Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD Cemal Kaşıkçı cinayetiyle suçladığı Veliaht Prens Selman’a karşı neden adım atmıyor?

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman’ın cinayet nedeniyle geciktirilmeksizin cezalandırılması gerektiğini söyledi. Peki, neden ABD cinayetle suçladığı Veliaht Prens Selman’a karşı herhangi bir adım atmadı?

BOLD – Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda 2018 yılında öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, cinayete ilişkin ABD istihbarat raporunun açıklanmasından memnuniyet duyduğunu bildirdi.

Yazılı bir açıklama yapan Cengiz, “Bu sadece aradığımız adaleti getirmekle kalmayacak, benzer cinayetlerin tekrarlanmasını önleyecek” dedi.

Cengiz, raporun ardından Suudi Veliah Prens Muhammed bin Selman’ın siyasi meşruiyetinin kalmadığını öne sürdüğü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Veliaht Prensin, bu raporu takiben hiçbir siyasi meşruiyeti kalmamıştır. Bunu açık ve net bir şekilde söyleme ve harekete geçme zamanı artık gelmiştir. Suçsuz ve masum bir insanın hunharca öldürülmesini emreden veliahtın ertelenmeden cezalandırılması gerekmektedir… Veliaht Prens cezalandırılmadığı taktirde, bu asıl sorumlunun sonsuza kadar yaptığının cezasını çekmeyeceğine işaret ederek, hepimizi tehlikeye atarak insanlığımızın kara bir lekesi olacaktır.”

ABD’de göreve yeni gelen Başkan Joe Biden ve diğer dünya liderlerine ‘katil olduğunun ispat edildiğini’ öne sürdüğü bir kişi ile el sıkışıp sıkışmayacaklarını soran Cengiz, adaletin yerini bulması için herkesi harekete geçmeye çağırdı.

Hatice Cengiz, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Herkesi elini vicdanına koyarak Veliaht Prens’in cezalandırılması için harekete geçmeye davet ediyorum. Adaletin sonunda yerini bulmaması tüm insanlık adına büyük bir utanç olacaktır.”

SUUDİ ARABİSTANLI 76 YETKİLİYE YAPTIRIM

ABD Başkan Joe Biden, selefi Donald Trump’ın kamuoyu ile paylaşmadığı Cemal Kaşıkçı cinayetine dair istihbarat raporunu cuma günü yayınlamış ve ABD yönetimi, adı söz konusu suça karışan 76 kişiye ülkeye girme yasağı getirmişti.

Söz konusu raporda, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, 2018 yılında Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda işlenen cinayete onay verdiği belirtiliyor. Ancak Prens Selman ABD tarafından yaptırım listesine dahil edilmedi.

Raporun açıklanmasının ardından ABD medyasına konuşan Biden, Riyad’dan insan hakları ihlallerinden dolayı hesap soracaklarını belirtmişti.

RİYAD SUÇLAMALARI REDDETTİ

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ABD’nin yayınladığı raporu kesin bir dille reddetmişti.

Riyad hükümeti tarafından yapılan açıklamada raporun, ‘olumsuz, yanlış ve kabul edilemez’ olduğu belirtilerek, Prens Selman’ın bu cinayetle en ufak bir ilgisinin bulunmadığı savunuldu.

ABD YÖNETİMİ NEDEN SELMAN’A DOKUNMADI?

ABD istihbaratı tarafından açıklanan Kaşıkçı raporuyla Suudi Arabistanlı 76 yetkiliye yaptırım kararı alan Washington yönetimi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a ise dokunmadı.

Selman’a Biden yönetiminden doğrudan bir yaptırım uygulanmaması ABD basınında tepki çekti.

“ABD İLİŞKİLERİ KOPARMAKTAN KORKTU”

ABD’nin, Suudi Arabistan’ın de facto lideri Selman’ı yaptırım listesine dahil etmeyerek, Riyad’la tarihi ilişkilerini tamamen koparmadan revize etmeye çalıştığı belirtiliyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Kaşıkçı cinayetinde Prens Selman’a yaptırım getirmemelerini savunarak, Kaşıkçı cinayeti dolayısıyla Suudi Arabistan’ı sorumlu tutmanın ‘Muhammed bin Selman’a yaptırım uygulamaktan daha etkili yolları olduğunu’ ileri sürdü.

