Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yunanistan, mülteci kampındaki 13 Afgan’ı zorla bota bindirip Türkiye’ye geri itti

Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki 13 kişilik 3 Afgan aileyi koronavirüs testi yaptırılacağı bahanesiyle kaldıkları sığınmacı kampından alarak lastik botla zorla Türkiye’ye geri ittiği iddia edildi. Olayı Türk Dışişleri Bakanlığı da doğruladı.

BOLD – Ege’deki sığınmacı trafiğini takip eden Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu Aegean Boat Report, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişilik 3 Afgan ailenin, Yunan resmi görevliler tarafından Midilli adasında kaldıkları sığınmacı kampından Kovid-19 testi yaptırılacağı bahanesiyle alındığını belirtti.

Sivil toplum kuruluşu, ailelerin Yunan görevliler tarafından defalarca şiddete maruz bırakıldığını, üzerlerindeki eşyaların gasp edildiğini ve lastik bota bindirilerek Türkiye tarafına itildiklerini duyurdu. Aileler, zorla bindirildikleri lastik botta kendilerine can yeleği dahi giydirilmediğini iddia etti.

Zorla geri itilenler arasında 8 aylık, doğumu yaklaşmış hamile bir kadın ve 5 ve 2 yaşında 2 küçük çocuğun da bulunduğu kaydedildi.

Lastik botla geri itilen sığınmacı ailelerinin, Türk Sahil Güvenlik makamları tarafından tespit edildiği ve Ayvacık’tan karaya çıktığı dile getirildi.

Aegean Boat Report, ailenin Yunanistan’ın Midilli adasına 17 Şubat saat 19.00 sularında vardığını, ailelerin burada Yunan Göç Bakanlığı tarafından işletilen Megala Therma Karantina Kampı’na götürüldüğünü ve bir kamp görevlisinin ailelere Kovid-19 testi yapılması gerektiğini söylediğini aktardı.

Afgan aileler, Yunanistan’ın Midilli adasından geri itilme sırasında yaşadıkları bazı anları kaydetti (Kaynak: Aegean Boat Report tarafından EU Observer’a sağlanan fotoğraflar)

Karantina kampında bir konteyner içine alınan aileler, burada yüzleri maskeli görevliler tarafından dövülmeye başlandı. Ardından telefonları alınan aileler, sahildeki bir lastik bota bindirilerek Türkiye’ye geri itildi. Gruptaki bir kişinin telefonunu saklamayı başardığı ve yaşadıklarını kısmen kayda aldığı bildirildi.

Aegean Boat Report, Ege’de sığınmacı botlarını Türk tarafına geri ittiği defalarca belgelenen Yunan makamlarının, bu olayla ilk defa sığınmacıları kamptan alarak zorla Türkiye’ye yolladığının altı çizdi.

TÜRK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI DA DOĞRULADI

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “18 Şubat 2021’de yine Yunan güvenlik güçleri tarafından, Midilli Adası’ndaki mülteci kampından Kovid-19 testi gerekçesiyle çıkarılan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişilik Afgan sığınmacı grubu, darp edildikten, değerli eşyaları, paraları alındıktan sonra ülkemize geri itilmiştir.” bilgisi paylaşıldı.

Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında “Son 4 yılda 80 binden fazla sığınmacı ülkemize geri itilmiştir. Yunan hükümetini ve geri itmelere dahil olan tüm unsurları, uluslararası hukukun, AB hukukunun ve 18 Mart Mutabakatı’nın yasakladığı geri itmelere, insanlık onuruna aykırı muamelelere ve insan hakları ihlallerine son vermeye çağırıyoruz. AB’yi de AB hukukunu ve AB Temel Haklar Şartı’nı, insan onurunu esas alacak şekilde üye devletlerde uygulanmasını gözetmeye davet ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları: İran’ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı

Dünya

Aşılamada zengin yoksul farkı: 25 kat fark var

Bloomberg’de yer alan bir analize göre, varlıklı ülkelerde Kovid-19’a karşı aşılama işlemi, gelişmekte olan ülkelere oranla 25 kat daha hızlı ilerliyor.

BOLD – ABD merkezli yayın kuruluşu Bloomberg’deki analize göre, dünya nüfusunun yüzde 5’ini tam doz aşılanması için yeterli aşı geliştirildi.  Fakat bu aşıların dağıtımda dengesizlik var . Analize göre varlıklı ülkelerde Kovid-19’a karşı aşılama işlemi, gelişmekte olan ülkelere oranla 25 kat daha hızlı yapılıyor.

Dünyadaki  aşıların yüzde 40’ı küresel nüfusun yüzde 11’ini temsil eden 27 zengin ülkeye gidiyor. Gelir düzeyi en düşük ülkelerden oluşan yüzde 11’lik kesime düşen pay yüzde 1,6 ile sınırlı.

