Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Hollanda Meclisi Ermeni Soykırımı’nın kabul edilmesini istedi

Hollanda Temsilciler Meclisi, 1915’te Anadolu’da meydana gelen olayları ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanımasını isteyen öneriyi kabul etti. Meclis, 2004, 2015 ve 2018’de de benzer yönde karar aldı. Ancak ülkede hükumetler kararı bugüne kadar onaylamadı.

BOLD – Hollanda Temsilciler Meclisi, istifa eden hükumetin küçük ortağı Hıristiyan Birliği Partisi’nin (CU) önerisiyle, 1915 olaylarını, ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanıdı. Ancak Hollanda’da hükumet, 1915 olaylarından ‘Ermeni Soykırımı meselesi’ diye söz ediyor. Hükümete göre, ‘soykırım’ ifadesinin kullanılması, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunlara hiçbir katkı sağlamayacak.

Hollanda hükumeti yasal tanım tartışması yerine Türkiye ve Ermenistan’ın karşılıklı diyaloğa girmesini sağlamanın daha yararlı olduğunu düşünüyor.

Hükumet daha önce de bu konuya yasal bir nitelik vermenin Hollanda kabinesinin görevi olmadığını vurgulayarak, “Soykırım olsun ya da olmasın, bir yargıç uluslararası ceza hukukuna göre karar vermelidir” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Hollanda Meclisi, 2004, 2015 ve 2018’de de benzer yönde karar almıştı. Ancak hükumetler mecliste alınan kararlara uymuyor.

DENK PARTİSİ DIŞINDAKİ TÜM PARTİLERDEN DESTEK

Öneri, Türkiye ve Fas kökenli seçmenlerin desteklediği Denk Partisi dışındaki tüm partilerin desteğiyle kabul edildi.

Önergeye karşı tek hayır oyu kullanan Denk Partisi’nin lideri Tunahan Kuzu, Hollanda’da yaşayan Türklerin, her seçim öncesi malzeme yapıldığını savundu.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN KARARA TEPKİ

Hollanda Meclisi’nin aldığı karar, Türkiye’nin tepkisini çekti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy kararı, tarihi siyasi saiklerle yeniden yazma niteliğinde hükümsüz bir teşebbüs diye değerlendirdi.

Hami Aksoy, yaptığı açıklamada, “Meclisler tarih yazma ve yargılama mekanları değildir. Bu karara katılanlar 1915’te gerçekte ne olduğunu aramak yerine, popülistçe oy peşinde koşmaktadır” dedi.

Aksoy, Türkiye’nin 1915 olaylarına ilişkin ‘Ortak Tarih Komisyonu’ önerisinin, Ermenistan tarafından karşılıksız bırakıldığını kaydetti.

DÜNYA’DA HANGİ ÜLKELER VE PARLAMENTOLAR TANIYOR

Dünya’da şu ana kadar 31 ülke yönetimi veya parlamentosu Birinci Dünya Savaşı döneminde 1915 yılında yaşanan olaylarla ilgili soykırım kararı aldı. Ancak bazı ülkelerde meclislerin aldığı kararlara rağmen hükumetler soykırımı kabul etmiyor. Bazı ülkeler inkarını da suç sayıyor.

Bu ülkeler ve alınan kararların tarihleri şunlar:

Arjantin: Ülke tarihi boyunca 7 defa bu konuda karar alındı (1993, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2015)
Ermenistan: 1988
Avusturya: 2015
Belçika: 1998 ve 2015
Bolivya: 2014 (Meclis’in her iki kanadı tarafından alınana karar Dışişleri Bakanlığı’nca da onandı)
Brezilya: 2015 yılında Brezilya Federal Senatosu bu yönde bir karar aldı.
Bulgaristan: 2015
Kanada: 1996, 2002, 2004, 2006
Şili: 2007, 2015
Güney Kıbrıs: 1975, 1982, 1990. Ermeni Soykırımı’nın inkarı suç kabul ediliyor.
Çek Cumhuriyeti: 2015, 2017, 2020
Fransa: 1998, 2001. 2012 ve 2016’da çıkarılan yasa ile inkarı suç kapsamına alındı. Her iki yasa da Fransız Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.
Almanya: 2005, 2016.
Yunanistan: 1996. İnkarı suç kapsamında.
İtalya: 2000, 2019. İnkarı suç kapsamında.
Litvanya: 2005
Lübnan: 1997, 2000
Lüksemburg: 2015
Hollanda: 2004, 2015, 2018
Paraguay: 2015
Polonya: 2005
Portekiz: 2019
Rusya: 1995, 2005, 2015
Slovakya: 2004. İnkarı, 2011 yılında çıkarılan yasa ile ceza kapsamına alındı.
İsveç: 2010
İsviçre: 2003. İnkarı suç kapsamında.
Suriye: 2015, 2020
ABD: 2019. Kongre’nin her 2 kanadı, Temsilciler Meclisi ve Senato, “soykırım” yönünde karar aldı. Ancak ABD yönetimi bu kararları kabul etmiyor.
Uruguay: 1965, 2004. Uruguay, dünyada ilk “soykırım” kararı alan ülke.
Vatikan: 2000, 2015.
Venezuela: 2005

Hollanda parlamentosu da Uygurlara yapılanlara ‘soykırım’ dedi

Dünya

Libya Başbakanı Dibeybe’den 14 bakanla Ankara’ya çıkarma: Eski anlaşmalar iptal edilecek mi?

