Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yüzde 94’ü tamamlanan Kuzey Akım 2 için Biden’ın kararı bekleniyor

Rus doğal gazını Baltık Denizi üzerinden Almanya’ya taşıyacak olan Kuzey Akım 2 projesinin yüzde 94’ü tamamlandı. ABD’nin karşı çıktığı ve yaptırım uygulayacağını açıkladığı proje, Navalny protestoları sonrası yeniden gündemde. Almanya ve Rusya ise projeyi tamamlamakta kararlı.

BOLD – Kuzey Akım 2 projesi, Rus gazını Baltık Denizi güzergahı üzerinden Almanya ve buradan da Avrupa’ya aktarmayı hedefliyor. 2015 yılı Haziran ayından atılan imzaların ardından projenin yapımı 2018 yılı Mayıs ayında başladı.

Avrupa’yı Rusya’ya bağımlı kılacağı gerekçesi ile projeye karşı çıkan ABD’nin yaptırım tehditleri sonrası Aralık 2019’da durdurulan projenin yapımı Aralık ayında yeniden başladı. Ancak yüzde 94’ü tamamlanan proje Rus muhalif lider Aleksey Navalny’nin Rusya’da tutuklanması ve ardından patlak veren protestolara sert şekilde karşılık verilmesi nedeniyle yeniden gündemde.

Projenin iki ana tarafı Rusya ve Almanya ise projeyi tamamlamakta kararlı. Ancak bazı analistler, ABD Kongresi’nin yaptırım adımlarından sonra Kuzey Akım 2 projesinin “öldüğü” yönünde.

AB PROJE KONUSUNDA BÖLÜNMÜŞ DURUMDA

Avrupa Birliği ise Kuzey Akım 2 projesi konusunda bölünmüş durumda bulunuyor. Üye ülkelerin bazıları projenin bir Avrupa projesi olmadığını ve Almanya’nın meselesi olduğunu ifade ediyor.

AB içinde Almanya, Hollanda ve Avusturya, Rus gazını taşıyacak söz konusu boru hattının tamamlanmasını isterken Polonya, Litvanya, Ukrayna ve Slovakya projeye muhalif kalıyorlar.

Projedeki şirketler, ABD yaptırım tehditlerinden endişe duyarken Avrupa Komisyonu, ABD tarafından şirketlere verilecek cezaların uluslararası hukuku ihlal anlamına geleceği ve misilleme yapacağını ılımlı olarak dile getiriyor.

AVRUPA PARLAMENTOSU: KUZEY AKIM DURDURULSUN

Avrupa Parlamentosu, 21 Ocak’taki oturumunda , Aleksey Navalny’ye hapis cezası verilmesi ve muhalif göstericilere yönelik tutum nedeniyle Rusya’ya yaptırımların genişletilmesi ve Kuzey Akım 2 projesinin durdurulmasını talep eden bir karar almıştı.

AP, Rusya’nın Avrupa enerji piyasası üzerindeki etkisinin çok artmasından dolayı da rahatsızlığını dile getirdi.

FRANSA’DAN KUZEY AKIM ÇIKIŞI

Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ile ilişkilerden sorumlu müsteşarı Clément Beaune de Rusya’da hafta sonunda çok sayıda muhalif göstericinin gözaltına alınmasının ardından Almanya’nın Rusya ile yürüttüğü Kuzey Akım 2 projesini durdurması çağrısı yapmış, “Bu projeyle ilgili son derece ciddi endişelerimiz olduğunu her zaman söyledik” dedi.

ALMAN HÜKUMETİ KUZEY AKIM’DA KARARLI

Alman hükumeti ise Rusya’ya yaptırımlar çerçevesinde Kuzey Akım 2 boru hattı projesinin durdurulması çağrılarına “Tutumumuzda bir değişiklik yok” yanıtını verdi.

Hükümet sözcü vekili Martina Fietz, son olarak Fransa hükümetinin projenin durdurulması yönündeki çağrısıyla ilgili bir soruyu, “Alman hükümeti, bu konudaki temel tutumunda bir değişiklik olmadığını geçen günlerde de vurgulamıştır” diye yanıtladı.

Dışişleri Bakanlığından da Fransa’nın tutumunun Berlin tarafından bilindiği ve Fransız hükümetiyle “çok yakın görüş alışverişi içinde bulunulduğu” açıklaması yapıldı.

RUSYA: MAHKEMEYE VERİRİZ

Kuzey Akım 2 konusunda Almanya üzerindeki baskı artarken Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dimitri Medvedev’den de bir açıklama geldi.