Analiz, Bloomberg’in aşı takibine yönelik kendi veri tabanına dayanıyor. Ülkelerin refah düzeyi, nüfusu ve aşılara erişimini ölçen veri tabanı, 154 ülkeden 726 milyondan fazla aşılamayı dikkate alıyor.

Dünya nüfusunun yüzde 8’ini temsil eden, çoğu düşük gelir düzeyine sahip 40’tan fazla ülkede ise, kamuya açık bir aşı takibi veri tabanı yok.

EŞİTSİZLİKTEN ÇARPICI ÖRNEKLER

Bloomberg’in yaptığı çalışmaya göre ülkelerin yarıya yakınının aşı tedariği, nüfusunun yüzde 1’ine dahi yetmezken, ABD önümüzdeki 3 ay nüfusunun yüzde 75’ine yetecek kadar aşıya sahip olacak.

Dünya nüfusunun yüzde 4,3’ünü oluşturan ABD dünyadaki aşıların yüzde 24’ünü elinde bulundururken, dünya nüfusunun 2,7’sini temsil eden Pakistan’da bu oran yüzde 0,1.

Dünyanın en yoksul kıtası Afrika, aşılamanın en az olduğu bölge. Kıtadaki 54 ülkeden yalnızca 3’ünde nüfuslarının yüzde 1’inden fazlasına aşı yapabildi.

DÜNYADAKİ AŞILAMA YARIŞI

Bloomberg’in veri tabanına göre ABD, 174 milyondan fazla doz ile en fazla aşılama yapan ülke.

ABD’yi 149 milyondan fazla doz ile Çin, Hindistan (94 milyondan fazla), Avrupa Birliği (87 milyondan fazla), İngiltere (37 milyondan fazla) ve Brezilya (28 milyondan fazla) takip ediyor.

Türkiye Bloomberg’in listesinde 7. sırada. Aşılar da ülke nüfusunun yüzde 10.9’una yetecek miktarda.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de aşı olanların sayısı 18 milyondan fazla.

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Okumaya devam et

Dünya

Çinlilerden aşı itiraf: Koruyuculuk seviyeleri düşük

Çin’de koronavirüse karşı geliştirilen aşılarla ilgili  üst düzey bir sağlık yetkilisi ülkesinde üretilen Kovid-19 aşılarının koruyuculuk seviyelerinin düşük olduğunu itiraf etti.

BOLD – Çin’in Chengdu kentinde düzenlenen bir konferansa katılan Çin Hastalık Kontrol Merkezi Direktörü Gao Fu, ülkesinde üretilen aşılarla ilgili değerlendirmede bulundu. Fu’dan, Türkiye’de de kullanılan Sinovac aşısı dahil Kovid-19’a karşı üretilen aşılarla ilgili ‘düşük koruyuculuk’ itirafı geldi.

ÇİN’İN ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ

“Çin aşılarının çok yüksek koruma oranı yok” diyen Gao, farklı teknik yöntemlerle üretilen farklı aşıların, bu süreçte kullanılıp kullanılmamasının resmi seviyede değerlendirme aşamasında olduğunu aktardı.

Pekin, geleneksel yöntemlerle üretilen ve dünya genelinde farklı ülkelere yüz milyonlarca doz dağıtılan aşılarının oldukça güvenli olduğu ancak Batılı ülkelerde üretilen mRNA aşılarının etkili olmadığı yönünde algı oluşturmaya çalışıyor. Ülke medyası bu alanda yoğun bir mücadele içerisindeydi.

Pekin yönetimi, koronavirüsün 2019’un sonlarında ortaya çıktığı ülkede yabancı herhangi bir aşıya onay vermiş değil.

KİM YALAN SÖYLÜYOR?

Türkiye’de de kullanımda olan Çin’de üretilen Sonivac ilaç firmasının Kovid-19 aşısının semptomatik enfeksiyonların önlenmesine yönelik koruyuculuk oranı Brezilya’da yüzde 50.4 olarak ölçülmüştü.

Türkiye’de yapılan ölçümlerde Sinovac aşısının etkililiğinin yüzde 83,5 ve hastanede yatışı engelleme oranının yüzde 100 olarak tespit edildiği açıklanmıştı.

Ülkede geliştirilen aşılara yönelik ilk kez en yüksek seviyede gelen bu özeleştiride Gao, Batılı aşı geliştiricilerinin deneysel teknik olan mRNA ile çalıştığını buna karşın Çinli ilaç üreticilerinin geleneksel teknolojiyi kullandığını ifade etti.

Gao, “Herkes, mRNA aşılarının insanlık için sağlayabileceği faydaları göz önünde bulundurmalı. Mevcut şartlarda birkaç çeşit aşıya sahibiz diye dikkatle takip etmeliyiz ve onları (Batılıları) görmezden gelmemeliyiz.” şeklinde konuştu.

Yetkili daha önce Batılı aşıların etkinliğiyle ilgili ‘şüphe uyandırıcı’ açıklamalarda bulunmuş, bu açıklamalar Çin medyasında geniş yer almıştı.