Libya Ulusal Birlik Hükumeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, resmi temaslarda bulunmak üzere bugün Ankara’yı ziyaret edecek. Dibeybe’ye Ankara ziyaretinde 14 bakanın bulunduğu bir heyet eşlik edecek.

BOLD – Libya’da 15 Mart’ta Başbakanlık görevine getirilen Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, resmi temaslarda bulunmak üzere bugün Ankara’yı ziyaret edecek. Dibeybe’ye Ankara ziyaretinde 14 bakanın bulunduğu bir heyet eşlik edecek.

Ziyaret kapsamında, Türkiye-Libya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı gerçekleştirilecek.

Dibeybe’ye 5 başbakan yardımcısı ve 14 bakanın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad ve diğer hükümet yetkililerinin yer alacağı üst düzey bir heyet eşlik edecek.

TÜRKİYE-LİBYA ARASINDAKİ ANLAŞMALAR DEVAM EDECEK Mİ?

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe geçen hafta Libya’nın başkenti Trablus’u ziyaret eden Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile görüşmüştü.

Görüşmede Yunanistan Başbakanı Miçotakis, dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz es-Serrac ile Türkiye arasında 27 Kasım 2019’ da imzalanan ‘Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’ ile ‘Deniz Yetki Alanlarının sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’ anlaşmasının iptal edilmesini istemişti. Başbakan Dibeybe’nin ise Türkiye ile daha önce imzalanan anlaşmaların devam edeceğini Yunan tarafına ilettiği bildirilmişti.

Ortak basın toplantısında konuşan Abdülhamid Dibeybe, “Türkiye ile münhasır ekonomik bölge belirlenmesi üzerine imzaladığımız anlaşmalar konusuna gelince, her türlü anlaşmanın, uygun çözümler sunmaya katkı sağlaması ve Libya, Türkiye ve Yunanistan’ın haklarının korunmasının önemini vurguluyoruz. Her ülke kendi çıkarlarıyla ilgileniyorsa, Libya da kendi çıkarlarıyla ilgilenmek zorundadır. Yapılan anlaşma neticesinde ülkemizin ve halkımızın çıkarlarını gözetiyoruz” ifadelerine yer vermişti.

Türkiye Libya ile 2019 yılının kasım ayında imzaladığı güvenlik mutabakatı çerçevesinde ülkenin güvenliğine destek ve Libya ordusunun eğitiminde görev almak üzere ülkeye asker göndermişti.

Türkiye ile Trablus Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin 2019 yılı Kasım ayında imzaladığı deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma, Atina ile Trablus arasında gerilime yol açmıştı.

Yunanistan, o dönemde Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin Atina’daki büyükelçisi olarak görev yapan ve şu anki yönetimde Libya Başkanlık Konseyi Başkanı (Cumhurbaşkanı) görevini üstlenen Muhammed El Menfi’yi sınır dışı etti. Ayrıca anlaşma ile Yunanistan’ın haklarının ihlal edildiğini iddia eden Atina yönetimi, anlaşmayı Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’e taşımıştı.

Türkiye ile Mısır arasında üst düzey temas: Dışişleri bakanları telefonda görüştü

Okumaya devam et

Dünya

Aşılamada zengin yoksul farkı: 25 kat fark var

Bloomberg’de yer alan bir analize göre, varlıklı ülkelerde Kovid-19’a karşı aşılama işlemi, gelişmekte olan ülkelere oranla 25 kat daha hızlı ilerliyor.

BOLD – ABD merkezli yayın kuruluşu Bloomberg’deki analize göre, dünya nüfusunun yüzde 5’ini tam doz aşılanması için yeterli aşı geliştirildi.  Fakat bu aşıların dağıtımda dengesizlik var . Analize göre varlıklı ülkelerde Kovid-19’a karşı aşılama işlemi, gelişmekte olan ülkelere oranla 25 kat daha hızlı yapılıyor.

Dünyadaki  aşıların yüzde 40’ı küresel nüfusun yüzde 11’ini temsil eden 27 zengin ülkeye gidiyor. Gelir düzeyi en düşük ülkelerden oluşan yüzde 11’lik kesime düşen pay yüzde 1,6 ile sınırlı.

Analiz, Bloomberg’in aşı takibine yönelik kendi veri tabanına dayanıyor. Ülkelerin refah düzeyi, nüfusu ve aşılara erişimini ölçen veri tabanı, 154 ülkeden 726 milyondan fazla aşılamayı dikkate alıyor.

Dünya nüfusunun yüzde 8’ini temsil eden, çoğu düşük gelir düzeyine sahip 40’tan fazla ülkede ise, kamuya açık bir aşı takibi veri tabanı yok.