Rusya’da devlet başkanlığı ve başbakanlık görevlerinde de bulunan Medvedev, proje önüne engeller koyan ülkelere karşı dava açılabileceğini söyledi.

Projenin hayata geçeceğine dair şüphesi bulunmadığını vurgulayan Medvedev, “Bu projeye bizim de ihtiyacımız var, Almanların ve Avrupalıların da. Almanya’daki muhataplarımız da bunu açıkça söylüyor. Tutumlarını kararlılıkla sürdürür, egemenliklerinin bir parçasından feragat etmezlerse, boru hattı şüphesiz hayata geçirilecektir” diye konuştu.

MOSKOVA: PROJE EKONOMİK AÇIDAN FAYDALI

Rus yetkililer, söz konusu doğal gaz boru hattı projesinin ekonomik bir proje olduğunu savunuyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Kuzey Akım 2’nin tamamlanacağı konusunda ısrar ediyor. Putin, Aralık 2020’de düzenlenen yıllık basın toplantısında “Kuzey Akım 2, hiç şüphesiz Almanya dahil tüm Avrupa ekonomisi için kesinlikle faydalı bir proje.” açıklamasında bulunmuştu.

GAZPROM ENDİŞELİ: ASKIYA ALINABİLİR YA DA İPTAL EDİLEBİLİR

Gazprom şirketinden, 19 Ocak’ta yapılan açıklamada, Kuzey Akım 2’nin siyasi baskı gibi zorluklar nedeniyle askıya alınma veya iptal edilmesi riskinin bulunduğunu bildirdi.

Gazprom, söz konusu açıklamada, çeşitli bölgelerde yaşanan siyasi değişikliklerin projeleri etkileyebildiğine işaret ederek “Ülkeler arasındaki gerginlikler nedeniyle ortaklarımızın yaklaşımları da değişebiliyor. Bazı durumlarda, bu tür değişiklikler projenin uygulanmasının imkansız hale gelmesine ve dolayısıyla projenin askıya alınmasına veya iptaline yol açabilir.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Gazprom Export Başkanı Elena Burmistrova da 14 Ocak’ta yaptığı açıklamada, doğal gaz sektöründeki projelere yapılan yatırımların, özellikle Avrupa Birliğinde siyasi baskı altında olduğunu belirtmişti.

KUZEY AKIM 2 DOĞALGAZ BORU HATTI

Şu ana dek yüzde 94’ü tamamlanan proje bittiğinde, 1230 kilometre uzunluğundaki hattan Rusya’dan Almanya ve Avrupa’ya yılda 55 milyar metreküp doğal gaz taşınması hedefleniyor.

Projenin maliyetinin yarısını Rus kamu enerji şirketi Gazprom, diğer yarısını ise Alman şirketleri Wintershall ve Uniper’in yanı sıra Fransız Engie, Avusturyalı OMV ve İngiltere-Hollanda ortaklığındaki Royal Dutch Shell üstleniyor.

Yaklaşık 11.6 milyar euroya mal olacak Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattının inşaatı ABD’nin “yaptırım tehditlerinin” ardından Aralık 2019’da durdurulmuştu.

21 Aralık 2019’da boru hattını döşeyen İsviçre-Hollanda ortaklı Allseas şirketi, ABD’nin 2020 yılı bütçe kanununda belirtilen yaptırımlara maruz kalmamak için Kuzey Akım 2 projesindeki boru döşeme işlemini askıya almıştı.

YAPIM FAALİYETLERİ ARALIK AYINDA YENİDEN BAŞLADI

Projeyi yürüten Nord Stream 2 AG isimli şirketi, çalışmalarına 11 Aralık tarihi itibarıyla yeniden başladığını duyurdu.

Denizde boru döşeme faaliyetlerinin de 24 Ocak’ta ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım listesine alınan Fortuna adlı boru döşeme gemisi tarafından Danimarka sularında başladığı bildirildi.

Rusya’nın batısından başlayıp Baltık Denizi’nden geçerek Almanya’nın kuzeyine ulaşması planlanan hattın önümüzdeki yıl kullanıma açılması planlanıyor.

ABD’DEN YAPTIRIM TEHDİTLERİ

ABD, Avrupa’yı enerjide Rusya’ya daha bağımlı hale getireceği gerekçesiyle projeye karşı çıkarken ABD’nin tutumunu eleştirenler ise Washington’ı kendi pahalı sıvı gazını Avrupa’ya satmaya çalışmakla suçluyor.

