Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Damat Berat Albayrak’ın ekonomi karnesi ‘çokomelli’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ekonomide başarılıydı” dediği damadı Berat Albayrak’ın yeniden bakan olacağı konuşuluyor. Peki 2 yıl 4 ay ekonominin dümeninde bulunan Albayrak’ın karnesi nasıl?

BOLD ANALİZ – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak 10 Temmuz 2018’de Hazine ve Maliye Bakanı oldu. 8 Kasım 2020’de bakanlıktan istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu. 10 Kasım 2020’de kayınpederi Erdoğan tarafından ‘af talebi’ kabul edildi. Aradan geçen 3 ay boyunca damat Albayrak hiç açıklama yapmadı, tek bir görüntü vermedi. Erdoğan da istifanın üzerinden aylar geçtikten sonra damadıyla alakalı 22 Şubat 2021 tarihinde ilk açıklamasını yaptı. Erdoğan, “Berat Bey’in ifa ettiği görevlerdeki en büyük talihsizliği ‘damat’ sıfatının, birikimi, gayreti ve başarısının önüne geçirilmiş olmasıdır” diyerek Albayrak’ın başarılı olduğunu söyledi.

Peki Albayrak gerçekten başarılı mı? Rakamlar ne söylüyor?

İŞSİZLİK ARTTI

Albayrak’ın Türkiye ekonomisinin en tepesine geldiği Temmuz 2018’de Türkiye’de işsizlik yüzde 10,8 seviyesindeydi. İşsiz sayısı ise 3 milyon 531 bin kişiydi. Görevi devrettiğinde yüzde 12,9’a yükselen resmi işsizlik oranına göre işsiz sayısı da 4 milyon 6 bin kişiye yükseldi. AKP tarafından maniple edildiği için gerçek rakamları açıklayamayan Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre bile işsiz sayısı 469 bin kişi arttı. Göreve geldiğinde her 100 gençten 17’si işsiz gezerken, Albayrak veda ettiğinde her 100 gençten 25’i işsiz kaldı.

VATANDAŞIN ENFLASYONU FIRLADI

Göreve geldiğinde Tüketici Fiyatları Endeksi 12 aylık ortalaması yüzde 12 seviyesindeydi. Albayrak’ın istifa ettiği kasım 2020’de 12 aylık enflasyon ortalaması 12,04’a yükseldi. Ancak vatandaşın gerçek enflasyonu yüzde 15’lerden yüzde 35’lere fırladı.

FAİZİ DÜŞÜRDÜ

Albayrak göreve geldiğinde Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 17,75 idi. Merkez Bankası’nın başına arkadaşı Murat Uysal’ı getiren Albayrak üst üste faiz indirimine gitti. Görevi bıraktığında politika faizi yüzde 10,25’e indi. Ancak bunun bedeli döviz şoklarıyla ödendi.

Albayrak döneminde satılan Merkez Bankası’nın 128 milyar doları hala aranıyor.

DOLARLA MI MAAŞ ALIYORSUNUZ?

Dolar kurundaki yükselişlere “Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Ben dolara bakmıyorum” cevabı veren damat Albayrak, ekonominin dümenine geçtiğinde dolar/TL 4,70 seviyesindeydi. Dümeni bıraktığında dolar iki katı değerlenmiş olarak 8,48 TL’ye çıktı.

1 EURO 10 LİRA OLDU

Albayrak koltuğuna oturduğunda Avrupa Birliği para birimi 1 Euro 5,51 TL ediyordu. Görevi bıraktığında vatandaşlar 1 Euro alabilmek için 10,08 TL vermeye başladı.

ÇEYREK ALTIN 305 LİRAYDI

Ekonomiyi yönetmeye başladığında altının gramı 185 liraydı. Vatandaşlar çeyrek altını 305 liraya alabiliyordu. Görevi bıraktığında altının gramı 527 liraya yükseldi. Düğün veya yatırım yapmak isteyenler çeyrek altını 920 liraya almak zorunda kaldı.

REZERVLER 102 MİLYAR DOLARDI

Albayrak göreve geldiğinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervleri 22,9 milyar TL’si altın, 79,09 milyar TL’si döviz olmak üzere toplam 102 milyar 23 milyon dolardı. İstifa ettiğinde ise Merkez Bankası rezervleri eksi 47 milyar dolara geriledi.

