırken, Çin’in Filipinler’e 13.5 dolardan sattığı aşı için Türkiye’nin 60 dolar ödemesi dikkat çekti. Şubat ayı sonuna kadar Çin’den toplam 50 milyon doz aşının Türkiye’ye getirilmesi hedefleniyor.

AŞI KAMPANYASINI LİDERLER BAŞLATTI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşı olmasıyla başlayan aşılama kampanyası kapsamında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, AKP Genel Merkez yöneticileri, AKP il yöneticileri, bazı sanatçılar, sağlık çalışanları, 75 yaş üstü çok sayıda yaşlı aşı oldu. 14 Ocak’ta başlayan aşılama kampanyasında toplam 1 milyon 697 bin 272 kişi aşı yaptırdı.

KOVİD-19 KONUSUNDA TÜRKİYE SINIFTA KALDI

200’den fazla ülke ve 2 bin 200’den fazla bölgede Kovid-19 verileri toplayan İngiltere merkezli bağımsız analiz şirketi TotalAnalysis’in hazırladığı “Kovid Veri Şeffaflık Endeksi”ne göre Türkiye, 100 ülke arasında 97’nci oldu. Endekse göre Türkiye veri şeffaflığında sadece Sırbistan, Türkmenistan ve Kuzey Kore’yi geçebildi.

Z Kuşağı SSK’dan çok ellerinden alınan özgürlükleriyle ilgileniyor

Gündem

Müebbet hapis cezası alan askeri öğrencilere tahliye

15 Temmuz’da tutuklanarak cezaevine gönderilen ve yargılama sürecinde müebbet hapis cezası alan FSM davası sanıkları askeri öğrenciler için Yargıtay’dan sevindirici haber geldi.

BOLD – 15 Temmuz’a ilişkin Fatih Sultan Mehmet Köprüsü davasında müebbet hapis cezası alan askeri öğrencilerin bir kısmı, Yargıtay’ın ‘bozma’ kararı sonrası tahliye edildi.

Yaklaşık 6 yıldır tutuklu olan öğrenciler yeniden yargılanacak..

Askeri Öğrenci Komitesi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “FSM davasındaki bir kısım arkadaşlarımız hakkında tahliye kararı verildi. Detaylar geliyor… Bir gün tüm arkadaşlarımızı alacağız oradan, çünkü masumuz..!” denildi.

15 Temmuz ve SADAT düğümü çözülüyor

Okumaya Devam Et

Gündem

15 Temmuz ve SADAT düğümü çözülüyor

Aradan geçen 6 yıl sonra 15 Temmuz’un aydınlanmasına dair umut ışıkları belirmeye başladı. Kritik isimlerin o geceye dair bildiklerini yeni yeni dile getirmeye başlaması, karanlık geceye ait cevaplanması gereken başka soruları da beraberinde getiriyor.

BOLD – CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun SADAT’ın kapısına dayanması korku duvarlarını yıktı. Bazı önemli isimler 15 Temmuz ile ilgili bildiklerini anlatırken, gazeteciler de karanlıkta kalan noktaları gündeme taşıyor.

Erdoğan’ın bir dönem başdanışmanlığını da yapan Adnan Tanrıverdi’nin kurduğu SADAT ile 15 Temmuz arasındaki ilişki yıllardır dillendiriliyor.

Ruhat Mengi’ye konuşan Ümit Özdağ, Adnan Tanrıverdi’nin bir uçak seyahatinde kendisine “15 Temmuz öncesi sivillere eğitim verdik” dediğini aktardı.

Ümit Özdağ’ın ifşasıyla ortaya çıkan yeni soruları Fikret Bila Halktv’de dile getirdi.

O geceye ilişkin SADAT ile ilgili aydınlanmamış birçok karanlık nokta olduğuna dikkat çeken Bila, “O gece Genelkurmay’a giren siviller SADAT’ın eğittiği kişiler miydi? Köprüde sivillere ateş açanlardan bahsettiler kim? Bu hazırlık biliniyor idiyse Erdoğan’ın ‘Darbeyi eniştemden öğrendim’ açıklamasını nereye koyacağız?” dedi.