Bu arada uzmanlar, aşıların karıştırılmasının veya sıralı aşılamanın etkinlik oranlarını artırabileceğini dile getiriyor.

Dünyadaki tüm denemeler, aşıların karıştırılmasına veya uzun vadede bir süre sonra yeni takviye aşısının yapılmasına yönelik sürdürülüyor.

İngiltere’de de araştırmacıların, BionTech-Pfizer ile Oxford-AstraZeneca aşılarının olası kombinasyonunu incelediği biliniyor.

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Okumaya devam et

Dünya

Myanmar’da askeri darbe sonrası protestolarda ölen sivillerin sayısı 700’ü geçti

Myanmar’da askeri darbe ve seçilmiş hükümet üyelerinin gözaltına alınmasına karşı yapılan protesto gösterilerinde, güvenlik güçlerinin silahlı müdahalesi sonucu ölenlerin sayısı 701’e yükseldi.

BOLD – Siyasi Tutuklulara Yardım Kuruluşu, Myanmar’da güvenlik güçlerinin sivillere silahlı müdahalede bulunduğu bölgelerden gelen yeni can kayıpları ile ülkede darbe sonrası sivil kayıpların 701’e çıktığını duyurdu. Bugüne kadar gözaltına alınan kişi sayısı da 3 bin 12 ve tutuklanan kişi sayısı ise 656 olarak açıklandı.

Dün Bago kentinde Myanmar ordusunun protestoculara silahlı müdahalesinde en az 82 kişi yaşamını yitirmişti.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre askerler, protestoculara silahlarla ateş açtı ve el bombası kullandı.

19 KİŞİ İDAMA MAHKUM EDİLDİ

Myanmar’da bir ordu mensubunun yakınını öldürmekle suçlanan 19 kişi idama mahkum edildi.

Orduya ait Myawaddy televizyonu, söz konusu 19 kişinin bir ordu mensubunun yakınını öldürmekten suçlu bulunduğunu duyurdu. İdama mahkum edilenlerden 17’sinin henüz yakalanmadığı belirtildi. Söz konusu saldırının ordunun resmi anma günü olan 27 Mart’ta, Yangon’un Kuzey Okkalapa semtinde düzenlendiği açıklandı.

Yerel medya ve burada yaşayanların aktardığına göre ise idama mahkum edilenler askeri darbeyi protestolara katılan siviller. 27 Mart’ta ordunun protestoculara uyguladığı şiddet sonucu 100’den fazla insan yaşamını yitirmişti.

Böylece askeri yönetim, 1 Şubat darbesinden bu yana ilk defa idam cezası verdi.

OLAĞANÜSTÜ HAL UZATILACAK

Myanmar Ordusu, Cuma günü yaptığı açıklamada bir yıl ilan edilen olağanüstü halin altı ay ya da daha uzun süre uzatılmasının planlandığını duyurdu. Ordu Sözcüsü Zaw Min Tun, Amerikan CNN Televizyonu’na verdiği demeçte, aynı zamanda ‘özgür ve adil seçimlerin’ organize edileceğinin güvencesini verdi.

SİLAHLI ETNİK GRUPLARDAN ORDUYA UYARI

Myanmar’da silahlı üç etnik gruptan oluşan ittifak, şiddet sona ermediği takdirde halka destek verme tehdidinde bulundu. İttifak Mart sonunda yaptığı açıklamada cuntanın şiddeti sona erdirmemesi halinde halkı destekleyeceğini belirtmişti.

Yeni askeri yönetimin siyasi krizi çözmek ve halkın taleplerine yanıt vermek zorunda olduğu bildirilen açıklamada, ordunun bu talepleri yerine getirmemesi halinde vatandaşlara kendilerini savunmaları için yardım sunulacağı ifade edildi.

Myanmar’da resmi olarak kabul edilen 135 etnik grup yaşıyor. Ülkenin kuzeyindeki Kachin ile doğusundaki Shan bölgelerinde özerklik talep eden silahlı etnik gruplar ile Myanmar askerleri arasında son zamanlarda çatışmaların arttığı belirtiliyor.

Silahlı gruplar, 2018’de Myanmar ordusuyla ateşkes imzalamıştı.

Son olarak 3 etnik silahlı grubun Şan eyaletindeki bir polis karakoluna saldırısı sonucu en az 14 polis yaşamını yitirdi. 2 polisin ise kayıp olduğu bildirildi.

Saldırının ardından Myanmar ordusunun, Lashio yakınlarındaki 2 köyde karşı saldırıda bulunduğu ve en az 300 sivilin evlerini terk ettiği kaydedildi.

MYANMAR’DAKİ ASKERİ DARBE

Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilimin yükselmesinin ardından 1 Şubat’ta yönetime el koymuştu.

Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere, pek çok yetkiliyi ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.

Financial Times: Türkiye, Çin Büyükelçisini azarladı; iki ülke arasında nadir görülen bir anlaşmazlık var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0