MİLLETİN KEFEN PARASI ‘YEDEK AKÇEYİ’ DE KULLANDI

Milletin kefen parası savaş ve deprem gibi zor zamanlar için Merkez Bankası’nın kasasında tutulan yedek akçe de sıfırlandı. 2019 ve 2020 yıllarında Merkez’in tarihinde görülmemiş bir adım atıldı ve 41 milyar liralık yedek akçesi Hazine’nin açığını karşılamak için kullanıldı.

BÜTÇE AÇIĞI REKORLAR KIRDI

Albayrak göreve geldiği 2018 yılında ocak-temmuz bütçe açığı 45 milyar TL seviyesindeydi. Görevi bıraktığı 2020 kasım da açık 132.1 milyar liraya fırladı.

VATANDAŞIN VERGİ YÜKÜ ARTTI

Albayrak döneminde vergilere de zam üstüne zam yapıldı. Göreve geldiğinde 2018 yılında Maliye’nin vergi gelirleri 54,4 milyar lira idi. İstifa ettiğinde ise vatandaşın cebinden çıkan vergiler ise 99 milyar 248 milyon liraya fırladı.

EKMEĞE YÜZDE 25 ZAM GELDİ

Yoksulun sofrasındaki ekmek Albayrak gelmeden 1,25 liraya satılıyordu. Albayrak görevi bıraktığında yüzde 25 zamlanarak 1,50 liraya satılır oldu.

AKARYAKIT FİYATLARI

Göreve geldiğinde benzin 6,89 lira, motorin 6,26 liraydı. LPG 3,83 liraydı. Bıraktığında benzin litresi 6,59 lira, motorin 5,99 liraya inmişti. Yoksul vatandaşların kullandığı LPG ise Albayrak döneminde zamlanarak 3,96 liraya yükseldi.

Analiz

Bakan Muş “Bilgim vardı” deyince dezenfektan algısı bozuldu!

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ı dezenfektan yolsuzluğu nedeniyle görevden aldığı algısını yeni Bakan Mehmet Muş bozdu. Pekcan’ın yerine gelen Mehmet Muş, “Öncesinde de konuyla alakalı benim bilgim vardı. Cumhurbaşkanımız benimle paylaştı” dedi.

BOLD ANALİZ- 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına ismi karışan 4 bakanı koruyan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bakanlığına kendi şirketinden 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığı ortaya çıkan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ı cezalandırmak için görevden aldığı yorumları yapıldı.

İranlı iş adamı Reza Zarrab’tan rüşvet alan bakanları Yüce Divan’da yargılanmalarını engelleyen Tayyip Erdoğan, Pekcan’ı görevden alarak bakanlıklardaki yolsuzluklara göz yummayacağı algısı oluşturmak istedi.

ÖNCEDEN HABERİM VARDI

Ancak yolsuzluk ve usulsüzlüklere göz yumulmayacağı algısı uzun sürmedi. Pekcan’ın yerine Ticaret Bakanlığı koltuğuna oturan Mehmet Muş, Erdoğan’ın planlarını bozdu. Bir gazetecinin “Sürpriz oldu mu?” sorusu üzerine Muş, “Biz de ülkemize hizmet etme adına her zaman, her türlü göreve hazırdık, hazırlıklıydık. Öncesinde de konuyla alakalı benim bilgim vardı. Cumhurbaşkanımız benimle paylaştı” dedi.

Muş’un haftalar öncesinden Bakanlar Kurulu’na gireceğinden bilgisinin olduğu anlaşılırken, Pekcan’ın bakanlığına kendi şirketinden 9 milyon liralık dezenfektan satışı sebebiyle görevden alındığı haberleri boşa düştü.

Aile Bakanlığına atanan Derya Yanık’tan MHP liderine olay sözler: Bahçeli çapsızdır

Okumaya devam et

Analiz

Kayıp 128 milyar doların kamuya zararı 268 milyar TL

Merkez Bankasının rezervlerinin ucuza satışının kamuya zararı kurdaki artışla katlanıyor. 128 milyar dolar, ortalama 6 liradan satıldığında 768 milyar TL ediyor. 128 milyar doların bugünkü kur üzerinden Merkez’in kasasına konulabilmesi için ise 1 trilyon 36 milyar lira gerekiyor. Ucuz döviz satışının kamuya zararı en az 268 milyar TL olarak hesaplanıyor.

