Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İş kazalarıyla göstermelik mücadele: SGK ölenlerin kaydını bile tutmuyor

AKP hükumeti döneminde yaklaşık 27 bin işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. Bu rakam SGK verilere göre daha az. Çünkü SGK, iş kazalarının daha çok yaşandığı tarım, bitkisel ve hayvansal üretim, ormancılık ve tomrukçuluk işkollarını ve göçmen/mülteci işçi ölümlerini verilere dahil etmiyor.

BOLD – Türkiye’de 19 yılda 27 bin işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. İSİG Meclisi’nin tuttuğu kayıtlara göre sadece 2020 yılında yaşamını yitiren işçi sayısı 2 bin 427. En çok iş cinayeti inşaat ve tarımda yaşanırken salgında durum değişti. En büyük kayıp sağlık, büro ve taşımacılık sektöründe oldu.

ÖNLEM ALMAYAN PATRONLAR YARGILANMIYOR

Bugün İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü. AKP iktidarı döneminde iş cinayetleri durmak bilmedi. Alınmayan önlemler, cezaların caydırıcı olmaması ve patronların yargılanmaması nedeniyle iş cinayetlerinde çocuk, genç, yaşlı, kadın on binlerce işçi yaşamını yitirdi; son 19 yılda 27 bine yakın işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

EN ÇOK KAZA İNŞAAT VE TARIM İŞKOLLARINDA

İş kazaları genellikle inşaat ve tarım işkollarında gerçekleşti. Ölüm nedenleri arasında ise göçük, düşme, ezilme ve trafik kazaları başı çekti. 2020 yılında ise 2 bin 427 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2020 yılında gerçekleşen iş cinayeti istatistikleri de salgın nedeniyle değişti. Salgın döneminde en çok iş cinayeti sağlık iş kolunda yaşanırken bunu büro ve taşımacılık işkolu takip etti.

SADECE SOMA’DA 301 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

AKP döneminde iş cinayetleri katliam boyutuna vardı. Cumhuriyet tarihinin en büyük maden kazası da yine AKP döneminde 2014 yılının Mart ayında Soma’da yaşandı. Soma katliamında 301 madenci yaşamını yitirirken, sorumlular dahil tutuklu sanıkların tamamı serbest bırakıldı. Soma gibi Davutpaşa patlaması, OSTİM, Esenyurt çadır yangını, Torunlar asansör faciası, Ermenek maden büyük iş kazası yine AKP döneminde meydana geldi.

SALGINDA ÇALIŞTIRILAN 823 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Salgında karantina sürecinde hayatın durmasına rağmen işçiler iş yerlerine gidip çalışmak zorunda kaldı. Kasiyer, kurye, başta olmak üzere farklı alanlarda üretim yapan fabrikalar dahi üretime ara vermedi. Virüs görülen iş yerlerinde karantinaya alınması gereken işçiler çalıştırıldı. Salgın sürecinde on binlerce işçi Kovid-19’a yakalanırken 823 işçi virüs nedeniyle yaşamını yitirdi.

ÇALIŞTIRILMALARI YASAK ÇOCUKLAR İŞ KAZASINDA ÖLDÜ

Geçen yıl çalıştırılmaları yasak olan 14 yaş ve altı 22 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 15-17 yaş arası yaşamını yitiren işçi sayısı 46 oldu. 18-27 yaş arası 258 işçi, 28-50 yaş arası 1079 işçi, 51-64 yaş arası 708 işçi, 65 yaş ve üstü 159 işçi ve yaşı bilinmeyen 155 işçi hayatını kaybetti. İş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımında ise 148’i kadın 2 bin 279’ı erkek işçi öldü.

Altan’ın avukatından Yargıtay’a: Hak, hukuk, vicdan, insaf diyorum

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[email protected]
To: [email protected]
Date: 2016-08-18 10:06
Subject: SORU CEVAPLAR

10. 15 Temmuz sonrası gelinen noktada piyasalar rahatlamış görünüyor. Dolar düşüyor. Hükümetten ekonomi alanında müjdeler ardı ardına geliyor. Yeni dönemi nasıl görüyorsunuz?
Yeni Dönemin en büyük projelerinden birisi Varlık Fonu. Bu fon nasıl yönetilecek? BES’in yönetiminde eleştiriler olmuştu. Devlet için büyük bir kaynak. Bu kaynaktan büyük yatırımların fonlanmasının yanında gelecekte bu fondan sağlanan, elde edilen kar olarak büyük gelir bekliyor musunuz?
Bu kalkışma, bu hain girişimin bir amacı da Türkiye’yi hedeflerinden koparmak, yine dış yardımlara muhtaç hale getirmekti. Türkiye’nin sıçramaya hazırlandığı bir döneme denk geldi. Ama ülkemize, ekonomimize olan güven ortada. Cuma gerçekleşen girişimin ardından pazartesi hayat normal seyrinde devam etti. Piyasalara müdahale ihtiyacı bile olmadı.
Şimdi kısa bir gecikmeyle de olsa bu adımları atıyoruz. İşte bunların başında Varlık Fonu. Bu fon Türkiye’nin büyük projelerini, yatırımcıyı destekleyecek, tasarrufla birlikte içeride canlanma sağlayacak. Çok büyük önem veriyoruz.