ABD’nin ayrıca projenin önünü keserek, uluslararası piyasalardaki ticari anlaşmazlıklarda pazarlık payı elde etmeye ve AB ile Rusya’nın yakınlaşmasını önlemeye çalıştığı belirtiliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, projeyle bağlantılı Avrupalı şirketleri yaptırımlara maruz kalabilecekleri konusunda uyarmıştı.

2019 yılı Ocak ayında ABD’nin Berlin Büyükelçisi Richard Grenell, projede yer alan firmalara mektup göndererek çalışmalarını durdurmalarını aksi takdirde muhtemel ABD yaptırımları ile karşı karşıya kalacaklarını bildirdi.

ABD’nin yaptırım tehditleri sonrası dünyanın en büyük 13 gemi sigorta şirketinden oluşan P&I Kulüpleri Grubu (IGP&I), Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattı projesi kapsamında faaliyet gösteren gemileri sigorta etmeyeceğini açıklamıştı.

BİDEN YÖNETİMİNİN NİHAİ KARARI BEKLENİYOR

Almanya, Kuzey Akım 2’nin akıbeti konusunda yeni ABD yönetimiyle müzakerelere hazırlanırken, ABD Başkanı Joe Biden’ın eski başkan Donald Trump tarafından projeye yönelik uyguladığı yaptırım baskısını sürdüreceği tahmin ediliyor.

Joe Biden’ın Başkanlık görevini devralmasının ardından Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, boru hattına karşı alınan önlemlerin gözden geçirileceği belirtilmiş, “Biden’ın boru hattı projesini kötü bir fikir olarak gördüğü” vurgulanmıştı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da 15 Ocak’ta yaptığı açıklamada, projenin akıbeti konusunda yeni ABD yönetimiyle görüşmek istediklerini söyledi.

Maas, ABD’nin yeni yaptırımlardan önce hükümet düzeyinde istişare yapılması gerektiğine karar vermesini olumlu bir adım olarak gördüklerini belirtti.

Rusya’da Navalny protestolarında gözaltına alınanların sayısı 2 bini aştı

Dünya

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Erdoğan Rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesi, 5 günün ardından kararını açıkladı. Başkan Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, Tribunal’in Türkiye’de sistematik işkence uygulandığına karar verdiğini belirtti. Tulkens, “Tanıklıklar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir” dedi.

BOLD – Turkey Tribunal Mahkemesi, 20 Eylül Pazartesi günü başladığı oturumların ardından bugün kararını açıkladı. Kararda, “Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir” denildi.

Tulkens tarafından okunan karar şöyle:

“- Bu karar hukuki açıdan bir yetkisi olmayabilir ama ahlaki olarak bağlayıcılığı elbette olacaktır. Mahkeme heyeti saygın hakimlerden oluşmaktadır ve Türkiye’ye karşı tarafsızdırlar.

– Ele alınan konular çok sayıda farklı konular olmakla beraber tanıkların yalın anlatımlarına dayanmaktadır.

– Tribunal, tanıkların katılımlarını ve sessizlik duvarlarını yıkması sebebi ile çok önemlidir.

– Tanıkların uğradığı fiziki ve psikolojik işkenceler bağımsız raporları da doğrulamaktadır.

TÜRKİYE, İŞKENCE KONUSUNDA ULUSLARARASI ANLAŞMALARA UYMADI

– 22 Temmuz 2016’da Türkiye hükumeti, işkenceyi yasaklayan anlaşmadan bir süreliğine muaf tutulmak istemiştir. Böylesi bir muafiyet söz konusu dahi olamaz.

– Tribunal, tanıkların yanı sıra, eşleri ve çocuklarının da tecavüz ve işkenceye tabi tutulacaklarına dair anlatımları ciddiyetle incelemiştir.

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir.

AKP HÜKUMETİ, ZORLA KAÇIRILMALAR KONUSUNDA SUÇLU BULUNDU

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin ‘zorla kaçırılmalar’ konusunda suçlu bulmuştur. Türkiye Hükumeti’nin zorla kaçırılmalar ve zorla yok etmelerin söz konusu olduğu açıkça görmüştür.

– Tribunal, Türkiye’deki Basın ve ifade özgürlüğü konusunda devlet eliyle yapılan bir baskıyı net olarak görmüştür.

– Trübunal, muhalif gazetecilerin baskı altına alındıklarını, hükumet yanlısı yayın yapmadıkları için terör örgütleri ile ilişkiliymiş gibi gösterildiklerini tespit etmiştir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin basın özgürlüğü ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI KALKMIŞ, MEMURLARIN İŞLEDİĞİ SUÇLAR CEZASIZ KALMIŞTIR

– Türkiye’de, devlet görevlileri tarafından işlenen suçlar konusunda isteksiz davrandıkları ve bu suçların cezasız kaldığı görülmektedir.

– İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili yargı sürecinin sağlıklı yürümediği görülmektedir. Bu da vatandaşların yargının bağımsızlığı ve ve adalete erişimini engellemektedir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin, cezasızlık ve adalete erişim ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

– Tribünal’in kaygı ile belirtmek istediği nokta şudur: Mevcut hukuki çerçeve yeterli teminat noktaları sunuyormuş gibi görünse de bu teminat, Gezi Parkı olayları ve 17-25 yolsuzluk soruşturmaları sürecinde maalesef işletilmemiştir.

– Yasalarda yapılan sürekli tadilatlar, yargı bağımsızlığını azaltmış ve yaralamıştır. Tribünal Şubat 2013’teki HSYK yasasında yapılan değişiklik HSYK’nın bağımsızlığını ortadan kaldırmıştır.

– 4560 hakim ve savcının HSYK’nın hazırladığı bir liste ile görevden alınması, yargı önüne çıkarılmaksızın terör örgütü ile ilişkilendirilerek görevden el çektirilmiş tutuklanmış ve/veya ihraç edilmiştir bu da yargının korkutulması ve sindirilmesi anlamını taşımaktadır.

ULUSLAR ARASI YARGIDA SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR

– Tribunal, Türkiye’deki savunma hakkının ciddi olarak sınırlandırıldığı görülmüştür. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalarla üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini gözlemlemiştir.

– Darbe girişiminden bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleşmiştir.

– Ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyecekleri açıktır.

– Türkiye’de 15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit (bireysel) olarak görülemez, Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir.

– Tribünal sırasında yapılan tanıklıklar ve sunulan raporlar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, tüm bu suçların ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir.”

 

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan rejiminin uzun koluna Almanya’da baskın: Üzerinden infaz listesi çıktı

Düsseldorf’ta Alman polisinin bir otele düzenlediği baskında gözaltına alınan 40 yaşındaki bir Türk asıllı kişinin odasında kurusıkı silah ve gerçek mühimmatın yanı sıra Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin bulunduğu bir liste ele geçirildi.

BOLD – Erdoğan rejiminin Avrupa’daki muhaliflere yönelik tehditleri sürüyor. Son olarak Almanya’da bir otelde yakalanan Türk’ün üzerinde silahla birlikte Gülen Hareketi mensuplarının isim listesi çıktı. Daha önce de Erdoğan rejimi muhalifi 55 kişinin adının bulunduğu infaz listesi ortaya çıkmıştı.

İNFAZ LİSTESİ ELE GEÇİRİLDİ

Spiegel Dergisi’nin haberine göre geçen cuma günü Alman polisi Düsseldorf Oberbilk’te The niu Tab isimli bir otele baskın düzenledi. Zırhlı aracın da eşlik ettiği baskında bir oda aranırken 550 civarındaki misafir de dışarı çıkarıldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı baskında Türk asıllı bir kişi gözaltına alındı, beraberindeki silah ve mühimmata da el konuldu. Bu kişinin üzerinde yapılan aramada ayrıca Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir liste de ele geçirildi.

OTEL GÖREVLİSİNİN DİKKATİ SONUCU ORTAYA ÇIKTI

Spiegel’in güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre olay şöyle gerçekleşti: Otel görevlileri odalardan birinde küçük bir yanıcı/patlayıcı madde buldu. Bunun üzerine güvenlik güçlerine durumu bildiren yönetimin bu ihbarı ciddiye alınarak otelde arama yapılması kararı alındı. Yapılan aramada otelde kalan ve ismi açıklanmayan 40 yaşındaki bir Türk’te kurusıkı silah ve önemli miktarda gerçek mühimmat bulundu. Bunların yanı sıra Gülen Hareketi’ne mensup bazı kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir listeye de el konuldu. İsim listesinin yanında bu kişilere ait bazı kişisel bilgilerin de kaydedilmiş olduğu görüldü. Cep telefonu mesajlarından ve sohbet geçmişinden daha fazla bilgi almayı uman polis yetkilileri bu şahıs hakkında ayrıca mali soruşturma da başlattı.