BOLD ANALİZ – AKP hükumeti, 128 milyar doların döviz kurunu düşürmek için satıldığını sonunda kabul etti. Ancak dolarların hangi kurdan, kimlere satıldığı halen açıklanmadı.

Ekonomist Murat Kubilay, Diken’deki yazısında “En çok merak edilense satışların tarih, fiyat ve miktar bilgisi. Yayınlanabilir mi? Hiç ihtimal vermiyorum. Çünkü yayınlandığında yüzlerce milyar kamu zararını aleni bir şekilde itiraf etmiş olacaklar” dedi.

DÜŞÜK KURDAN SATIŞIN MALİYETİ

2019 ve 2020 yılında yapılan dolar satışlarının gün gün TCMB kayıtlarında tutulduğuna dikkat çeken ekonomi uzmanları, 128 milyar doların ucuza satışıyla devletin uğradığı zararın mutlaka ortaya çıkacağını belirtiyor. BOLD Ekonomi Servisinin yaptığı ortalama hesaplamalara göre ise en az zarar 268 milyar 800 milyon lira.

BUGÜNKÜ KURDA ZARAR 268 MİLYAR TL

128 milyar doların ortalama 6 liradan satıldığı hesaplandığında karşılığı 768 milyar lira yapıyor. Bugünkü Merkez Bankası kuru olan 8,10 TL’den piyasadan 128 milyar doların toplanması halinde ise 1 trilyon 36 milyar Türk Lirası gerekiyor. Aradaki fark devletin zararı olan 268 milyar 800 milyon lira olarak karşımıza çıkıyor. Ancak satılan 128 milyar doların çoğunluğunun 5,5 liradan satıldığı hesaplandığında kamunun zararı daha da katlanıyor.

MERKEZ BANKASININ 4 YIL BOYUNCA PARA BASMASI GEREKİYOR

Başka bir deyişle 128 milyar doların 6 liradan satıldığının hesaplanması halinde bile 83 milyon vatandaşın bugünkü zararı 268 milyar 800 milyon TL yapıyor. Merkez Bankasının piyasadan dolar alabilmesi için dolar kurunun düşmesi gerekiyor. Dolar kurunun düşmesi halinde de doları alacak yeterli para olmadığından para basılması gerekiyor. Sözcü yazarı Murat Muratoğlu bu durumu şöyle açıklamıştı:  “Eksi 48 milyar doları yerine koymak için Merkez Bankası’nın günlük 50 milyon dolarlık ihale yapması halinde 960 iş günü gerekiyor. Yani döviz ihaleleriyle 4 yılda eksi 48 milyar doları yerine koyabiliyorsun.”

ERDOĞAN MİTİNGLERDE REZERVLERLE ÖVÜNÜRDÜ

Bu durumda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mitinglerdeki övündüğü rezervlerin geri gelmesi zor görünüyor. Yıllardır “Göreve geldiğimizde 27,5 milyar dolar döviz rezervi vardı. Çalıştık, gayret ettik geldiğimiz nokta 134 milyar 617 milyon dolar” diyerek övünen Erdoğan, artık 128 milyar doları nasıl harcadığını AKP seçmenine anlatacak.

Ticaret Bakanı Pekcan’ı görevden aldı yerine Mehmet Muş’u atadı

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın pişkinlikleri

15 Temmuz sonrası Türkiye siyasi, ekonomi ve adalet alanlarında büyük gerileme yaşadı. Gün geçmiyor ki bu gerilemeleri su yüzüne çıkaran hükumet aleyhine bir skandal patlak vermesin. Ne yaşanırsa yaşansın Erdoğan, konuşmalarında pembe tablodan vazgeçmiyor.

BOLD –  AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, hafta sonu İstanbul’daki Huber Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldığı Hasankeyf-2 Köprüsü açılış töreninde şunları söyledi: “İnsanlarımız çoğu zaman tedavi için, üniversite eğitimi, iş, aş bulmak için Avrupa’ya Amerika’ya gitmek zorunda kalırdı. Allah’a hamdolsun bugün bu tablo büyük oranda tersine döndü.”