EŞİTSİZLİKTEN ÇARPICI ÖRNEKLER

Bloomberg’in yaptığı çalışmaya göre ülkelerin yarıya yakınının aşı tedariği, nüfusunun yüzde 1’ine dahi yetmezken, ABD önümüzdeki 3 ay nüfusunun yüzde 75’ine yetecek kadar aşıya sahip olacak.

Dünya nüfusunun yüzde 4,3’ünü oluşturan ABD dünyadaki aşıların yüzde 24’ünü elinde bulundururken, dünya nüfusunun 2,7’sini temsil eden Pakistan’da bu oran yüzde 0,1.

Dünyanın en yoksul kıtası Afrika, aşılamanın en az olduğu bölge. Kıtadaki 54 ülkeden yalnızca 3’ünde nüfuslarının yüzde 1’inden fazlasına aşı yapabildi.

DÜNYADAKİ AŞILAMA YARIŞI

Bloomberg’in veri tabanına göre ABD, 174 milyondan fazla doz ile en fazla aşılama yapan ülke.

ABD’yi 149 milyondan fazla doz ile Çin, Hindistan (94 milyondan fazla), Avrupa Birliği (87 milyondan fazla), İngiltere (37 milyondan fazla) ve Brezilya (28 milyondan fazla) takip ediyor.

Türkiye Bloomberg’in listesinde 7. sırada. Aşılar da ülke nüfusunun yüzde 10.9’una yetecek miktarda.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de aşı olanların sayısı 18 milyondan fazla.

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Okumaya devam et

Dünya

Çinlilerden aşı itirafı: Koruyuculuk seviyeleri düşük

Çin’de koronavirüse karşı geliştirilen aşılarla ilgili  üst düzey bir sağlık yetkilisi ülkesinde üretilen Kovid-19 aşılarının koruyuculuk seviyelerinin düşük olduğunu itiraf etti.

BOLD – Çin’in Chengdu kentinde düzenlenen bir konferansa katılan Çin Hastalık Kontrol Merkezi Direktörü Gao Fu, ülkesinde üretilen aşılarla ilgili değerlendirmede bulundu. Fu’dan, Türkiye’de de kullanılan Sinovac aşısı dahil Kovid-19’a karşı üretilen aşılarla ilgili ‘düşük koruyuculuk’ itirafı geldi.

ÇİN’İN ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ

“Çin aşılarının çok yüksek koruma oranı yok” diyen Gao, farklı teknik yöntemlerle üretilen farklı aşıların, bu süreçte kullanılıp kullanılmamasının resmi seviyede değerlendirme aşamasında olduğunu aktardı.

Pekin, geleneksel yöntemlerle üretilen ve dünya genelinde farklı ülkelere yüz milyonlarca doz dağıtılan aşılarının oldukça güvenli olduğu ancak Batılı ülkelerde üretilen mRNA aşılarının etkili olmadığı yönünde algı oluşturmaya çalışıyor. Ülke medyası bu alanda yoğun bir mücadele içerisindeydi.

Pekin yönetimi, koronavirüsün 2019’un sonlarında ortaya çıktığı ülkede yabancı herhangi bir aşıya onay vermiş değil.

KİM YALAN SÖYLÜYOR?

Türkiye’de de kullanımda olan Çin’de üretilen Sonivac ilaç firmasının Kovid-19 aşısının semptomatik enfeksiyonların önlenmesine yönelik koruyuculuk oranı Brezilya’da yüzde 50.4 olarak ölçülmüştü.

Türkiye’de yapılan ölçümlerde Sinovac aşısının etkililiğinin yüzde 83,5 ve hastanede yatışı engelleme oranının yüzde 100 olarak tespit edildiği açıklanmıştı.

Ülkede geliştirilen aşılara yönelik ilk kez en yüksek seviyede gelen bu özeleştiride Gao, Batılı aşı geliştiricilerinin deneysel teknik olan mRNA ile çalıştığını buna karşın Çinli ilaç üreticilerinin geleneksel teknolojiyi kullandığını ifade etti.

Gao, “Herkes, mRNA aşılarının insanlık için sağlayabileceği faydaları göz önünde bulundurmalı. Mevcut şartlarda birkaç çeşit aşıya sahibiz diye dikkatle takip etmeliyiz ve onları (Batılıları) görmezden gelmemeliyiz.” şeklinde konuştu.

Yetkili daha önce Batılı aşıların etkinliğiyle ilgili ‘şüphe uyandırıcı’ açıklamalarda bulunmuş, bu açıklamalar Çin medyasında geniş yer almıştı.

Bu arada uzmanlar, aşıların karıştırılmasının veya sıralı aşılamanın etkinlik oranlarını artırabileceğini dile getiriyor.

Dünyadaki tüm denemeler, aşıların karıştırılmasına veya uzun vadede bir süre sonra yeni takviye aşısının yapılmasına yönelik sürdürülüyor.

İngiltere’de de araştırmacıların, BionTech-Pfizer ile Oxford-AstraZeneca aşılarının olası kombinasyonunu incelediği biliniyor.

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0