Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Halkçı siyasetin faturası

CHP’nin başlattığı Askıda Fatura Kampanyası ile zor durumdaki vatandaşın 44 milyon TL tutarındaki 460 bin faturası ödendi. Su borcu olan 1 milyon 173 bin abonenin suyu kesilmedi. Belediyelere ait 15 bin iş yerinin kira ücreti de ertelendi.

BOLD – Koronavirüs salgını döneminde CHP’li belediyelerin sosyal destek için başlattıkları yardım kampanyaları halkın yüzünü güldürdü. CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, CHP’li 11 büyükşehir belediyesinin pandemi yardımlarına ilişkin verileri açıkladı. Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre bir yıllık pandemi sürecinde ihtiyaç sahiplerinin 44 milyon TL tutarındaki 461 bin 908 adet faturası “Askıda Fatura” kampanyaları kapsamında ödendi.

Torun, pandemi döneminde 10 milyon vatandaşa ayni ve nakdi yardımda bulunulduğunu, 75 milyondan fazla maske ve dezenfektan ürününün ücretsiz dağıtıldığını ve sokağa çıkma yasaklarında 34 milyon 500 bin öğün yemeğin evlere ulaştırıldığını hatırlattı. Bu yardımların yanı sıra sadece 11 büyükşehir belediyesinin pandemi sürecinde, su faturasını ödeyemeyen 1 milyon 173 bin 824 abonenin suyunu kesmediğini belirten Torun, “11 büyükşehir belediyemize ait iş yerlerinin, ödenemeyen 15 bin 251 adet kira ücreti, kiracı vatandaşlarımızın rahat bir nefes alması için ertelendi” dedi.

İKTİDARIN BASKILARINA RAĞMEN

Torun şöyle devam etti: “Bizim belediyelerimiz, yerel seçim sonuçlarını bir türlü içine sindiremeyen iktidarın tüm baskılarına rağmen tıkır tıkır çalışıyor. Önüne çıkan tüm engelleri halkla birlikte aşıyor. Siyasi hırslarına yenik düşen iktidar ise kara propagandaları boşa çıktıkça dengesini kaybediyor. Soruşturmalar açıyorlar yılmıyoruz, bağış kampanyalarını engelliyorlar, kaynakları kesiyorlar bir yolunu bularak, hizmeti vatandaşa götürüyoruz.”

İktidarın belediyelerin başlattığı yardım kampanyalarını engelleyerek bankalardaki yaklaşık 15 milyon 250 bin liralık bağış parasına el koyduğunu hatırlatan Torun, “Bu engel de belediyelerimizi yıldıramadı. ‘Askıda Fatura’ uygulamasıyla, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın ödeyemediği faturaların, imkânı olan vatandaşlarımız tarafından ödenmesinin yolu açıldı” dedi.

ERDOĞAN SALDIRACAĞINA TEŞEKKÜR ETSİN

Askıda Fatura kampanyaları kapsamında ihtiyaç sahibi kişilerin 461 bin 908 adet faturası ödendiğini, ödenen faturaların toplam bedelinin yaklaşık 44 milyon lira olduğunu ifade eden Torun şunları söyledi:

“Sadece bu veriler bile gösteriyor ki: Dayanışma engel tanımaz. İşte Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve çevresini rahatsız eden tablo budur. Belediyelerimizin her başarılı hizmeti, iktidarın ilk seçimlerde gideceği korkusunu artırmaktadır. Bu nedenle Erdoğan, belediyelerimizi karalamak için bin dereden su getirmekte ve siyaset üretememenin verdiği acizlikle saldırmaktadır. Erdoğan şunu bilmelidir: Güneş balçıkla sıvanmaz. Erdoğan bir kamu kurumu olan belediyelerimize saldıracağına onlara teşekkür etmeli, başarılı hizmetlerinin devamı için de dua etmelidir. Erdoğan işi gücü bırakıp belediyelerimize saldıracağına, 19 yılın sonunda yoksulluğa mahkûm ettikleri milletimizin sorunlarına kafa yormalıdır. Vatandaşa hizmeti engelleyerek siyasi menfaat sağlayacağını düşünen bu sorunlu zihniyet artık boşa uğraştığını görmeli, belediyelerimizin yakasından düşmeli ve onlara gölge etmemelidir.”

Politika

Cemil Çiçek, Erdoğan’la çay toplamaya giden yüksek yargı başkanlarını 5 yıl sonra eleştirdi

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek, yargının içinde bulunduğu durumu eleştirerek, “Baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” dedi. Çiçek, yargıdaki en önemli sorunun kaliteli hakim ihtiyacı olduğuna işaret etti.

BOLD – Eski TBMM Başkanı ve eski Adalet Bakanı Çiçek, bazı savcı ve yargıçlar hakkında “Baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” dedi.