Erdoğan bu konuşmayı, AKP’li Malatya Yeşilyurt Belediyesinin gri pasaportla Almanya’ya eğitim ve kültür faaliyeti için gönderdiği 45 kişiden 43’ünün geri gelmemesi skandalının ardından yaptı. Yapılan tüm anketlerde gençlerin büyük kısmı yurt dışında yaşamak istediğini söylüyor. Metropoll Araştırmanın Şubat ayı anketine göre, AKP’lilerin yüzde 34 de yurt dışında yaşamak istiyor.

EKONOMİK PİŞKİNLİK

Pandemi, gelişmekte olan ülkeler liginde olan Türkiye ekonomisinde ağır hasar bıraktı. Türkiye ekonomisi pandeminin vurduğu Nisan-Mayıs 2020 döneminde yaklaşık yüzde 10 küçüldü. Son bir yılda hayat pahalılığı artarken, işsizlik ve yoksulluk geniş kesimlere yayıldı. Uzmanlar ailelere doğrudan yardımların ulaşması gerektiği konusunda hemfikir.

Erdoğan ise tüm bunlara rağmen, ekonomide pembe tablo çizmeye devam ediyor. Türk ekonomisine dair karamsar senaryolar çizen uluslararası kuruluşların tablolarını güncellemeye başladığını söyleyen Erdoğan: “Aynı şekilde ihracatta, sanayi üretiminde her ay yeni rekorların haberlerini alıyoruz. Mart ayında ihracatımız geçen yılın mart ayına göre yüzde 42,2 artışla tüm zamanların en yüksek aylık ihracatı olan 18,9 milyon dolara ulaştı. Elbette sıkıntılarımız var ama aynı zamanda geleceğe ümitle bakmak için pek çok sebebe de sahibiz. İnşallah 2021 senesini ülkemiz ve milletimiz için bir şahlanış senesine dönüştüreceğiz. Bunu da hep olduğu gibi kardeşlikle, dayanışmayla, birlik ve beraberlikle başaracağız. Tüm umutlarını Türkiye’nin tökezlemesine, ülkemizin kaosa ve krize sürüklenmesine bağlayan muhterislere fırsat vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

ADALET PİŞKİNLİĞİ

15 Temmuz’dan sonra ülkede tam bir hukuk katliamı yaşandı. Yerel mahkemelerin üst mahkeme olan Anayasa Mahkemesinin karalarını takmadığı , Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararları başta olmak üzere bazı önemli kararlarının uygulanmadığı, yüzbinlerce insanın uluslararası hukuk normlara uymayan delillerle tutuklu yargılandığı Türkiye’de vatandaşın adalete olan güveni de sarsıldı. Yapılan kamuoyu araştırmalarında Türkiye’nin en büyük sorunları arasında, ekonomi ve pandemiden sonra adalet 3. sırada yer alıyor. İktidar, muhalefet tarafından yargıyı siyasallaştırmakla suçlanıyor.

MERKEL’DEN AİHM UYARISI

Türkiye’deki hukuksuzluklar AB ve üye devletleri de rahatsız ediyor. Son olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa Konseyi üyelerini, AİHM kararlarını ‘hızlı ve kapsamlı bir şekilde’ uygulamaya çağırdı.

Öte yandan, siyaset Akademisi’nin açılışındaki konuşmasında Erdoğan adalet ile ilgili şunları kaydetti: “Adaletin olmadığı yer oksijensiz dünya gibidir. Her işinizde adaleti gözetirseniz, siyaseten küçülmez tam tersine sürekli büyürsünüz. Attığınız her adımda, söylediğiniz her sözde, yaptığınız her işte millet sizi görür, notunuzu verir, günü geldiğinde de yerinizi gösterir. Siyasetçinin sözü ve tavrı kendi hayatında karşılık bulduğu ölçüde etkilidir.”

Siyasi, ekonomi ve adalet alanlarındaki büyük gerilemeye rağmen, her konuşmasına pembe tablo çizen Erdoğan, pişkinlikte de ısrarını sürdürüyor.

Merkel’den AİHM kararlarını uyun çağrısı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0