ABD, Veliaht Prens’e uygulanacak yaptırım ile gelecekte güvenlik, istihbarat, bilgi paylaşımı, terörle mücadele ve İran’ın tehditlerine karşı iş birliği gibi kritik konuları olumsuz etkilemesinden endişe duyuyor.

ABD, Suudi Arabistan’ın bölgede ve dünyada güvenlik ve istikrarı güçlendirmek için karşılıklı saygı ve ortak koordinasyon temellerinde yaklaşık 80 yıldır Washington’un bölgedeki stratejik ortağı olduğunu sürekli vurguluyor.

BİDEN, VELİAHT PRENS YERİNE DOĞRUDAN KRAL İLE İLETİŞİM KURDU

Joe Biden, doğrudan Veliaht Prens’le iletişime geçen eski başkan Donald Trump’ın aksine Kral Selman’la iletişimi tercih ediyor.

Biden, ABD istihbaratının raporunun açıklanmasından bir gün önce Suud yönetimiyle yaptığı görüşmeyi de Kral Selman bin Abdulaziz’le gerçekleştirdi.

Biden’ın görev süresi boyunca Veliaht Prens’le doğrudan iletişimden uzak duracağı tahmin ediliyor. Böylece Veliaht Prens bir anlamda uluslararası alanda yalnızlığa terk edilecek.

Ayrıca ABD yönetimi, Suudi Arabistan’a yönelik dış politikasında ve dünya ülkeleriyle ilişkilerinde insan hakları dosyalarına öncelik vereceğini ifade ediyor.

Bu yönüyle Washington, Riyad’la ilişkileri koparmak yerine ilişkileri koruyarak yeniden değerlendirmeye çalışıyor. İlişkilerin ABD’nin değerleri ve çıkarlarıyla uyumlu olarak yeniden düzenlenmesini istiyor.

Kaşıkçı raporundan bir gün önce yapılan Biden-Kral Selman görüşmesinde ve daha sonra görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada da ABD’nin Suudi Arabistan’daki insan haklarına verdiği önem ön plana çıkarıldı.

İRAN’A OPERASYON İHTİMALİ

Biden yönetimi, Washington’un, İran’la ya da İran’a müttefik güçlerle olabilecek herhangi bir çatışmada Riyad’a ihtiyaç duyacağı ihtimalini göz önüne alarak Suudi Arabistan’la ilişkilerinde dikkatli davranıyor.

Birkaç hafta önce ABD’li askeri yetkililer, Tahran’la olası bir askeri çatışmada bölgede ABD güçlerinin ihtiyaten konuşlanabileceği Suudi Arabistan’ın batı kesimlerindeki üsleri değerlendirmek için Riyad’ı ziyaret etti.

CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’a yönelik eleştirileriyle bilinen ve Washington Post gazetesinde köşe yazarlığı yapan Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de gittiği Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkmamıştı. Kaşıkçı’nın daha sonra konsoloslukta öldürüldüğü ve cesedinin parçalandığı ortaya çıkmıştı.

Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü haftalarca kabul etmeyen Riyad, uluslararası baskıların ardından Kaşıkçı’nın öldüğünü teyit etmiş ve ‘gözaltına alınırken yapılan bir hata sonucu’ öldüğünü kabul etmişti. Ancak Veliaht Prens’in cinayetin talimatını verdiği yönündeki iddiaları reddetmişti.

AKP Hükumeti de o dönemde Kaşıkçı cinayetini Veliaht Prens karşıtı bir kampanyaya dönüştürmüş ve uluslararası alanda Veliaht Prens’i sıkıştırmaya çalışmıştı. Ancak o dönemki Trump yönetiminin Veliaht Prens ve Suudi Arabistan’la ilişkileri bozmak istememesi nedeniyle AKP hükumetinin bu politikası başarısız oldu.

ABD istihbaratının Kaşıkçı cinayetine ilişkin hazırladığı rapor eski başkan Donald Trump döneminde de tartışılmış, hatta bazı kısımları da basına sızmıştı. Ancak Trump yönetimi Kongre’deki her iki partinin temsilcilerinin ısrarlı taleplerine rağmen raporu kamuoyuna açıklamamıştı.

ABD Başkanı Biden: Suudi Arabistan’dan hesap soracağız

Dünya

Yunanistan 18 savaş jetinin ardından şimdi de 3 fırkateyn için Fransa ile anlaştı

Fransa ve Yunanistan, Doğu Akdeniz’de güç birliğini hızlandırdı. Fransa’dan yılın başında 18 Rafale savaş uçağı alan Yunanistan bugün de 3 fırkateyn için anlaşma yaptı.