55 KİŞİLİK İNFAZ LİSTESİ YAYINLANMIŞTI

Sosyal medyada dünyada Erdoğan muhalifi 55 kişiye yönelik infaz listesi yayınlanmış, Alman polisi de listede adı bulunan gazeteci Celal Başlangıç, Kürt siyasetçi Hasip Kaplan, gazeteci Cevheri Güven ve sanatçı Ferhat Tunç infaz listesinde isimleri olduğu gerekçesiyle uyarılmıştı. İsmi infaz listesinde yer alan gazeteci Erk Acarer de Almanya’nın başkenti Berlin’de önce evinde saldırıya uğramış, sonra da evinin önüne tehdit mesajı bırakılmıştı.

 

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Okumaya devam et

Dünya

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Online yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na kalabalık bir heyetle giden ancak ABD Başkanı Biden ile görüşemeden dönen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, rotayı Rusya’ya kırdı. Erdoğan, 29 Eylül’de Soçi’de Putin ile görüşecek. Rus Lider Putin, iki yıl önce Erdoğan ve heyetini kapıda bekleterek diplomatik bir cevap vermişti. 

BOLD – ABD dönüşünde ABD Başkanı Joe Bİden ile “iyi bir başlangıç” yapamadıklarını itiraf eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan rotayı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e döndü. Erdoğan gelecek hafta Soçi’de Putin’le “başbaşa” görüşecek. Rus çevirmen dışında kimsenin olmayacağı görüşmede Erdoğan’ın yeni S-400’ler, yenilenecek doğalgaz anlaşması başta olmak üzere ne gibi tavizler vereceği ise merak konusu oldu.

“KİMSEYİ YANIMIZA ALMADAN”

ABD dönüşü 29 Eylül’de Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşme sorusuna Erdoğan, “29 Eylül’de nasip olursa Sayın Putin’le Soçi’de yapacağımız ikili görüşme gerçekten önem arz ediyor. Heyetler arası görüşme yok, Sayın Putin’le sadece ikili görüşme yapacağız. Bu tabi sadece İdlib’i içeren bir görüşme olmayacak. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye’deki durumu masaya yatıracağız. Suriye’de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabi Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız” dedi.

ABD’DEKİ AÇIKLAMALARI RUSYA’YI KIZDIRDI

Erdoğan BM Genel Kurulu konuşmasında da Kırım’ın ilhakını tanımadığını söyleyerek, “İlhakını tanımadığımız Kırım dahil, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına önem veriyoruz” dedi. Dışişleri Bakanlığı da Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü olan desteğini sürdürdüğünü ve Kırım’ın hukuka aykırı ilhakını tanımadığını açıkladı. Açıklamada ayrıca 17-19 Eylül’de yapılan Duma seçimlerde Kırım itibariyle sonuçlarını Türkiye açısından hukuki bir geçerliliği bulunmadığı belirtildi.

PUTİN’İN TEMSİLCİSİ ERDOĞAN’I 15 TEMMUZ’LA TEHDİT ETTİ

Türkiye’nin son aylardaki Kırım açıklamalarına cevap Rusya Devlet Başkanı Putin’in Kırım Daimi Temsilcisi Georgiy Muradov’dan geldi. Muradov, bu ay başında yaptığı bir açıklamada “Türkiye, 15 Temmuz gecesi Türk Cumhurbaşkanı’nın darbeden kurtarılmasına Rusya yönetiminin nasıl yardım ettiğini iyi hatırlamalı” dedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Erdoğan’ın Kırım açıklamasına “(Erdoğan’ın) Rusya ziyaretinin hazırlıkları sürerken bu tür açıklamaların yapılmasını üzüntüyle karşılıyoruz. İkili ilişkilerin gelişimine ve sıcak bölgesel tehditlerin çözümüne odaklanmak isterdik” diye yanıt verdi .

PUTİN ERDOĞAN’I AYAKTA BEKLETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki yıl önce gerçekleşen Moskova ziyaretinde Putin’in Türk heyetini kabul ettiği salona, “Osmanlı’yı 93 harbinde yenen Rus askeri heykeli” ve Erdoğan ile Putin’in görüştüğü odaya 1783’te Kırım’ı ilhak eden Büyük Katerina’nın heykeli konuldu. Ayrıca Putin Erdoğan ve beraberindeki heyeti 2 dakika bekletip Rus devlet televizyonu kronometre tutarak yayınlattı. Bu durumla ilgili Türk tarafı resmi olarak herhangi bir açıklama yapmadı.

 

 

108 Kürt siyasetçinin yargılandığı gün Erdoğan’dan ‘Kürt Sorunu’ yorumu: Çözdük, aştık, bitirdik

Okumaya devam et

Popular

Shares