Ekonomi

Elektrik şirketlerine 3 milyar TL pandemi yardımı yapılacak faturayı vatandaş ödeyecek

Elektrik şirketlerine pandemi döneminde yaşadıkları zorluklar nedeniyle yaklaşık 3 milyar lira yardım yapılacak. Şirketlere yapılacak yardım elektrik faturalarına yansıtılarak vatandaştan tahsil edilecek.

BOLD – Elektrik şirketlerine koronavirüs pandemisi dolayısıyla 3 milyar TL’ye yakın devlet yardımı yapılacak. Şirketlere aktarılacak para elektrik faturasına yansıtılacak.

Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliği Değişiklik Taslağı’na göre, destek mekanizması dışında kalan “yap-işlet” santralleri ile yaşı 13 yıldan büyük ve ithal kömür ve doğalgaz kullanan santraller 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren yardım mekanizmasına dahil edilecek. Yardımları almak isteyen santral sahiplerinin düzenleme resmen yayımlandıktan sonra 15 gün içinde başvuru yapması yeterli olacak. Başvuru yapmayanlara ödeme yapılmayacak.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, şirketlere ödenecek pandemi yardımı parası, sistem işletmecisi olan kamuya ait Türkiye Elektirik İletim Anonim Şirketi’nin (TEİAŞ) gelir tavanına eklenecek. Gelir tavanındaki harcamalar ise elektrik faturaları aracılığıyla halka yansıtılacak. Bu harcamalar daha önce iletim sistemi kullanım bedeli olarak faturalarda yer alıyordu. Ancak halkın tepkisi nedeniyle bu harcamalar dağıtım giderlerinin içine konuldu. Bu nedenle artık faturalarda gözükmüyor. Dolayısıyla şirketlere aktarılacak paraları, vatandaş faturasının içinde “gizli zamla” ödeyecek.

YARDIM GEREKÇESİ: ELEKTRİK SANTRALLERİ ZOR DURUMDA

Elektrik üreten şirketlere kapasite mekanizması adı altında 2018 yılından bu yana destek ödemeleri yapılıyor. Bu yolla 2018 yılında 1.4 milyar, 2019 yılında 2 milyar, 2020 yılında ise 2.2 milyar lira ödendi. Bu yıl 2.6 milyar lira ödeme planlandı. Ancak pandemi gerekçesiyle toplam ödemenin 3 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Yardımın 4 ithal doğalgaz, 1 de ithal kömür santrali için yapılması planlanıyor. Taslağın gerekçesinde pandemi ve ekonomik daralma nedeniyle elektrik tüketiminin azaldığı, elektrik üretim fiyatlarının düştüğü, bu nedenle de santrallerin zor durumda kaldığı kaydedildi.

Kayıp 128 milyar doların kamuya zararı 268 milyar TL

Okumaya devam et

Analiz

Kayıp 128 milyar doların kamuya zararı 268 milyar TL

Merkez Bankasının rezervlerinin ucuza satışının kamuya zararı kurdaki artışla katlanıyor. 128 milyar dolar, ortalama 6 liradan satıldığında 768 milyar TL ediyor. 128 milyar doların bugünkü kur üzerinden Merkez’in kasasına konulabilmesi için ise 1 trilyon 36 milyar lira gerekiyor. Ucuz döviz satışının kamuya zararı en az 268 milyar TL olarak hesaplanıyor.

BOLD ANALİZ – AKP hükumeti, 128 milyar doların döviz kurunu düşürmek için satıldığını sonunda kabul etti. Ancak dolarların hangi kurdan, kimlere satıldığı halen açıklanmadı.

Ekonomist Murat Kubilay, Diken’deki yazısında “En çok merak edilense satışların tarih, fiyat ve miktar bilgisi. Yayınlanabilir mi? Hiç ihtimal vermiyorum. Çünkü yayınlandığında yüzlerce milyar kamu zararını aleni bir şekilde itiraf etmiş olacaklar” dedi.

DÜŞÜK KURDAN SATIŞIN MALİYETİ

2019 ve 2020 yılında yapılan dolar satışlarının gün gün TCMB kayıtlarında tutulduğuna dikkat çeken ekonomi uzmanları, 128 milyar doların ucuza satışıyla devletin uğradığı zararın mutlaka ortaya çıkacağını belirtiyor. BOLD Ekonomi Servisinin yaptığı ortalama hesaplamalara göre ise en az zarar 268 milyar 800 milyon lira.