Karar gazetesinden İsmet Berkan yargı konusunda kaleme aldığı yazıdan sonra kendisini arayan Çiçek’in “Yargı bağımsızlığı güzel bir slogan ama yargıç kalitesi olmadan içi boş bir laf” dediğini aktardı.

Çiçek’in açıklamalarını Berkan şöyle aktardı:

YARGIÇ ATAMALARINDAKİ HAL KAĞIDI UYGULAMASI KALDIRILDI

“Eskiden hal kağıdı vardı” diye hatırlatıyor, bu uygulama Ak Parti döneminde kaldırıldı. Yargıç ve savcılar için müfettişler onların özel hayatlarına, ilişkilerine vs de bakarak kanaat notu verirdi. Bu uygulama kuşkusuz subjektifti, kişisel garezler veya siyasi saikler bu raporlarda ciddi rol oynuyordu ama biz uygulamayı düzeltmek yerine onu toptan kaldırdık.

“Yargıçlık, savcılık mesleğini seçen kişi, hayatının kısıtlanmasını da kabul etmiş demektir. Öyle herkesle düşüp kalkamaz, birlikte sosyal ortamlar dahil vakit geçirdiği herkese dikkat etmelidir. Hal kağıdı bunun içindi. Ama baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” diyor Cemil Çiçek. Kastettiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte çay toplayan Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkanları.

TECRÜBESİZ AVUKATLAR HAKİM OLDU

Cemil Çiçek’in yargıya 15 Temmuz sonrası avukatlıktan hakimliğe yapılan atamaları eleştirdiğini belirten Berkan, Çiçek’in “Bir sürü arkadaş avukatlıktan geldi, tecrübesi ve bilgisi eksik” ifadesini kullandı. Berkan, “Çiçek açıkça söylemiyor ama belli ki bu atamalarda siyasetin ve siyasi yakınlığın rol oynamış olmasından, yargıdaki cemaatleşmeden çok da memnun değil.

Çiçek’e göre, yargı hizmetlerini aksatmadan, çağın teknolojik imkanlarıyla yargıç ve savcıları meslek içi eğitime almak, bu eğitimde elde edilecek başarıyı atamalarda bir kıstas haline getirmek mümkün.

Bir de, yargıç ve savcı atamalarında bir puanlama sisteminden söz ediyor Çiçek. “Torpilin, siyasi etkinin atamalarda oynadığı rolü azaltmak için bir objektif puanlama sistemi kurulmalı” diyor.

BAĞIMSIZ YARGI BİR HAYAL

Çiçek’in başka eleştiri ve önerileri de olduğunu ifade eden Berkan, “Meselenin özü şu: Yargıçlarımızın ve savcılarımızın kalitesini arttırmadığımız, onları hukuk bilimiyle donatmadığımız sürece, yargıçlarımız bilimle yükselip kendi fikri bağımsızlıklarını oluşturmadıkları sürece bizim için bağımsız yargı bir hayal” yorumunu yaptı.

Oyları yüzde 4,7’ye çıkan Ali Babacan, Ak trol saldırısına uğradı

Okumaya devam et

Politika

Oyları yüzde 4,7’ye çıkan Ali Babacan, Ak trol saldırısına uğradı

AKP’ye yakın anket şirketi ORC’nin araştırmasında oyları yüzde 4,7’ye yükselen DEVA Partisi, trol saldırısına uğradı. Babacan’ın Ankara’nın Kazan ilçesi ziyaretinden montajlanarak hazırlanan görüntülerde AKP seçmeninin, Babacan’a “Nankör olma. Yüzde 1’le AK Parti’yi indireceksiniz. Sen git çarşaf sat” sözleri yayınlandı.

BOLD – Babacan’ın Kazan ziyaretinden kesilerek hazırlanan görüntüler sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldı.

SEN ANCA ÇARŞAF SATMAYI BİLİN

Bir vatandaş Babacan’a, “Allah akıl fikir versin. Seni davar çobanı tutan olmadı davar çobanı. Sen anca çarşaf satmayı bilin. Sen git çarşaf sat.” diyor.  Babacan ise memleketi yönetmeye talip olduğunu söylüyor.

YÜZDE 1 OYLA AK PARTİYİ İNDİRECEKSİNİZ

Başka bir vatandaş ise “Şimdi yüzde 1 oyla AK Parti’yi indireceksiniz.” Derken başka bir vatandaş,  “Siz sayın Kılıçdaroğlu’na payanda mı olacaksınız tek başınıza mı geleceksiniz?” diye soruyor.

NANKÖR OLMA SENİ ERDOĞAN GETİRDİ

Başörtülü bir kadın ise Babacan’a “Nankör olmayın. Seni bu hale getiren Tayyip Erdoğan.” dedi. Babacan ise “Biz bu ülkeye sadığız. Olur mu ya ben Ali Babacan’dım ya. Nankör değiliz.” karşılığı verdi.

Bazı vatandaşlar ise Babacan’ın AK Parti’deyken konuşmamasını eleştirdi.

Bülent Arınç’ın ‘kodes’ fıkrası ve Erdoğan Rejimi’nin korku iklimi

Okumaya devam et

Analiz

Bülent Arınç’ın ‘kodes’ fıkrası ve Erdoğan Rejimi’nin korku iklimi

Erdoğan rejiminin oluşturduğu korku iklimi AKP’nin kurucularından eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ı da etkiledi. Bir dönem Erdoğan’ın en yakınındaki isim olan Arınç, canlı yayındaki soruyu fıkra anlatıp “Beni kodese mi tıkacak mısınız?” diye yanıtladı. Arınç’a AKP trenine sonradan binen MKYK üyesi Şamil Tayyar, “Liderine güvenmiyorsan, konuşunca kodese tıkacağını düşünüyorsan AK Parti’de niye duruyorsun?” tepkisi verdi.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de 15 Temmuz sonrası yaşanan hukuksuz tutuklamalar, 1 milyon 500 bine yakın hukuksuz soruşturmalara AKP’nin kurucusu Bülent Arınç, ilginç bir dille tepki gösterdi. Türkiye’deki hukuksuzlukları ve insan hakları ihlallerine dair açıklamaları sebebiyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tepkisini çeken ve AKP’lilerin hedef tahtası haline gelen Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa etmişti. Arınç, son açıklamasıyla yine gündem oldu.

SON AÇIKLAMALARI DA KAVGA ÇIKARDI

Konya’nın yerel televizyonu Kanal 42’deki “Yaşayan Hafıza” programına konuk olan Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la olan çalışmalarını konuşmak istemediğine dair esprili bir açıklama yapmıştı. “Yav sadede gel… Geleyim de beni kodese mi tıkacaksınız demiş adam…” diye biten bir fıkra anlatan Arınç AKP’yi karıştırdı.

BİR KISIM ÖRNEKLER İNSANLARI DİNDEN SOĞUTUYOR

AKP’ye eleştiriler yönelten Arınç, “Bir kısım örnekler insanları dinden soğutuyor, milliyetçilikten soğutuyor.” demişti. AKP’nin vicdanı olarak tanımlanan Arınç’ın bu sözleri Cumhur İttifakı’ndan rahatsızlığa neden oldu. AKP ve MHP’li vekiller Arınç’ın açıklamalarının iktidarı zor durumda bıraktığı endişesini dile getirdi.

CHP’NİN OYLARI ARTIYOR AÇIKLAMASI

Son seçim anketlerinde AKP’nin oyunun ciddi derecede düştüğüne dair tartışmalara, Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘anketlerle psikolojik operasyon yapılıyor’ sözleriyle katılmıştı. Erdoğan’ın açıklamalarından sonra konuşan Bülent Arınç “CHP’nin oyları artıyor” diyerek Erdoğan’ı üstü kapalı yalanladı. Bu sözlerin Afrika gezisinde bulunan Erdoğan’ı kızdırdığı belirtildi.

İLK UYARI TAYYAR ÜZERİNDEN VERİLDİ

Arınç’a ilk uyarı AKP MKYK üyesi Şamil Tayyar üzerinden verildi. Tayyar, “Liderine güvenmiyorsan, konuşunca kodese tıkacağını düşünüyorsan AK Parti’de niye duruyorsun?” diye sordu. Tayyar’ın açıklamalarıyla Arınç’a gözdağı verildi. Konuşmaya devam ederse tutuklanacağı mesajı iletildi. Mesajı alan Arınç, daha önce olduğu gibi sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

KALEMİNİ PARA İÇİN SATAN BUKELEMUN

Tayyar’a tepki veren Arınç, “Bir kısım siyasetçiler de şerrinden çekindikleri isimleri başını ağrıtacak endişesiyle kendi çevrelerinde tutuyorlar. Bunun örneklerini her zaman örmek mümkün. Her devrin adamı ve her devrin kalıbına girme becerisini gösteren omurgasızlardan korkmam. Yetersiz nitelikleri sebebiyle siyasette ve toplumun gönlünde yer edemeyen bazılarının ismim üzerinden polemik yaratarak birilerine veya bazı makamlara yaranma çabası, beni doğru bildiklerimi ifade etmekten alıkoymaz. Birileri tarafından maaşa bağlanan siyasetçi tiplerden olmadığım gibi kalemini ve kelamını para için satan bukalemun tiplerden de olmadım.” diye belirtti.

Bülent Arınç’ın gözünü korkuttular: Beni kodese mi tıkacaksınız?

Okumaya devam et

Popular

Shares