‘Kara Efe’sini kaybetti kızı için yaşıyor: Zekiye Ataç’ın kapısına yine polis dayandı

Okumaya Devam Et

Gündem

Suriye’ye yeni harekat MGK bildirisinde

Erdoğan’ın son kabine toplantısı sonrası sinyallerini verdiği, Suriye tarafından tepkiyle karşılan yeni harekat Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde de yer aldı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son kabine toplantısı sonrası Suriye’ye yönelik yeni bir harekatın sinyalini verdi.

Suriye tarafından ise “Türkiye’nin topraklarımızda yapacağı herhangi bir askeri operasyon savaş suçuna denktir” açıklaması geldi.

ABD de bölgede istikrarı bozacağı gerekçesiyle yeni harekata sıcak bakmıyor.

MGK BİLDİRİSİNDE YENİ HAREKAT VURGUSU

Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan MGK toplantısının ardından bildiri yayımlandı.

Bildiride, milli birlik ve beraberlik ile bekaya yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı, yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla icra edilen operasyonlar hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu ve ilave tedbirlerin görüşüldüğü ifade edildi.

MGK Bildirisinde şunlar kaydedildi: “Güney sınırlarımızın terör tehdidinden arındırılması için halihazırda icra edilen ve edilecek harekatların komşularımızın toprak bütünlüğü ve egemenliğini hiçbir surette hedef almadığı, milli güvenlik ihtiyaçlarımızın gereği olduğu belirtilmiş, bu harekatların, komşularımızın da huzur ve güvenliğine ciddi katkı sağlayacağının altı çizilmiştir. Mensubu olduğu uluslararası kuruluşlarda ve ittifaklardaki yükümlülüklerinin gereğini her daim müttefiklik ruhu ve hukuku ile ahde vefa ilkesine uygun bir şekilde yerine getiren Türkiye’nin, aynı sorumluluk ve samimiyeti müttefiklerinden de beklediği vurgulanmış, bilhassa insanlığın ortak düşmanı olan terörizme destek vererek ve himaye ederek uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ülkelere, bu tutum ve davranışlarına son verme ve Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini dikkate alma çağrısında bulunulmuştur.”

UKRAYNA İLE RUSYA SAVAŞI

Ukrayna ile Rusya Federasyonu arasındaki savaşın durdurulması ve barışçıl çözüme giden yolun açılması için vakit kaybetmeksizin kapsamlı ateşkes ilan edilmesi gerektiği vurgulanan bildiride, Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü çerçevesinde ulaşılacak bir çözümün, bölgede kalıcı barışın tesisine esas teşkil edeceği belirtildi.

MGK Bildirisinde, “Uluslararası hukuku ve taraf olduğu antlaşmaları ihlal eden Yunanistan’ın Ege Denizi’nde tedricen artan kışkırtıcı eylemleri ve iş birliği anlayışı ile hareket edilmesi gereken ittifakları istismar etmeye yönelik gayretleri ele alınmış, milletimizin hak ve menfaatlerinin korunması hususundaki kararlı tutumumuzun tavizsiz bir şekilde sürdürüleceği vurgulanmıştır.” ifadesi kullanıldı.

Son dönemde bazı ülkelerde İslam düşmanlığının yeniden yükselişe geçmesinden duyulan endişenin de belirtildiği bildiride, “İlgili ülkelere, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına ve vatandaşlarımızın fiili saldırılarla hedef alınmasına varan kışkırtıcı eylemlerin görmezden gelinmemesi ve engellenmesi hususundaki sorumlulukları hatırlatılmıştır.” ifadelerine yer verildi.

MGK Bildirisinde, Libya’da sağlanan istikrar ile ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının ve yeni çatışmalara yol açabilecek adımlardan kaçınılmasının öneminin vurgulandığı, halkın beklentileriyle uyumlu şekilde, milli uzlaşı temelinde adil, hür ve muteber seçimlerin tüm Libya sathında düzenlenmesine duyulan ihtiyacın teyit edildiği de aktarıldı.

Asker köşe sıkışan Erdoğan için mi Suriye’ye gönderiliyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar