Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

15 ay hapis yatan bürokrat Servet Erdil: “Nezaretteki işkence çığlıklarını unutamıyorum”

Ailesiyle birlikte Hollanda’ya göç etmek zorunda kalan KHK’lı bürokrat Servet Erdil, gözaltındayken işkencelere tanık olduğunu ve cezaevinde çıplak aramaya maruz kaldığını söyledi.

BOLD – Adalet Bakanlığı’nda uzman olarak görev yaparken ihraç edilen ve 15 ay Sincan Cezaevinde hapis yatan Servet Erdil, gözaltı ve tutukluk sürecinde yaşadığı ve tanık olduğu hak ihlallerini anlattı.

Aralık 2016’da Ankara’daki evinde gözaltına alınan ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Şubesi’nde 10 gün nezarette tutulan Erdil, “Gözaltındaki koşullar son derece kötüydü. Çok küçük bir odada 15 metrekarelik bir odada 18 kişi kaldık. 19. kişi odaya sığamadığı için koridorda kalmak zorunda kaldı. Bir su şişesi bize yastık olmuştu. Ağır bir travma idi. Bunu atlatmamız zordu. Aslında bunları unutabilirim belki bir zaman, ama o nezarethanede işkence çığlıklarını hala unutamıyorum.” dedi.

“İNLEME SESLERİ GELİYORDU”

TRT’de ve Diyanet’te görev yapan iki kişiye ciddi işkence yapıldığını belirten Erdil, “Nezarethane koridorlarından çok şiddetli işkence ve inleme sesleri geliyordu. Bizim bu çığlıklar karşısında ciğerlerimiz parçalanıyordu. Bizler aynı zamanda korkuyu yaşıyorduk. Gerçekten kolay bir hadise değildi. Orada iki polis sizin kolunuza girerek sabah akşam işkence yapacak korkusu beklemek ve yapabilirlerdi bunu. Yaşamak o ortamda çok zordu.” ifadelerini kullandı.

“YENİ DOĞUM YAPMIŞ BİR KADINA 10 GÜN ÇOCUĞUNU GÖSTERMEDİLER”

TR724′ten Basri Doğan’a konuşan Erdil, nezarette yeni doğum yapmış bir kadın olduğunu ve 10 gün boyunca anneye evladını göstermediklerini söyledi. Erdil şöyle devam etti: “Her gün su matarasına sütünü sağarak bebeğine veriyordu. Hatta koridordan geçerken bayıldığı bile oldu, yere düştü kafasını çarptı. O koridordan geçerken, koridorda nöbet tutardık, Onun düşmemesi bir zarar görmemesi için. O yönü ile çok ağır travmalar geçirildi. Polisin muamelesi çok sertti. Bize itirafçı olmamızı pişmanlıktan faydalanmamızı, pişman olursak buradan çıkabileceğimizi telkin ediyorlardı.”

“SİNCAN’DA ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ KALDIK, 70 KİŞİYİ BALIK İSTİFİ GİBİ DİZDİLER”

Tutuklanmalarının ardından Ankara’daki Sincan Cezaevi’ne getirildiklerini, 70 kişi kadar olduklarını ve herkesi bir odaya soktuklarını söyleyen Erdil, insan onurunu hiçe sayan muamelelere maruz kaldıklarını ifade etti:

“25 metrekarelik bir odada 70 kişi kaldık. Hepimiz balık istifi gibi sadece ayağımızın üzerinde duracağımız şekilde kaldık. Bir gün bu şekilde bekletildik. O gece büyük bir işkenceydi. Oda çok havasızdı, kıpırdayacak bir alan yoktu. Ertesi gün özellikle sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gündeme taşıdığı ve hükümetin bunu çok alaycı bir şekilde reddettiği çıplak aramaya maruz kaldık. Cezaevlerinde çıplak arama yok diyenler yalan söylüyorlar. Çıplak arama yok diyenlerin yolu cezaevine hiç düşmemiştir. Bunların Türkiye gerçeklerinden hiç haberleri yok. Cezaevine girmeden önce benim de tüm elbiselerim çıkartılarak çıplak aramaya maruz bırakıldım. Üzerime bir önlük giydirildi. Vücudum dışardan görülerek Sincan Cezaevi’ne giriş yapmış oldum. O benim hayatımda gerçekten, iffetinizi insanlık onurunuzu hiçe sayan, ayaklar altına alan bir tablo ile karşı karşıya bırakmıştı.”

Servet Erdil ve ailesi artık Hollanda’da yaşıyor.

Servet Erdil röportajının tamamı:

Kanser hastası Veysel Alıcı 4 gündür gözaltında

Gündem

Türkiye’de koronavirüs: 10 saniyede kontrolsüz normalleşme

Türk Tabipleri Birliği, 1 milyon kişide günlük vaka sayısının son 3 aydaki değişimini grafik haline getirdi. Salgının Türkiye’de ne denli hızlı büyüdüğü gözler önüne serildi.

BOLD – Mart ayı başında adım atılan ‘kademeli normalleşme’ uygulaması, Türkiye’ye vaka patlaması olarak geri döndü. Şubat ayı sonlarına doğru günlük 5 binler civarına kadar düşen vaka sayıları mevcut durumda 55-60 binin üzerinde seyrediyor. İktidar ise olan bitene karşı bazı ‘önlemler’ açıklarken uzmanlar bu önlemlerin de yetmeyeceği görüşünde.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) de vaka sayısında son haftalarda yaşanan büyük artışı ortaya koyan bir grafik yayınladı. TTB yönetimi, resmi Twitter hesabından paylaşılan, son 3 aydaki “1 milyon kişide günlük vaka sayısı” grafiği’ne şu notu düştü: “10 saniyede ‘kontrolsüz normalleşememe’nin özeti!”

Okumaya devam et

Gündem

Evi 111 kez basılan 90 yaşındaki Ebubekir Yağarcık: Devlete hakkımı helal etmeyeceğim

Köy boşaltmaları sonucu 90’lı yıllarda Şırnak Cizre’ye yerleşen 90 yaşındaki Ebubekir Yağarcık’ın evi farklı gerekçelerle tam 111 kez basıldı. Gözaltı ve cezaevinde işkence gören Yağarcık, “Devlete hakkımı helal etmeyeceğim” dedi.

BOLD – Köy boşaltmaları sonucu 1990’lı yıllarda Şırnak’ın Cizre ilçesine bağlı Rubar köyünden ilçe merkezine yerleşme zorunda kalan Ebubekir Yağarcık’ın (90) evi polis tarafından bugüne kadar farklı gerekçelerle tam 111 kez basıldı. Baskılardan kaynaklı ikametini sık sık değiştirmek zorunda kalan Yağarcık ailesi, her baskında tüm eşyaları dağıtıldı, kapı ve pencereleri kırıldı. Çoğu sabah gözünü baskınla açan ailenin tüm bireyleri, gözaltı, tutuklama ve işkencelerden geçti.

8 GÜN BOYUNCA YEMEK VERİLMEDEN İŞKENCE EDİLDİ

Mezopotamya Ajansı’ndan Zeynep Durgut’a konuşan Ebubekir Yağarcık, ilk gözaltına alındığında 13 ay cezaevinde kaldığını anlatarak, “1990’lı yıllarda Kürtlere karşı çok yönlü bir saldırı söz konusuydu. İlk gözaltına alındığımda 13 ay cezaevinde kaldım. Yine 1993 yılında ihbar sonucu evim basıldı ve gözaltına alındım. Gözaltı sürecinde saatlerce işkence edildim. Tam 8 gün boyunca elektrikli işkence gördüm. 8 gün boyunca bana yemek vermediler. Sadece ekmeği suya bandırıp veriyorlardı. O günden beri ses tellerim bozulmuş. Hiçbir suçum yoktu. Ortada bir delil ve bir kanıt yoktu. 8 gün aradan sonra Şırnak’a götürüldüm ve mahkemeye sevk edildim. Daha sonra da ‘Örgüte yardım’ iddiasıyla tutuklandım” dedi.