BUGÜNKÜ KURDA ZARAR 268 MİLYAR TL

128 milyar doların ortalama 6 liradan satıldığı hesaplandığında karşılığı 768 milyar lira yapıyor. Bugünkü Merkez Bankası kuru olan 8,10 TL’den piyasadan 128 milyar doların toplanması halinde ise 1 trilyon 36 milyar Türk Lirası gerekiyor. Aradaki fark devletin zararı olan 268 milyar 800 milyon lira olarak karşımıza çıkıyor. Ancak satılan 128 milyar doların çoğunluğunun 5,5 liradan satıldığı hesaplandığında kamunun zararı daha da katlanıyor.

MERKEZ BANKASININ 4 YIL BOYUNCA PARA BASMASI GEREKİYOR

Başka bir deyişle 128 milyar doların 6 liradan satıldığının hesaplanması halinde bile 83 milyon vatandaşın bugünkü zararı 268 milyar 800 milyon TL yapıyor. Merkez Bankasının piyasadan dolar alabilmesi için dolar kurunun düşmesi gerekiyor. Dolar kurunun düşmesi halinde de doları alacak yeterli para olmadığından para basılması gerekiyor. Sözcü yazarı Murat Muratoğlu bu durumu şöyle açıklamıştı:  “Eksi 48 milyar doları yerine koymak için Merkez Bankası’nın günlük 50 milyon dolarlık ihale yapması halinde 960 iş günü gerekiyor. Yani döviz ihaleleriyle 4 yılda eksi 48 milyar doları yerine koyabiliyorsun.”

ERDOĞAN MİTİNGLERDE REZERVLERLE ÖVÜNÜRDÜ

Bu durumda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mitinglerdeki övündüğü rezervlerin geri gelmesi zor görünüyor. Yıllardır “Göreve geldiğimizde 27,5 milyar dolar döviz rezervi vardı. Çalıştık, gayret ettik geldiğimiz nokta 134 milyar 617 milyon dolar” diyerek övünen Erdoğan, artık 128 milyar doları nasıl harcadığını AKP seçmenine anlatacak.

Ticaret Bakanı Pekcan’ı görevden aldı yerine Mehmet Muş’u atadı

Okumaya devam et

Ekonomi

Gelişen ülkeler arasında en çok Türkiye’nin döviz rezervleri azaldı

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), Kovid-19 salgını döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmediğini açıkladı.

BOLD – Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yaptığı çalışmaya göre, koronavirüs pandemisi döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmedi.

Çalışmada ekonomiyi desteklemek için kur müdahalesinde bulunan gelişmekte olan ülkeler arasında Çekya, Endonezya, Kolombiya ve Türkiye yer aldı. Türkiye bu ülkeler arasında en fazla rezerv kaybına uğrayan ülke oldu.

Bu dönemde herhangi bir kur müdahalesinde bulunmayan Meksika’da rezerv artarken Güney Afrika’nın rezervleri neredeyse sabit tutuldu.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ GERİLEDİ, BİRÇOK ÜLKENİNKİ ARTTI

IMF verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Türkiye’nin swaplar dahil net döviz rezervleri Mart 2020’den Şubat 2021’e kadar 21,7 milyar dolar gerilerken, salgın döneminde Türkiye gibi kur müdahalesinde bulunan Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri 15,8 milyar dolar artış gösterdi.

Endonezya Merkez Bankası da salgın döneminde kur müdahalesinde bulunmasına rağmen swaplar dahil net döviz rezervlerini 17,3 milyar dolar artırdı. Kolombiya Merkez Bankası da bu dönemde döviz rezervlerini 2,3 milyar dolar yükseltirken Meksika Merkez Bankası rezervlerine 16,8 milyar dolar ekledi.

Orantısal olarak bakıldığında ise aynı dönemde Meksika Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 9,6; Endonezya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 16,4; Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 10,8 ve Kolombiya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 4,3 artış gösterdi.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ YÜZDE 58,6 GERİLEDİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervleri ise bu dönemde yüzde 58,6 geriledi. TCMB’nin en güncel açıkladığı 9 Nisan haftası verisinde ise swaplar dahil net rezervler 9,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, swaplar hariç rezerv eksi 49,1 milyar dolar seviyesinde.

TÜRK LİRASI EN ÇOK DEĞER KAYBEDEN İKİNCİ PARA BİRİMİ

Gelişen ülke para birimleri arasında salgın döneminde en fazla değer kaybeden para birimi yüzde 32,9 düşüş ile Arjantin pesosu olurken ikinci sırada yüzde 23,4 ile Türk Lirası geliyor.

Merkez’in rezervleri 2 yıl önce kaldırılan maddeyle eritildi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0