BOLD – Yunanistan, Fransa ile ‘stratejik ortaklık’ kapsamında yaptığı savunma anlaşmalarına bir yenisini ekledi. DW Türkçe’de yer alan habere göre bugün Elysee Sarayında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis 3 fırkateyn için anlaştı. Dördüncü fırkateyn opsiyonu da açık bırakıldı. Fransa’nın batısındaki Lorient kentinde Naval Group şirketi tarafından inşa edilecek Belharra sınıfı fırkateynler Yunanistan’a 3 milyar euroya mal olacak.

AKDENİZ’DEKİ ORTAK HEDEFLER

Macron imza töreninde yaptığı konuşmada Yunanistan ile “stratejik ortaklığın derinleştirilmesi” kapsamında imzalanan anlaşmayla iki ülkenin Akdeniz’deki ortak çıkarlarının savunulmasını hedeflediklerini söyledi. Macron, anlaşmanın Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırma riski taşıyıp taşımadığı yönündeki soruya şu yanıtı verdi: “Anlaşma herhangi bir ülkeyi özel olarak hedef almamaktadır. Ancak AB’nin dış sınırını oluşturan Yunanistan’ın korunmaya ihtiyacı vardır. 2020 yazında Doğu Akdeniz’de kavgacı tarafın Yunanistan olduğunu düşünmüyorum. Avrupalılar olarak üye ülkelerle dayanışma göstermek görevimizdir. Üye ülkenin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini sağlayabilmesi için onu donatmamız, üye ülkeyi müdahale, saldırı ya da saldırganlıklara karşı korumada işbirliği taahhüdünde bulunmamız meşrudur.”

8 BİN ASKER BU BÖLGEDE

Anlaşmanın aynı zamanda “Avrupa’nın stratejik özerkliğine giden yolda cesur bir ilk adım” olduğunu söyleyen Macron, ABD ile Hint-Pasifik bölgesinde yaşanan kriz hakkında da ilk kez değerlendirmede bulundu. ABD, Avustralya ve İngiltere arasında ilan edilen Hint-Pasifik ittifakının Fransa’nın bu bölgedeki stratejisini değiştirmeyeceğini belirtti. “Bu bölgede yaşayan bir milyon dost vatandaşımız ve 8 binin üzerinde konuşlu askerimiz var” dedi. Jeopolitik rekabetler ışığında kendi çıkarlarını korumada “Avrupalıların saflığı bırakmaları gerektiğini” söyleyen Macron, Avrupa’nın kendi askeri kapasitesini artırmasının önemini yineledi.

FRANSA SİPARİŞLERİ İPTAL

Avustralya, ABD ve İngiltere tarafından 16 Eylül’de açıklanan Hint-Pasifik ittifakı çerçevesinde Avustralya Fransa’ya sipariş verdiği 66 milyar dolarlık elektrikli dizel denizaltı siparişini iptal ederek ABD’den nükleer denizaltı satın alacağını açıklamıştı. Bu adım Fransa’nın sert tepkisine neden olmuş, AB de Fransa’ya destek vermişti.

GELECEĞİN AVRUPASI

Yunanistan Başbakanı Mitsotakis de imza töreninde yaptığı konuşmada “Bugün Yunanistan ve Fransa için tarihi bir gün. Savunma alanındaki ikili işbirliğimizi daha da güçlendirme kararı aldık” diye konuştu. Anlaşmanın Yunanistan ile Fransa arasında on yıllarca sürecek bir bağ oluşturduğunu kaydeden Mitsotakis, “Bu, geleceğin Avrupasına, güçlü, özerk, çıkarlarını savunma kabiliyetine sahip bir Avrupa’ya giden yolu açmaktadır” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE İLE GERİLİMDE FRANSA’NIN DURUŞU

Mitsotakis, Fransa ile imzalanan anlaşmanın, ABD ile planlanan ve müzakereleri devam eden savunma işbirliği anlaşması üzerinde bir etkisinin olmayacağını da vurguladı. Türkiye ile Doğu Akdeniz’de yaşanan ve sıcak çatışmanın eşiğine gelen gerilime atıfta bulunan Yunanistan Başbakanı, “Fransa’nın 2020 yazındaki zor süreçte yanımızda duruşunu unutmadık” mesajı verdi.