8 YAŞINDAKİ KIZIMI DA GÖZALTINA ALDILAR

Baskınların sistematik hale dönüştüğüne belirten Yağarcık, “Ev baskınları sonucunda gözaltına alınmayan çocuğum kalmadı. 20 yaşındaki oğlumdan 8 yaşındaki kızıma kadar, hepsi gözaltına alınmış. Her ev baskınında polisler, kapılarımızı kırıp, bize hakaretler etti. Her ev baskınında ‘diz çökün’ diyorlardı. Ben bir defa bile onların önünde diz çökmedim ve boyun eğmedim” dedi.

DEVLET KENDİNİ HİÇBİR ZAMAN UNUTTURMADI

Baskınların birinde oğlunu çırılçıplak soyulup yağmurda bekletildiğini anlatan Yağarcık, “Oğlumu çırılçıplak soyarak yağmurun altında öylece beklettiler. Buna çok öfkelendim ve polislere, ‘Onu öldürün ama bunu yapmayın’ dedim. Allah onların yanında bırakmasın. 2020’de yapılan başka bir ev baskınında polis müdürüne, ‘111 defadır siz benim evimi basıyorsunuz ve 111 defadır da evimde tek bir şey görmüş veya bulmuş değilsiniz. Siz niye böyle yapıyorsunuz?’ diye sordum. Daha sonra da polise, ‘Bu Türkiye’nin ayıbıdır’ dedim. Bunun söylememle birlikte polis müdürü sustu ve bir şey diyemedi. Devletin zulmünü unutmam. Kaldı ki devlet kendini hiçbir zaman unutturmadı” dedi.

“İSTEDİĞİM TEK ŞEY BARIŞ VE HUZUR”

“Onlara hakkımı helal etmeyeceğim” diyen Yağarcık, “Bütün ömrüm bu kötü şeylerle geçti. Şimdi 90 yaşındayım. Ömrümde görmek istediğim tek şey barış ve huzur. Kürtlerden tek isteğim Kürtlüklerinden taviz vermesinler. Kürtçe konuşsunlar, Kürtçe mücadele etsinler. Bu kadar ölüm, kan, katliam ve gözyaşından sonra devlet benim gözümde hiçbir zaman iyi olmaz. Devletin bize yaşattığı zulmü Nemrut kendi halkına yaşatmamıştır. O yüzden hakkımı onlara hiçbir zaman helal etmeyeceğim” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

Yıldız Gül’ü katlettiler: Boğazı kesildi sürünerek yardım istedi

İstanbul Esenler’de ağaçlık alanda boğazından bıçaklanan 38 yaşındaki Yıldız Gül, sürünerek yardım istedi. Çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan kadın kurtarılamadı.

BOLD – Olay, Esenler Mahmutbey Yolu, Sultangazi istikametinde dün akşam saat 20.00 sıralarında meydana geldi. Yol kenarındaki ağaçlık alanda bıçaklanan 38 yaşındaki Yıldız Gül ağır yaralandı. Yaralı kadın sürünerek yola kadar ulaştı. Kadını gören sürücüler yardım için durdu. Olay yerine ambulans ve polis çağrıldı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri boğazından bıçaklanan kadına ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı. Yıldız Gül, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alarak inceleme yaptı. Polis ekipleri saatlerce hem yeşillik alanda hem de yol kenarında detaylı çalışma yaptı. Polis, çevredekilerden bilgi alırken, güvenlik kameralarını da inceleme altına aldığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürdürülüyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0