6 UÇAK ALIMI DAHA GÜNDEMDE

Yunanistan, geçen Eylül ayında açıkladığı, tarihinin en büyük savunma programı çerçevesinde Fransa’dan 18 adet Rafale savaş uçağı alımına da imza atmış, Ocak ayında 2,5 milyar euroluk anlaşmanın imza töreninde konuşan Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, “Yunanistan’ın Akdeniz’de güçlü bir aktör olarak kalması için” fırkateyn satışı gibi başka tekliflerin de gündemde olduğunu kaydetmişti. Yunanistan 6 Rafale uçağı daha satın almayı planlıyor.

Okumaya devam et

Dünya

Büyükler umut için pedal çevirdi, çocuklar Ahmet Burhan için tohum ekti

Sürgün avukatlar tarafından Almanya’da kurulan Koşulsuz Adalet Hareketi, hak ihlallerine dikkat çekmek için bisiklet turu düzenliyor. 15 farklı şehirden geçecek olan gençler, 10 farklı şehirde Türkiye’de insan hakkı ihlaline maruz kalan sembol isimler anısına bir tohum ekiyor. Beşinci tohum Ahmet Burhan Ataç için Köln’de ekildi. Altıncı tohum ise Mustafa Kabakçıoğlu için yarın Almanya’nın Wiesbaden şehrinde ekilecek.

BOLD – Türkiye’deki insan hakları ihlallerine dikkat çekmek için ‘‘Umut İçin Pedal Çevir’’ sloganıyla Hollanda’nın Lahey şehrinde 23 Eylül’de başlayan ve 850 kilometre sürecek olan “Koşulsuz Adalet Maratonu” devam ediyor. Maraton kapsamındaki ilk tohum, adil yargılanma talebiyle cezaevinde başlattığı ölüm orucunun 238. gününde hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik anısına Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi önünde ekildi.

İkinci tohum, Gökhan Açıkkollu için Rotterdam’da, üçüncüsü Selahattin Demirtaş için Brüksel’de, dördüncüsü Hande Kader için Maastricht’te, beşinci tohum ise maratonun 4. gününde güzergahtaki 8. şehir olan Köln’de Ahmet Burhan Ataç için ekildi.

Anne-babası tutuklandıktan sonra kemik kanseri teşhisi konulan ve , 7 Mayıs 2020’de kemik kanserinden hayatını kaybeden Ahmet Burhan Ataç, annesi Zekiye Ataç ile birlikte Köln’deki özel kanser merkezine tedavi için gelmek istemiş ancak annesine yurt dışı çıkış yasağı konulduğu için tedavisi engellenmiş ve geciktirilmişti.

Innerer Grüngürtel Parkı’nda Ahmet Burhan Ataç basın açıklaması yapan aktivistler daha sonra bisikletleriyle Köln’den ayrılarak Bonn’a doğru yola çıktı.

850 KM YOL YAPILACAK, SON DURAK AİHM

Yaklaşık bir yıl önce kurulan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde 44 aydır adalet nöbeti tutan Koşulsuz Adalet Hareketi’nin kurucularından avukat Enes Kabadayı, “Bu kez umut için pedal çevir diyerek Uluslararası Ceza Mahkemesi önünden başlayarak 10 sembol isim nezdinde çok farklı kesimlerden birçok insanın yaşadığı hak ihlallerini hatırlatmak ve onlara umut olmak için tohumları ekiyoruz. İnsanlara umut olarak ve yaşanan ihlallerin engellenmesi adına bir şeyler yapabilecek her kurumu ve temelde herkesi harekete geçmeye çağırarak 4 ülke 15 şehir aşarak İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine pedallayacağız.” dedi.

Koşulsuz Adalet Maratonu’nun güzergahı şöyle:

Bonn’da Sokağa çıkma yasaklarında hayatını kaybeden insanlar için cenazesi 7 gün sokak ortasında bekletilen Taybet İnan anısına, (27.09.2021, Saat: 10:00 – Konum: Hofgarten Bonn)

Wiesbaden’da tedaviye erişim hakkı sağlanmayarak ölüme terk edilen hasta tutsaklar için cezaevinde beyaz sandalye üzerinde cansız bedeni bulunan Mustafa Kabakçıoğlu anısına, (28.09.2021, Saat: 15:00 – Konum: Eyalet Parlamentosu Önü)

Heidelberg’te Gezi Direnişi’nde polis şiddetiyle hayatını kaybeden insanlar için Berkin Elvan anısına, (29.09.2021, Saat: 15:00 – Konum: Alte Brücke Heidelberg)

Karlsruhe’de Zorla kaybedilen ve yüzlerce gündür haber alınamayan kayıplar için Gülistan Doku anısına, (30.09.2021, Saat: 13:00 – Konum: Schloss Karlsruhe – Schlossplatz)

Strasbourg’ta Faili Meçhul cinayete kurban giden ve ötekileştirilen azınlıkların hatıralarına sahip çıkmak için Hrant Dink anısına (01.10.2021, Saat: 12:00 – Konum: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) olmak üzere birçok konuda farkındalık oluşturmak ve bu kişilerin anılarını yaşatmak için tohumlar ekilecek.

Maratona katılmak için

Sürgün avukatlar hukuksuzluklara dikkat çekmek için 850 kilometre pedal çevirecek

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’ın “Yeni S-400 alınabilir” sözlerine ABD’den jet cevap: Yaptırımları tetikler

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Rusya’dan bir set daha S-400 alınabilir” sözlerine ABD’den yaptırım uyarısı geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, “Türkiye’yi Rusya’dan daha fazla askeri malzeme almama konusunda uyarıyoruz” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Amerikan CBS kanalına verdiği röportajda Türkiye’nin Rusya’dan ikinci parti S-400 füzeleri almayı planladığını söylemesi üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama geldi.

Erdoğan, Pazar günü CBS kanalının ‘Face the Nation’ adlı programında sunucu Margaret Brennan’ın “Hala bir set daha S-400 almaya niyetlisiniz gibi görünüyor?” sorusuna, “Bundan sonraki dönemde de kimse bizim, savunma sistemleri noktasında hangi ülkeden, ne kadar, ne alacağımıza müdahale edemez. Bunun kararını verecek olan biziz” cevabı vermişti.

Brennan’ın “Evet der gibisiniz” sözleri üzerine Erdoğan da “Ne demek. Tabii ki evet” dedi.

Reuters haber ajansının haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, Erdoğan’ın sözlerinin sorulması üzerine “Türkiye’yi her düzeyde ve her fırsatta, S-400 sistemini elinde bulundurmaması ve Rusya’dan ek askeri malzeme almaktan kaçınması konusunda uyarıyoruz” dedi. Sözcü, açıklamasının devamında, “Rusya’dan her türlü yeni silah alımının, Aralık 2020’de uygulananlardan ayrı ve ek CAATSA 231 yaptırımlarını da tetikleme riski taşıdığını Türkiye’ye açıkça söylemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Sözcü ayrıca, ABD’nin Türkiye’yi bir müttefik ve dost olarak gördüğünü ve ‘uzlaşmazlıklara rağmen’ Türkiye ile ortaklığı güçlendirmenin yollarını aradıklarının altını çizdi.

ABD Hazine Bakanlığı geçen yıl Aralık ayında, Türkiye’ye Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi yüzünden CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) kapsamında yaptırımlar uygulamış ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Başkanlık yetkilileri Mustafa Alper Deniz, Serhat Gençoğlu ve Faruk Yiğit’i yaptırım listesine almıştı.

BBC’nin haberine göre, Erdoğan’ın CBS kanalında Türkiye’nin Rusya’dan ikinci parti S-400 hava savunma sistemi satın alabileceğini söylemesi yeni bir gerginliğe neden oldu. Erdoğan’ın sözleri sonrası ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün uyarısının ardından iki NATO ülkesi arasındaki çatlağın derinleşebileceği ve Washington’un Ankara’ya yeni yaptırımlar uygulayabileceği tespiti yapıldı.

ABD’nin karşı çıkmasına rağmen Moskova ile Ankara arasında ikinci parti S-400 satışı ve tedariki için görüşmeler sürüyordu.

Erdoğan, Çarşamba günü Rusya’da Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek. İki liderin gündeminde Suriye’nin güneybatısındaki gelişmeler de olacak.

Almanya’da seçimin galibi SPD oldu: Merkel’in partisi 16 yıl sonra iktidarı kaybetti

Okumaya devam et

Popular

Shares